SağlıkKoronavirüs SalgınıManşet

Araştırma: Pandemide İngiltere’deki sağlık çalışanlarının yarısının ruh sağlığı bozuldu

Fotoğraf: Shutterstock

Londra‘daki King’s College‘ın araştırmasına göre, ilk koronavirüs dalgasının ardından sağlık çalışanlarının neredeyse yarısında major depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, alkol bağımlılığı ve anksiyete gibi sorunlar görüldü.

Haziran ve temmuz aylarında internet üzerinden yapılan araştırmaya, İngiltere genelindeki hastanelerin yoğun bakım ünitelerindeki 709 sağlık çalışanı katıldı.

Yedi kişiden biri kendisine zarar vermeyi düşündü

Araştırmaya katılan yedi sağlık çalışanından biri de ya kendisine zara vermeyi ya da “Ölsem daha iyi” diyerek intiharı düşündü. Hemşireler ve hasta bakıcıların ruh sağlığı, doktorlar ve diğer klinik çalışanlarına göre daha ağır hasar aldı.

BBC’den Sima Kotecha’nın haberine göre araştırmaya katılanların yarısından biraz fazlası ise travma yaşamadığını ya da sağlıklı şekilde atlattığını belirtti.

Yüzde 45’i kötü durumda

Henüz detaylı değerlendirilmesi yapılmayan ancak internet ortamında yayımlanan sonuçlara göre, araştırmaya 291 doktor (yüzde 41), 344 hemşire (yüzde 48,5) ve 74 diğer sağlık çalışanları (Yüzde 10,4) katıldı.

Araştırmaya katılanların;

  • Yüzde 59’u iyi olduğunu;
  • Yüzde 45’i klinik seviyede ağır depresyon (Yüzde 6), travma sonrası stres bozukluğu (Yüzde 39), yoğun kaygı bozukluğu (Yüzde 11) ya da alkol problemi (Yüzde 7) yaşadığını belirtti.

‘Sonuçlar şaşırtıcı değil’

Araştırmacılar, yoğun bakım çalışanlarının karşı karşıya kaldığı baskı düşünüldüğünde, sonuçların şaşırtıcı olmadığını söylüyor. Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) çalışanlarının, iş yükünün ve şartların çok ağır olduğu bir dönemde olağanın çok üstünde hastayla ilgilendiği belirtiliyor.

Araştırmayı yapan ekibin başındaki Prof. Neil Greenberg sonuçların NHS için “uyandırma alarmı” görevi görmesi gerektiğini söyledi. Greenberg’e göre mesleğe dayalı ruh sağlığı bakımı sağlanmalı bu kişilerin terapiye erişimi kolaylaştırılmalı.

‘Suçluluk duygusu çok ağır geliyor’

Romford’daki Queen’s Hastanesi‘nde yoğun bakım hemşiresi olan Victoria Sullivan, eve döndükten sonra o gün hastanede olup bitenleri düşünmekten uyuyamadığını söylüyor:

En kötü anım, bir hastamın öldüğünü telefonda sevdiklerine söylediğim andı. Hastanın akrabalarının çığlıklarını hayat boyu unutmayacağım. Birine bunu telefonda açıklarken, onlar tüm kalpleriyle haykırarak ağlarken sadece ‘Çok üzgünüm’ diyebilmek, bizi ciddi anlamda travmatize ediyor.

Onlara ne kadar üzgün olduğumu söylerken bir yandan da aklımın bir köşesinde şu oluyor: Gidip ilgilenmem gereken üç hastam daha var, serumlarının yenilenmesi, ilaçlarının verilmesi gerekiyor. Yardım bekleyen bir de hemşire var.

Bu suçluluk duygusu çok ağır geliyor.”

Kategori: Sağlık