EnerjiManşet

Greenpeace: Manisa Köprübaşı’nda ölçümler yüksek, sorumluluk alan yok

0

Manisa’da Köprübaşı bölgesindeki eski uranyum madeninin yaydığı radyoaktif kirlilikle ilgili Greenpeace bağımsız bir radyasyon ölçümü gerçekleştirdi. Şubat ayında gerçekleşen ölçüm, bölgede kısıtlı bir alanda da olsa insan sağlığına zarar verebilecek ölçüde yüksek radyasyon bulunduğunu ortaya koydu. Ölçüm sonunda oluşturulan raporda, yetkililerin uzun zamandır haberdar olduğu radyasyonla ilgili önlem alınmadığı vurgulanıyor.

GP_Manisa_Radiation3

Greenpeace’in radyasyon uzmanlarının bölgede yaptığı incelemeler sonucu hazırlanan rapora göre elde edilen yüksek radyasyon değerlerinin bir kısmının nedeni bölgedeki doğal uranyum varlığı olsa da, en yüksek değerlerin elde edildiği alan bundan 30 yıl önce pilot uranyum madenciliği projesinin gerçekleştiği bölge. Radyasyon değerlerinin bölgedeki ortalamanın 50 katına (4 mikrosievert/saat ila 6,5 mikrosievert/saat arasında) ulaştığı bu alan, Köprübaşı ilçesi Kasar Köyü’nün 500 metre ilerisinde, hemen yol kenarında bulunuyor. Raporda, bu alanda gerekli temizliğin yapılmadığının ve yerel halkın uyarılmadığının, etrafta herhangi bir uyarı levhasının bulunmadığının altı çiziliyor.

“Uranyum madeni nükleer endüstrinin kirli sırlarından biri “

Greenpeace Radyasyon Uzmanı Jan Beránek, “Uranyum madeninin çıkarılması ve işlenmesi nükleer endüstrinin kirli, küçük sırlarından biri, nükleer enerjiyi destekleyenler ve “temiz enerji” olarak adlandıranların göz ardı ettiği bir durum” dedi.

“Radyasyon güvenliği konusunda kim ne yapacağını bilmiyor”

Greenpeace Akdeniz Kampanyalar Yöneticisi Hilal Atıcı ise “Bölgede yer altı su kaynaklarında uranyum varlığına işaret eden bilimsel raporlar bulunuyor. Ancak bugüne dek bu konuda hiçbir önlem alınmadı. Bu durum bir kez daha gösteriyor ki, Türkiye’de radyasyon güvenliği konusunda yasal düzenlemelerde büyük açıklar var. Acil durumlarda kimin ne yapacağı bilinmiyor. Durum bu iken, Çevre Bakanlığı, nükleer santral için sicili hiç de temiz olmayan Rosatom’un sunduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna onay vermeye hazırlanıyor. Nükleer santralde gerçekleşebilecek olası bir acil durumda kimin ne sorumluluk alacağı belli olmadığı için, insanlar geri dönüşü olmayacak şekilde yüksek miktarda radyasyona maruz kalabilir” dedi.

Rapora göre alınması gereken önlemler şunlar:

Radyasyonlu alan temizlenmeli

· İnsan faaliyeti sonucu ortaya çıkan radyasyonlu alanlar temizlenmeli. Bu yapılana kadar da bu noktalardan geçen kişilerin radyasyona gereksiz maruz kalma durumunu engellemek için uyarı levhaları konulmalı.

Halk zararlar konusunda bilgilendirilmeli

· Yerel halk, yüksek dozlu uranyum içeren su kaynaklarını uzun süreli kullanmalarının zararları hakkında bilgilendirilmeli. Durum düzenli olarak izlenmeli ve gerek duyulursa temiz su kaynaklarına erişim sağlanmalıdır.

Radyoaktif atığın nerde olduğu açıklanmalı

· Kasar yakınında çıkarılmış uranyumun Köprübaşı yakınında bir tesiste sarı pasta adı verilen uranyum konsantrasyonunu oluşturmak için kullanıldığı MTA tarafından rapor edilmiş, fakat bu işlem sonucunda ortaya çıkan radyoaktif atığın nerede depolandığı hakkında bilgi verilmemiştir. Bu türden atıklar, yeraltı veya yerüstü suların kirlenmesine neden olabilir ve/veya radon gazının havaya karışması söz konusu olabilir. Bu yerin açıklanması ve bağımsız ölçümlerin yapılmasına izin verilmesi gerekmektedir.

(Yeşil Gazete)

Kategori: Enerji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.