ManşetTürkiye

Tarhanlı, Cumhurbaşkanı’nın seçim mitinglerini değerlendirdi, “Seçimin meşruiyeti gölgelendi”

Uluslararası hukuk ve insan hakları hukuku alanlarında önemli çalışmaları olan Tarhanlı, Türkiye’ye gelen uluslararası gözlem heyeti AGİT’in ön raporundan yola çıkarak kampanya sürecinde göze batan sıkıntıları yorumladı. Seçimlerin yürütülmesinden mesul olan Yüksek Seçim Kurulu’nun aldığı, almadığı ihlal kararlarını anlattı. Tarhanlı’ya göre bazı tedbirler için hâlâ çok geç değil, YSK kadar RTÜK’e de önemli roller düşüyor.

Hürriyet Gazetesi’nden Cansu Çamlıbel ile 7 Haziran seçimlerine altı gün kala görüşen Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Turgut Tarhanlı ile üç aydır devam eden seçim sürecinde karşımıza çıkan hukuki tartışmaların bütün boyutlarını masaya yatırdı.

16

“Eşcinseller, LGBTİ hakları, eşitlik hakkı ve ayrımcılık yasağı kapsamında bir meseledir”

Cansu Çamlıbel’in, “Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meydanlarda şöyle bir ifadesi oldu; ‘Biz Eskişehir’de eşcinsel aday göstermiyoruz’. Bu cümlenin içinde kaç tane hukuk ihlali var?” sorusuna “Çok ihlal var, Anayasa ihlali var” şeklinde yanıt veren Tarhanlı, Cumhurbaşkanının devletin başı konumunda olduğunu belirterek, “Anayasa bu devleti ‘insan haklarına saygılı bir hukuk devleti’ olarak tanımlıyor. Eşcinseller, LGBTİ hakları, eşitlik hakkı ve ayrımcılık yasağı kapsamında bir meseledir. Cumhurbaşkanı ‘biz’ derken Cumhurbaşkanlığı katından mı bu değerlendirmeyi yapıyor? Cumhurbaşkanlığı ofisinde eşcinsel çalıştırmadığını mı anlamalıyız? Ki çalıştırmak zorundadır, yoksa İş Kanunu’nun 5. maddesine göre ayrımcılık yapar. Ayrıca Anayasa’nın 2. maddesine göre devletin başını temsil eden bir kişinin Anayasa’nın 10. maddesinde cinsel ayrım da dahil hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesin haklarına saygılı olacağı hükmü varken böyle bir sözün söylenmesi hem genel hukuk kuralları hem Anayasa’nın zorlanması ve çiğnenmesi anlamına gelir.” şeklinde konuştu.

YSK, Cumhurbaşkanı’nı uyaramaz ama medyayı denetleyebilir

Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, “Cumhurbaşkanı’nın meydanlarda AK Parti lehine seçim propagandası yaptığı savıyla HDP ve CHP, kendisinin ikaz edilmesi talebiyle YSK’ya başvurdu. YSK bu başvuruların hepsini reddetti ve ‘Bizim cumhurbaşkanını denetleme yetkimiz yok’ dedi. Sizce YSK bu itirazında haklı mı, böyle bir inceleme yapması uygun değil mi?” sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi,

“Partilerin götürdüğü talep daha farklı olabilirdi bence. Cumhurbaşkanının uyarılması biraz zorlayıcı bir yetki kullanımı olabilir gerçekten YSK açısından. Ama YSK şunu yapabilirdi ve hâlâ da yapabilir bence. Cumhurbaşkanını uyarmak değil de bunları yayınlayan medya kuruluşlarının, sosyal medyanın yasalara ve Anayasa’ya uygun bir yayın yapması gereğine işaret edebilirdi. Cumhurbaşkanı bugün Tayyip Erdoğan, yarın bir başkası olabilir ve yine aynı durumla karşılaşabiliriz. Bu kişisel bir mesele değil. Biz oyunu hangi kurallarla oynadığımız noktasında bunları tartışıyoruz, yoksa Erdoğan bunları söyledi diye değil. Niçin seçim yasakları konuyor? Mesele özgürlüğün kullanımı ve etkilenmeme meselesidir.
Ben yine de yetkileri itibarıyla YSK’nın iyi bir yönetimle o noktada ortaya çıkabilecek komplikasyonları önleyici bir rol yerine getirmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum.”

Röprtajın tamamını Hürriyet Gazetesi‘nden okuyabilirsiniz.

(Hürriyet)

 

Kategori: Manşet