Ana Sayfa Blog Sayfa 2109

Kuş Cenneti’ne RES yapımı yolda

Kocaeli‘nin Karamürsel ve Gölcük ilçeleri ile Bursa’ya bağlı İznik ilçesi sınırları içerisinde yapılması planlanan rüzgar enerjisi santrali (RES) için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi.

Birgün’den Gökay Başcan’ın haberine göre başvurusunu 5 Mayıs’ta yapan Ruzen Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. şirketi, on beş gün gibi kısa bir süre içinde projeye başlaması için gerekli kararı almış oldu.

27 hektarlık alanda 100 kuş türü

Çoğu orman arazisi olmak üzere bin 27 hektarlık üzerine kurulması planlanan santral, her biri 2 buçuk megavat gücünde 12 adet türbinden oluşuyor. Ekonomik ömrünün 49 yıl olarak hesaplanan projenin bedeli 75 milyon lira olarak açıklandı.

Hazırlanan ÇED dosyasında santralın yapılacağı alanın kuş göç yolları dikkate alınarak projelendirildiği belirtilse de yine dosyada bölgede 14 takımdan 34 familya ait 100 kuş türü olduğu belirtildi.Proje sahası ve çevresinde tespit edilen bu kuş türlerinden 47’si yerli, 14’ü yaz ziyaretçisi, 10’u kış ziyaretçisi, ve 29’u da transit göçer.

Nesli tükenme tehlikesindeki Kızılardıç kuşu

Nesli tehlikedeki kuşlar da var

Ayrıca yine dosyada belirtildiği üzere bölgede; vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi yaşayan Büyük Orman Kartalı ve Üveyik adlı iki kuş türü, şu anda tehlikede olmayan fakat yakın gelecekte soyu tükenmekte olan kuş türleri kategorisine girmeye aday olan Ala Doğan, Kızılardıç kuşları bulunmakta.

Proje kapsamında kurulması planlanan türbinlere en yakın yerleşim yeri kuş uçuşu bin 81 metre alan Karamürsel ilçesine bağlı bir Senaiye Mahallesi. Yine bölgede 939 metre uzaklıkta Karanfil RES, 4 bin 592 uzaklıkta Yuvacık RES ve 7 bin 248 metre uzaklıkta projelendirilen 3 ayrı RES projesinin daha yapımı planlanıyor.

 

Türkiye’de koronavirüs: Vaka ve ölüm sayıları azalıyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs salgınına dair güncel verileri paylaştı. Buna göre son 24 saat içerisinde 23 kişi hayatını kaybederken, 972 kişide daha tanı konuldu. 1092 hasta ise iyileşti.

Böylece 11 Mart tarihinden bu yana virüs sebebiyle hayatını kaybeden kişi sayısı 4 bin 222 olurken, toplam vaka sayısı ise 152 bin 587‘ye yükselmiş oldu. İyileşen toplam hasta sayısı ise 113 bin 987.

Koca: Vaka sayısı binin altında

Paylaşılan verilere göre şu anda yoğun bakımdaki toplam hasta sayısı 877, toplam entübe hasta sayısı ise 445 oldu. Şu ana kadar yapılan toplam test miktarının ise bir milyon 696 bin 355 olduğu belirtildi.

Bakan Koca yaptığı açıklamada “Vaka sayımız binin altına düştü. Kaybettiğimiz hasta sayısı bugün de azaldı. Virüsle artık şartları değiştirerek, daha özgür mücadele edeceğiz. Yeni hayat tarzımız: Kontrollü Sosyal Hayat, hep birlikte tedbir. Koşulu: Maske ve 1,5 metre sosyal mesafe” dedi.

 

Şehirler arası seyahatlerde HES kodu geliyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs salgınına karşı sekiz haftadan bu yana devam eden tedbirlerle ilgili olarak “Mücadelenin bütün taraflarının işbirliği ve herkesin kendi sorumluluğunu üstlenme ciddiyeti başarı getirdi” dedi. Koca salgının “ikinci döneminde” de “Hayat Eve Sığar” şiarıyla alınacak tedbirler sayesinde sonuç alındığını söyledi.

