Doğa MücadelesiEkolojiManşet

Danıştay’dan 606 maden ihalesi için iptal kararı: İlan değil, öğrenme tarihinden itibaren dava açılır

606 maden ihalesinin ilanının iptali davasında Danıştay 13. Dairesi, Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin ret kararını bozdu. Karar,  ihale ve ihalenin ilanının iptali davalarında dava açma süresinin ilan tarihinden değil, öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı yönünde davacılar lehine içtihat oluşturdu.

Ezebağı Köyü Doğa ve Çevre Koruma Derneği, Çerkezfındıcak Köyü Doğa ve Çevre Koruma Derneği, Çan Çevre Derneği, Ordu Çevre Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Erbaa Çevre ve Kültür Derneği, Yeşil Artvin Derneği, Kozlu Köyü Tüzel Kişiliği, İskenderun Çevre Koruma Derneği, Adana Tabib Odası, Antakya Çevre Koruma Derneği, Egeçep Derneği, Çevre ve Tüketiciyi Koruma Derneği,  Türk Tabipler Birliği Çanakkale Tabip Odası Başkanlığı, Ziraat Mühendisleri Odası  ve Ayvalık Tabiat Derneği ile vatandaşların açtığı davada, “zaman aşımı nedeniyle davayı reddeden İdare Mahkemesi’nin kararı, son tarihin tatil günü olması nedeniyle  kabul edilmedi.

Danıştay’ın kararla ilgili hukuki değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:

“Anayasa’nın 125. ve 2577 sayılı Kanun’un 7. maddelerinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle dava açma süresinin başlamasında, “yazılı bildirim”in esas alınması öngörülmüş olup hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.

Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekte ise de, idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerekmektedir. ”

Av. Atal, MAPEG ülkeyi madencilerin talanına açıyor

Davanın savunmanlığını üstlenen Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri gönüllü avukatı Av. İsmail Hakkı Atal, ihaleyi açan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) ‘milli güvenliği” tehdit edecek, Türkiye topraklarının tamamını zehirleyecek, akıl ve bilimden uzak ihale ve ruhsatlarla ülkeyi madencilerin talanına açtığını söyledi.

MAPEG, OGM, EPDK gibi kurumlara açtıkları çevre, ekoloji, yaşam hakkına ilişkin davalarda Ankara İdari mahkemelerinin her seferinde ret kararı verdiğini hatırlatan Atal, Danıştay kararının önemine dikkat çekti.

Atal şunları söyledi:

“Hesapsız, plansız, cahilce yönetilen MAPEG’in neredeyse yoldan geçene ruhsat verdiği madenler yüzünden Türkiye’de kanser patlamıştır. Sağlık Bakanlığı’nın 2002-2016 verilerine göre, erkeklerde prostat kanseri üç kat, lenf kanseri beş kat, troid kanseri 12 kat, akciğer kanseri 1.5 kat arttı. Kadınlarda ise aynı yıllarda meme kanseri 1.5 kat, tiroid kanseri 6.5 kat, akciğer kanseri iki kat artı.

Yakın zamanda bu hesapsızlık ve öngörüsüzlüğün sonucu Giresun Şebinkarahisar ve Ayvalık’ta maden atık havuzları çöktü. Türk halkını zehirleyerek öldüren, denetlenmeyen özel teşebbüs madenciliği yasaklanmalı, madencilik ticari kazanç amacıyla değil, halkın zaruri ihtiyaçları için devlet tekelinde yapılmalıdır.

İklim krizi, hastalıklar, orman yangınları, gıda ve su krizi çağında ekolojik dengeyi korumak, devletin ülkesiyle bölünmez bütünlüğünü sağlamanın ön koşuludur. Bu perspektiften MAPEG’in cahilce idaresi altında şirketlerin yaptığı vahşi madencilik, açık bir milli güvenlik sorunudur.”