EnerjiManşet

İstanbul’da Paris sonrası enerji politikaları tartışıldı: Enerjide dönüşüm zamanı

0

Kamu, özel sektör ve uluslararası enerji uzmanlarının katıldığı ve WWF, TEMA ve Greenpeace tarafından düzenlenen “Paris Anlaşması Sonrası Enerji Politikaları” paneli, Intercontinental Taksim Hotel’de gerçekleştirildi.

TEMA Vakfı Genel Müdürü Doç. Dr. Barış Karapınar’ın yönettiği ve Paris İklim Anlaşması’nın Dünya ve Türkiye’deki enerji politikalarına etkileri tartışıldığı panele Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Nilgün Açıkalın, Agora Energiewende İcra Direktörü Yardımcısı Markus Steigenberger, Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Gani Bayraktar ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven konuşmacı olarak katıldı.

36

Paris Anlaşması ve etkileri hakkında yorum yapan Agora Energiewende İcra Direktörü Yardımcısı Markus Steigenberger:

“Paris Anlaşması ile beraber, iklim değişikliği hakkında 1,5 derece eşiğinden bahsetmeye başladık. Bu önemli bir gelişme. Ancak, ekonominin karbonsuzlaşması daha hızlı gerçekleşmeli. Paris’in etkisi, enerji sisteminin karbondan arındırılması tartışmalarını hızlandırdı. Paris Anlaşması, aynı zamanda Almanya’da kömür santrallerinin devreden çıkması tartışmalarını hızlandırdı. Paris bir katalizör işlevi görüyor. Soru kömürü bırakıp bırakmayacağımız değil, bunu ne zaman ve nasıl gerçekleştireceğimiz.” dedi.

35

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven ise oğru planlamanın ve doğru uygulamanın önemine vurgu yaparak, “Paris kararları, rüzgar enerjisini destekleyecek nitelikte. Rüzgar enerjisinde küresel ölçekte %20ler seviyesinde artış görülüyor. Türkiye’nin 2023 rüzgar hedefi ise 20 GW olarak ifade edilirken, Türkiye’nin iklim değişikliği ile ilgili verdiği Ulusal Katkı Niyet Beyanı’nda ise, 2030 rüzgar hedefi 16 GW. Bu çelişkiyi gidermek gerekiyor. Dönüşümün parçası olabilmek için ise yılda 2000 MW rüzgar santralini devreye almamız gerekiyor. Ülkemizin rüzgar potansiyeli Avrupa’dan %20-25 daha fazla. Bu yüzden daha fazlasını yapabiliriz. Bugün itibari ile rüzgar kurulu gücümüz 4.800 MW, Almanya’nın ise 45.000 MW” diye konuştu.

Paris ve yenilebilir enerjinin anlaşmadaki önemine değinen Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Gani Bayraktar, “Güneş enerjisini daha etkin kullanabilmemiz gerekiyor, bunun için ise oyunu yeniden kurgulamalı ve enerji politikalarında yenilenebilir enerjiyi merkeze almalıyız. Unutmayalım ki güneş enerjisinde maliyetler azalıyor, bölge ve ülkenin şartları değişiyor. Bölgenin yeniden yapılanmasında yenilenebilir enerji önemli bir fırsat sunuyor.” şeklinde konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Nilgün Açıkalın, enerji politikalarının sektör, kamu ve sivil toplum arasında işbirliğini arttırarak politikaları beraber yapmanın önemini vurguladı ve “Türkiye’nin iletim sisteminde sıkıntıları var. Sistemimiz fosil yakıtlara dayalı bir sistem. ENTSO[1]’nun sonunda bir ülkeyiz. Bunu dönüştürmek güç olacak. İletim sisteminin iyileştirilmesi en önemli sorun. Bu konuda önemli adımlar atıyoruz.” dedi.

Markus Steigenberger anelin sonunda Almanya’daki durumu özetleyerek, bu gelişmelerin nedenleri hakkında bilgi verdi.

 

(Yeşil Gazete)

Kategori: Enerji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.