Ekonomiİklim KriziManşet

İklim değişikliğine karşı geliştirilen bir teknolojinin patentini almak etik mi?

0

Leah Garden‘ın Greenbiz‘de yer alan bu makalesi, Yeşil Gazete‘nin de parçası olduğu küresel gazetecilik ağı Covering Climate Now (CCNOW) işbirliğinin bir parçasıdır.

*

Ocak 2021’de göreve yeni başlayan Başkan Joe Biden,”ABD‘nin, dünyayı sürdürülebilir bir iklim yoluna koymak için hem ikili hem de çok taraflı olarak diğer ülkeler ve ortaklarla birlikte çalışacağına” dair söz veren Executive Order (EO) 14008‘i isimli Yürütme Kararı‘nı imzaladı.

Bu imza, iklim teknolojisi topluluğu için geniş kapsamlı etkiler yaratacak olmasına rağmen, nispeten az tantanayla atıldı.

EO 14008 esasen, iklim değişikliğini azaltma çabalarını federal hükümetin öncelik listesine geri yerleştirdi. Bunun bir parçası olarak ABD Patent ve Ticari Marka Ofisi (USPTO) Haziran ayında heyecan verici yeni bir program duyurdu: İklim Değişikliği Azaltma Pilot Programı (CCMPP).

Resmi duyuruya göre CCMPP, “sera gazı emisyonlarını azaltan yenilikler için patent başvurularının incelenmesini hızlandırarak iklimi olumlu yönde etkilemek” için hayata geçirildi. Uygulama, iklim teknolojisinin üretimini ve dağıtımını potansiyel fon sağlayıcılara ulaştırmayı amaçlıyor: Bir ABD patenti almak, teknolojinin uygulanabilirliğini artırarak fikri mülkiyetin değerini koruyor ve yatırımcıların hisseleri konusunda endişelerini gideriyor.

Kapitalist bir sistemde, bir patent fikri ve pratikliği mantıklıdır. Patentler, sahibine buluş için münhasır fikri mülkiyet hakları sağlar. Doğrudan bu buluşun kullanımından elde edilen kazançlar, yalnızca sahibine aittir.

Öyle ki Başkan Abraham Lincoln bile bir keresinde şöyle demişti: “Patent Sistemi, ilginin yakıtını dehanın ateşine ekledi.”

Şimdi, belirli bir teknoloji CCMPP’nin gerekli kriterlerini karşıladığında artık patent başvurusu onayı için ortalama 18 ay olan bekleme süresini atlayacak ve ayrıca başvuru ücreti de alınmayacak.

Peki ya bu uygulama faydadan çok zarar verirse?

Lincoln iklim değişikliğini öngörmedi

Geliştirilebilecek olası bir ‘sera gazı emisyonu azaltma teknolojisi’, bir kamu yararına hizmet edeceğinden ve iklim krizinin  gidişatını potansiyel olarak etkileyebileceğinden, kelimenin tam anlamıyla ölüm kalım riskleri göz önüne alındığında, bu buluşun mülkiyetinin böyle belirlenmesi potansiyel olarak riskli hale gelebilir.

Calgary Üniversitesi’nden ekonomi profesörü Aidan Hollis, yakın tarihli bir makalesinde iklim teknolojisi için patent alınmasının kolaylaşmasının olumsuz etkisini dile getirdi.

Karbondioksit salmadan alüminyumu eritebilen yeni bir teknolojiden bahseden Hollis, yeni uygulamanın zengin alüminyum üreticilerine ve makineyi lisanslamaya gücü yeten ülkelere sağlayacağı avantajı anlatıyor.

Ancak ardından, daha az varlıklı ülkeler ve üreticilerin, patentin süresinin dolması ve teknolojinin kamu malı haline gelmesi için 20 yıl beklemesi gerekeceğini söyleyen Hollis “Ancak gezegenimiz, onu kurtarmaya yardımcı olabilecek atılımlara erişmek için o kadar uzun süre bekleyemez” diye yazıyor.

Dünyanın dört bir yanındaki toplulukların iklim değişikliğinin etkisini keskin ve acılı bir şekilde hissettiği bir zamanda, potansiyel olarak yaşamı değiştirebilecek bir teknolojiniye erişimi ellerinden almak, ahlaki ve etik ikilemler doğuruyor.

Bir kişi veya grup sel veya kuraklığı ve bununla bağlantılı can kaybını önleyebilecek bir teknoloji geliştirirse, bunun üzerindeki mutlak gücün ve dağıtıcı kontrolünün sahibi olmasına izin verilmeli midir?

