İklim KriziManşet

Tanzanya’da bir ayda 62 binden fazla çiftlik hayvanı kuraklık yüzünden öldü

Ağır bir kuraklık yaşayan Tanzanya‘nın Kuzeydoğu Manyara bölgesinde geçen ay  62 binden fazla hayvanın öldüğü açıklandı.

Bölgenin Simanjiro ilçe meclisi başkan yardımcısı Sendeu Laizer, aralık ayında 35.746 sığır, 15.136 koyun, 10.033 keçi ve 1.670 katır olmak üzere toplam 62.585 hayvanın kuraklık nedeniyle açlıktan öldüğünü söyledi.

Laizer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu korkunç bir durum” dedi:  “Hareket ettikçe, çürüyen cesetlerden gelen ağır bir koku sürekli havada uçuşuyor.”

Ülkede kuraklığın yol açtığı akut su kıtlığı ve otlakların da kuruyup yok olması yüzünden çobanlar kalan hayvanlarını kurtarmak için su aramak üzere çok uzak bölgelere gitmeye çalışıyor. Yinelenen kuraklık dalgaları, hayvanların yanı sıra kırsal kesimde yaşayan insanların da suya erişimine engel oluyor ve büyük problem yaratıyor.

Meteoroloji uzmanlarına göre, Kuzey Tanzanya’nın büyük kesimi son aylarda normal yağışın %35’inden daha azını aldı ve bu da geçen yaz ve sonbaharı on yıllardır en kötü kısa yağışlı mevsim haline getirdi.

Meteorologlar, ülkenin çoğu bölgesinde Nisan 2022’ye kadar  normalin altında yağış olasılığının arttığını öngören bir yağış tahmini yayınladı.

‘Büyük yıkım’

Bölgedeki bir Maasai çobanı olan Laurent Saning’o, “Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim, bu korkunç” dedi. Sığırların çoğunu kaybettiğini ve kalanların da satılamayacak kadar zayıf olduğunu söyleyen Saning’o, ölen ineklerin çoğunun da üreme çağında olduğunu belirtti: “Bu krizi çözmek için yardıma ihtiyacımız var.”

Bölge veteriner görevlisi Swalehe Masaza da yöredeki ineklerin yarısından fazlasının öldüğünü söyledi: “Büyük yıkım oldu. Bu, su kıtlığının korkunç gerçeklerinden biri.”

Tanzanya, 2011 hükümet istatistiklerine göre Etiyopya ve Sudan‘dan sonra 22.8 milyon büyükbaş hayvanla, toplamda Afrika’daki en büyük üçüncü sürüye sahip.

Hayvan nüfusunun %70’inden fazlası, kurak mevsimde suyun kıt olduğu ülkenin kuzey, orta ve batısındaki yarı kurak bölgelerde tutuluyor.

İnsan-hayvan çatışmaları

Kuraklık, Doğu Afrika’nın birçok bölgesindeki göçebe çobanları, sığırları için su ve taze otlak bulmak için korunan vahşi yaşam alanlarına gizlice girmeye de zorluyor.

2017’de ülke, vahşi yaşam koruma alanlarını korumak ve kuraklık nedeniyle şiddetlenen insanlarla vahşi yaşam arasındaki artan çatışmayı engellemek için milli parklarını, oyun rezervlerini ve orman rezervlerini yeniden haritalamak ve sınırlamak zorunda kalmıştı.

Vahşi yaşam koruyucularına göre, kuraklık nedeniyle milli parklara su ve otlak için yasadışı şekilde sokulan sığır sürüleri vahşi yaşam üzerinde yeni bir baskı oluşturarak Serengeti’deki antiloplar gibi hayvanların hayatlarını tehlikeye atıyor.

Simanjiro yasama meclisi üyesi Christopher Ole Sendeka, kuraklığın geçim kaynakları hayvanlara bağlı olan Masailer arasında ciddi bir açlık krizi yarattığını söyledi.

Bir göçebe çoban derneğinin ulusal başkanı Jeremiah Wambura ise hükümete, çobanların milli parklara bitişik tampon bölgelerde otlatma yapmasına izin verilmesi çağrısında bulundu: “Durum hiç iyi değil. Kalan hayvanları kurtarmak için yardıma ihtiyacımız var, yoksa hepsi ölecek.”

İklim krizi her boyutuyla yaşanıyor

Tanzanya, sık ve şiddetli kuraklığı sık yaşayan bir Doğu Afrika ülkesi. İklim değişikliğine bağlı olarak ülkede son 30 yılda altı büyük kuraklık yaşandı. Küresel ısınmaya bağlı olarak aşırı sıcaklık, kurak dönemler ve sel ile sonuçlanan şiddetli yağışları dönemsel olarak yaşayan ülkede su kıtlığı da giderek artan bir sorun haline gelmiş durumda.

Büyük Victoria, Tanganika, Jipe ve Rukwa gölleri de dahil olmak üzere pek çok su kaynağında aşırı düşüşler yaşanan ülkede, nüfusun yarısından fazlası tarım ve hayvancılık sektöründe istihdam ediliyor. Her ikisi de yağmurla beslenen su kaynaklarına bağımlı olduğu için özellikle savunmasız.

Artan yoğun yağış olayları ise sel ve heyelanlara sebep olduğundan altyapı ve geçim kaynaklarına zarar veriyor. Nüfusunun büyük kısmı kıyı boyunda yaşayan Tanzanyalıların balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği de deniz seviyesinin yükselmesi ve su kalitesindeki değişiklikler nedeniyle zor günler yaşıyor.

Kategori: İklim Krizi