Ekolojiİklim KriziManşet

Eşit, özgür ve yeşil bir dünya için Yeşil Yaşam İnisiyatifi kuruldu

yeşil yaşam inisiyatifi

Doğayla barışık bir toplum arayışıyla yola çıkan doğaseverler, “Eşit, özgür ve yeşil bir dünya için kol kola” sloganıyla Yeşil Yaşam İnisiyatifi çatısı altında bir araya geldi. İnisiyatif kısa bir süre önce deklarasyonlarını da açıkladı.

Biz de Yeşil Gazete olarak, Yeşil Yaşam İnisiyatifi’nden Bilgesu Yılmaz ve Sinan Tutal ile inisiyatifin nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu, hangi alanlarda faaliyet göstereceğini ve nasıl bir örgütlenme modeli izlediklerini konuştuk.

‘Hiyerarşinin olmadığı alana ihtiyacımız var’

Elif: Bu inisiyatif altında bir araya gelmeye nasıl karar verdiniz? Nasıl bir ihtiyaçtan yola çıktınız?

Bilgesu: Bizler, kimimiz farklı örgütlerden, kimimiz daha önce herhangi bir örgütün içinde yer almamış kişilerin bireysel katılımıyla bir araya gelmiş bir topluluğuz.

Yeşil Yaşam İnisiyatifi altında bir araya gelme sebebimiz hem ilgili alanlarda mücadelenin bir parçası olma isteğimizden hem de bunu özgürce, kendi istediğimiz biçimde, hiyerarşinin ve kısıtlamaların olmadığı özgür bir alanda yapmak ihtiyacımızdan kaynaklanıyor. Çünkü böyle bir alan bulunamadığında ne yazık ki mücadelenin aktif bir öznesi olmak giderek zorlaşıyor.

Yeşil Yaşam İnisiyatifi’nden Bilgesu Yılmaz

‘Sömürünün olmadığı bir dünya hayalimiz var’

Sinan: Özellikle pandemi döneminde yaşadığımız sorunlar ve bu süreçte iktidar bloğu tarafından doğaya, ekolojik alana yönelik saldırılar bizleri derinden sarstı.

Doğanın piyasa koşullarına teslim edilmesine, vahşi rekabete ve ne olursa olsun kalkınalım /büyüyelim anlayışına teslim olmadan da doğayla barışık yaşanabileceğini söylüyoruz. Sömürünün, savaşların ve baskının olmadığı bir dünya hayalimiz var.

Yıllardır mücadele ettiğimiz ve eleştirdiğimiz tekçi yapılara da benzemek istemiyoruz. Kendi mücadele yöntemlerimizde de kendi iç işleyişimizde de çoğulcu, demokratik, özgürlükçü, farklı görüşleri zenginlik olarak görmek, olmazsa olmazlarımızdan. İşte bu kaygıları hisseden insanlar olarak yukarda saydığımız ihtiyaçları karşılamak için bir araya gelmeye karar verdik.

‘Benzer kaygıdaki bireylerden oluşuyoruz’

Yeşil Yaşam İnisiyatifi’nin nasıl bir yapısı var? Kişilerin bir araya gelmesinden mi oluşuyor örgütlerin birlikteliğinden mi oluşuyor?

Sinan: Yeşil Yaşam İnisiyatifi’nin demokratik ve şeffaf bir yapısı var. Her ne kadar içimizde değişik örgütlerde olan insanlar olsa bile, bu inisiyatif örgütlerin değil benzer kaygıları taşıyan bireylerin bir araya gelmesinden oluşuyor.

Örneğin bu röportaja bu seferlik inisiyatif adına bizler yanıt veriyoruz ama Yeşil Yaşam İnisiyatifi’nin seçilmiş sözcüleri yok. İnisiyatifin her bir üyesi yeşil Yaşam İnisiyatifinin sözcüsüdür. Biz şimdilik geçici bir süre kolaylaştırıcılık yapıyoruz.

