DünyaManşet

Belarus’ta direniş ve baskı içinde geçen 2 ay: Çapulcular, anarşistler ve diğer isyankar canlılar

CrimethInc.’de yayınlanan röportajı Yeşil Gazete yazarı Ali Serdar Gültekin‘in çevirisiyle paylaşıyoruz.

***

Şubat 2017’de Belarus’ta Mart ayına kadar devam eden ve Lukashenko’nun on yıllar süren iktidarının temellerini sarsan bir dizi şiddetli gösteriler patlak verdi. Anarşistler, sokaktaki karşılaşmaları ve hareketin tekliflerini radikalleştirerek ön sıralardaydılar. Anarşistlerin taktikleri, polis şiddetine direnen kendilerine katılmış diğerlerine de yayıldı. Bu raporu hazırlamak için Belaruslu anarşistleler görüşmeler yaptık.

Belarus başkanı Alexander Lukashenko iktidara 1994 yılında geldi. Beşinci dönemi için güz 2015’de seçildi. Sosyal hareketleri ve tüm muhalefeti şiddetle bastırmasıyla kötü bir şöhrete kavuştu. Küçük ama canlı anarşist ve antifaşist grup, birçok yoldaşın uzun hapis cezalarına çarptırıldığı yıllar süren baskıya dayandılar.

Fakirliğin suçlulaştırılması / Parazitle karşı koyuyorlar

Belarus, Rusya ile güçlü iktisadi bağları neticesinde yıllardır piyasasında durgunluk ve daralma yaşıyor. Bunun bir sonucu olarak hükümet, refah devletinden bir takım kesintilere gitti. Bu da yetmezmiş gibi Belarus toplulumun en kırılgan kesimini suçlulaştıran ve küçük düşüren girişimleri insanları uçurumdan aşağıya yuvarladı. 2015’de Luhashenko, son altı ayda hiçbir iş yapmamış olan herkesten özel bir vergi alarak sosyal sağlık ve eğitim hizmetinin masraflarını çıkaracak yeni bir yasa geçirdi. Nüfusun en fakir kesimi “sosyal parazitler” olarak tanımlandı. Vergiden sakınmanın tek yolu ise insanların iktisadi durumlarını hükümetin özel bir komisyonuna açıkladıkları küçük düşürücü bir süreçten geçmeleri. Tahminlere göre tasa yarım milyon insanı etkiledi. Vergiyi veremeyenler ise 15 günlük zorunlu işlere mahkum edildiler.

Bu yeni yasaya karşı ilk gösteri 17 Şubat’ta Belarus’un başkenti Minsk’te gerçekleşti. Bu gösteri yetkililer tarafından yasaklanmıştı. Buna rağmen 2000 kızgın kişiyi çekmeyi başardı. Gösteriye katılan muhalefetin bazı siyasetçileri diğerlerini sakinleştirmeye çalıştılar ancak sesi gür çıkan anarşistlerle başa çıkamadılar. Devlet derhal baskı ile cevap verdi fakat kalabalık kayda değer bir dayanışma göstererek herkesi polis gözaltına almasından kurtardılar.

Gösteriler Minsk’ten diğer şehirler Gomel ve Brest’e yayıldı. On yıllardır herhangi bir protetoya tanıklık etmemiş Orsha, Bobruisk, Kobrin, Luninec gibi küçük şehirlere de gösteriler yayıldı. Lukashenko’nun yasayı geri çekeceği ve kaldıracağına dair sözlerine rağmen gösteriler onun istifasını talep ederek devam etti.

Görünüşe göre insanları sokağa iten bir tarafta fakirliğin suçlulaştırılması ve diğer yanda sosyal devletin kademeli olarak yok edilmesi. İnsanlarda bardağı taşıran noktanın ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Belarus şu an bir ekonomik krizde ve bu durum devlet tarafından tamamıyla görmezden geliniyor. Ülkenin başkanı, Alexander Lukashenko her şey hiç olmadığı kadar iyiymiş gibi davranıyor. Aynı zamanda maaşlar düşüyor, fabrikalar kapanıyor, özelleştirme insanları uçurumdan aşağıya yuvarlıyor. Kendini idame edebilmek için devlet halktan daha çok para sızdırıyor. Sosyal parazitlik hakkındaki konuşmalar bir yana toplumu kriz konusunda suçlama girişimleri mevcut. Sosyal devletten uzaklaşma önceden Lukashenko’yu destekleyen ya da en azından açıktan karşı çıkmayan birçok kişiyi yabancılaştırdı.

