Kültür-SanatManşet

BM Köle Anıtı Mimarı’ndan “Geri Dönüş Gemisi”

0
“Trinity Figure (Kutsal Üçlü) ” BM Foto/Devra Berkowitz

Birleşmiş Milletler sitesinde yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Özge Geyik‘in çevirisiyle sunuyoruz.

***

Altı yıldır süren çabalardan sonra, köle ticareti kurbanları adına yapılan anıtın nihayet açılmasıyla bu seneki Uluslararası Kölelik ve Transatlantik Köle Ticareti Kurbanlarını Anma günü etkinlikleri ayrıca önem taşıyor.

Kölelik ve Transatlantik Köle Ticareti Kurbanları Kalıcı Anıtı mimar ve tasarımcısı Rodney Leon. UN Foto/Devra Berkowitz

Kölelik ve Transatlantik Köle Ticareti Kurbanları Kalıcı Anıtı mimar ve tasarımcısı Rodney Leon. UN Foto/Devra Berkowitz

2013 senesinde 83 ülkeden 310 katılımcının yer aldığı uluslararası yarışmayı kazanan Haiti kökenli Amerikalı mimar Rodney Leon tarafından tasarlanan “Geri Dönüş Gemisi” anıtı, sayısı 15 milyonu bulduğu tahmin edilen zorunlu göç kurbanı kadın,erkek ve çocuklara adandı.

“Tarihin böylesi önemli bir gününü unutmamak için yapılan bir projede yer almaktan gurur duyuyorum.” diye belirtiyor Leon bir röportajında. “Her yıl yapılan anma töreni için somut bir sembolümüz ve bir araya gelebileceğimiz bir yerimiz olmasının bizi daha ileriye taşıyacağına inanıyorum ve bundan gurur duyuyorum.”

Leon daha önce de aşağı Manhattan’daki 1690 ile 1794 yılları arasında yaklaşık bir asır boyunca 15.000 Afrika kökenli insanın gömüldüğü noktaya inşaa edilen Afrika Ulusal Anıt Mezarı’nın tasarımını yapmıştı. Bu nedenle Leon ayrıca kölelik ve Amerika kıtasındaki Afrika’lı deneyimlerinden yola çıkarak sanat üretimine de aşina.

Leon kendi geçmişinin bu tasarım yarışmasına katılmada etkili olduğunu belirtiyor. Haiti-Amerikalı bir birey olarak Haiti’nin bağımsızlığıyla ve Haiti halkının Batı hegemonyasındaki yarıkürede bağımsızlık için mücadele veren ilk Afrika ülkesi olmak için verdiği mücadeleyle bir bağ hissettiğini de ekliyor.

“Ailemiz bize her zaman tarih ve kültürümüzü tanıttı. Bunun Haitili ve Afrikalı olmaktan gurur duymamda önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. Böyle bir mirasa ve fırsata sahip olmanın beni bu alanda çalışmaya yönelttiğine inanıyorum. “ diyor Leon.

Kölelik mirası anıtından yakın çekim bir kare. BM Foto/Devra Berkowitz

Kölelik mirası anıtından yakın çekim bir kare. BM Foto/Devra Berkowitz

Leon yarışmayı kazandıktan sonra mimar, mühendis, heykeltraş, çelik işçileri, ışık tasarımcıları ve peyzaj mimarlarından oluşan geniş çaplı bir ekip oluşturdu.

“Oldukça uluslararası bir proje ve süreç olması çok iyi hissettirdi.” diyerek Karayipler, Afrika ve Avrupa’dan pek çok farklı insanın projede yer aldığını da ekledi. “Bence bu çeşitlilik, bu noktaya nereden ve nasıl geldiğimizi ve bunun, yaraları sarma sürecinde nasıl rol oynayabileceğini gösteriyor.”

Kölelerin, kölelik karşıtlarının ve pek çok isimsiz kahramanın cesaretini ve aynı zamanda kölelerin ve torunlarının dünya genelinde toplumlara yaptığı katkıları onurlandırmak adına tasarlanan projenin ismi “Geri Dönüş Gemisi” üçgen biçimindeki köle ticareti rotasından ve Senegal’deki Goree Adası’nda bulunan köle kalesinden ilham alıyor.

Köleler gemilerle yola çıkmadan önce bu adada tutsak ediliyordu. Kalenin kapısı “dönüşü olmayan kapı” olarak biliniyordu. Leon bu resmin ona çok trajik geldiğini söylüyor.

Leon “Bu köle gemilerinin insanları korkunç koşullar altında yeni dünyaya taşıması fikriyle de ilgileniyorduk. Bu yüzden ruhani bir dönüş alanı ve yaşananları geri alabilmek , karşı-anlatı yaratabilmek adına bir “Geri Dönüş Gemisi” yapmanın iyi bir karşı-eylem olacağını düşündük.” dedi.