Bakan Koca, normalleşme sürecinde yapılacak seyahatlerle ilgili  olarak da şunları söyledi: “Uçaklarda seyahat ederken bizlerden risk taşıyıp taşımadığımızı bildirmemiz istenecek. Bu uygulamaya önce şehirler arası ulaşımda geçiyoruz. Mobil uygulama üzerinden alacağınız kodu kullanarak uçak ve tren seyahati yapabileceksiniz. Tüm ulaşım süreçlerinde Hayat Eve Sığar uygulaması üzerinden HES kodu alınacak. Bireyler risk taşımadığını, hasta veya temaslı olmadığını bu uygulama aracılığıyla gösterebilecek” dedi.

65 yaş üzerine ‘memleket izni’

Sağlık Bakanı, 65 yaş ve üzeri yurttaşlara da seyahat izni vereceklerini belirterek “Memleketlerine gideceklere,  bir ay dönmemek üzere, bir izin durumu yarından itibaren söz konusu olacak” diye konuştu. Fahrettin Koca, Covid-19 testleriyle ilgili de “Önümüzdeki dönem sadece semptom gösterenlere değil, belli bölgelerde herkese yapılabilir bir algoritmaya döneceğiz” ifadelerini kullandı.

Ev hayattır

Evin hastalığa karşı “hayat” olmaya devam edeceğini söyleyen Koca, yeni vaka sayılarındaki düşüşün büyük bir başarı olduğunu kaydetti ve “Dün, 1000’in biraz üzerinde olan bu sayı, 1000’in altına düştüğünde bu, nihai başarının işaret fişeği olacaktır” dedi.

Koca, can kayıpların azaldığını ve virüs nedeniyle hiç can kaybının olmayacağı günlerin geleceğini düşündüklerini söyledi ve “umutsuz tek gün yaşamadıklarını” söyledi.

‘Hayatı yeniden planlıyoruz’

Koca karantina tedbirlerinin gevşetilmesiyle ilgili olarak da “Gelinen noktada tedbirlerin en az meşakkati içereceği sonuçlara odaklandık” dedi ancak risklerin altını çizdi:

Dünya virüsten tam olarak kurtulacağımız tarihi bilemiyor. Uzmanlar böyle bir varsayımda bulunamıyor. Eğer bu öngörülebilir olsaydı, bu büyük riske karşı mücadelenin tam olarak sonuçlanması beklenirdi, ancak (…) bu virüsün ne zaman etkisiz hale getirileceğini bilmek mümkün değildir. Mücadelenin ne kadar süreceğini bilmediğimiz için hayatı yeniden planlıyoruz.

Erken umut tedbirleri önemsiz kılmasın. Hala binlerce doktor ve sağlık personelimizin evlerine döndüğünde çocuklarına sarılamadığını unutmayın. Aramızda dolaşan insanlara hala tanı konuyor, virüs hala dolaşımdadır.

‘Hürmet ve tebessüm dolu bakış…’

Koca yeni vaka sayısının azalmasının da güvence anlamına gelmediğinin altını çizdi ve bir kez daha 1.5 metrelik sosyal mesafenin ve maskenin önemine değindi. Özellikle bayramda azami dikkat gösterilmesi gerektiğini belirten Koca, “Bayram günleri virüsün yendien yayılma günleri olmamalı. Bu bayramları eski bayramlar gibi kutlarsak hastalığın yükselişe geçtiği günlere dönebiliriz” dedi.

Koca bayramda evlerde kalınması ve bayram kutlamalarının ziyaretlere gidilerek yapılmamasını gerektiğini, “el öpme ve sarılma” gibi jestlere de ara verilmesi gerektiğini söyledi: “Hürmet ve tebessüm dolu bakışın mesafeyi aradan kaldıracağı bir bayram olacak”.

