Köşe YazılarıManşetYazarlar

Siz hiç denizin içinden geçen kıyı kenar çizgisi duydunuz mu?

Bugüne kadar şayet benim gibi duymadınız ise şimdi duyacaksınız; Alaçatı’da kıyı kenar çizgisi denizin içinden geçiyor. Üstelik bu durum 2011 yılında belirlenmiş, bölge ile ilgili süren imar davalarında mahkemelere bile bildirilmemiş ve bugüne kadar çok iyi korunan bir sır olmuş. Nedeni ise basit: Rant.

Bazıları nadir görülen türler olan 105 kuş türünün de yaşadığı Alaçatı Sulak Alanı’nı da içine alacak şekilde bölgeye önüne yatınızı arkasına arabanızı park edebileceğiniz süper lüks malikaneler yapılıyor. Üstelik bugünlerde inşaat faaliyetlerine pandemiden de faydalanarak hız verilmiş durumda.

Büyük bir hızla inşaat tehdidi altına giren Alaçatı Sulak Alanı nasıl bir yer? Bu alanı ve bu alanda barınan kuşları bir kitap da toplayan Serap Yurdaer Elboy ile birlikte ülkemize duyuran kişiler arasında yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Sezai Göksu’nun çeşitli söyleşilerinden ve sosyal medya paylaşımlarından azmakta 155  kuş türünün yaşadığını öğreniyoruz. Alaçatı’da görüşme olanağı bulduğum Göksu’ya göre Alaçatı azmağı, Türkiye kuş göç güzergahlarından birinin tali parçası. Azmak Çanakkale, Foça, Bodrum aksının önemli bir parçası, kuşlar ilkbaharda ve sonbaharda burada besleniyorlar. Bazı kuşlar için de burası üreme alanı. Bazıları içinse sadece dinlenme ve beslenme alanı.

Türkiye’de 487 kuş türü var ve bunların 440’ı belgelenmiş ve fotoğraflanmış. İzmir’de ise 290 tür bulunuyor. Azmakta bulunan 155  tür bu sayılarla karşılaştırıldığında hiç de küçümsenecek bir rakam değil.

Alaçatı Sulak Alanı; 16.06.2021; Malikane inşaatları büyük bir hızla kuşların yaşam alanına yaklaşıyor.

Prof. Dr. Göksu Alaçatı azmağındaki gel-git hareketlerinin de çok önemli olduğunu anlatıyor:

Bu gel git, kuş gözlemi açısından şöyle önemli; su çekildiği zaman ortaya çıkan kum alanlar, küçük kum kuşlarının beslenmesine imkan veriyor. Su yükseldiği zaman kum kuşları başka bir bölgeye hareket ediyor. Ayrıca Mersin Körfezi’ndeki azmakta da su çekildiğinde kum alanlar ortaya çıkıyor. Kum kuşları orada da beslenebiliyor. Denizin haliç yaptığı Alaçatı azmağı, suyun çekilip yükselmesiyle, kuş türleri açısından önemli.’

Daha sonra bölgedeki yapılaşma hareketlerinin doğuracağı tehditlere de dikkat çekiyor Göksu:

‘Statik bir yatırımla bu sulak alanın sabit bir hale getirilmesi çok tehlikeli. Yine kuş gelmez mi, gelir. Ama sadece martı ya da başka bir kuş gelir. O kadar. Diğer kuşları kaybederiz. Burasının hiç ellenmemiş bu hali çok önemli. Burada doğanın kendine göre bir uyumu var. Bazen Sürmeli Kuş geliyor, bazen Akkum Kuşu geliyor. Bazen Kara Leylek geliyor, bazen başka bir kuş geliyor. Bu kuş türü zenginliğini kaybetmemeliyiz…’

