Birleşmiş Milletler’in önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen raporunda, dünyadaki yaşamı tehdit eden doğadaki yıkımın, yine insan kaynaklı iklim değişikliği kadar büyük olacağının altınının çizilmesi bekleniyor
Birleşmiş Milletler’in (BM) biyolojik çeşitlilik hakkındaki bilimsel kurulu Intergovernmental Panel Biodiversity and Ecosystem Services (Hükümetlerarası Biyoçeşitlilik ve Ekolojik Hizmetler Paneli – IPBES), küresel analizinin karar vericiler için özetini dün kamuoyu ile paylaştı.
130’dan fazla ülkenin bilim insanlarının katkısıyla hazırlanan rapor, dünyadaki canlı türlerinin karşı karşıya kaldığı tehdidi gözler önüne sererken, buna sebep olan insan kaynaklı aktivitelere vurgu yapıyor. Rapor, iklim değişikliği, kalkınma, tarım-gıda ile denizler ve okyanuslar hakkında önemli bulgular içeriyor.
130 ülkenin imzaladığı bilimsel rapor, iklim değişikliğinin 1 milyon türün yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Raporun bazı önemli bulguları şöyle:
Biyolojik Çeşitlilik:
Türler, günümüzde son 10 milyon yılın ortalamasından yüzbinlerce kat daha hızlı yok oluyor ve bu hız giderek artıyor.
İklim Değişikliği
Raporda; iklim değişikliğine neden olan faaliyetler ile biyolojik çeşitliliği yok oluşa sürükleyen faaliyetler arasında önemli bir ilişki olduğunu, birçok iklim eyleminin aynı zamanda biyolojik çeşitliliği de korumaya katkı sunacağını belirtiyor.
Raporun yazarları, IPCC‘nin iklim değişikliği senaryoları ile bu senaryoların biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerini de karşılaştırıyor.
Tarım-gıda
Uzmanlar mevcut tarımsal uygulamaların biyolojik çeşitlilik üzerinde önemli riskler oluşturduğuna dikkat çekiyor.Rapor, insan faaliyetleri ile karasal ortam/çevrenin yüzde 75’inin ciddi değişiklik ve büyük hasar gördüğünü, 1970’lerden beri tarımsal üretimin yüzde 300 arttığını ama buna rağmen dünya nüfusunun yüzde 11’inin – 860 milyon insanın gıda güvensizliği ile yüz yüze olduğuna vurgu yapıyor:
Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 25’i arazi yönetimi, gübreler yüzünden salınıyor. Hayvansal gıdalar bu emisyonun yüzde 75’ini oluşturuyor.
Okyanuslar – Denizler:
Aşırı avlanma yüzünden balık stoklarının yok olduğunu kaydeden raporda, 2015 yılında deniz stoklarının yüzde 33’ünün sürdürülemez seviyede avlandığını vurguluyor. Rapora göre, bugüne kadar deniz ortamının yüzde 66’sının insan faaliyetleri yüzünden ciddi ve büyük ölçüde değiştirildi.
Rapor, endüstriyel balıkçılığın biyoçeşitlilik üzerindeki ayak izinin tarımdan 4 kat daha büyük olduğunu ifade ediyor; balıkçılık sektöründeki dengesiz dağılımı ortaya koyuyor.
Rapora göre ticari balıkçıların yüzde 90’ı küçük balık avlarken bu balıklar toplam yakalanan balıkların yüzde 46’sını oluşturuyor. Geri kalan balıkçılık sadece birkaç ülkede yoğunlaşıyor ve çok az sayıdaki büyük şirket tarafından yapılıyor.
Sağlık, kalkınma ve sosyal ekonomik sorunlara dair önemli veriler içeren rapora göre; dünya nüfusunun 1970’lerden beri yüzde 105 arttı; kentsel alanlar sadece 1992’den bu yana iki katına çıktı. Rapor, bu durumun doğal alanlar üzerinde önemli bir baskı unsuru olduğunu ifade ediyor.
Paris’te duyurulacak
Çalışmaları 3 yıl süren raporun duyurulacağı Paris’teki toplantıda 130 ülkeden diplomatlar bir araya gelecek. Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri üzerine Hükümetlerarası Bilim-Siyaset Platformu (IPBES) Başkanı Robert Watson, raporla ilgili değerlendirmesinde “Türlerin, ekosistemin ve genetik çeşitliliğin yok olması, daha şimdiden insanlığın geleceği için küresel ve nesillerarası bir tehdit” ifadelerini kullandı.
Gelecek yıllarda insanlığın önündeki en temel zorluğun, doğanın paha biçilemez katkılarını korumak olduğunu vurgulayan Watson, “Her düzeyde hazırlanacak politikalar, çabalar ve adımlar, yalnızca bilgi ve kanıtlara dayalı olmaları halinde başarı getirecektir” dedi.
Bilim insanlarına göre, dünyanın 6. büyük kitlesel yok oluşunda 1 milyona yakın tür tarihten silinme tehlikesiyle karşı karşıya. Dünya Doğayı Koruma Vakfı da (WWF) geçen yıl açıkladığı ‘Yaşayan Gezegen’ adlı raporunda, memeliler, kuşlar, sürüngenler ve amfibilerin nüfusunun 40 yılda yüzde 60 azaldığını ortaya koymuştu.
Haber/Fotoğraflar: Mehmet TEMEL ve Cansu ACAR * Hatay’da depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen kent…
Sivil toplum örgütlerinin hazırladığı raporda, Türkiye’nin yenilenebilir enerji enerjisi kapasitesini artırma hedefi olumlu bulunurken, nükleer…
İstanbul 5. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin alınan rezerv alan ilanı ve 1/100.000 ölçekli…
Devlet Su İşleri’nin Ağva Plajı’na yapmayı planladığı mahmuz projesi askıya çıktı. Projeye göre, plajın sağ…
Gürcü tiyatro topluluğu The Wandering Moon Theatre’ın ikinci yapımı olan “Pirosmani” kukla tiyatrosu gösterisini 16.…
Mavera Maden şirketi tarafından Devrek, Akçakoca, Alaplı’nın Fındıklı, Belen, Kasımlı, Doğancılar, Kocaman ve Alaplı'ya sınır…