Köşe Yazıları

Avrupa’nın iklim politikası kime emanet?

Güncelleme (10.09.14): bu yazı hazırlandığından beri, Komisyon’un önerilen terkibi, başkan adayı Jean Claude Juncker’ce açıklandı. İklim ve Enerji portföyleri birleştirilirken, beklendiğinin aksine bu komiserlik İspanya’dan Miguel Arias Cañete‘ye verildi. 1986-1999 yılları arasında AP üyesi olan hukukçu Cañete, 2011-2014 yılları arasında Partido Popular hükümetinde Tarım, Gıda ve Çevre bakanlığı yapmıştı. Slovenya eski başbakanı Alenka Bratusek Enerji Birliğinden Sorumlu Komiser olarak önerildi, ve Cañete Bratusek’in koordinasyonunda çalışacak. Hill, yeni oluşturulan  Mâlî İstikrâr, Mâlî Hizmetler, ve Sermaye Pazarları Birliği portföyüyle görevlendirildi, ve bu Britanya’da sıcak karşılandı.

 

Son şeklini alıp Parlemento’nun sorgulama ve onay sürecine sunulacak Avrupa Komisyonu’nda, İklim ve Enerji komiserlikleri büyük bir ihtimalle birleştirilecek ve bu portföylerin Britanya’dan Jonathan Hill‘e verilmesi bekleniyor.

Britanya Başbakanı Cameron, Lord Jonathan Hill’i Avrupa Komisyonu üyesi olarak teklif ederken, kendisinin iş ve hükümet dünyasını eşit derecede iyi bilen bir isim olduğu, herkesçe saygı gördüğü için seçildiğini, ve Avrupa’da büyüme ve iş sağlayacağını umduğunu söylemişti. Brüksel’deki sanayi çevreleri de, bu sırada, Hill’in adaylığını müspet karşılamıştı.

1 lord-hill

Lord Jonathan Hill

1985’te, Margaret Tatcher döneminde, politik kariyerine Muhafazakâr Parti’nin araştırma kuruluşu Conservative Research Department’ta başlayan Hill, bundan önce özel bir erkek okulunun ardından Cambridge Üniversitesi’nde tarih okumuş, Rus tarihi üzerine bir doktoraya başlayıp bırakmış, kısa süre barmen olarak ve finans sektöründe çalışmıştı. 1990lar ve 2000ler boyu kariyeri özel sektör ile bazısı hayli etkili danışmanlık ve müsteşarlık görevleri arasında geçen Hill, kariyerinin görünür tek Avrupa portföyü olarak Maastricht Antlaşması müzakerelerinde John Major’ın danışmanları arasında görev almış, bu dönemde parti içindeki Avrupa karşıtlarını ikna etmekte de etkili olmuş, ardından hizmetlerinden dolayı kendisine şövalye ünvanı verilmişti.

Özel sektörde iken, lobi ve iletişim şirketleri, siyasete geri dönüşünden kısa süre önce de kendisi ayrıldıktan bir yıl sonra insan hakları ihlâlleriyle alâkalı haberlere konu olan lobi şirketi Bell Potinger Private’ta görev almıştı. Bell Potinger’in, Sri Lanka ve Özbekistan hükümetleri hesabına Wikipedia sayfalarını yanıltıcı şekilde değiştirmek, arama motoru sonuçlarını optimize etmek, hatta askeri harekatları insani yardım olarak yansıtan konuşmalar hazırlamak dahil şaibeli çalışmalar yaptığı ifşa olmuştu. Hill, hâlâ müşterileri arasında HSBC bankası, Birleşik Arap Emirlikleri, ve hatta büyük bir menfaat çatışması teşkil edecek Avrupa Komisyonu olan Huntsworth lobi şirketinin hissedarlarından. Bu hisselerini göreve başlamadan elinden çıkaracağını açıklıyor.