Bilim Kurulu işyerleri için afişler ve rehberler hazırlayacak

Bayram sonrasında açılacak olan işyerleriyle ilgili de konuşan Koca, Bilim Kurulu’nun, halihazırda kapalı olup ilerde açılabilecek işyerleri hakkında rehberler hazırladığını söyledi. Bakan ayrıca, işyeri girişlerine; mekanın durumu, çalışma saati ve bir arada bulunacak azami insan sayısının üzerinde yazılı olduğu afişlerin asılacağını belirtti.

Koca, uçak ve seyahatlerde de firmalar tarafından yolcuların sağlık kontrolünün yapılacağını ve virüs bulaşan yolcu tespit edilirse temas ettiği kişilerin takiplerinin yapılacağını kaydetti.

Bulaşma katsayısı 0.72’ye düştü

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koca, koronavirüsün yayılım hızıyla ilgili şu bilgileri verdi:  “Yer yer halk sağlığı hekimlerimiz arasında da tartışılagelen ama bu anlamda da önemli olduğu ifade edilen daha çok burada önemli olan hastalığın yayılım hızını gösteren bir katsayı. Bu kabaca R değeri olarak. R0 değeri, RT değeri var. Burada kabaca R değeri olarak söylediğimizde geçen bir oran vermiştim. Bugüne kadar ortalaması olan R değeriydi. Bugün itibarıyla R0 veya R değeri 0,72 olduğunu söyleyebilirim. Her geçen gün oranın düştüğünü, giderek bulaşıcılık hızının azaldığını, sayıların düşmeye devam ettiğini gösteren bir oran.” 

Osman Kavala için tahliye başvurusu

İş insanı, hak savunucusu Osman Kavala’nın avukatları Köksal Bayraktar, Deniz Tolga Aytöre ve İlkan Koyuncu, müvekkillerinin tahliyesi için yeniden başvuru yaptı. İstanbul Sulh Ceza Hakimliğine hitaben verilen tahliye dilekçesinde, Kavala hakkında kesinleşen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının da göz önüne alınarak derhal tahliyesine karar verilmesi gerektiği ifade edildi. 

Dilekçede ayrıca Silivri Cezaevi’nde Covid-19 pozitif vakaları saptandığı, bunun da Kavala’nın sağlığını riske atacağı belirtildi. 

AİHM, Gezi olaylarını sevk ve idare ettiği, darbeye ve hükümeti yıkmaya teşebbüs gerekçeleriyle 18 Ekim 2017’de gözaltına alınan ve 1 Kasım 2017’de tutuklanan Osman Kavala ile ilgili 10 Aralık 2019’da hak ihlali kararı vermişti. Yüksek Mahkeme, makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklandığı ve Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu makul bir sürede incelemediği gerekçesiyle  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine hükmetmişti. 

AİHM’nin “derhal serbest bırakma” kararı, 12 Mayıs’ta Türkiye’nin itirazının reddedilmesiyle kesinleşti.

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, AİHM’in kararından bir gün önce tahliyesine karar verilmesine rağmen, “Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal ve Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme” suçundan aynı gerekçelerle tekrar tutuklandığı için halen Silivri Cezaevi‘nde bulunuyor. 

‘Gerekçeler aynı’ 

Hakimliğe iletilen dilekçede, Kavala’yla ilgili son tutuklama kararına gerekçe olarak gösterilen “Henri Barkey ile irtibatı olduğu iddiasının” tutuklamanın meşruluğunu haklı gösterecek içerikte olmadığının, AİHM kararıyla kesinleştiği ifade edildi:

Ortada bu iddialara yönelik kesinleşmiş bir AİHM kararı varken aynı gerekçelerle müvekkilin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının her hal ve koşulda toplumsal vicdan ve adalet anlayışıyla örtüşmeyeceği açıktır.”