Amaç yalnızca belgelemek ve hatırlamak değil, aynı zamanda ileriye bakıp bu şekilde adımlar atarak insanların hem bu trajediyi deneyimlemesini hem de aynı zamanda iletişim kurarak yaralarını sarmasını sağlamak.

Anıtın açılışının ardından BM Haber Ajansı Leon rehberliğinde “Geri Dönüş Gemisi”yle kısa bir yolculuğa çıktı. Leon, BM’ye gelen diğer ziyaretçilerden de anıt etrafında yürüyerek onunla iletişime geçmesini, tasarımın amacını anlamaya çalışmasını bekliyor.

Leon, anıt içerisindeki kabartmalı imgelerin onunla daha derin bir etkileşime geçmek için tasarlandığını ve anıtın hem halk için bir nevi ruhani yolculuk yeri hem de BM liderleri için bir yandan küresel sorunlarla uğraşırken bir yandan da geçmişten ders çıkarmalarını sağlayacak bir totem haline gelmesini umduğunu söylüyor.

Anıttaki üçgen biçimli mermer yapılar üçgensel köle ticareti rotalarını temsil ediyor. Dahası, haritaların kendisi de insanların rahatsız edici bu gerçekle yüzleşmeleri için açık bir şekilde duvarlara iliştirilmiş durumda.

“Bu üçgen şekiller Batı Afrika’dan başlayıp Afrika ve Güney Afrika boyunca ilerleyerek Karayipler, Orta Amerika ve oradan Kuzey Amerika’ya uzanan köle rotasını gösteriyor. Bu haritaların amacı trajedinin büyüklüğünü, etkilerini, küresel köle ticaretinin ölçeğini göstermek ve bu durumun dünyayı aslında nasıl şekillendirdiğini anlatmak.” diyor Leon.

Proje boyunca Leon ve ekibini en çok etkileyen bir diğer ayrıntı da köle gemileri çizimlerinde görünen olabildiğince çok insan sığdırabilmek için yük gemilerine benzer bir biçimde yapılan tasarımlar.

Gemi çizimlerini gösteren mermer detayından yakın çekim bir kare. BM Foto/Devra Berkowitz

Gemi çizimlerini gösteren mermer detayından yakın çekim bir kare. BM Foto/Devra Berkowitz

Oturmaları neredeyse imkansız olacak şekilde üç kat boyunca sıkıştırılmış insanları kastederek “Deneyimin görsel olarak tarif edilmesi gereken bir şey olduğunu düşündük.” diyor Leon. “Ortalama bir köle yolculuğunda bu insanların en az %15’inin hayatını kaybettiğini düşünüyorum.

Anıttaki en önemli figürlerden biri “kutsal üçlü” olarak anılan ve Transatlantik köle ticareti boyunca hayatını kaybeden Afrika’nın erkek, kadın ve çocuklarının ruhunu temsil eden çift cinsiyetli heykel.

“Pek çok insan daracık yerlerde acı çekmeye mahkum kaldı. Heykelin çift cinsiyetli olmasının sebebi ise erkek, kadın ve çocuk olmak üzere üç öğeyi de temsil etmesi.”

Bu figürün bacakları, elleri ve yüzü Zimbabwe granitinden yapıldı.

“Heykelin eli gelen insanlara uzanırcasına dışarıda kalıyor ve bu da gözlere dolan yaşı temsil ediyor. Bu gözyaşı akarak projenin üçüncü bileşenini oluşturuyor.”

“Trinity Figure (Kutsal Üçlü) ” BM Foto/Devra Berkowitz

“Trinity Figure (Kutsal Üçlü) ” BM Foto/Devra Berkowitz

Üçüncü bileşen ise “kutsal üçlü”den dökülen göz yaşlarının yarattığı üçgen havuzlar. Leon, anıtın dışında konumlanan bu havuzların geleceğe doğru baktığını ifade ediyor.

“Bu bileşen, modern kölelik koşullarıyla ve bunun mücadele etmemiz gereken bir durum olduğuyla ilgili. Gerçekleri kabullenip gelecek nesillere odaklanarak ve onları eğiterek bu yaşananların bir daha tekrarlanmamasıyla ilgili ve bu yüzden önümüzdeki yolu işaret ediyorlar.”

Leon, bu bileşenin eğitimi temsil ettiği için çok kritik olduğunu söylüyor. Bu yüzden, anıtı ziyaret eden ve onlarla etkileşime geçen bu tarihi öğrenen öğrencileri gördükçe mutlu ve rahatlamış hissettiğini belirtiyor.

“Bunlar en çok keyif aldığım anlar. Açılış gününde burada olmak elbette heyecanlı olacak, fakat burada sürekli devam edecek olan eğitim tatminiyet duygumun da sürekliliğini sağlıyor.”

Haberin İngilizce Orjinali

Yeşil Gazete için çeviren: Özge Geyik

(Yeşil Gazete, United Nations)

Kategori: Kültür-Sanat

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.