Yeşil Yaşam İnisiyatifinden Sinan Tutal

‘İklim ve ekolojik krizler temel odağımız’

Hangi konu ve alanlarda faaliyet göstermeyi planlıyorsunuz?

Bilgesu: Ekolojik yıkım ve iklim krizi mücadelemizin temel odağını oluşturuyor. Ve tabii ki ‘ekoloji’ başlığı altında yer alan biyoçeşitlilik kaybı, hayvan özgürlüğü gibi maddeler de buna dahil.

Bugün ülkenin ve dünyanın pek çok yanında vahşice doğal alanlarımızın katledilmesine, kâr hırsı uğruna ekolojik tahribatlara, geleceğimizin ve bugünümüzün -artık krizin etkilerini gelecekte yaşanacak bir felaket olarak tahayyül edemiyoruz- çalındığına şahit oluyoruz.

Bu şahitliğimize yerel direnişler eşlik ediyor elbette… Bütün bunlara karşı durmak, dayanışmayı birlikte örmek ve yerelden genele çalışma yürütmek hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Aynı zamanda, demokrasi, hak ve özgürlükler, toplumsal cinsiyet eşitliği, LGBTİ+ hakları, emek mücadelesi gibi ekoloji mücadelesinden ayrı düşünemediğimiz alanlarda savunuculuk faaliyeti göstermek ilkelerimizden.

‘Doğa ve insana dair her şey’

Sinan: Her ne kadar özelde iklim krizine, genelde ekolojik yıkıma karşı mücadele temel önceliğimiz olsa da memlekette yaşanan demokrasi dışı uygulamalar, adaletsizlikler, eşitsizlikler ve insan hakları ihlalleri ve işçilerin sorunlarını çalışmamızın ayrılmaz bir parçası görüyoruz.

Doğaya ve insana dair hiçbir şey yabancımız değil. Kim bir haksızlığa uğruyorsa- kadınlar, LGBTİ+ bireyler, emeği ile geçinenler, gençler, hayvanlar- ilgi alanımızda ve olmaya da devam edecek. Zaten bu nedenle Türkiye’nin çok değişik bölgelerinden insanlarla temas kurmamız mümkün oluyor ve bu her geçen gün daha da artıyor.

Nasıl bir örgütlenme modeli benimsiyorsunuz?

Bilgesu: Katılımcılık, çoğulculuk ve doğrudan demokrasiyi kendi içimizde de uygulamaya özen gösteren herhangi bir hiyerarşi kurmadan (yaş, deneyim, statü, cinsiyet vb.) yatay örgütlenme modelini işleten bir yapıda olduğumuzu ifade edebilirim.

Bunun en doğru tanımı ‘nasıl bir yaşam hayal ediyorsak, kendi içimizde de bunu yaşatma çabası’ olacaktır.

Sinan: Merkeziyetçiliği değil yerel yaratıcılığı önceleyen, hiyerarşiyi değil yatay demokratik ilişkilere dayanan bir örgütlenme ve çalışma tarzımız var. Tabanın söz ve karar sahibi olmasına dikkat eden bir yerden, genel olarak konu bazlı çalışma grupları kurup faaliyetleri onun üstünden geliştiriyoruz.

‘Önce kendi içimizde yaşatıyoruz’

“Eşit, özgür ve yeşil bir dünya için kol kola” sloganıyla yola çıktığınızı görüyorum. Bu savunuyu hangi yollarla yapmayı planlıyorsunuz?

Bilgesu: Öncelikle bu sloganı kendi içimizde yaşatmak bizim en temel ilkelerimizden. Kendi adıma, bunu gözetmeyen herhangi bir örgütün başarılı olacağına inanmıyorum.

Eşit, özgür, yeşil bir dünya diyoruz. Bunu kendi örgütlenme biçimimizde ortaya koyarak savunumuzun samimiyetini güçlendirdiğimize inanıyorum.

