İklim KriziManşet

Birleşik Krallık, Brexit sonrası iklim değişikliği hedeflerini rafa mı kaldırıyor?

Climate Change News’de Megan Darby imzası yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Nilüfer Ağaç‘ın çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Avrupa Birliği ile enerji güvenliği konusunda iş birliği ilişkisinde olma önerisi getirilirken, Brüksel’de öncelik olarak belirlenmiş Paris Antlaşması’nın hiç sözü edilmiyor.

Birleşik Krallık Brexit sekreteri David Davis

Salı günü yayınlanan Brexit sonrası Avrupa Birliği ile dış politika ilişkilerini kapsayan tasarıda, Birleşik Krallık hükümetinin iklim değişikliği üzerine herhangi bir teklif maddesi bulunmuyor.

İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılmaya hazırlanırken, tasarıda paylaşılan değerler ve ilgi alanlarına vurgu yaparak, savunma ve güvenlik konularında, özellikle de enerji güvenliğinde, iş birliğinin devam ettirme çağrısında bulunuyor. Fakat AB’nin dış politika önceliklerinde yer alan iklim değişikliğine değinmiyor.

Belge, Birleşik Krallık’ın taahhüt ettiği uluslararası antlaşmalardan biri olarak Paris Antlaşmasını ihmal ediyor. Taahhüt edilen bu uluslararası antlaşmalara , Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri, NATO ve Birleşmiş Milletler tüzükleri gibi Paris Antlaşması tüzüğü de dahildir.

Çevre üzerine çalışan düşünce kuruluşu E3G’nin yöneticisi  Jonathan Gaventa: “İklim değişikliği hakkında hiç bir şey görmediğim için şaşırdım.” dedi. “Dış politika anlamında Paris Antlaşması, Avrupa Birliği için son yıllardaki muhtemelen en önemli çok uluslu antlaşma.”

Çarşamba günü Avrupa Birliği Parlementosu’na hitaben her yıl yaptığı konuşmasında, Avrupa Birliği komisyonu başkanı Jean Claude Juncker, ‘ABD’deki hırslarının çöküşüne’  ve Avrupa Birliği’nin kendini bu boşluğu doldurmaya adamasına değindi.  ‘’Yelkenlerimizdeki rüzgarı yakalayalım ‘’ dedi.

BMi iklim görüşmelerinde, İngiltere önceden Avrupa Birliği takımının bir parçası olarak görüşmelere katılıyordu. Kilit toplantılar çerçevesinde, dış politika diplomatları dünya genelindeki hükümetler arasında politik ortak bir anlaşma tesis etmek konusunda çalışıyordu. Örneğin, eski özel temsilci David King temiz enerji için araştırma fonlarının ikiye katlanması konusunda söz veren 20 hükümetin taahhütlerini kapsayan Misyon Yeniliği projesini savunuyordu.

Yayın sırasında, Avrupa Birliği’nden çıkış departmanı açıklama talebine cevap vermemişti.

Belge üzerinde sorumluluğu bulunan Brexit sekreteri David Davis, dış ilişkiler sekreteri Boris Johnson ve savunma sekreteri Michael Fallon’ın küresel ısınmanın insan eli ile ortaya çıktığına dair varılan bilimsel fikir birliğine önceden beri kuşkulu yaklaşıyorlardı.

Bu muhalif görüşler, Avrupa Birliği dış ilişkiler politika öncelikleri ve kendi hükümetlerinin resmi duruşlarına aykırı durumda.

2013 yılında Daily Mail’de yayınlanan makalede, Davis’e göre iklim bilim insanlarının da %97 sinin hem fikir olduğu nokta “basitçe bir yığılma değil”. 2014’de Fallon,  “Düşünülmeyen iklim değişikliği hayranlığı İngiltere endüstrisini zarara uğrattı ve tüketici fiyatlarını arttırdı.” dedi.

Johnson, Piers Corbyn’ın ısrarla üzerinde durduğu güneş lekesi teorisine, Telegraph gazetesindeki köşesinde birden fazla kez atıfta bulundu. Gerçi bir bakan olarak da ABD Başkanı Donald Trump’ı Paris Antlaşmasında kalmak konusunda lobi faaliyetleri yürüttüğünü iddia etmekte.

