Ahmet Atıl AşıcıEkonomiManşet

Seul’deki G-20 zirvesinden gelen tek iyi haber

Seul'de G20 zirversinde Oxfam'ın protestosu: "G20 liderleri yoksullukla savaşmalı"

Seul'de G20 zirversinde Oxfam'ın protestosu: "G20 liderleri yoksullukla savaşmalı"

G-20 zirvesi için liderler Güney Kore’nin  Seul kentinde toplandılar. Küresel ekonomik krizin bir ikinci dalgayla tekrar vuracağı korkusu altında başlayan toplantıların ana gündem maddesi ne yazık ki krizi ortaya çıkaran yapısal sorunlar değil. ABD ile Çin arasında yuan’ın aşırı değersiz tutulmasının yarattığı ticari dengesizliğin tüm dünyada İkinci Dünya Savaşı öncesindeki gibi bir ticaret ve devalüasyon savaşına yol açmaması için liderlerin yoğun çaba harcadığı gözleniyor.

Ancak “oyunun kuralları” aynı kaldığı müddetçe, lafla peynir gemisinin yürümeyeceği de ortada.  Savaşın hemen ertesinde, 1944’te kurulan IMF ve Dünya Bankası gibi iki uluslararası örgüt iyice şirazesinden çıkmış ticari ve finansal piyasaları yeni kurallara bağlayıp dizginlememiş olsaydı, günümüzden baktığımızda kapitalizmin “Altın Çağı” olarak anılan 1950 ve 60’larda dünya yeni bir savaşın eşiğine gelmesi içten bile değildi.

Seul’de liderler henüz dünyamızın karşı karşıya olduğu tehditler konusunda ortak bir tavır geliştirememiş olsa da her şey bu kadar karamsar değil.  Ekonomik kriz bir yana yaşanan ekolojik krizin toplantı gündemine utangaç da olsa girebilmiş olması sevindirici. Her yıl etkisini daha da artıran iklim değişikliğinin karbona dayalı büyüme modelinin sürdürülemez olduğu Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Myun-bak gibi bir takım liderler tarafından dile getiriliyor. Ekolojik dengeyi koruyarak yenilenebilir enerji gibi yeşil yatırımlarla ekonomik büyümenin sağlanabileceği, istihdamın artırılabileceği fikri günden güne taraftar topluyor.

Adına Yeşil Yeni Düzen dediğimiz politikaları günümüzde ciddi bir biçimde uygulamaya geçiren ülkelerin başında toplantılara ev sahipliği  yapan Güney Kore geliyor. Cumhurbaşkanı Lee Myun-bak’ın 2010 başında duyurduğu plana göre Güney Kore önümüzdeki beş yıl içerisinde sadece yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirmek için 37 milyar dolar harcayacak. Hükümetin tahminlerine göre 2015’te Güney Kore bu sayede 36 milyar dolarlık temiz enerji ihracatı yapabilecek düzeye gelecek ve 110 bin kişiyi istihdam edebilecek.

Bu plan uyarınca yenilenebilir enerjinin payının geçen yıl %2,4 olan payını 2030’da %11’e çıkarmayı hedefleyen Güney Kore bunun yanında tamamen yenilenebilir enerji kullanacak bir milyon “yeşil ev” inşa etmeyi amaçladığı da gelen bilgiler arasında.

Kamu yatırımlarının yanında piyasa düzenlemeleri yoluyla saatte 500 megawat’tan fazla enerji üreten firmaların 2012’den itibaren enerji kaynaklarını çeşitlendirmeleri ve 2022 yılında üretimlerinin en azından %10’unu yenilenebilir kaynaklardan yapma zorunluluğu getirilmiş.

Bu konuda dünya liderliğine soyunmaya çalışan Güney Kore kurmuş olduğu “Küresel Yeşil Büyüme Enstitüsü”nü (Global Green Growth Institute -GGGI) BM şemsiyesi altında uluslararası bir kuruma dönüştürmeye çalışıyor.

(Yeşil Gazete)