EnerjiManşet

AB Yenilenebilir Enerji Planı, Avrupa’daki enerji fiyatlarını nasıl daha makul hale getirebilir?

0

TransitionZero’nun dün yayımladığı yeni analizde fosil yakıtları terk ederek RePowerEU‘daki (Avrupa Yenilenebilir Enerji Planı) planındaki hedeflere ulaşmanın, AB’de enerji fiyatlarını makulleştirmesi ve ekonomik refahı artırması için yol haritası ortaya kondu. 

Analizde, Avrupa’da enerji güvenliğinin sağlanması, işletme maliyetlerinde tasarruf yapılması, yakıt maliyetlerinden edilen tasarrufla enerji geçişi maliyetlerinin karşılanması, hane halkı tasarruflarının sağlanması, yeşil istihdam fırsatları yaratılması ve uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşılması konuları inceleniyor.

Avrupa Komisyonu, küresel enerji krizine ve Rusya‘nın Ukrayna‘yı işgaline yanıt olarak, Mayıs 2022’de, birliğin Rusya kaynaklı fosil yakıtlara bağımlılığını sona erdirmeyi amaçlayan REPowerEU planını (AB Yenilenebilir Enerji Planı) açıklamıştı.

Paket, şu anda Rusya’dan ithal edilen kömür ve doğalgazın büyük kısmının yenilenebilir enerji kaynakları ile ikame edilmesi için iddialı hedefler içeriyor. Transition Zero’nun raporunda plandaki hedeflere ulaşabilmek için altı temel yolu ele alınıyor. 

REPowerEU planı: Rusya kaynaklı AB Yeşil Mutabakatı

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve bunun sonucunda ortaya çıkan enerji krizi, AB’de enerji güvenliği, ulusal güvenlik ve ekonomik refah açısından büyük bir tehdit unsuru oluşturmaktadır. Bunun sonucunda, Rus fosil yakıtlarını bırakma zorunluluğuyla tetiklenen enerji geçişi, savaş durumuyla birlikte aciliyet kazandı.

REPowerEU, Rusya’dan fosil yakıt ithalatının aşağıda belirtilen üç yolla sonlandırılmasını planlıyor:

  • Tüketimi azaltmak için enerji verimliliği
  • Fosil yakıt arzını çeşitlendirme ve
  • Yenilenebilir enerjinin daha hızlı yaygınlaştırılması.

Ember ve CREA tarafından yapılan analiz , AB ülkelerinin yenilenebilir enerji hedeflerini yükselttiğini ve bu bağlamda 2030 yılına kadar elektrik üretiminde yenilenebilir enerji payını %63’e çıkarmayı planladığını; REPowerEU paketiyle bu hedefin %69’a çıktığını ortaya koyuyor. AB ülkelerinin 2019’daki planları, 2030 için %55’i hedefliyordu.

Avrupa Birliği, Ukrayna savaşından önce, yenilenebilir enerji kurulu gücünü 2030 yılına kadar 1.149 GW’a çıkarmayı planlıyordu, oysa şimdi hedef 1.434 GW, bu %25’lik bir artış, diğer bir deyişle, 2030 yılına kadar ilave 839 GW’lık yenilenebilir enerji kurulu gücü anlamına geliyor.

Çalışmada, REPowerEU planının enerji fiyatlarının makulleştirebileceği ve enerji güvenliği ile ekonomik refahı artırabileceği altı yol ise şöyle tarif ediliyor:  

1. Artırılmış enerji güvenliği

Enerji güvenliği, AB’nin Rusya’nın kömür ve doğalgazına olan bağımlılığını durdurmayı amaçlayan REPowerEU planının itici gücü. AB, 2021 yılında gaz arzının %35’ini Rusya’dan ithal etti

Yenilenebilir enerji üretimini artırmak, yalnızca enerjide fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmakla kalmayacak, daha da önemlisi, fosil yakıt ithalatını ikame ederek enerji güvenliğini artıracak. Fosil yakıt ithalatını yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ikame etmek enerji güvenliğini artırıyor, çünkü rüzgar ve güneş enerjisi neredeyse her zaman yurt içinde üretilip tüketiliyor. Jeopolitik krizlerden ve fiyat değişkenliğinden fosil yakıtlar kadar etkilenmiyorlar. 

Aşağıdaki grafik, İngiltere, Almanya ve Fransa tarafından açıklanan ulusal yenilenebilir enerji hedeflerinin bu ülkelerin ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığını nasıl azaltabileceğini gösteriyor.

 2. İşletme maliyetlerinde tasarruf

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana, elektriği kömür yerine temiz kaynaklardan üretmenin ekonomik cazibesi de çarpıcı bir şekilde arttı. Analize göre, mayıs ayı için, AB genelinde gaz ve kömür ile çalışan santrallerin ortalama işletme maliyeti, dört saatlik batarya depolama sistemleri ile donatılmış yeni kara tipi rüzgar veya güneş santrallerinin iki katından fazla. 

Dahası, önümüzdeki kış sezonuna ve ötesine bakıldığında fiyatlandırma baskılarının azalma belirtisi göstermediği ve bu dinamiklerin önümüzdeki 24 ay boyunca yüksek seyrine devam edecek gibi görünen kömür ve gaz vadeli işlem fiyatlarına yansıdığı görülüyor.

3. Yakıt maliyetlerinden edilen tasarrufla enerji geçişi maliyetleri karşılanabilir

TransitionZero, REPowerEU hedeflerine ulaşmak için, AB’nin 2030 yılına kadar yenilenebilir enerjiye 1,5 trilyon € yatırım yapması gerektiğini tahmin ediyor. Bu miktar kulağa çok gelse de yapılması mümkün. Yıllara bölündüğünde, AB’nin şu andan itibaren 2030’a kadar yılda 182 milyar € yatırım yapması gerekecek. Bu, AB’nin 2021’de yenilenebilir enerjiye yaptığı yatırımdan yaklaşık %18 daha fazla. Ayrıca, söz konusu maliyetin yalnızca sermaye yatırımlarını kapsadığı ve şebeke yatırımlarını hesaba katmadığı unutulmamalı. 

Sırasıyla 290 €/ton ve 96 €/MWh olan mevcut yüksek kömür ve gaz fiyatları üzerinden hesaplandığında, yılda 203 milyar € ve 428 milyar €’luk yakıt maliyetinden kaçınmak mümkün olabilir. Bu miktar, REPowerEU hedeflerine ulaşmak için gereken yıllık yenilenebilir enerji yatırımını fazlasıyla karşılıyor. Fiyatları kriz öncesi dönemdeki 32 €/MWh seviyelerine inse bile, kaçınılan gaz harcamaları sayesinde Avrupa’da yılda 140 milyar € üzerinde tasarruf edilmesi beklenebilir. Bu, REPowerEU hedeflerine ulaşmak için yapılması gereken yıllık yenilenebilir enerji sermaye yatırımlarının dörtte üçüne karşılık geliyor.

4. Deflasyon etkilerinden elde edilen hane halkı tasarrufları

Altyapı şirketleri, yakıt fiyatlarındaki artıştan doğan ek maliyetleri, hanelerin enerji faturalarını artırmak yoluyla tüketicilere yansıtıyor. Yükselen enflasyon da devreye girince bir yaşam maliyeti krizi ortaya çıkıyor. Kış döneminde bu kriz daha da şiddetlenecek. Ancak yenilenebilir enerjinin deflasyon etkisi, artan yakıt fiyatlarına karşı etkili bir koruma sağlayabilir.

Almanya örneğini ele alalım. 2021 yılında, ortalama hane halkı elektrik maliyeti 32,15 sent/kWh olup, 7,93 sent/kWh’lik enerji tedarik maliyeti, söz konusu toplam maliyetin yalnızca dörtte birini oluşturuyordu. Yakıt fiyatlarının mevcut durumunda, enerji tedarik maliyetlerinin %50 fiyat artışı ile 12,08 sent/kWh’ye yükselmesini bekleniyor. Yılda 3.500 kWh elektrik tüketen tipik bir üç kişilik Alman hanesi için, aylık elektrik faturası bu yıl 94€’dan 104€’ya yükselecek; diğer tüm maliyet bileşenlerinin değişmediği varsayılırsa, bu %10’luk bir artış anlamına geliyor. 

