İfade ÖzgürlüğüManşetMedya-İnternet

AYM’den erişim engelleri için pilot karar: TBMM yapısal sorunu gidersin

Anayasa Mahkemesi (AYM) internet erişim engellerine ilişkin pilot kararının gerekçesini açıkladı. Karar, 27 Ekim 2021’de alınmıştı.

Bireysel başvurunun yapısal bir sorundan kaynaklandığını ve bunun başka başvurulara da yol açacağını öngörmesi durumunda AYM, pilot karar usulüne başvuruyor. Belirlenen dosyalar aracılığıyla, benzer durumlara ilişkin tek bir karar alan Yüksek Mahkeme, söz konusu sorunun nasıl çözüleceğine ilişkin yöntem de öneriyor.

AYM’nin BirGün, Gazete Duvar, Artı Gerçek, Sol.org.tr, Diken TarımdanHaber ve Çiğdem Toker’in bireysel başvurusunu birleştirerek aldığı karara göre, toplamda 129 habere getirilen erişim engeli için ‘hak ihlali’ değerlendirmesi yapıldı.

Kararda, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin internet özgürlüğü konusunda üye devletlere yönelik tavsiye kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin internet ve ifade özgürlüğüne ilişkin içtihatlarına da atıf yapıldı.

‘Keyfi uygulamaları engelleyecek güvenceler olmalı’

Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 26 ve 28. maddelerinde yer alan ifade ve basın özgürlüğü ile 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine; ihlallerin yapısal sorundan kaynaklanması nedeniyle pilot karar usulü uygulandığına ve “yapısal sorunun giderilmesi için keyfiyetin TBMM’ye bildirilmesine” karar verdi.

Kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

Basın, söz konusu kararların alınmasındaki sürece dahil edilmemiştir. Talepte bulunan kişilerce gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkanına sahip olamamıştır. Bireyin kişilik haklarının hızlı ve etkili şekilde korunması ihtiyacı nedeniyle öngörülmüş yolun birtakım usule ilişkin güvenceleri ilk anda sağlayamaması makul görünse bile karşı tarafın hakkına halel gelmemesi için söz konusu eksiklerin yargılama sürecinin sonraki aşamalarında mutlaka telafi edilmesi gerekir. Bunun için sıkı ve etkili bir denetim mekanizması şarttır.

Ancak itiraz mercilerinin kararlarından tüm tarafların dinlenerek, çatışan haklara yönelik dengeleme yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verildiği değerlendirilmemiştir. Kanun, ilk derece mahkemelerine sağlanmayan usule ilişkin güvencelerin eksiklerini giderecek türden bir inceleme yapma görevi yüklememektedir. İkinci olarak sulh ceza hakimliklerinin bu yetkiyi nasıl kullanacakları tarif edilmemektedir. Erişimin engellenmesi, tek müdahale yolu olarak belirlenmiştir.

Zorunlu olmadıkça erişimin engellenemeyeceği belirtilse de bu kural tek başına ifade özgürlüğüne yapılabilecek keyfi ve orantısız müdahaleleri önlemeye elverişli değildir.

Kararda; tespit edilen yapısal sorunların çözümüne ilişkin öneriler ise şöyle:

  • Erişim engeli usulünün kapsamı hukuki ve yeterli açıklıkta olmalı.
  • Erişim engeli için acil toplumsal ihtiyaç zorunluluğu getirilmeli.
  • Kamu makamların müdahale sınırı ortaya konulmalı.
  • Keyfi uygulamalara yol açmayacak güvenceler oluşturulmalı.
  • Erişim engelli kararları istinaf ve temyiz denetimine açılmalı.
  • Sulh ceza hakimlikleri erişim engeli kararlarına son çare olarak başvurmalı.

İfade Özgürlüğü Derneği’nin paylaştığı verilere göre son 14 yılda Türkiye’den 467 bin 11 web sitesi 764 farklı kurum (mahkemeler ve idari kurumlar) tarafından verilen 408 bin 808 farklı kararla erişime engellenmiş durumda. Sadece 2020’de erişime engellenen web sitesi sayısı ise 58 bin 809.

Kararda ayrıca bazı başvuruculara 8 bin 100’er lira manevi tazminat verilmesine, dava masraflarının da yasal faiziyle geri ödenmesine hükmedildi.  Pilot karar uyarınca bir yıl içinde yeni yasal düzenleme yapılmazsa AYM tüm benzer başvurular için de hak ihlali kararı verecek.

Kararın tamamı için tıklayın