2030 yılına kadar küresel sıcaklık artışını durdurmak için zamanın giderek daraldığını da düşünürsek, bu amaca yardımcı olacak herhangi bir teknolojinin patentlenmesine bile izin verilmeli mi?

Erişilebilirlik açısından iklim teknolojisinin patentlenmesi kavramı, aşırı hava koşullarının ve kıtlıkların tüm yükünü yoksulların çekeceğine ancak zenginlerin iklim krizinin fırtınasını daha hafif atlatacağına dair fikri güçlendiriyor mu?

Tersine, teknolojiyi yaratan bireylerin, çabalarının karşılığı olmadan iklim krizini çözmenin yükünü omuzlamaları beklenmeli midir?

Ve bu patent programı tam olarak kime yöneliktir?

Pilot programın “Nitelikler” bölümündeki net olmayan dil nedeniyle, hemen akla bir soru geliyor: Sera gazına dair etkileri sadece bir yan unsur olan bir teknoloji de CCMPP’deki buhızlandırılmış başvuru sürecine hak kazanabilir mi?

Açıklamak için bir örnek: X Şirketi evleri hidrokloroflorokarbon salmadan soğutmanın bir yolunu buldu. Bu aslında asıl amacına yani binaları soğutmaya hizmet etse bile sera gazı emisyonunu azaltma etkileri sayesinde X Şirketi CCMPP aracılığıyla hızlandırılmış patent onayı için başvurabilir mi?

Bu tür uygulamaların devam etmesine izin vermek mantıklı olacaktır.

Ancak dil net olmadığı için, yan unsurlarkarşı çıkanlar, başvuranların kendi ekonomik amaçlarını ilerletmek için pilot programdan yararlanabileceklerini kolayca iddia edebilirler.

Bu iddia, CCMPP’nin ‘belirsiz’ başvuru gerekliliklerinden biri tarafından da destekleniyor: “Başvuru sahibi, hızlandırılmış patent incelemesinin iklim üzerinde olumlu bir etkisi olacağına dair iyi niyetli bir inanca sahiptir.”

“İyi niyet inancı”nın anlamı içinde çok fazla öznellik barındırıyor.

Başka bir örnek: X Şirketi, ürününden hidrokloroflorokarbonların toksik salınımını ortadan kaldırmıştır, ancak X Şirketinin gerçek amacı, iklim üzerinde olumlu bir etki yaratmak için sera gazı emisyonlarını azaltmak değil, binaları soğutmak ve soğutma üniteleri satmaktır. Bu durumda CCMPP, X Şirketi için haksız bir ekonomik avantaj sağlayan hızlandırılmış bir pazar yolu olarak görülebilir.

Biden yönetimi, eşit olmayan erişilebilirliğin tarihsel örneğini ele almayı amaçlıyor.

Beyaz Saray, Justice40 Girişimi ile “belirli Federal yatırımların genel faydalarının yüzde 40’ının marjinalleştirilmiş, yetersiz hizmet alan ve kirlilikten aşırı yüklenmiş dezavantajlı topluluklara akacağına” söz verdi.

Groundswell’in CEO’su ve Obama hükümetinde Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi’nin kıdemli danışmanlarından Michelle Moore, Justice40 vebu CCMPP arasındaki bağlantı hakkında konuştu:

“USPTO’nun iklim hafifletme teknolojileri için patent sürecini güçlendirme programı, aynı zamanda, tarihsel olarak yeterince temsil edilmeyen bilim insanlarına, araştırmacılara, yenilikçilere, girişimcilere ve mucitlere de fayda sağlayacak ve bu; IRA’nın tarihi yatırımıyla inovasyonun zenginlik oluşturma vaadini gerçekleştirmeye  yardımcı olacak.”

Hem Justice40 programı hem de CCMPP, EO 14008 sayesinde, ilkinin etkinliğini, ikincisine fayda sağlamak için kalıcı bir şekilde birbirine bağlayarak başladı.

Düşünüldüğü gibi olursa federal bürokrasi, şimdiye kadar evrensel erişilebilirliği arttırırken aynı zamanda iklim teknolojisi sektörünün teşvik edilmesine de yardımcı olacaktır.

Ancak tüm hükümet girişimlerinde olduğu gibi programın gerçek başarısını veya başarısızlığını yalnızca zaman gösterecek.

Kategori: Ekonomi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.