Kültür-SanatManşet

Muhittin Kurban – !f2 izlenimleri

0

İf İstanbul film festivalinin “taşrada” ikamet eden sinemaseverleri kaale aldığını gösteren !f2 film gösterimleri 26 farklı Anadolu şehrinde ve sınırları aşarak komşu şehirlerde de gösterildi.Bu yılki !f2 seçkisinde üç film ve iki belgesel yer alıyordu.

if-istanbul-canakkale-7

!f2, film festivallerini uzaktan takip ederek, iç çeken izleyiciler için bulunmaz bir fırsat.Bu etkinlikle sinemaseverler sinema salonlarında gösterilme şansı olmayan bağımsız yapımları izleyebilme fırsatı yakalıyor. Anadolu’nun farklı şehirlerindeki sivil toplum kuruluşları ve sinema dernekleri gösterimlere ön ayak olarak büyük bir hizmete imza atıyor. Fakat bazı illerde gösterimlerin ücretli olması sinema adına üzücü bir durum. Zaten Anadolu’da az olan festival izleyicisinin katılımını düşüren bir etken.

miele-di-valeria-golino-03

Ölüm Meleği “Bal”

Cuma akşamı !f2 film gösterimlerinde izleyicileri karşılayan film, “Miele / Bal” filmiydi. Farklı bir konuya sahip olan filmde anlatılan hikaye, hayattan umudunu kesmiş, hasta, ölümü bekleyen bireylerin acı çekmeden son yolculuklarına çıkmasını organize eden azrailden hallice ölüm meleği Bal’ın hayatını merkeze alıyor. Acısız ölüm imkanı sağlayan kadın karakter, kendi hayatında uç noktalarda yaşayan bir kişi. Filmin konusunun farklılığı ve Bal karakterinin özellikleri filme heyecan katan bir etken. Bunun yanı sıra baş karakterin yaşantısı feminist bir duruş sergileyen bir kadının hikayesi olarak da yorumlanabilir. Filmin finalinin İstanbul’da geçmesi ise filme karşı ayrı bir yakınlık duygusu uyandırıyor.

Belgesel seçkisi tatminkar

indir (3)

!f2’nin ikinci günü ise belgesel yapımlarına yer verilmişti. İlk gösterilen yapım olan “Tek Başına Dans“, Türkiye’den uzaklarda yaşayan bir ailenin hikayesini, geçmişle bağlarını anlatıyor. Dramatik yanı ön planda olan bu belgesel, ülkenin acılı hikayelerinden bir kesit şeklinde. Belgeselin izleyiciye samimi gelmesini sağlayan etken ise “bize” benzeyen bir hikaye olması. Eksi yönü ise bir ailenin geçmişte yaşadıklarını belgesel formatında kaydetmek, bireysel bir anlatım olduğu için her izleyicinin ilgisini çekmeyebilir.

Şiddetsiz Eylem mümkün!

1182639_Everyday-Rebellion

Günün ikinci belgeseli ise İran’lı yönetmenleri Riahi Kardeşler’in, son dönemlerde sokaklarda ortaya çıkan halk hareketinin psikolojisini ve nereye doğru evrilebileceğini anlatan başarılı bir yapım. Farklı coğrafyalarda gerçekleşen hak arayışlarının ortak noktasını anlatmaya çalışan Riahi Kardeşler, şiddetsiz eylemlerin mümkün olabileceğini, geçmişte yaşanılan deneyimlerle sunmayı başarıyor. Belgeselin genelinde sokak hareketlerinde alternatif eylem biçimlerinin daha insancıl ve hedefe ulaşma yolunda daha somut adım olduğunu mesajını veriyor. Belgeselin biraz uzun olması eksi bir yön olarak sayılabilir. Artısı ise şiddet görüntülerinden uzak, gerçek mesaj olan “şiddetsiz eylemsizlik” konusundan hiç abartıya kaçmadan bir yol haritası çizmesi.

!f2’de son gün bağımsız film seçkisi

724767

!f2’nin son gününde ise iki farklı film gösterimi yapıldı. İlk film Venezüella’da geçen bir ana-oğul hikayesi. Küçük Junior’ın makus kaderi olan kıvırcık saçlarını düzleştirmek ve bir okul fotoğrafı çektirme çabalarını anlatıyor. Bu istediğinin karşısında ise sert bir anne yer alıyor. Yokluk içinde devam eden hayat içinde küçük çocuğunu anlamaktan uzak dul annenin kendi ayakları üstünden durmasını alt metin olarak işleyen yapım, Venezüella’nın fakir banliyölerindeki hayat hikayelerine de kısa kısa değinmekten geri durmuyor. Sosyalist lider Chavez’in hastalandığı dönemde çekilen filmin arka görüntüsünde Chavez Venezüelle’sı ve sosyalist liderin iyileşmesi konusunda halkın reflekslerine de yer veriliyor.

Farkındalık yaratan film Gabrielle

gabrielle-movie-distribution

Son dönemde Kanadalı yönetmenler, sinemanın eksik kalmış hikayelerini başarılı bir şekilde beyazperdeye yansıtmaya başladılar. Yönetmen Louise Archambault, bir bakım evinde Williams sendromu olarak bilinen hastalıkla mücadele eden insanların hayata tutunma çabalarını anlatıyor. Gabrielle her şeye rağmen yaşamaya çalışan, her insan gibi sevilmek, aşkı yaşamak isteyen bir karakter. Bakım evinde kalan Martin’le aralarındaki duygusal çekim ve bir şeyleri paylaşma istediği, “normal” olarak tanımlanan ebebeyinler tarafından engelleniyor. Sinema izleyicisine uzak gelen bu hikaye, doğal müziklerle bezenmiş sahnelerle samimiyetini göstermek istese de, yan karakterlere değinilmemesi sonucunda vasat bir yapım olmaktan ileriye geçemiyor.

Katılım beklenenin altındaydı 

!f2 film gösterimlerine katılımın beklenenin altında kalması üzücü bir durum. Etkinliğin çok fazla tanıtımının yapılmaması bu sonucu doğuran en büyük faktör. Bu konuda yetkililerin biraz daha kafa yorması ve farklı sivil toplum kuruluşlarıyla dirsek temasında bulunmaları gerektiğini düşünüyorum.

(Yeşil Gazete)

Kategori: Kültür-Sanat

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.