İklim KriziManşet

Planlı otlatmayla toprağa hızla karbon gömülebilir

Planlı otlatma çok önemli faydalar sağlayabiliyor. Foto: Dennis Hancock/UGA

Phys.org’da yayımlanan yazıyı, Yeşil Gazete ekibinden Özde Çakmak‘ın çevirisiyle sunuyoruz.

***

Georgia Üniversitesi ve Florida Üniversitesi’nden bir grup araştırmacıya göre, iyi yönetilen otlaklar erozyonu önlediği, suyu koruduğu gibi görünen o ki daha önce düşünülenden çok daha hızlı biçimde topraktaki organik maddeyi de arttırıyor.

Toprak, karadaki en büyük karbon rezervini içeriri. Mahsul ekmek için her yıl tarlaları sürmek, topraktaki karbonun atmosfere salınmasına yol açar. Yıllık ekim yapılan tarlaların, besi hayvanlarının otladığı otlaklara dönüşümünün topraktaki karbonu arttırdığı uzun süredir bilinmekteydi, fakat yapılan araştırma, bu sürecin biliminsanlarının düşündüğünden daha hızlı olabileceğini gösterdi.

Ekolojik toprak kimyası doçent doktoru ve çalışmada uzman yazar olan Aaron Thompson, “Asıl çarpıcı olan, bu çiftliklerin toprağındaki organik madde miktarının çok hızlı artması,” dedi. “Otlatma yönetimi sayesinde on yıldan kısa süre içerisinde bu topraklar, üzerlerinde doğal ormanlar bulunurken sahip oldukları organik madde seviyesine ulaştılar. Burada gerçekleşen karbon gömümü (sequestration, ed.) küresel çapta gerçekleştiğinizi bildiğimiz en hızlı oranlara tekabül ediyor.”

İlk altı yıl karbon artışının oranı o kadar yüksekti ki karbonu toprağa hapsetmek gezegendeki atmosferik karbondioksit artışının dengelenmesini de sağlayabilirdi. Yönetimli otlatma prensipleri kullanarak yönetilen otlakları dönüştürmek, yılda hektar başına 8 metreküp organik maddeyi toprağa gömebilir. Bu, toprakların besin değerini de yükseltir, daha fazla su tutmalarını sağlar.

Ulusal Gıda ve Tarım Enstitüsü tarafından finanse edilen ve Nature Communications dergisinin Mayıs sayısında basılan çalışma, Georgia’da bulunan ve son altı yılda tarla ekiminden otla beslenen (grass-fed) süt üretimine geçiş yapan çiftliklerde toprağın organik madde oranındaki değişikliklerin izini sürdü.

Çoğu Kuzey Amerika mandırasında, saman ve silaj mahsulleri ineklerin otlağından “çalınan” tarlalarda üretilip işlenir ve sonra ihtiyaç oldukça sürüye verilir. Fakat yoğun otlatma yönetiminde inekler zamanlarının %90’ınını merada geçirir.

Planlı otlatma çok önemli faydalar sağlayabiliyor. Foto: Dennis Hancock/UGA

Planlı otlatma çok önemli faydalar sağlayabiliyor. Foto: Dennis Hancock/UGA

 

 

Şimdi Colorado Devlet Üniversitesi’nde doktora sonrası akademi üyesi olan, çalışmanın başyazarı, UGA’nın Odum School of Ecology’sinde doktora öğrencisi olarak üç yıllık projede çalışan Megan Machmuller, “Tarlayı, dönüşümlü otlama sistemlerine dönüştürmenin toprağın organik madde miktarını artırabileceğini ve toprak kalitesini gıda üretimini sürdüren bir sistemde mümkün olduğu sanılandan çok daha hızlı oranlarda geliştirebileceğini bulduk.”

ABD’nin güneydoğusundaki süt üreticileri ve otlak-temelli sığırcılık yapan çiftçiler arasında popülaritesi artan bir uygulama olan yoğun otlatma yönetimi üreticilerin otlaklarında sağlanan besini verimli biçimde kullanmalarını sağlar. Otlağın kalite ve veriminin artmasının yanısıra topraktaki biyolojik aktiviteyi de besler. Bu da diğer türlü atmosfere salınacak karbondioksitin karbon formunda kalıp organik maddeyi arttırmasını sağlar.

Yıl boyunca otlatmaya imkan tanıyan tropik-altı bölgelerde bu sistem hızla yayılıyor ve karlılığı da arttırıyor” diyor çalışmanın ortak yazarı, doçent doktor ve UGA‘da ekin fizyolojisi uzmanı olan Denis Hancock. Arazi yönetiminde nadiren karşılaştığımız bir “kazan-kazan” durumundan bahsediyoruz, karlı bir gıda üretimiyle hızlı toprak onarımı ve kısa vadede iklim değişikliğiyle mücadele mümkün”.

“2005’den beri Georgia’da otlak-temelli mandıraların sayısı hızla artıyor. Bu çiftçilerin birçoğu bir zamanlar sıra mahsullerine ayırdıkları arazileri artık otlak olarak kullanıyorlar.” dedi. “Otlağa dayalı işletmeleri hayata geçtiğinden beri, gübre ve sulamaya daha az ihtiyaç duyduklarını belirtiyorlar.”

“Georgia’da otlağa dayalı mandıra üretimi altında topraktaki karbon gömülümün Kuzey Amerika’nın güneydoğusuna yansıttığı önemli çıkarımlar var. Bu mandıra sistemlerinin “karbon ayakizlerinin” düşünülenden çok daha iyi olduğu görülüyor.”

Ekip, çiftçilerin anekdotsal kanıtlarını duyduktan sonra fazladan toprak kalite ölçümleri yaptı. Ayrıca, altı yıllık yoğun otlatma yönetiminden sonra toprağın yüzde 95 daha fazla besin ve yüzde 34 daha az su tutabileceğini keşfettiler. Bu sistemin toprak verimliliğine ve kalitesine etkisi, ciddi ölçüde aşınmış topraklarda, güneydoğuda olduğu gibi, en fazla olduğu düşünülüyor.

Hancock’a göre, ABD’nin güneydoğusunda kıyı ovasında olduğu gibi kumlu toprakları ekip biçen süt üreticileri, bu toprak özellikleri nedeniyle her türlü yardıma muhtaçlar. Topraklarında iyi oranda organik maddeye sahip olmak ve bunun getireceği faydalar, para kazanmak ile kaybetmek arasındaki farka tekabül edebilir.

Çalışmanın ortak yazarı Marc Kramer, Florida Üniversitesi’nde toprak ve su bilimi bölümünde doçent doktor, gelecekteki arazi kullanım değişikliklerinin çoğunun varolan zirai ve kırsal alanlarda gerçekleşmesi bekleniyor, dedi.

“Yoğun otlatma gibi ortaya çıkan toprak kullanımı faaliyetleri temiz karbon döngüsü ve toprak verimliliği faydalarıyla karlı çiftçilik açısından neyin erişilebilir olduğunu gösteriyor.” dedi. “Bu daha buzdağının görünen ucu.”

Çeviren: Özde Çakmak

(Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi