ManşetTürkiye

Alman Die Welt temsilcisi Deniz Yücel ‘fıkradan’ tutuklandı

Alman Die Welt Gazetesi Türkiye Temsilcisi Deniz Yücel 14 gün gözaltına tutulduktan sonra örgüt propagandası yaptığı ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği iddiasıyla tutuklandı.

Örgüt üyeliği, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak iddiasıyla gözaltında tutulan Yücel’e savcılıkta haberleri soruldu. Yücel cevaplarında haberlerinin Türkçe’ye yanlış çevrildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın e-posta adresindeki bilgilerin haber yapılmasıyla ilgili soruşturma kapsamında, gazeteciler Tunca Öğreten, Mahir Kanaat ve Ömer Çelik tutuklanmış, aynı soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı olduğunu öğrenen Yücel de gittiği emniyette gözaltına alınmıştı. 14 gün gözaltına tutulan Yücel dün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Yücel’e destek olmak amacıyla Almanya Başkonsolosu Georg Birgelen, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş, Mahmut Tanal da adliyeye geldi. Yücel, savcılık sorgusunun ardından tutuklama istemiyle İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi. Soruşturmayı yürüten Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, Yücel’e PKK/ KCK yöneticisi Cemil Bayık ile irtibatı olup olmadığını, RedHack grubu ile bağlantılı olup olmadığını sorarak, yazılarıyla ayrımcılığı körüklediği, Cizre’deki bodrum baskını ile ilgili haberi ile TSK’yi aşağıladığı suçlamasını yöneltti.

‘Eski ortak’ rahatsızlığı

Savcı Yılmaz, Yücel’e 18 Temmuz 2016 tarihli yazısını anımsatarak, yazıda FETÖ/PDY kurucusu Gülen’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “eski ortağı” olduğu şeklinde belirtilmesini sordu. Yücel de, çevirinin “ortak” şeklinde yapıldığını, ancak doğrusunun “eski müttefik” olduğunu aktardı. Yücel, Cumhurbaşkanı’na hakaret kastının olmadığını, zamanaşımı süresinin de dolduğunu söyledi.

Savcı Yılmaz’ın, Yücel’e 26 Ekim tarihli yazısında geçen “Kürt anasını görmesin” fıkrasını sorması üzerine Yücel, fıkrayı Diyarbakır’da duyduğunu, tahrik veya aşağılama amacı ile yazmadığını ifade etti. Savcı, Yücel’e 27 Ekim 2016 tarihli yazısında geçen “Ermeni soykırımı” ifadesini de sordu. Yücel, “Ermeni soykırımı yazıda sadece bir örnekti” dedi.

Bodrum baskını

Cizre’deki bodrum baskını ile yazısında Türk Silahlı Kuvvetleri’ni aşağıladığını iddia eden savcı Yılmaz’a Yücel’in yanıtı, “Yazımda Türkiye Cumhuriyeti devletinde vuku bulan terör eylemlerinde ve polis şiddeti ile hayatını kaybetmiş kişilere ilişkin trajedilerden bahsettim” oldu. Yücel’i sorgulayan İstanbul 9. Sulh Ceza Yargıcı Mustafa Çakar tutuklama kararında, söz konusu fıkrayla Yücel’in Türk ve Kürt vatandaşlarını kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiğini iddia etti. Yargıç Çakar, Yücel’in 18 Temmuz 2016 tarihli yazısında darbe girişiminin sorumluların kim olduğunun hâlâ gizemini koruduğunu, Fethullahçı terör örgütünün yaptığına dair kesin bir kanıt bulunmadığını belirterek FETÖ propagandası yaptığını öne sürdü. Cizre’deki bodrum baskınına ilişkin haberlerle de örgüt propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğini ileri sürdü. Yargıç Çakar, gazetemiz 10 yazar ve yöneticisi hakkında da tutuklama kararı vermişti.

 

(Cumhuriyet)

Kategori: Manşet