İklim Krizi

Kar yağışlarına aldanmayın, 2013’ün en sıcak yıl olması bekleniyor! – Belkıs Gökbulut

Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki; küresel ısınma durmadı, hatta ara da vermedi. Ülkemizde bazı şehirler kara teslim olmuşken,  Avustralya dört gündür kıta ortalaması olarak 39 santigrat derece sıcaklığın altına düşmedi. Küresel iklim değişikliğinin bir sonucu olarak dünyanın ortalama sıcaklığı artarken, kar yağışları, seller ve şiddetli hava olayları da artarak devam ediyor.

Met Office bu yıl  küresel sıcaklığın uzun dönem ortalamasının 0.57 santigrat derece üstünde olacağını, bu nedenle  2013 yılının 1850’ lerden bu yana kaydedilmiş en sıcak yıllardan biri olacağını açıkladı. Met Office’in hava tahminleri kendi araştırmalarına ek olarak Doğu Anglia Üniversitesi, Nasa Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü ve Birleşik Devletler Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ne dayanıyor.

İlk olarak, dünyanın ortalama sıcaklığı doğal etkenlerden dolayı bazı yıllar daha sıcak, diğerleri daha soğuk yaşanabiliyor. Mesela, 2005 ve 2010 yılları ortalama gidişatın üzerinde sıcaklık değerleri gösterirken,  2008 ve 2011 yıllarında ortalamanın altında sıcaklık değerleri kaydedildi. Fakat bu değişimler 0.2 santigrat derece civarında yaşandı. Genel gidişata baktığımızda ise; Dünya Meteoroloji Organizasyonu’nun verdiği bilgiye göre 1800’lü yıllardan bu yana yaşanan en sıcak 12  yılın 11′i  2001′den bu yana kaydedildi,  0.45 santigrat derece sıcaklık artışıyla 2012 ise en sıcak 9. yıl oldu.

Küresel sıcaklıklara doğal olarak etki eden belirgin üç faktör vardır:

1) Volkanik patlamalar:  1991 yılında Pinatubo Dağı’nın patlaması ortalamaya göre daha soğuk yaşanan 3 yılı da beraberinde getirdi. Fakat yine de küresel sıcaklık artış göstermeye devam etti. Yani 2013 yılında büyük  bir volkanik patlama olursa bunun az da olsa soğutucu bir etkisi olabilir.

2) Güneş aktiviteleri:  Güneşten gelen enerjinin maksimuma ulaşması dünyayı 0.1 santigrat derece daha ısıtabilir. Son otuz yıllık gidişata baktığımızda güneş aktiviteleri sürekli azaldı fakat dünya ısınmaya devam etti.  Güneşin periyodik döngüsüne baktığımızda bundan sonraki süreçte dünyaya ulaşan enerjinin artması bekleniyor.

3) Okyanus akıntıları:  Güney Amerika’nın batı kıyısındaki okyanus sularının periyodik olarak ısınması olayına El Nino,  soğumasına ise La Nina denir. Peru kıyılarında başlayan bu olay dünyanın sıcaklığını değiştirerek, iklim olaylarına etki eder.  Mesela 2008-2011 yılları arasında La Nina etkisini gösterdi,  bu da sıcaklıkları biraz düşürücü etki yaptı. Fakat 2011 yılı ortalama sıcaklık artışına bakılarak son on yılın sıcaklık değerlerinden düşük olmasına rağmen, La Nina olayının görüldüğü yıllara kıyasla en sıcak yıl olarak kayıtlara geçti. Yani La Nina olayı yaşanırken okyanuslar soğuk suyu yüzeye çıkardı ancak bu sadece atmosferdeki ekstra sıcak havayı emici etki yapabildi, küresel sıcaklığın artışına engel olamadı. Bu yıl ise El Nino etkisini göstermeye başladı, yani okyanus suları ısınıyor ve dünyanın ortalama sıcaklığının normalden daha fazla artması bekleniyor.

Yukarıda da bahsettiğim gibi tüm bu olaylar yaşandığında doğal süreçte küresel sıcaklığın azalmış olması gerekiyordu;  ancak ortalama sıcaklık her on yılda yaklaşık 0.16 santigrat derece artarak devam etti.  Bunun tek sebebi insan etkisiyle atmosfere salınanan  sera gazı miktarındaki sürekli artıştır, bunun dışında hiçbir  doğal etken bu gidişatı açıklayamıyor. Doğa bundan önceki yıllarda bizim atmosferi ısıtmamıza sadece soğutucu bir etkiyle karşılık verdi.

Buna rağmen Amerika’nın büyük çoğunluğu, Batı Avrupa ve Hindistan kuraklıktan sıkıntı çekti, aynı zamanda bazı bölgelerde seller ve fırtınalar yaşandı.  2012’nin Ekim ayında Amerika’nın doğu kıyılarını vuran Sandy kasırgası gibi aşırı hava olayları gerçekleşti. Ülkemizde de şu anda kar yağışları görülürken, dünyanın bazı bölgelerinde aşırı sıcak havalar yaşanıyor ve küresel sıcaklık artış gösteriyor.

Özetle, 2013 yılı için rekor sıcaklık değerleri tahminleri yapılmasının ilk sebebi artarak devam eden sera gazı salımı, diğeri ise bu yıl doğal etkenlerin de bu ısınma gidişatına katkı sağlayacak olmasıdır. Bundan önceki yıllarda yaşananlardan doğanın küresel ısınmaya çok fazla etki etmediğini gördük, bu nedenle sürecin yaşanmasından sorumlu olan sera gazı salımı azaltılmadığı takdirde bundan sonraki yıllarda da kar yağışları, seller ve fırtınalar  görülmeye devam ederken, her yılın “küresel olarak kayıtlara geçmiş en sıcak yıl” olduğunu duymaya devam edeceğiz.

 

Belkıs Gökbulut

Boğaziçi Üniversitesi
İklim Değişikliği Çalışma Grubu

Kategori: İklim Krizi