2010’da ömrü müddetince lord îlân edilen Hill, Lordlar Kamarası’na ve hükümete girdi; Britanya’da bir kabine mensubu olan eğitim bakan yardımcılığı yaptı. Bu görevinden 2012 yılında birkaç sefer istifa etmeye çalıştığı, ama David Cameron istifasını cevapsız bıraktığı için ayrılamadığına dair bir söylenti kimse tarafından doğrulanmıyor. 2013 ve 2014’te, yine kabine mensubu Lancaster Şansölyeliği pozisyonu yanı sıra Lordlar Kamarası Başkanlığı ve muhafazakâr gurubun Lordlar Kamarası’ndaki grup başkanlığını yaptı.

İstemediği ve önce “ben İngiltere’de yaşamayı seviyorum” deyip reddettiği hâlde sonunda Britanya’nın komiser adayı olarak önerilen Lord Hill, hobileri olarak bildirdiği okumak, bahçecilik, ve yürüyüşü bırakıp Ada’dan ayrılmak zorunda kalacağa benziyor. Hill, aslında komiserlik için üçüncü sıradaki aday idi, ama diğer iki isim görevi reddetmişti. Juncker, Britanya’dan kuvvetli bir kadın aday istemiş olsa da ​Cameron, Juncker’in demokratik bir şekilde seçilmesi ve ardından kendisinin son dakikaya kadar itirazlarına rağmen atanması sürecine garezi olduğu için, Avrupa’da çok tanınmamış biri de olsa, J. Hill’i göndermeyi, ve böylece Avam Meclisi’nden de sandalye kaybedip ara seçime gitmek zorunda kalmamayı tercih etmişe benziyor.

Hill, komiserlik önerisini kabul ederken, Avrupa’yı “daha iyiye doğru, Britanya dahil her yerde Avrupalıların kaygılarına cevap verilmiş bir noktaya getirmek” istediğini söyleyerek, Avrupa entegrasyonuna soğuk yaklaşan iyi bir İngiliz muhafazakârı, ama ayni zamanda bir Avrupalı olduğunu îmâ etmeye çalıştı. AP Başkanı Martin Schultz dahil Brüksel’den gelen birçok ses ilk esnada, Hill’in fazla Avrupa karşıtı olması hasbiyle AP tarafından onaylanmama ihtimâli bile olduğunu söylüyordu. Schultz, daha sonra Hill’i bir Avrupa dostu olarak tanımladı. Yeşiller eş gurup başkanı Philipe Lambert de Yeşiller’in Avrupa’da lobiciliğin tesirini azaltmaya çalıştığı şu günlerde menfaat çatışmaları yaşayabilecek bir ismin ifadesini bir kat daha zorlayarak alacaklarını, sürüyü kurda emanet etmek istemediklerini söyledi. Britanya hükümeti ise bu ihtimâl sorulduğunda, komisyonun ya toptan kabul edilmesi ya da toptan reddedilmesi gerektiği için böyle bir tehlike olmadığını söyleyerek cevap veriyor.

Britanya’da Hill’in kuvvetli bir ekonomi pörtföyüne değil, Enerji ve İklim komiserliğine, üstelik de Avrupa Enerji Birliği planlarından sorumlu komiserliğin astı olarak, tayin edilme ihtimali rahatsızlık yaratıyor. Cameron’un kumarı ve bu olası sonuç, özellikle Avrupa karşıtı UKIP’e (Birleşik Krallıklar Bağımsızlık Partisi) malzeme sağladı.

Avrupa entegrasyonuna sıcak bakan Juncker’in kuvvetli bir Avrupa entegrasyonuna desteği şüphe konusu olan Hill’e önemsediği ekonomi komiserliklerinden birini teslim etmemesi anlaşılabilir. 2015 hayati Paris İklim zirvesi yaklaşırken, ​İklim ve Enerji portföylerini, bu endüstri dostu, havayolları, bankalar, ve şaibeli hükümetlere lobicilik yapmış isme teslim etme olasılığı ise, kendi içinde manidar.

İklim değişikliğinden sorumlu olacak bu komiser adayı, ​Şubat ayında ​Politics Home dergisiyle yaptığı bir mülakatta “uzun vadeli düşünmekte çok başarılı değilim, ne de geriye bakmakta” demişti.

alidostGPsolar.jpg2

 

 

Alidost Numan