İklim KriziManşet

‘Dünyanın üçte ikisi iklim değişikliği konusunda en az koronavirüs kadar endişeli’

Koronavirüs salgını sadece devletlerin ve vatandaşları değil, araştırma şirketlerinin de gündeminde. Yapılan çeşitli çalışmalar ve anketler aracılığıyla şirketler de salgın boyunca vatandaşın davranışlarındaki değişiklikleri anlamaya çalışıyor. Covid-19 salgını sonrası Türkiye’nin fotoğrafını çekmeye çalışan Ipsos Araştırma Türkiye‘nin CEO’su Sidar Gedik, T24’den Metin Kaan Kurtuluş‘a verdiği yanıtlarda, yaptıkları anketlerle ilgili verileri değerlendirdi. 

Türkiye’de toplumun tamamına yakınının ekonomik açıdan risk gördüğünü söyleyen Gedik ” Salgından sonra küçük şehirlerin popülaritesi artacak, merkezi semt tanımı değişecek” dedi.

En büyük beklenti devletten

Dünyanın ve Türkiye’nin iklim değişikliği konusunda, en az koronavirüs kadar endişeli olduğunu da kaydeden Gedik’in konuyla ilgili soruya yanıtı şöyle: 

Ipsos, uluslararası bir araştırma şirketi, birçok farklı konularda araştırmalarınız bulunuyor. Ipsos’un yeni yayımladığı bir açıklamaya göre dünyanın üçte ikisi iklim değişikliği konusunda en az koronavirüs kadar endişeli. Türk basınında da sıkça sokağa çıkan insan sayısının azalmasının ardından çevre kirliliği seviyesinin düştüğüyle ilgili haberler görüyoruz. Sizin bununla ilgili çalışmalarınız var mı? Türkiye’de iklim değişikliğine yaklaşım nasıl?

Evet iklim değişikliği konusunda çeşitli global ve yerel araştırmalar yapıyoruz. Bahsetmiş olduğunuz bulgu 16-19 Nisan tarihlerinde 14 ülkeyi kapsayan bir araştırmamızdan… burada Türkiye verisi bulunmuyor fakat 21 Şubat – 6 Mart tarihlerinde yaptığımız ve Türkiye dahil 29 ülkeyi kapsayan başka bir global araştırmamız var ki burada da iklim değişikliği konusunda kamuoyunun hassas tutumunu görebilmek mümkün. Bu araştırmamızda sıralanan iklim değişikliği/küresel ısınma, hava kirliliği, ormanların yok edilmesi, su kirliliği, doğal kaynakların tükenmesi vb çevre sorunları sıralandığında global ortalamada iklim değişikliği yüzde 37 ile en önemli sorun olarak belirtiliyor. Geçtiğimiz yılki sonuçlara göre bu konuda 7 puanlık bir artış var. Bu araştırmamıza Türkiye’den katılan bireylerin gördüğü en önemli ilk 3 çevre sorunu ise ormanların yok edilmesi (yüzde 37), Doğal kaynakların tükenmesi (yüzde 36) ve iklim değişikliği/küresel ısınma (yüzde 32) olarak sıralanıyor. 

Türkiye’yi Anlama Kılavuzu adını verdiğimiz ve yaklaşık 16 bin bireyin katılımıyla 2004 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz geniş kapsamlı bir yaşam tarzları ve tutumlar araştırmamız var. Bu araştırmamızda Türkiye’deki en güçlü tutumları da belirliyoruz. Burada da en öne çıkan tutum Çevreye Duyarlılık… Araştırmanın son döneminde her 10 kişiden 8’i Çevreye Duyarlı olduğunu belirtiyordu. 

Genel olarak tutumsal açıdan hem global hem de yerel kamuoyunun çevre konusunda hassas olduğunu söyleyebiliriz fakat davranışlarımızı değerlendirdiğimizde benzer yüksek sonuçları göremiyoruz. 

Global araştırmamızda iklim değişikliği konusunda çeşitli bireysel aksiyonları alma konusunda istekli olup olmadıkları da bireylere soruluyor. Fazla paketli gıda almaktan imtina etmek, çöpleri geri dönüşüm için ayrıştırmak, ihtiyaç dışında ürün almamak vb aksiyonları alma konusunda bireyler 4 yıl önce belirttikleri düzeyde, hatta bazı aksiyonlarda 4 yıl önceye göre daha az istekliler. Bu da bize davranış değiştirme konusunda bir ilerleme kaydedilmediğini gösteriyor. 

Öte yandan iklim değişikliği konusunda devletten beklentiler büyük.  Global kamuoyunun yüzde 68’i eğer hükümetleri iklim değişikliği ile mücadele için aksiyon almazsa onları hayal kırıklığına uğratacağını düşünüyor. yüzde 57’si ise iklim değişikliği konusundaki politikaları ciddi bir aksiyona götürmeyen siyasi partiye oyunu vermeyebileceğini belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin yüzde 47’si de bu konuda hem fikir.

Kategori: İklim Krizi