EğitimManşetTürkiye

MEB Raporu: Okul bırakma oranı artabilir, öğrenciler arasında uçurum var

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), pandemi döneminde öğrencilere özellikle uzaktan eğitim vermek için kullanılan Eğitim Bilişim Ağı‘nın (EBA) geliştirilmesi için Dünya Bankası‘na finansman başvurusunda bulundu.

Talep edilen kredinin kullanılacağı belirtilen ‘Türkiye Güvenli Okullaşma ve Uzaktan Eğitim‘ isimli proje kapsamında hazırladığı raporu açıklayan MEB, öğrenciler arasında okul bırakma oranının artabileceğini, en varlıklı ve en yoksul öğrenciler arasında iki yıllık eğitime eşdeğer bir fark olduğunu belirtti.

Raporda ayrıca, öğrenciler arasındaki bu uçurumun daha da büyümemesi için uzaktan eğitim verimliliğinin geliştirilmesi ve tüm öğrencilere ulaştırılması gerektiği ifade edildi.

‘1 milyon dolarlık bütçe’

MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, alınacak bu finansman desteğiyle gerçekleşecek proje için çalışmaların başladığını 31 Mayıs’ta il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine duyurdu. Hatta Bakanlık, proje için ‘Paydaş Katılım Planı‘ ve ‘Çevresel ve Sosyal Taahhüt Planı‘ isimli iki belge yayımladı.

Belgelerde pandemide uzaktan eğitim sebebiyle kullanıcı sayısını kaldırabilmesi için EBA’nın acilen geliştirilmesi gerektiği belirtilirken, projenin bütçesi 1 milyon dolar olarak belirlendi.

BirGün, proje için yürütülen çalışmalar kapsamında hazırlanan ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Çerçevesi’ dosyasına ulaştı. Dosyada Türkiye’deki eğitim sistemiyle ilgili çarpıcı bulgulara yer verildi. MEB, proje dosyasında yoksul ve zengin öğrenciler arasında eğitime erişim anlamında ‘uçurum’ olduğunu belirtti.

Dosyada, projeden geriye dönük finans talep edileceği de vurgulanırken şu ifadelere yer verildi:

Özellikle yoksul haneler başta olmak üzere dijital uçurumu kapatmak için EBA online eğitim platformuna erişim, televizyon ve cep telefonları üzerinden iletilen dersler, materyaller ve mesajlarla desteklenecektir.

‘Okul bırakma oranı artabilir’

Dosyanın ‘Çevresel ve Mevcut Durum’ başlığı altında ise Türkiye’nin eğitim sisteminin durumuna dair çarpıcı ifadeler yer aldı:

İyileştirici çözüm politikaları zamanında alınmazsa düşük gelirli ailelerdeki öğrenciler okulu bırakacak ve bir daha okula dönme fırsatına sahip olmayacak, öğrenciler erken yaşta okulu bırakacaktır. Okulu bırakma oranı artacak ve öğrenme kayıpları kaçınılmaz olacaktır.

İyileştirici önlemler bu kayıpları ele almazsa ülkenin insan sermayesi de 0.03 oranında düşecektir. Bu da uzun vadede eğitim kazanımları düşük durumda olan öğrenci gruplarının 15 yıl içinde iş piyasasına girdiklerinde daha düşük gelir sahibi olacakları, daha düşük sosyoekonomik durumda olacakları ve doğal olarak GSYİH’in düşeceği anlamına gelmektedir.

‘Belirli çabaların gösterilmesi gerek’

Dosyada öğrenciler arasındaki uçurumun daha fazla büyümemesi için uzaktan eğitimin geliştirilmesi ve herkese ulaştırılması gerektiği söylenerek şunlar açıklandı:

Ülke içindeki öğrenciler arasındaki uçurumun daha da fazla büyümemesi için mevcut uzaktan eğitim verimliliğinin geliştirilmesi ve nüfusun tüm katmanlarına ulaştırılması gerekmektedir. Türkiye’de mevcut durumda sosyoekonomik gruplar arasında halihazırda geniş bir öğrenme boşluğu bulunmaktadır.

En yoksul sosyoekonomik dilimde yer alan öğrenciler en varlıklı sosyoekonomik dilimde yer alan öğrencilerin gerisinde yer almış ve 87 PISA puanı (yaklaşık 2 yıllık eğitime eşdeğer) elde etmiştir. Bu boşluklar küresel pandemi nedeniyle okulların kapanmasına bağlı olarak yüzde oranında artabilecektir. Bu nedenle uzaktan öğrenime katılımın da etkili hale getirilmesi için belirli çabanın gösterilmesi gerekmektedir.

 

 

 

 

Kategori: Eğitim