ManşetTürkiye

Olmayan ‘örgüt’e TMK tutuklaması

0

Artvin Hopa’da emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun polis saldırısı sonucu yaşamını yitirmesini Ankara’da protesto eden 15 kişiyi mahkeme, Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı’nın iddiaları doğrultusunda “terör örgütü yararına faaliyet gösterme” suçlamasıyla tutukladı. Tutuklanma gerekçeleri arasında kamu malına zarar vermek, toplantı ve gösteri yürüyüşü yasasına muhalefet ve polise mukavemet de bulunuyor. Tutuklananların 7’si Halkevleri, 7’si Öğrenci Kolektifleri, 1’i de ÖDP üyesi. Daha önce de Ankara’da 5, Artvin’de 13 kişi tutuklanmıştı. Ankara’daki son tutuklamalarla birlikte Hopa’da yaşananlar nedeniyle tutuklananların sayısı 33’e yükseldi.

Mahkemenin, tutuklama kararını “Atılı suçun TMK’da yazılı suçlardan olması, delillerin büyük bir kısmının toplanmamış olması ve delil karartma şüphesinin bulunması, şüphelilerin kaçma ihtimalinin olması” gibi ifadelerle dayanaklandırmaya çalıştığı öğrenildi.

‘YASAL SİTELERİN ÇAĞRISINI GÖRMÜYORLAR’

Tutuklamaların gerekçesini sorduğumuz Halkevleri avukatı Sevinç Hocaoğulları şunları söyledi: “Ankara Özel Yetkili Savcısı sanıklara terör örgütü yararına faaliyette bulunmak iddiasında bulundu. Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü’nde alınan ifade tutanaklarında bulunan suçlar bölümde çeşitli sitelerden eylem çağrısında bulundukları söyleniyor bu kişilerin. Ancak ne bu siteler yasadışı ne de bu suç terör örgütü yararına faaliyettir. Kaldı ki siteler yasadışı olsun kim benim o eyleme hangi çağrıyla gittiğimi bilebilir. KESK Ankara Şubeler Platformu da aynı eylem için çağrıda bulundu onun adına da oraya gitmiş olabilir bu arkadaşlar kim bilebilir?”
Ev baskınlarında toplanan kitapların da yasal bütün kitapçılarda bulunan kitaplar olduğunu dile getiren Hocaoğulları, ortada somut bir suçlamanın olmadığını ve siyasi bir iradenin mahkemede konuşturulmaya çalışıldığını ifade etti.

‘OLMAYAN BİR ÖRGÜT YARATILIYOR’
Tutuklananlar arasında bulunan ÖDP PM üyesi Ozan Sürer’in avukatı Suna Çoşkun ise tutuklamalar dair şunları kaydetti: “Hopa’da meydana gelen ölüm olayını protesto etmek amacıyla yapılmış olan basın açıklaması çağrısının KESK ve sivil toplum kuruluşları yapmış olduğu halde ve hatta 31 Mayıs 2011 günü Milliyet Gazetesi internet sitesinde bu çağrı metni yer aldığı halde polis fezlekesinde ve savcılık sorgusunda bunlara hiç yer verilmedi. Bu durum polis tarafından göz ardı edilerek polis fezlekesinde sadece kim olduğu bilinmeyen birkaç internet sitesinden bahsedilerek şüphelilerin terör örgütünün çağrısına uyarak basın açıklamasına katıldıkları iddia ediliyor. Bunun nedeni ise özellikle soruşturmanın bu farazi çağrılar esas alınarak özel yetkili savcılıkça ve yargıçlıkça soruşturulmasına temel oluşturulmak istenmesidir.  Aslında suça konu olayların 2911 sayılı yasaya muhalefet ve kamu malına zarar suçlamaları iddia edilmesi gerekirken tam tersi yapılarak aslında ortada olmayan terör örgütü faaliyeti şeklinde farazi bir ithamla karşı karşıya tutularak özel yetkili mahkemelerin yetki alanına sokulmak istenmektedir. Bu koşullarda atılı suçları işlemedikleri halde müvekkillerle ilgili tutuklama koşulları olmadığı halde tutuklanmaları ve tutuklamanın bir tedbir niteliğini özelliğini ortadan kaldırmaktadır.”

‘DOSYAYA 1 MAYIS FOTOĞRAFLARINI KOYDULAR’
Müvekkillerin evlerinde yapılan aramalarda bulunan bazı kitap ve yayınlara yasak olduğu gerekçesiyle el konulduğunu belierten Çoşkun, bu kitapların satışının yasal ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü’nce onaylı olduğuna dair belgelerle itiraz ettiklerini de belirtti.
Savcı sorgulamasında ve mahkemede “Taş attın mı? Sopayla panzerlere vurdun mu? Eyleme hangi örgütün çağrısıyla gittin?” sorularının sorulduğunu belirten Coşkun, ayrıca her eylemcinin daha önce katıldığı 1 Mayıs kutlaması gibi eylemlerden fotoğrafların da sonradan dosyaya eklendiğini söyledi.

GÖMLEĞİN BENZİYORSA O SENSİN!

Avukat Coşun, müvekkili Ozan Sürer’in ‘suçuna’ kanıt olarak gösterilen fotoğrafın da şaibelerle dolu olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Bize gösterilen dosyadaki fotoğraflarda Ozan önce normal ÖDP kortejinin içinde yürüyor. Daha sonra üstten çekilen bir şahıs var, O sopayı boşluğa sallıyor. Ancak ilk fotoğraftan da anlaşıldığı gibi Ozan’ın üstünde bir ceket ve gözünde gözlük varken, ikinci fotoğrafta bunlar yok. Ayrıca üstten çekilen o ikinci fotoğrafta yüz bile net değil. Ozan ısrarla ‘Bu ben değilim’ dese de, onlar benzerlik olarak üstteki gömleği gösteriyorlar. Aynı gömlekten yüzlerce olamazmış gibi…”

(Esra Koçak-Birgün)

More in Manşet

You may also like

Comments

Comments are closed.