Dilekçede, AİHM kararlarının taraf devletlerce uygulanması gerektiğinin de altı çizildi ve buna dair kararlardan örnekler gösterildi. Dilekçede şu ifadeler kullanıldı: 

Kesinleşen AİHM kararına rağmen tutukluluğun devam ettirilmesi ile artık AİHS 18. Maddenin ihlali nedeniyle tutukluluğun siyasi olduğu ve Avrupa Konseyi Statüsü’nde kabul edilmiş olan 3. maddenin temeli hukukun üstünlüğü prensibinin terkedildiği açıklığına kavuşacaktır.”

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Türkiye’yi izleme raportörleri de AİHM kararının aynı soruşturmayı kapsadığını belirterek Kavala’nın derhal serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.

Osman Kavala, 1 Kasım 2017’den beri Silivri Cezaevi’nde tutuluyor. 

Benzin ve motorine bir zam daha

EPGİS, akaryakıt fiyatlarının, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatlarının ortalaması ile dolar kurundaki değişiklikler baz alınarak rafineriler tarafından hesaplandığını açıkladı. 

Taylan Kulaçoğlu yeniden gözaltına alındı

Hükümete yakın medya tarafından hedef gösterilmesinin ardından gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede serbest bırakılan İsimsizler Hareketi‘nin kurucusu Taylan Kulaçoğlu yeniden gözaltına alındı.

Kulaçoğlu’nun avukatı Tamer Doğan, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda kendi evinde kalıp kaçma şüphesi olmadığını belirttiği müvekkilinin gözaltına alındığını şöyle duyurdu: “Şu anda müvekkilimiz Taylan Kulaçoğlu evinden tekrar gözaltına alınıyor. Savcının itirazı üzerine yakalama kararı ile kaçmamış olan, kendi evinde kalan, kaçma şüphesi olmayan bir vatandaş gözaltına alınıyor. 

Ne olmuştu?

Önceki gün, Kulaçoğlu ve onun gözaltına alınmasını eleştiren gazeteci Hakan Gülseven, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmıştı. Bir gece nezarethenede kalan Kulaçoğlu ve Gülseven, tutuklama talebi ile sorgu hakimliğine sevk edildi; ardından adli kontrol koşuluyla serbest bırakıldı.

Sabah gazetesi,  Kulaçoğlu’nun İsimsizler Hareketi adlı Telegram sayfasını yönettiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:  “İsimsizler Hareketi, TT listesi belirlemek, sosyal medyada düşüncelerine uygun olmayan hesapları hedef seçmek gibi faaliyetlerinin yanı sıra provokasyon içerikli tweet yani iletiler atarak Türkiye’de kargaşa çıkarmak ve manipülasyon yapmayı hedefleyen paylaşımlar yapıyordu.” 

 

2021 Oscar ödülleri de ertelenebilir

Önümüzdeki yıl şubat ayında 93. kez yapılması planlanan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi‘nin düzenlediği Oscar Ödül Töreni’nin ertelenmesi gündemde. 

Variety dergisinde yer alan habere göre 28 Şubat’ta düzenlenecek törenle sahiplerini bulması planlanan 2021 Oscar Ödülleri’nin, salgın nedeniyle vizyon ve çekim takvimlerinin karışmasından kaynaklı ertelenmesi ihtimali üzerinde duruluyor. 

Digital platformlarda yayınlanan filmler de değerlendiriliyor

Variety’nin birden fazla kaynaktan aldığı bilgilere göre, konuyla ilgili kesin kararlar alınması için henüz çok erken olduğu, ancak Akademi içinde bu konunun konuşulduğu belirtiliyor. Oscar Töreni’nin ne kadar süreyle erteleneceği ise belli değil. 

Salgın sonrası Oscar Ödülleri’nde bazı değişiklikler yapan Akademi, dijital platformlarda yayınlanan filmlerin de ödül için değerlendirilmeye alınacağını açıklamıştı. Normal şartlarda, bir filmin Oscar’a hak kazanabilmesi için yedi günlük gösterimin olması gerekiyor. 