Bu krizde toplumun her kesimi ile birlikteyiz, başlıca en kırılgan kesimler olmakla birlikte bundan kaçışımız olmadığı gerçeği ile yüz yüzeyiz. Üstelik endüstriyalizmin egemenliği altında krize hiçbir katkısı olmayan doğal varlıklar ve hayvanlar/böcekler hatta bakterilerin dahi sorumluluğunu taşıyoruz.

Dolayısıyla dayanışmayı hep birlikte, yerel inisiyatifleri gözeterek aynı zamanda küresel ölçekte birliktelik sağlayarak örmemiz gerektiğine inanıyorum.

‘Ortak aklı birlikte büyütmek istiyoruz’

Sinan: Biz öne çıkarıp, talep ettiğimiz bazı kavramları ilk önce kendi yapımızda kurmak ve işletmek hedefiyle hareket ediyoruz. Söylediklerimizin doğruluğundan öte, samimiyetimiz ve örnek yaratmak istememizin sahiciliğinin daha önemli olduğunu düşünüyor ve öyle hareket etmeye çalışıyoruz.

Bizim sürecimiz bitmiş, tamamlanmış bir süreç değil. Daha yeni yola çıkıyoruz ve bizim gibi düşünen insanlarla, yapılarla buluşmak ve ortak aklı birlikte büyütmek istiyoruz.

Size katılmak isteyen kişiler nasıl dahil olabilir? Hangi yolla size ulaşabilir? Kimlerin katılımına açıksınız?

Bilgesu: Twitter, Instagram, ve Facebook‘taki sosyal medya hesaplarımızdan bize kolayca ulaşabilir ve bizlerle bağ kurabilirsiniz.

Kendini Yeşil Yaşam İnisiyatifi’nin çalışmalarına ve savunusuna yakın gören, bu alanda çalışma yürütmek, birlikte mücadele etmek, kendini ifade etmek isteyen herkesin koşul gözetmeksizin katılımına açığız.

Yeşil Yaşam İnisiyatifi ilkeleri

Yeşil Yaşam İnisiyatifi tarafından yayınlanan deklarasyonda inisiyatifin benimsediği ilkeler şu maddeler üzerinden açıklanıyor:

  • Şiddet karşıtıyız: Her türlü ayrımcılığa, ırkçılığa ve militarizme karşıyız.
  • Ekoloji, birinci önceliğimizdir: Özelde iklim krizine, genelde ekolojik yıkıma karşı mücadeleyi temel hedef kabul ediyoruz. Ekolojik yıkıma karşı mücadeleyi, demokrasi mücadelesiyle ayrılmaz bir bütün olarak görüyoruz.
  • Farklı bir yaşamın mümkün olduğunu biliyoruz: Ne olursa olsun büyüme/kalkınma anlayışına karşıyız. Tüketim toplumunun alışkanlıklarına ve endüstriyalizme karşı mücadele ediyoruz.
  • Radikal demokrasiyi savunuyoruz: Çoğulculuğu ve katılımcılığı savunuyor; tüm dışlananların, yok sayılanların ve ötekileştirilenlerin sesi olmaya çalışıyoruz.
  • Eşit bir yeryüzü istiyoruz: Sürdürülebilir bir yaşam için nükleersiz, fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji yöntemlerinin tercih edildiği ekolojik politikaları, adaleti, demokrasiyi savunuyoruz.
  • Yeşil politikaları savunuyoruz: İnsanı doğanın efendisi, doğal varlıkları kaynak kabul eden politikaları reddediyoruz. Bizler tüm türleri eşit olarak tanıyan ve toplumsal cinsiyet eşitliğini garanti eden bir sürdürülebilir yaşam düzeni kurmak istiyoruz.
  • Dayanışma, mücadelemizin en önde gelen unsurudur: Ülke çapında ve uluslarası çapta benzer kaygıları taşıyan ve yukarıdaki ilkeleri savunan kesim, grup, platform ve bireylerle buluşmayı kendimize hedef koyuyoruz.

Kategori: Ekoloji