Evlerin önüne kadar tekneler yanaşabilsin diye derin kanallar açılacak

Peki, Prof. Dr. Göksu’nun sözünü ettiği tehlike ne? Onu da Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi yönetim kurulunun değişik dönemlerde kamuoyuyla yaptığı paylaşımlardan ve medyada yer alan tartışmalardan anlıyoruz. Uzun bir öyküsü var; kuşların yurdunun rant uğruna yok edilmeye çalışılmasının.  Yaklaşık 250 hektarlık Alaçatı Sulak alanının uzun yıllar önce yapılmış, alanda yapılaşmaya kısmen açık bir imar planı var. Ancak bu plan kıyı kenar çizgisinin deniz içinden geçirilmesi nedeniyle dava edilmiş. Kıyı kenar çizgisinin önemi kıyıdan itibaren ilk 50 metre içinde tamamen yapılaşmanın yasak olması, ikinci 50 metre de ise ancak sökülebilir yapıya izin vermesi…

Dava sırasında inşaat firması denizin içinden geçen kıyı kenar çizgisinden yararlanarak ilk kısım denize tamamen sıfır konutlarını yapmış. Bu arada mahkeme sürerken kıyı kenar çizgisi 2011 yılında tekrar denize sıfır konut yapılmasına olanak verecek şekilde denizin içinden geçirilmiş ve bu karar bugüne kadar gerek meslek odalarıyla; gerekse Çeşmelilerle paylaşılmamış. Şimdi inşaat firması 2004’de başlattığı malikane inşaatlarını bu kıyı kenar çizgisinden yararlanarak azmak boyunca otobana kadar genişletmek istiyor. Bu amacına ulaşabilirse bu alanda yaşamını sürdüren 155 kuş türü yok olacak.

Özel konut projesiyle evlerin önüne kadar teknelerin yanaşabilmesi için derin kanallar açılması planlanıyor. Bu kanallar için hazırlıklar pandemi günlerinde hızla yapılıyor. Uzmanlara göre kanallar açılıp sular derinleştikçe kuşların yuvalanması ve beslenmesi imkânsız hale gelecek ve bölgedeki türlerin büyük çoğunluğu yok olacak. Bu nedenle uzmanlar hiç olmazsa Azmak’ın kuzey kısmının kuşlar için korunması gerektiğini ve bu bölgenin eko-turizm potansiyeli olduğunu belirtiyor.

Alaçatı Sulak Alanında günün her saati kuş fotoğrafı çekebilirsiniz. (Fotoğraf Sezai Göksu)

Bu arada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın doğal sit alanlarının yeniden belirlenmesi aşamasında bölgede yapılaşmanın önünü açan ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ statüsüne alması da bölge için durumu daha da kötüleştirmiş. Oysa çok uzman bölgenin hiç olmazsa kuzey bölümünün ‘nitelikli doğal koruma alanı’ olmasının gerektiğinin altını çiziyor.

Ne belediyeler ne de bakanlıktan yanıt var

Süreci yakından izleyen ve konuyu yaptığı açıklamalarla kamuoyunun gündemine taşıyan Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu 21 Nisan tarihinden bu yana İzmir Büyükşehir ve Çeşme Belediyelerine çağrı yapıyor. Oda bakanlığa yazdığı yazıyla 16 yıl önce yapılmış çevresel etki değerlendirme çalışmasının üzerinden geçen onca yıldan sonra yetersiz olacağını, sit derecelendirmesinde hata yapıldığını belirtmiş ve kıyı kenar çizgisinin neden deniz içinden geçirildiğini sormuş. Büyükşehir Belediyesinden hatalı kıyı kenar çizgisi ile yapılan inşaatların mühürlenmesini, Çeşme Belediyesinden de yürüyen davalarla ilgili bilgi talep eden Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi şu ana kadar ne bakanlıktan ne de belediyelerden bir yanıt alamamış. Oda Alaçatı Sulak Alanını korumakta kararlı, yakın bir gelecekte konu ile ilgili dava açmaya hazırlanıyor.

Görüldüğü gibi yaşadığımız pandemi günleri de bazılarımız için yeterince uyarıcı olmadı. Rant hırsı uğruna Çeşme ve Alaçatı turizmine farklı bir boyut getirebilecek olan Alaçatı Sulak Alanı ve kuş cenneti hem de bu pandemi günlerinden faydalanılarak yok edilmek isteniyor. Üstelik 155  kuş türünü evsiz bırakacak bu inşaatlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir tarafa;  İzmir Büyükşehir ve Çeşme Belediyelerinin gözleri önünde yapılıyor…

Neden sizce?..