TürkiyeManşet

HRW: Kavala davası siyasi ve hukuki güvenilirlikten yoksun

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu (ICJ) tarafından bugün yapılan açıklamada, Osman Kavala ve ABD‘li akademisyen Henri Barkey hakkında  Türkiye’nin anayasal düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs ettikleri ve casusluk yaptıkları iddialarını içeren iddianamenin siyasi amaçlı olduğunu ve hukuki güvenirlikten yoksun olduğunu ifade edildi.

İkilinin 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimine müdahil olduğunu ileri süren eden iddianamenin, Mayıs 2020’de kesinleşen ve Türkiye’nin Kavala’nın serbest bırakılmasına karar veren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına uymayı açıkça reddettiğini gösterdiği vurgulanan açıklamada; “İddianame, yalnız Kavala’nın haklarına yönelik devam eden ihlalleri sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda yeni ihlaller doğuruyor” denildi.

Ceza yargısının temel ilkeleri gözardı edildi

Açıklamada İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson ‘un şu ifadeleri yer alıyor:

Osman Kavala ve Henri Barkey aleyhindeki yeni dava, Türkiye makamlarının mahkemeleri siyasi amaçlar için açıkça kötüye kullandıklarını ve ceza yargısının temel ilkelerini göz ardı ettiklerini gösteriyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kavala’nın serbest bırakılması kararına uyulmaması, AİHM’in Türkiye’nin tutuklama ve yargılamayı bir insan hakları savunucusunu susturmak için kullandığı tespitini doğruladı.

Açıklamada 28 Eylül tarihli 64 sayfalık iddianamenin, Kavala ve Barkey’i, 20 yıla kadar hapis cezasını gerektirebilen “devletin güvenliği veya iç dış siyasal yararlar bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmekle” ve koşullu salıverme olmaksızın müebbet hapis cezasını gerektirebilen “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası‘nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırma veya bu düzen yerine başka bir düzen getirme veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemekle” suçladığı hatırlatıldı.

Önceki kararlara atıf

Açıklamada ayrıca AİHM’in 11 Mayıs tarihli kararına değinildi. Söz konusu kararda, Kavala’nın Gezi protestoları ve 2016 darbe girişimi dolayısıyla tutuklanmasına esas alınan delillerin yetersiz olduğu ve kendisine yöneltilen suçlamaların “onu bir insan hakları savunucusu olarak susturmak yönünde örtülü bir amaç taşıdığı” sonucuna varılmıştı.

3 Eylül’de ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa Mahkemesi kararlarının uygulanmasını denetleme görevi kapsamında, Türkiye hükümetine Kavala’nın serbest bırakılmasını sağlama talimatı veren bir karar verdi ve “Kavala’nın mevcut tutukluluğunun mahkeme tarafından tespit edilen ihlallerin bir devamı olduğuna dair güçlü bir karine olduğuna” işaret etmişti.

Kategori: Türkiye