YerelDoğa MücadelesiManşet

Köylüler asırlık zeytin ağaçlarını korumak için dava açtı

İzmir’in oksijen kaynağı olan Ege ormanlarını tehlike altına sokan jeotermal santral projesine karşı çıkan Seferihisar’ın Orhanlı köylüleri ve Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, jeotermal sondajların durdurulması için dava açtılar.

Bölgedeki sondaj faaliyetlerinin proje sahası ile alakası olmayan 2016 tarihli Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) “gerekli değildir” kararı gerekçe gösterilerek ÇED süreci dışında bırakıldığını öğrenen bölge halkı verilen bu kararın iptalini istiyor.

Dava açan doksan dokuz köylü, asırlık zeytin ağaçlarıyla dolu olan yaşam alanlarını korumak için sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.

35 milyon ağaç kuruyacak

İzmir’in Seferihisar ve Menderes ilçelerini içine alan 180 milyon metrekare büyüklüğünde bir alanda jeotermal kaynak arama ve işletme ruhsatı verilmiş durumda. Bu rakam 25 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alana karşılık geliyor.

Doğanbey, Payamlı, Ürkmez, Kavaklıdere, Orhanlı, Deliömer, Kuyucak, Yeniköy ve Bahçecik mevkiilerini kapsayan bu bölgede yaklaşık 7 bin insan yaşıyor.

İzmir’e nefes veren Ege ormanlarının yer aldığı alanda yapılacak olan jeotermal arama çalışmaları İzmir şehrinin temiz içme su kaynaklarını da tehlike altına sokuyor. Bu bölgede jeotermal enerji santralleri yapılırsa, jeotermal ruhsat alanı içerisinde kalan 35 milyon ağaç kuruyacak ya da meyve veremeyecek duruma gelecek.

Kadim Üretim Havzası

Başta İzmir Yarımadası’na özgü erkence türü zeytin ağaçları olmak üzere pek çok tarım ürününün üretildiği bir alan olma özelliği taşıyan bölgede, binlerce yıldır kesintisiz olarak kadim üretim yöntemleri uygulanıyor.

İklim krizine uyumlu geleneksel yağmur hasadı tekniklerinden, yerli tohumlarla yetiştirilen pek çok tarım ürününün üretildiği bir Kadim Üretim Havzası olan bu bölgede, binlerce üretici geçimini sağlıyor. İzmir’in Menderes ve Seferihisar ilçeleri sınırlarındaki birçok köyü etkileyerek binlerce insanın yaşamını ve nadir canlı türlerine ev sahipliği yapan bölge doğasını tehdit eden projeye yönelik olarak uzmanlar iki büyük tehlikeye dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor: Havada oluşacak yüksek ısıdaki nem ile hava ve su kaynaklarına karışacak olan zehirli maddeler.

Hukuksuz işlemlere karşı suç duyurusu

Hukuka aykırı işlemlere karşı dava açan yöre halkı, şirketin bundan önce köyün düğün ve piknik alanlarını hiçbir yasal izin olmadan şantiye alanı yaparak işgal etmesine tepki göstermiş, tepkiler sonucunda şantiye alanı Seferihisar Belediyesi yetkililerince kaldırılmıştı.

Daha sonra aynı şirketin köylülerin tapulu arazilerinden ve orman içinden yine hukuk dışı yollarla ve izinsiz olarak yol açmaya çalışması üzerine, arazilerini tellerle çevirmek zorunda kalan köylüler, şirket yetkilileri hakkında Seferihisar Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuşlardı.

‘Hakkımızı sonuna kadar arayacağız’

Davacılar arasında yer alan Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği başkanı Yaşar Buyruk şu ifadeleri kullandı:

Köyümüz, temiz havasıyla, ürettiği sağlıklı gıdayla, asırlık zeytin ağaçlarıyla yaşayan bir köy. Yüzlerce yıldır burada üreterek yaşıyoruz. Bu bölge İzmir’in sağlıklı gıda ve zeytinyağı ihtiyacını karşılayan, doğasıyla binlerce canlıya ev sahipliği yapan bir yer. Bu bölgeye yapılması planlanan jeotermal arama çalışmalarına yönelik olarak ÇED kapsam dışı kararı verilmesi yasalara uygun değil.

Şu anda sondaj çalışmaları süren bölge zeytin ağaçlarıyla iç içe, köyümüzün yerleşim alanınınsa yanı başında. Doksan dokuz köylümüzün vekaleti ve derneğimizin tüzel kişiliği olarak hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Köyümüz zeytin ağaçlarıyla, doğal güzellikleriyle, temiz havasıyla yaşamaya devam edecek.

Kategori: Yerel