Akademi Başkanı David Rubin, salgın başında yaptığı açıklamada, durumun nasıl şekilleneceğini öngörmenin imkânsız olduğunu belirtmişti. 

Avukat Ebru Timtik için Yargıtay’a başvuru yapıldı

Ölüm orucundaki tutuklu avukat Ebru Timtik’in cezaevinden tahliye edilmesi için avukatları Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne başvurdu. Başvuru dilekçesinde virüs salgınının yarattığı ortama değinildi:

“İçinde bulunduğumuz pandemi nedeni ile cezaevi koşulları müvekkilim için yaşamsal risk oluşturuyor. Vücudunun zaten çok zayıflamış olduğu, bağışıklık sisteminin tamamen çöktüğü dikkate alındığında, olası bir hastalığı atlatması çok ama çok zor olacaktır. Yarın çok geç olabilir. Yaşamı geri getirmek mümkün değildir ve adaletsizliği telafi olanağı kalmadığında söylediğimiz sözlerin de bir önemi kalmayacaktır.”

Timtik’le birlikte meslektaşı Aytaç Ünsal da 108 gündür ölüm orucunda.

Avukat Timtik’e ÇHD davasında 13 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

Ebru Timtik bugün itibariyle 139, meslektaşı; aynı davadan hüküm giyen Aytaç Ünsal da 108 gündür adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda. Cumhuriyet’in aktardığına göre, dilekçede ayrıca, Timtik ve aynı davada sanık olan diğer 19 meslektaşının yargılandığı yerel mahkemedeki duruşmalarda yaşanan hukuksuzluklar sıralandı. Ebru Timtik’in ölüm orucunda olduğu ve sağlıklı bir şekilde hayattayken mahkemenin acil olarak karar vermesinin elzem olduğu da vurgulandı.

Ne olmuştu?

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) davasında 20 Mart 2019’daki duruşmada kararını açıklayan mahkeme, avukatlara 18 yıl 9 ay ile 3 yıl 1 ay 15 gün arasında hapis cezalarına hükmetmişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi de Ekim 2019’da itirazları reddederek dosyayı Yargıtay’a göndermişti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, davada verilen 159 yıldan fazla cezanın, avukat Barkın Timtik’e verilen ceza hariç onanması yönünde görüş bildirdi. Tebliğnamede sadece, TCK’nın 314/1 maddesi uyarınca “örgüt kurmak ve yönetmek” suçundan 18 yıl 9 ay hapse mahkum edilen avukat Barkın Timtik’in cezasının bozulması, onun da diğer avukatlar gibi “örgüt üyeliğinden” cezalandırılması gerektiği ifade edildi. Savcılığın tebliğnamesi Yargıtay 16. Ceza Dairesine gönderildi.

Derneğin yöneticilerinden avukat Ebru Timtik ile ÇHD üyesi avukat Aytaç Ünsal adil yargılanma hakkı için ölüm orucuna başladi. 

BM, Afrika ülkeleri için 200 milyar dolar yardım istedi

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Afrika‘da milyonlarca kişinin ağır bir yoksulluğa sürüklendiği uyarısında bulundu ve tüm dünyaya kıta için küresel dayanışma çağrısı yaptı.

BM Genel Sekreteri, koronavirüs salgınının Afrika’da yoksullukla mücadelede sağlanan ilerlemeleri sekteye uğrattığına dikkat çekti.

Afrika’da vaka sayısı korkulanın altında

Öte yandan, daha önce koronavirüs salgınının Afrika’ya yayılmasının korkunç sonuçları olacağını söyleyen Guterres, Afrika ülkelerini, salgına karşı hızlı tepki verdikleri için kutladı. BM Genel Sekreteri, Afrika’da kayda geçen Covid 19 vakalarının “korkulandan daha az” olduğunu ifade etti.

Resmi verilere göre kıtada şimdiye kadar yaklaşık 88 bin kişiye virüs bulaştı, 3 bine yakın kişi de hayatını kaybetti.

