Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Otoyol ve ranta feda edilen Kaş

Birleştirilen Finike-Demre-Kaş-Kalkan Devlet Yolu Projesi için ÇED toplantısı 1 Temmuz Perşembe günü Kaş’ta yapıldı. Projeyi yakından takip eden Kaş ve köylerinde yaşayan halk ÇED toplantısına yoğun bir katılım sağlayarak itirazlarını dile getirdi.

Yapılırsa Kaş’ın doğasını mahvedecek proje süreci nasıl işledi?

Finike kısmı son anda iptal edilen bu otoyol projesi aslında 2017 yılında gündeme gelmiş ve vatandaşlar iki ayrı dava açmıştı. Birisi Kaputaş üzerinden viyadük geçirilemeyeceği diğeri de bölgenin sit alanı olması nedeniyle yol yapılamayacağı üzerindendi bu davaların. Viyadük ve tünel için ÇED gerekli değildir uygulamasına açılan dava sonucu 13.9.2019’ da mahkeme sit alanından yol ve Kaputaş üzerinden viyadük geçirilemez şeklinde yurttaşların lehine karar vermişti. Daha sonra ise Karayolları Genel Müdürlüğü itirazını Konya İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme bu yıl içerisinde esastan değil usulden olarak kararı bozdu. Bunun üzerine Kaş’tan on yurttaş geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi’ne başvurmak zorunda kaldı.

ÇED toplantısından birkaç gün önce projenin Finike kısmı iptal edildiğinden bütünlük bozulduğu için ÇED raporunun değişmesi gerekirdi ancak Karayolları Genel Müdürlüğü mevzuata aykırı olmasına rağmen toplantıyı gerçekleştirdi.

ÇED’in içeriği ve yurttaşların itirazı

Kaş Çevre Platformu’nun aktarımına göre, ÇED raporu çok uzun olmasına rağmen kopyala yapıştır yöntemiyle oluşturulmuş ve ciddiyetten çok uzak bir içerikte. Örneğin bölgede yaşayan canlıların inşaat sırasında gerekirse yakalanarak başka yerlere nakledileceği, yakalanamayanların da patlatmaların gürültüsüyle zaten orayı terk edeceği söyleniyor. Hayatınızda duyduğunuz en trajikomik önlem alma yöntemi olarak tarihe geçmeye aday.

Bitkiler için ise şöyle bir önlem düşünmüşler: Herhangi bir endemik türe rastlanırsa tohumları alınıp Tohum Gen Bankası’na teslim edilecekmiş. Tüm dünyaya örnek olacak bir davranış, tebrik etmek lazım. Raporda bahsedilen ekolojik köprüler ise planlamada yer almıyor.

Raporda projenin bölgeye ekonomik, sosyal, kültürel ve turizm açısından katkı sağlayacağı söylenirken bunun nasıl olacağına dair ise hiçbir veri bulunmuyor.

Proje aslında bize ne söylüyor?

Hepsi 33 km olan güzergahın kat edilme süresi ortalama 28 dakika iken bu duble yolla zamanda öyle kayda değer bir değişiklik olmayıp sadece 3-5 dk kısalacak yolda, sürücüler konforlu yolculuk edecekmiş. Oysa hemen hemen aynı sürede gideceğiniz sahil yolu araçlar yavaş gittiği için daha güvenli ve manzaralı bir yol.

Üstelik bu kısacık yolun maliyeti, inşaatı zor olduğu için 2.165.698.077 tl olarak açıklandı. Ancak bilirkişiler maliyetin 4-5 milyarı bulabileceğini söylüyor. Yani Kaş Belediye bütçesinin yaklaşık on katı.  Öngörülen iki yıllık inşaat süresinin ise 4-5 yıl sürebileceği aktarılıyor.

Proje gerçekleşirse Akdeniz’in flora ve faunasıyla en iyi korunan yeri, tüneller, viyadükler, patlatmalar ve hafriyatıyla büyük bir tahribata uğrayacak. Butik turizminin önemiyle övünülen bölge bu özelliğini kaybedecek. Antik Likya Yolu’nun en güzel güzergâhları buradan geçmektedir. Kaputaj Plajı’nın ve kanyonun silüeti de komple değişecek.

Hayvancılık, arıcılık, zeytin ve narenciye üretimi çok olumsuz etkilenecek.

Zaten su sorunu olan bölgede az sayıdaki su kaynakları ciddi zarar görecek.

Yolun hemen dibinden geçeceği arkeolojik alanlar olumsuz etkilenecek.

Bir de bahsedilen ekonomik katkı, narenciye taşımacılığıyla ilgili ise bu tür taşımalar Elmalı üzerinden yayla yolundan Antalya’ya taşınıyor zaten. Yani bu yol hiç kullanılmayacak bu amaç için.

Evlerin 15-80 metre civarı yakınından geçecek ve köyleri ortadan bölecek duble yol,  insanların yaşam ve sağlıklarına da ciddi zararlar verecek. Bu zarardan kendi raporlarında bile yer alan 22 si endemik 454 bitki çeşidiyle birlikte çok sayıda sürüngen , kuş ve memeli hayvanlar da nasibini alacak. Ekosistem bir bütün olarak büyük yara alacak.

Kararlı direnişin sonuç alıcılığı

Aynı otoyolun Kemer – Antalya kısmında yer alan Ulupınar’da geçtiğimiz yılın ağustos ayında yol genişletmek için hiçbir alternatif düşünülmeden 600 yıllık çınar ağaçları kesilmek istenmişti. Yöre halkı ve ekoloji aktivistleri nöbet tutup çınarların kesilmesini önlemişti. Çınarlarla beraber Ulupınar’ı besleyen çok güzel bir su kaynağı da kurtulmuştu.

Bu projenin Finike kısmına ise Finike’li narenciye üreticileri ve STK’lar ovanın ve portakal üretiminin çok kötü etkileneceği düşüncesiyle karşı çıktı. Ve ÇED’e dört gün kala Valilik kararıyla Finike kısmı iptal edilmek zorunda kalındı. Daha önceki direnişleriyle Kaş – Kalkan arasını iptal ettiren Kaş’ lılar ise çok iyi örgütlenmişler ve çok da kararlı görünüyorlar bu gereksiz yolu engellemek için.

Son söz olarak şunu söyleyebiliriz: Turistler, manzara keyfi çıkarıp yavaş yolculuk yapmak isterken, yerel halk geçimini butik turizm ve hayvancılıktan sağlarken bütün bunları alt-üst edecek bu projede ısrar niye?

Cevabını siz benden daha iyi biliyorsunuz…

Kategori: Hafta Sonu