DünyaEkolojiManşetUncategorized

Araştırma: Endüstriyel kimyasallar derin deniz memelilerini de öldürüyor olabilir

  • Bilim insanları düzinelerce balina ve yunusta ilk kez ikisi de pestisit olan triclosan ve herbisit atranize adlı maddeleri tespit etti.
  • Bulgular, bu toksinlerin deniz memelilerinin ölümüne sebep olacağını öne sürüyor.
  • Ancak bilim insanları kesin sonuca ulaşmak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini söylüyor.

Geçtiğimiz günlerde Frontiers in Marine Science’ta yayımlanan bir çalışmaya göre, bilim insanları Amerika Birleşik Devletleri‘nin güneydoğusundaki sahillerde mahsur kalan deniz memelilerinin cesetlerinde yapılan incelemelerde, organlarında ve yağlarında depolanan yüksek düzeyde zehirli madde bulunduğunu tespit etti. 

Florida Atlantic Üniversitesi, Harbor Branch Deniz Bilimi Enstitüsü‘nde klinik veteriner hekim olan Annie Page-Karjian konuyla ilgili şunları söyledi: 

“Deniz memelileri, ekosistem için bir turnusol testi gibidir. Onlara ve maruz kaldıkları toksinlere bakmak, bize deniz ortamında neler olup bittiğine dair  anlık görüntü sağlar.”

eilapic76

Mongabay.com‘un aktardığına ööre, evlerden, çiftliklerden ve fabrikalardan gelen binlerce kimyasal her gün sessizce okyanusa karışıyor. Bunlardan bazıları başka bir kirletici olan plastik parçalarını absorbe edebiliyor. Plankton ve hamsi gibi küçük hayvanlar tarafından yiyecek zannedilerek tüketilen plastikler, böylece içerdiği kimyasallarla birlikte besin zincirine giriyor.

Bir hamsinin yediği toksin miktarı çok az olsa da, çoğu avcı olan deniz memelileri her gün yüzlerce balık, kalamar veya kril yiyor. Biyobirikim adı verilen süreç yoluyla, az miktarda yutulan toksinler etoburlarda zamanla yoğunlaşarak bağışıklık sistemlerini ve vücut işlevlerini tehlikeye atıyor.

Araştırmacılar, 2012-2018 yılları arasında Florida ve Kuzey Carolina‘da 83 tane dişli balina ve yunustan otopsi verilerini topladı. 46 şişe burunlu yunus, 21 pigme ispermeçet balinası ve dokuzdan az sayıda başka hayvanı incelediler.

Ekip, cıva, kurşun ve arsenik gibi ağır metaller için karaciğer ve balina yağı örneklerini de taradı. Onlarca ev ürününde kullanılan bir antibiyotik olan triclosan, mısır ve şeker kamışı tarlalarında kullanılan bir herbisit olan atrazin ve gıda kaplarından giysilere kadar sayısız üründe bulunan BPA ve NPE gibi plastik yapıcı kimyasalı kontrol ettiler.

Fotoğraf: Laura Morse, NOAA / NMFS / PIFSC

Page-Karjian, otopsilerde şimdiye kadar herhangi bir canlıda bulunan en yüksek cıva konsantrasyonlarından bazılarına rastladıklarını açıkladı. Florida’daki iki şişe burunlu yunusun karaciğerinde 1.400 mikrogramdan fazla cıva bulundu. Yalnızca milyonda 10 partikül cıva bile fetüste nörolojik hasara yol açabilir.

Dokularındaki toksinlerin yanı sıra, her hayvanın böbrek bozulması, tiroid tümörleri ve kronik karaciğer hastalığı gibi bir dizi fiziksel hastalığı vardı. Page-Karjian, “Bu rahatsızlıkların çoğu karaya vurma veya şoktan kaynaklanıyor olabilir, ancak toksine maruz kalmak da bu sonuçlara yol açar” dedi. 

Veteriner hekimler otopsiler sırasında sadece patolojik verileri kaydediyor, genellikle toksin testi yapmıyorlar. Ancak araştırmacılar her ikisine de bakmanın önemine dikkat çekiyor. 

Page-Karjian toksinlerin doğrudan ölüm nedeni olmasa bile, hayvanların ölümüne yol açabileceği görüşünde.

Illinois Üniversitesi‘nde zoolojik patoloji klinik profesörü olan Kathleen Colegrove ise sözkonusu, toksinlerin hayvanları öldürdüğünü kanıtlamanın zor olduğunu düşünüyor: “Araştırmacılar, bu sıçramayı yapmamaya çalışırken harika bir iş çıkardılar.” 

Fotoğraf: Su Altı Araştırma Grubu

Altı yıla yayılan projede incelenen bir diğer tür de Gervais gagalı balinası. Bu hayvanları canlı gören çok az kişi var. Gervais gagalı balinası gibi birçok açık deniz türü, hayatlarını kıyıdan binlerce kilometre uzakta, binlerce metre su altında yiyecek arayarak geçiriyor. Çalışmaya dahil olmayan Colegrove, “Bu çalışmada üç gagalı balina türü vardı. Bu şaşırtıcı bir durum, çünkü bu hayvanlar nadiren kıyıya vuruyor” dedi.

Yine de kanıtlar, potansiyel olarak ölümcül düzeyde endüstriyel kimyasallara maruz kaldıklarını gösteriyor, bu da okyanus kirliliğinin tehlikelerinin düşündüğümüzden daha uzaklara ulaştığını gösteriyor. 

Rapor, aynı zamanda kirliliğin araştırmalara çok dahil edilmeyen bazı memeleri nasıl etkilediğini de ortaya koyuyor.

Kategori: Dünya