Dünyaİklim KriziManşet

Bonn’dan AB için ‘ikiyüzlülük’ çıktı: Hem yoksul ülkelere yardım yok hem de fosil yakıt avında

0

Birleşmiş Milletler (BM) iklim görüşmeleri ‘ikiyüzlülük’ yorumlarıyla sonuçlandı. Avrupa hükümetleri, gelişmekte olan ülkelere iklim kriziyle mücadele etmeleri konusunda yardımcı olmamalarına ek olarak bir de fosil yakıt rezervlerinden yararlanmaya çalışmakla suçlandı.

7-18 Kasım‘da  ayında Mısır‘da yapılacak BM İklim Zirvesi (COP27) için ön hazırlıkların yapıldığı Bonn İklim Değişikliği Konferansı dün sonlandı.

Patricia Espinosa

Guardian‘dan Fiona Harvey‘in aktardığına göre; yaklaşık bir hafta süren konferans kapsamında önceki toplantılardan ertelenen bir dizi madde ve COP 27’deki başarının belirlenmesinde kilit rol oynayacak birkaç üst düzey, tartışmalı konu yer aldı: İklim krizine uyum, gelişmekte olan ülkelere – özellikle finansman konusunda- yardım, kayıp ve zararların belirlenmesi.

BM iklim müzakerelerinin son turu dün Almanya’nın Bonn kentinde çıkmaza girdi.

Çok az ülke, Kasım’da İskoçya Glasgow‘da gerçekleşen COP26 zirvesinde vaat ettikleri daha sert emisyon kesintileri planlarını hazırlıyorlar. Ayrıca yoksul ülkelerin iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaları için finansman ve yardımlar da hala yetersiz. 

Ülkelerin Ukrayna’daki savaşa ve artan enerji fiyatlarına verecekleri tepkilerin, dünyanın 1.5C eşliğinde kalıp kalamayacağı konusunda belirleyici olacak. Bu noktada ülkelerin verebileceği kararlar arasında yenilenebilir enerji ve verimliliğini artırmak ile yeni fosil yakıt kaynakları aramak gibi seçenekler sayılabilir. 

Almanya da dahil olmak üzere bazı Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri, Avrupa’nın şu anda Rusya’dan satın aldığı büyük miktarlardaki gaza bağımlı olmamak için fosil yakıt ithalatını genişletmeyi planlıyor.

İkiyüzlü yorumu: Yoksul ülkelere destek yok ama yeni fosil yakıt avında

Ancak Climate Action Network International‘ın iklim etkileri danışmanı Harjeet Singh, Almanya ve diğer ülkelerin gelişmekte olan ülkelere desteği reddederken yurtdışında yeni fosil yakıtlar tedarik etmesinin ikiyüzlülük olduğunu söylüyor.

Corporate Accountability’de iklim araştırması ve politikası direktörü olan Rachel Rose Jackson, bunun BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi‘nin (UNFCCC) imzalanmasının 30. yıldönümü olduğuna dikkat çekti ve ekledi:

“Otuz yıl sonra, küresel kuzey ülkeleri hala tehlikeli bir şekilde fosil yakıtlara bağımlı. ‘1.5’i canlı tutmak’ konusunda ahkam keserken, kendi fosil yakıt kullanımlarını azaltmak için devasa bir ölçekte başarısız oluyorlar.”

Bir iklim liderinden beklentiler

İklim Eylem Ağı Avrupa direktörü Chiara Martinelli ise “Avrupa ülkeleri, Rusya’dan gelen petrol ve gazı gelişmekte olan ülkelerden gelenlerle değiştirmek ve onları daha fazla fosil yakıtlara mecbur bırakmak yerine, iklim ve enerji hedeflerini acilen kitlesel olarak geliştirmesi gerekiyor. Bir iklim liderinin yapması gereken bu” şeklinde konuştu. 

Bonn’daki gelişmekte olan ülkeler, zengin ülkelerin iklim krizinin uyum sağlanamayacak kadar şiddetli etkileri olan “kayıp ve hasar” konusunda taahhüt sunma konusunda işi yavaştan aldıklarına dair endişelerini dile getirdiler.  

G7’den finansman beklentisi

E3G düşünce kuruluşundan Alden Meyer, G7’nin bu ay Almanya’da bir araya geldiğinde yoksul ülkelerin iklim krizinin etkileriyle mücadele etmesine yardımcı olacak fon planlarıyla öne çıkması gerektiğini söyledi:

“G7 liderleri, gelişmekte olan ülkelerin kayıp ve zarar için finansmanı keskin bir şekilde artırma çağrısına yanıt vermeli.”

BM, Bonn konferansında önemli teknik çalışmaların yapıldığını bildirdi. 1.5C hedefine yönelik küresel ilerlemeyi gözden geçirmenin bir yolu olarak 2015 Paris Anlaşması‘nda öngörülen “küresel stok sayımı” konusunda ilk adımlar atıldı.

‘Hükümetlerin tek başına iklim krizini çözemeyeceğini biliyoruz’

Konferansın açılış konuşmasında “Hükümetlerin tek başına iklim krizini çözemeyeceğini biliyoruz” diyen UNFCCC Sekretaryası İcra Direktörü Patricia Espinosa, Paris Anlaşması’nın kabulünün ardından gelen parıltı azaldıkça ve uygulama gerekliliği ortaya çıktıkça, zor soruların hızlı bir şekilde yanıtlanması gerektiğini bildirerek şunları söylemişti:

İklim değişikliğinin katlanarak ilerlediğini anlamak zorundayız; artık sadece kademeli ilerlemeyi göze alamayız. Bu müzakereleri daha hızlı ilerletmeliyiz. Glasgow‘dan sonra, tam uygulama yönergeleri artık yürürlükte ve ülkeler iklim eylemini uygulamak ve hızlandırmak için ihtiyaç duydukları her şeye sahipler. Bu başarıya ulaşmaya yardımcı olmak için burada ele alınması gereken ana konulara aşinayız: azaltma, uyum & kayıp ve hasar ve finansman ve uygulama araçları.”

Dengeli bir anlaşmaya ulaşmak için bu alanların her birinde acilen siyasi düzeyde müdahalelere ve kararlara ihtiyaç olduğunu söyleyen Espinosa, şöyle demişti:

“Bunu yapmak, dünyaya doğru yönde ilerlediğimize dair net bir mesaj gönderecektir. Çünkü dünyanın Şarm El-Şeyh’te tek bir sorusu olacak: Glasgow’dan bu yana ne gibi ilerleme kaydettiniz?”

Mısır’daki COP27 öncelikle uygulamaya odaklanacak ve ulusların mevzuat, politikalar ve programlar aracılığıyla ve tüm yetki alanları ve sektörlerde Paris Anlaşması’nı kendi ülkelerinde uygulamaya nasıl başlayacaklarını göstermeleri bekleniyor.

Kategori: Dünya

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.