Johnson’ın emrinde, dış ilişkiler ofisi iklim değişimi üzerine çalışan personel sayısını azaltmaya devam etti.  Bilgi edinme özgürlüğü kanunlarına dayanarak elde edilen verilere göre, çalışan sayısı 2011 den bu yana %60 düştü.

Avrupa Birliği dış ilişkiler şefi Federica Mogherini’nin 28 devlet bloğunun küresel stratejisinin yakın tarihli güncellemesinde belirttiği üzere “Birleşmiş Milletler sisteminin önemli rolü, kalkınma iş birliğinin önemi ya da iklim değişikliği gerçeği sorgulandığı anda, Küresel Strateji Avrupa Birliği’nin iş birlikçi dünya düzenindeki stratejik menfaatinin hatırlatıcısı olacaktır…”  

“İklim değişikliği, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri veya barışı koruma operasyonları ile ilgili Paris Anlaşması’na desteğimiz, dünya genelindeki ortaklarımıza bir referans noktası resmeder.”

Bu esnada,  Birleşik Krallık ticaret, enerji ve endüstri departmanı kaynaklarından edinilen bilgiye göre , iş , enerji ve endüstriyel strateji için uzun zamandır beklenen yeşil büyüme stratejisi haftaya yayımlanacak. Gelecek 10 yılda Britanya’nın emisyon azatlım hedeflerine ulaşmada politikalarını belirleyecek.

Bu arada, Birleşik Krallık iş, enerji ve sanayi stratejileri departmanının kaynakları önümüzdeki hafta uzun zamandır beklenen yeşil büyüme stratejisini yayınlayacaklarını açıkladı. Bu strateji, önümüzdeki on yılda Birleşik Krallık’ın emisyon azaltma hedeflerini karşılamak için politikalar belirleyecek.

PwC (Pricewaterhouse Coopers) tarafından Salı günü yayınlanan bir rapor, Birleşik Krallık’ın 2016 yılında% 7,7’lik bir GSYİH birimi için karbon emisyonunu düşürdüğünü, bu oranın G20 içinde en çok artış yaşayan oran olduğunu gösterdi.

İklim Değişikliği ve Sanayi Bakanı Claire Perry bir açıklamasında “Bu rapor, Birleşik Krallık’ın iklim değişikliği ile mücadelede dünyaya liderlik ettiğini ve yenilenebilir teknolojilere ve enerji verimliliğine yatırım yaparken kirli kömür gücünü aşamalı olarak azaltmaya yönelik çabalarımızı vurguladığını doğruluyor” dedi.

İngiliz temiz enerji politikası için başka bir başarı, Pazartesi günü geliştiricilerin 2.4GW’lık açık deniz rüzgar kapasitesini, 2020’lerin başında yeni gaz tesislerinin altına düşmesi beklenen rekor derecede düşük bir fiyat olan £ 57.50 / MWh’den (76.33 $) tedarik etmek için teklifte bulunduklarında yaşandı.

Bu eğilimi sürdürmek ve hızlandırmak için uzmanlar, ısınma ve taşınmayı da karbondan arındıracak yeni politikalara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Brexit departmanı iklim değişimini tümüyle göz ardı etmiyor. Geçen haftalarda Birleşik Krallık Met Ofisi (Meteoroloji Ofisi)‘nin Hadley merkezi ile Avrupa Birliği’ndeki  araştırma enstitüleri arasındaki bağlantılara atıfta bulunarak, iklim değişikliğini iş birliği için kilit alan olarak belirten, bilim ve inovasyon üzerine  yeni bir ortaklık belgesi yayınladı.

Birleşik Krallık’ın Mart 2019 itibariyle birlikten çıkma planıyla, Avrupa Birliği’nin iklim ve enerji politikasında Birleşik Krallık’ın katılımının nasıl olacağı konusunda hala cevaplanmamış sorular mevcut. Ayrılma koşulları konusunda  ilerleme kaydetmeden her iki taraf da ilerideki ilişkilerine dair resmi görüşmelere başlamayacak.

 

Haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Megan Darby

Yeşil Gazete için çeviren: Nülüfer Ağaç

 

(Yeşil Gazete, Climate Change News)

 

 

Kategori: İklim Krizi