Bununla birlikte salgının Afrika’da henüz başlangıç aşamasında olduğunun altını çizen Guterres, Afrika’da salgınla mücadele için uluslararası toplumdan 200 milyar dolar ek yardım istedi.

Endüstri ülkeleri ile kalkınmakta olan ülkelerin oluşturduğu G20 ile alacaklı ülkelerin oluşturduğu Paris Kulübü, dünyadaki yoksul ülkelerin borçlarını bu yıl için silme kararı almıştı. Ancak BM Sekreteri Guterres’e göre bu adım yeterli değil.

 

Yeni Zelanda Başbakanı işverenlerden dört günlük mesaiyi değerlendirmelerini istedi

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, çalışanların iş-yaşam dengelerini kurabilmesi ve ekonominin canlandırılması için işverenlerden hafta dört gün çalışma sistemi ve esnek mesaiye geçmeyi değerlendirmesini istedi.

BBC’nin aktardığına göre, Ardern, Facebook’tan yaptığı canlı yayında, koronavirüs salgınında ülkenin sınırlarının kapalı kaldığı bir dönemde insanların ekonominin canlanması ve iç turizmin teşvik edilmesi için çalışma günlerinin sayısının azaltılmasından resmi tatil sayısının artırılmasına farklı beklentiler içinde olduğunu söyledi.

Ülkenin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Rotorua’da konuşan Ardern’e göre birçok kişi, mesai saatlerinin esnek olması durumunda ülkeyi gezebileceğini söyledi.

Salgın sırasında ülkenin sınırlarının kapalı olması ve çalışanların maaşlarında kesintiye gidilmesi ya da insanların işlerini kaybedebilecekleri korkusuyla kemer sıkmaya başlamasıyla turizm sektörü ağır bir darbe aldı.

‘Esnek çalışmayla verimlilik artırılabilir’

“Birçok insan iş haftasının artık dört gün olması gerektiğini söylüyor” diyen Ardern, Covid-19 salgını sırasındaki evden çalışma deneyimlerinden, belli bir esneklik içinde verimliliği sağlamanın mümkün olduğunu gördüklerini belirtti.Yeni Zelanda Başbakanı,  “Bu nedenle işveren konumundaki insanlarımıza iş yerlerine uygun çözümleri değerlendirmeleri çağrısında bulunuyorum. Çünkü bu kesinlikle turizmimize de katkı sağlayacak” dedi.

‘Daha mutlu çalışanlar, daha iyi iklim’

Yeni Zelanda’da 200’den fazla çalışanı olan Perpetual Guardian adlı bir şirket, 2018’de hafta dört gün mesaiye geçmişti. Guardian gazetesine göre şirketin kurucusu Andrew Barnes, yeni sistemde personelin daha mutlu ve verimli olduğunu belirterek bunun çalışanların akıl hem fiziksel sağlıklarına, aile, ev ve sosyal yaşamlarıyla çevre ve iklim değişikliğine olumlu etki yaptığını söyledi. Barnes, “Yeni Zelanda kesinlikle Covid sonrasında hafta dört gün mesaiye geçmeli. Aslında bu ekonomiyi, özellikle de büyük bir darbe alan turizmi yeniden yapılandıracak ve içeriye odaklanmamızı sağlayacak bir strateji olabilir” dedi.

Andrew Barnes şöyle devam etti: “Evden çalışmanın getirdiği verimlilikten yararlanmalıyız. Bunlar arasında havanın daha temiz olması, işe gidip gelme sırasındaki sıkışıklıktan kaynaklanan verimlilik kaybı da var. Sistemimizi köklü bir şekilde değiştirerek cesur bir model olabiliriz.”

Ekonominin canlandırılması için çalışanların akıl sağlığına odaklanılması gerektiğini belirten Barnes, Yeni Zelanda’nın Almanya‘daki “kurzarbeit” (kısa çalışma) modelini temel alabileceğini belirtti.