Gösteriler âdemi merkeziyetçi hatta birçok durumda kendi başına örgütlenmiş. Kim bu sokaktaki insanlar ve nasıl örgütleniyorlar?

Birçok durumda gösterilere hâlâ muhalefet aktivistleri tarafından çağrı yapılıyor. Fakat rejimden memnun olmayan herkesi harekete geçirmeyi başardılar. Örgütlenme şu sosyal ağ ve kaynaklarını olaylar hakkında haber yapmaya kullanan bazı muhalefet medya platformları aracılığıyla gerçekleşmekte.

Şunu belirtmekte fayda var, normalde gösteriler çoğunlukla başkent Minsk’te yoğunlaşırdı fakat bu sefer gösteriler başkentin dışında da gerçekleşmekte. Büyük şehirler dışında insanlar daha büyük güçlüklerle karşılaşıyorlar ve bu belki gösterilerin neden bu kadar yayıldığını açıklayabilir.

Herhangi bir grup gösterileri daha merkezileştirmek, onu kontrol etmek ve gösterilerdeki çok sesliliği azaltmak için ayaklanmanın sözcülüğünü üstlenmeye çalıştı mı?

Her muhalif parti ya da grup gösterileri sahiplenmeye çalışıyor. Bunu farklı muhalif platformların gösterileri farklı yönlerden tasvir etmelerinden anlayabilirsiniz. Nüfuz için çoktan beri birbirleriyle mücadele halindeler. İlk sosyal taleplerin aksine tüm bu gruplar adil seçim ve reform fikrini zorluyor.

Bana göre birçok kişi muhalif partiler hakkında şüphe içinde çünkü kendilerini birçok defa ifşa ettiler. Şimdiden gösterilerden ayrık, rakiplerinin eylemlerini göz ardı ederek sadece kendi eylemleri için harekete geçiyorlar. Aynı zamanda, farklı grupların barklı şehirlerde nüfuzları olduklarından ülkenin başka yerlerinde eylemleri başka muhalif grupların ele geçirme ihtimali var.

Ulusalcılar hareketin bir parçası mı?

Belarus muhalefeti için liberal ulusalcılar önemli bir ideoloji bu sebeple gösterilerde ulusalcı bayraklar ve semboller görebilirisiniz. Fakat şimdiye kadar gösterilerin sosyopolitik kısmı ulusalcı ajandaya pek alan bırakmadı.

İnsanlar, rejimin gösterileri sebebi olan yasayı geri çekmesini sağladılar. Ardından rejimin kendisine döndüler. Fakat başka politikacıları talep etmekten öteye geçtiler mi?

İlk talep “parazit yasası”nın geri alınmasıydı, ardından Lukashenko’dan kurtulmak. İnsanların yeyrine kimin geçmesini istediklerine dair bir fikirleri var mı? Şüpheliyim. Hep birlikte bir diktatöre karşı dururken akıllarından geçen bu değil. Özerklik ve diğer anarşist değerlerin yerleşmesi amacıyla bir isyan için – bu gerçekten bizim toplumumuzdan çok uzak. Bir hususun anılması çok önemli, Lukashenko yasayı geri çektiği kabul etmedi, bu şekilde insanların elinden küçük bir zaferi bile aldı.

Belarus’taki isyan Doğu Avrupa’daki geçen yıllarda gerçekleşmiş olanlardan sadece biri. Belarus’taki isyanı Doğu ile Batı arasındaki düşmanlık yönünden nasıl yorumluyorsunuz?

Ülkenin dört bir yanındaki gösteriler daha ileri bir şeye yol açmadı. Umuyoruz ki baskının ardında kalabalık çözülmez ve belki bu hisle bir şeyler oluşmaya başlar. Şimdilik Belarus’un bir çeşit burjuva devrimine yakın olduğunu söylemek zor.

Fakat eğer insanlar kazanır ve Lukashenko geri adım atarsa muhalefet Batıya doğru ilerler ve Rusya’nın nüfuz alanından uzaklaşır. Aynı zamanda bu bir Ukrayna senaryosu tetikleyebilir ve Rusya ilhak ederek ya da bir kukla rejim yerleştirerek bölgeyi tutmak için müdahil olabilir. Rejimin çöküşü bu bölgenin istikrar kazanmasına için kısa dönemde kesinlikle bir fayda sağlamaz öte yandan belki SSCB’den Lukashenko’ya uzun süreli diktatörlüklerin yerine bir miktar liberal özgürlükler getirebilir.