Almanya, yenilenebilir enerji kaynaklarını hızla yaygınlaştırma planı doğrultusunda, mevcut kurulu gücüne yılda 18 GW güneş kurulu gücü artı batarya depolama alanı ve 7 GW kara tipi rüzgar kurulu gücü artı batarya depolama alanı eklerse, meskenlerin aylık elektrik faturalarını 2024 yılına kadar 91€’ya düşürebilir. Başka bir deyişle, Almanya’da yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasıyla, 2024’teki enerji faturaları %9 daha düşük olabilir.

Bununla birlikte, yenilenebilir enerji kurulu gücünün bu kadar hızlı bir şekilde piyasaya sürülmesi sağlam ve istikrarlı bir küresel tedarik zinciri gerektirmektedir, aksi takdirde arza bağlı bir maliyet enflasyonu ortaya çıkabilir. Tüm değer zinciri boyunca yatırım yapılması gerekecek. 

5. Milyonlarca yeşil iş

Mevcut literatür analiz edildiğinde, REPowerEU planının yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmak için atılacak adımlar, 2030 yılına kadar 2,4 milyon yeşil iş yaratabilir.

Teknoloji türü ve ülkeye göre bir dağılım yapıldığında, İngiltere‘nin açık deniz rüzgar santrallerinde büyük bir iş alanı yaratabileceğini, öte yandan kara tipi rüzgar sektöründe özellikle Almanya’nın böyle bir potansiyele sahip olduğunu görülüyor. Güneş enerjisi alanındaysa, en büyük iş alanları, Almanya, Fransa, İngiltere ve Yunanistan’da ortaya çıkacak.

 6. Uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmak

REPowerEU planı, jeopolitik açıdan önemli olmanın ve enerji güvenliği ile ekonomi alanlarında itici güce sahip olmanın yanı sıra, AB’nin uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmasına imkan sağlayacak bir yapıda. AB Yeşil Mutabakatı’nda telaffuz edilen hedefler arasında, birliğin 2050 yılına kadar net sıfır seviyesine ulaşması ve emisyonları 1990 seviyelerine kıyasla 2030 yılına kadar %55 oranında azaltması yer alıyor.

Emisyonları azaltmanın en az maliyetli ve en hızlı yollarından biri, yenilenebilir enerjinin ölçeklendirilmesi. Emisyonların kesin olarak ne kadar azaltılacağı ise, yenilenebilir enerji üretiminin hangi fosil yakıtların yerine geçeceği ile doğrudan ilişkili. Yeni inşa edilecek yenilenebilir kurulu gücü, kömürün yerini alırsa emisyonları 1,1 GtCO2, doğal gazın yerini alırsa 460 MtCO2 azaltabilir. Esasen, emisyon azaltımını en üst düzeye çıkarmak için, ilk önce kömür santrallerinden çıkışı sağlayacak adımlar atılmalıdır.

Harekete geçmek

REPowerEU planı, Avrupa’nın enerji sistemi için muazzam ekonomik, finansal ve çevresel faydaları beraberinde getirebilir. Ancak bu planın işe yaraması için politika reformları ile desteklenmesi gerekmektedir. Özellikle, yenilenebilir enerji santrallerinin yaygınlaşmasını hızlandırmak için izin süreçlerinde reform yapılması esas..

Yenilenebilir kurulu gücünü artırmaya yönelik siyasi irade açık olsa da mevcut izin süreçleri, yaygınlaşmayı yavaşlatan ve yenilenebilir enerji maliyetini artıran önemli bir darboğaz olarak değerlendiriliyor. AB, fiyat dışı bu engellerin üstesinden gelebilirse, sadece Putin’in savaş makinesini beslemeyi bırakmakla kalmayıp aynı zamanda en çok ihtiyaç duyulduğu zamanda enerji fiyatlarını makulleştirebilir.

 

 

 

Kategori: Enerji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.