İklim KriziManşetTürkiye

İklim değişikliği ve kuraklık için Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu

TBMM Genel Kurulu’nda, beş parti grubunun ortak önergesiyle, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi, kuraklıkla mücadele ve su varlıklarının verimli kullanılması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

Komisyon, 19 üyeden oluşacak, gerektiğinde Ankara dışında da görev yapabilecek. TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, komisyonun kurulmasına destek veren siyasi parti gruplarına teşekkür etti.

İYİ Parti: 50 yılda 36 göl kurudu

AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti gruplarının, birleştirilerek görüşülen önergeleri üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, son yılların en kurak dönemini yaşayan Türkiye’de, son 50 yılda toplam 36 gölün kuruduğunu söyledi.

Türkiye’de suyun yüzde 10’luk bölümünün içme ve kullanma suyu olarak kullanılırken, yüzde 18’lik bölümünün sanayide, yüzde 60’ının ise tarımsal sulamada kullanıldığını dile getiren Yaşar, vahşi sulama ve salma sulamadan vazgeçilmesi, park ve bahçe sulamalarına düzenleme getirilmesini istedi.

MHP: Milli su kanunu oluşturulmalı

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, küresel iklim değişikliğinin, ulusal güvenlik açısından ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin, küresel iklim değişikliğinin sonucu olarak kurak bir iklime sahip olacağının tahmin edildiğine işaret eden Kalyoncu, botanik bahçelerine ayrılan alanların çoğaltılması ve Ankara’daki botanik bahçesine önem gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

“Tarım kentleri bir an önce hayata geçirilmeli” diyen Kalyoncu, kırdan şehre göçün de bu şekilde önüne geçilebileceğini belirtti. İklim değişikliğinin etkilerinin, insan güvenliği için kritik eşikleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Kalyoncu, ekolojik güvenliğin, iklim değişikliğiyle olumsuz yönde etkilendiğini dile getirdi.

Su yönetiminde idari bir karmaşanın hakim olduğuna dikkati çeken Kalyoncu, “milli su kanunu” oluşturularak bu karmaşaya son verilmesini istedi.

HDP: Plastik çöp ithal ederek sıfır atık hedefine ulaşılamaz

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, su kaynakları, kuraklık ve iklim değişikliğine ilişkin Araştırma Komisyonu kurulmasını önemli bulduklarını belirtti.

Bu konuyu dış politikada bir koz, enerji alanında yeni rant kapıları, geri dönüşüm sektöründe kar payı olarak görenler olabileceğini ifade eden Kerestecioğlu, iklim krizinin, Türkiye açısından günbegün derinleşen bir insan hakları ve küresel adaletsizlik sorunu olduğunu savundu.

‘Hazırlanan bildirge yetersiz’

Meclis çatısı altında yürütülmesi öngörülen çalışmaların çerçevesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İklim Değişikliği ile Mücadele Toplantısı sonrası açıklanan bildirgeden anladıklarını anlatan Kerestecioğlu, “Sorunların tespitinde gayet cesur davranılsa da kaynağının tespit edilemediğini ve çözüm için değişmesi gerekenin, sorunu yaratanlar değil, sıradan yurttaşlar olarak tanımlandığını görüyoruz” ifadesini kullandı.

Kerestecioğlu, Paris Anlaşması’nın neden imzalanmadığını, Kanal İstanbul Projesi’nden neden vazgeçilmediğini sorarak, “Plastik çöp ithal ederek, sıfır atık hedefine nasıl ulaşılacak? İmkansız” dedi.

CHP: Paris Anlaşması neden onaylanmadı?

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, kurulacak araştırma komisyonuna ilişkin “Geç kalındı ama iyi ki kuruluyor” dedi.

Paris Anlaşması’nın neden yürürlüğe konulmadığını soran Öztunç, “İklim kriziyle mücadele ediyorsanız, önce kömürle çalışan termik santraller teknolojisine son vermeniz gerekiyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın, “Onlara rağmen Kanal İstanbul’u da yapacağız. İnadına yapacağız” sözünü hatırlatan Öztunç, “Milletle inatlaşılmaz. Milletle inatlaşanlar, giderler. Siz de gidecekseniz” ifadelerini kullandı.

AKP: Kritik bir 10 yıla girildi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, iklim değişikliğinin, ‘çağın kronik rahatsızlığı’ olduğunu vurgulayarak, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir 10 yıla girildiğine işaret etti.

Karaaslan, “Bugün karar alma mekanizmalarında bulunan bizlerin, günü kurtaran değil, sahip olduğu tüm değerleri geleceğe taşıyan bir anlayışla hareket etmek gibi bir sorumluluğu olduğunun da altını çizmek istiyorum” vurgusunda bulundu.

Karaaslan, kurulacak araştırma komisyonundaki çalışmalarla, çevreyi merkeze alan, ulusal ve uluslararası camiada da çok önemli çalışmalara imza atacak bir çalışma performansının ortaya koyulacağını vurguladı.

 

 

 

Kategori: İklim Krizi