Kara Kızıl Bayrak Altında

Gösterilerde anarşistler kilit elemanlar ve sonuç olarak baskının ana hedefleri onlar. Hükümet anarşistlerin provokatörler olduğunu iddia ederek yeni bir “Maidan” yaratmaya ve Belarus’daki barışı yok etmeye çalışıyor. Yetkililer açıklamalar, videolar yayınladılar ve ülkedeki radikalleri hapsetmeye başladılar. Önce, gösterilerden sonra anarşistlerin peşine düştüler. Onlara kısa hapis cezaları verdiler. Ardından insanlar henüz cezaevlerinden tahliye edilmemişlerken tekrar tutuklayarak hükümlerini uzattılar.

25 Mart’taki gösterinin en büyük toplanma, mücadelenin zirvesi olası gerekiyordu. Bunun yerine son yıllarda polisin acımasızlığının en büyük gösterisi oldu. Onu izleyen günlerde polis dairelerin kapılarını kırmak için itfaiyeyi çağırmak gibi hilelerle baskınlar düzenleyerek daha önceden anarşizm ile bağlantısı ya da önceden politik bir suçlaması bulunan herkesi tutukladı. Tutuklulara yiyecek be para toplamaya çalışan küçük bir gruba bile saldırıp tutuklayarak 15 güne mahkûm ettiler. Tutuklanan her 100 kişiden 30 ya da 40’ı anarşist.

25 Mart gösterilerinde polis parlamentoyu işgal etti ve insanlar ortaya çıktıkları anda tutuklamaya başladı. Nihai sayı net olarak bilinmese de 600 kişinin tutuklandıkları tahmin ediliyor. Çoğu aynı gün serbest bırakıldılar ancak yaklaşık 100’ü tutuklu kalmaya devam etti.

Görünüşe göre Batı medyası ve Belarus rejimi anarşistlerin gösterilerde önemli bir rol oynadıkları ifadesinde birleşmiş durumdalar. Ne tür bir varlık gösterdiler?

Anarşistler üç gösteriye katıldılar ve 25 Mart’taki toplanma yerine varamadan tutuklandıkları bir başarısız girişimleri oldu. Anarşistlerin rolü gösterilerin daha canlı olması sağlamak ve geleneksel muhalefet gösterilerilerinden uzaklaştırmak ve bu oldukça başarılı oldu: toplumun diğer kesimlerinden olumlu birçok geri dönüş oldu. Topluma yönelik sloganlar ve anarşistlerin harekete getirdikleri alternatif öneriler, diğer göstericiler için eskimiş muhalefet sloganlarından daha ikna edici oldular. Bu bakımdan anarşistler daha çok insan çekken bir siyasi hareket oluşturdular.

Aynı zamanda, anarşist gruplar hiçbir zaman özellikle büyük olmazlar. Şubat ve Mart aylarında anarşist bloktan en büyük hareket 30 ila 40 kişi arasında oldu. Buna rağmen geleneksel muhalefetten tamamen farklı bir şey önerdiğimizi göstermek için bu sayılar yeterli oldular.

Lukashenko anarşistleri provokatör olarak tanımlayıp yeni bir “Maidan” yaratmaya ve OHAL ilan etmeye çalıştı. Öte yandan muhalefet gösterilere barışçıl geçişin dilini dayatmaya çalıştı. Bu iki manevraya karşı anarşistlerin tepkisi ne oldu?

Çok bir tepki olduğunu sanmıyorum. Hezeyanlarında Lukashneko her zaman, kendi vahasını yok etmeye çalıştıklarına inandığı Batı’nın ajanlarını suçladı. Şu ana kadar bize göre bu saldırılar çok önemli değil. Bunun gibi muhalefetin barışçıl diline tepki göstermeyi de planlamadık. Bizim kendi ajandamız var ve bu diğer gruplarla bunu tartışmaya girmenin hiçbir anlamı yok.

Anarşistler gösterilerde diğer katılımcılara nasıl ulaşmaya çalışıyor. Bunun gibi bir isyana iki ay katılımından nasıl dersler çıkarılabilir?

Her bir gösteride iyi sloganlar ve yeni şarkılar kullanıldı. Flamalar ve davullar gibi görsel ve duysal unsurlar insanları anarşistlerin yakınına getirdi. Medya anarşistlerin mesajlarını gösterilerin bir parçası olarak yayınlamaya hevesliydi. Bunlarla birlikte gösterilere katılan insanlara dağıtmak için el ilanları da getirdik. Öğrendiğimiz dersler hakkında konuşmak zor. Çıkarımlar insanlar hapisten çıktıklarında tartışacaklar.

Görünüşe göre anarşistler baskının asıl hedefi. Bunun neden olduğunu düşünüyorsunuz? Devlet, gösterilerin en radikal tarafı kesildiğin biteceğine inanıyor olabilir mi?

Devletin izin verdiği gösterilerin ötesine geçebilmek konusunda en yetenekli gurubu anarşistler oluşturuyor. Gösterilerde anarşistlerin daha büyük nüfuzu, daha çok insanın limitlerini aşmasının potansiyelini taşıyor. Bana göre polis bunu açık bir şekilde anladı. Anarşistler bir tehdit çünkü barışçıl gösteri ya da meşruluk konusunda dogmatik fikirlere sahip değiller ve yetkililerin “birlikte çalışabileceği” liderleri yok.

İsyandan önce Belarus’ta anarşistler görünür bir güç müydüler? Son birkaç yılda anarşizm için Belarus’ta durum nedir?

Bana göre Belarus’ta anarşistler bundan önce de görünürlerdi. Son birkaç yılda muhalefet sokaklardan çekildiler. Anarşistler hâlâ yasadışı faaliyet gösteren birkaç gruptan biriydi ve topluma sosyal projeler götürüyorlardı. Hâlâ ülkenin siyasi arenasında birçok anarşist görünür değil.

Baskıya rağmen, görünüşe göre insanlar Belarus’ta rejime karşı uzun süredir mücadele içinde – sadece anarşistler değil sıradan insanlar da. Diğer göstericiler devletin baskısı karşısında nasıl tepki veriyorlar? Kara bloğu savunan göstericiler olduğunu ya da benzeri hikâyeleri duyduk.

Tabii ki bazı insanlar gösterilere katılmak konusunda hevesli, tutuklanabileceklerini bile bile. Bu bizi şaşkına çeviren bir şey. Onlar ekstrem siyasi aktivistler değiller fakat insanlar baskının tehditlerine rağmen değişim için savaşıyorlar.

Diğer göstericilerin anarşistlere karşı gösterdikleri dayanışma olağanüstüydü. Çevik kuvvet daha ilk gösteride anarşistleri göz altına almaya çalışıyordu ve gösteriden evlerine dönen bazı insanlar anarşistlere yardım ediyor ve polisi itekliyorlardı. Bunu “normal insanlar”dan beklemiyorlardı. Ardından bu çeşit dayanışma birden çok kez daha yaşandı. Bunu tekrar 15 Mart’ta anarşistlerin gözaltına alınmasına engel olmaya çalışan, 15 ila 20’si sıradan insanlardan oluşan 50 kişiyi göz altına aldıklarında yaşadık.

25 Mart’taki gösteriler şimdiye kadar ki en büyüğü olacaktı ancak şimdiye kadar ki en büyük baskı dalgasıyla Minsk polis işgali altında kaldı. Tutuklananların durumu nedir? Kaç anarşist hâlâ tutuklu?

Birçok kişi tutuklamanın ardından salıverildiler. Ne yazık ki bir kişi gözaltını ihlal ettiği gerekçesiyle hapishaneye sevk edildi. İki yıla mahkûm oldu. Tutuklananlardan bazıları üniversiteden atılmayı ya da işlerini kaybetmeyi bekliyorlar. Ev sahibi KGB’nin baskısından ötürü evden çıkarılan en az bir kişi var.

Belarus’tan anarşistler dünyadaki yoldaşlarını dayanışma için çağırdılar. İnsanlar mücadeleyi desteklemek için ne yapabilir?

Belarus’taki anarşistleri desteklemenin birçok yolu var. Dayanışma eylemleri düzenleyebilir, yasal destek için para toplayabilir, ya da gösterileri gerçekleştirmek için bilgi paylaşabilirsiniz.

Belarus’taki göstericileri buradan destekleyebilirsiniz.

***

 

Röportajın İngilizce orijinali

Yeşil Gazete için çeviren: Ali Serdar Gültekin

(Yeşil Gazete, CrimethInc.)

Kategori: Dünya