İklim KriziKöşe YazılarıManşetYazarlar

Ugandalı iklim aktivisti Hilda Flavia: İklim krizini bilmeden etkileriyle yüzleştik [İklim Kuşağı-7]

Nakabuye Hilda Flavia, 23 yaşında iklim değişikliği ve çevre hakları aktivisti, Fridays For Future Uganda kurucusu ve organizatörü. Doğayı seviyor ve bu nedenle ne pahasına olursa olsun tek evi olan “Dünya” için savaşmaya karar vermiş: 

Ben bütün bu iklim krizinin bir kurbanıyım ve bunu söylemekten korkmuyorum. İklim adaletsizliği eğitimimi riske atmaya ve herkes için savaşmaya zorladı, jenerasyonum başarısızlığa uğrayacağına sınavlarımda başarısız olmayı tercih ederim. İşte bu yüzden geleceğimiz için mücadele etme görevini üstlendim.”

Flavia ile iklim aktivistliğine başlama hikayesini, amaçlarını, talep ve planlarını konuştuk. 

Atlas Sarrafoğlu: İklim grevine başlamak için ilham kaynağın neydi? Yaşadığın yerde, günlük yaşamında iklim krizinin etkileriyle karşılaşıyor musun?

Hilda Flavia: Çocukken iyi bir ortam olan Masaka bölgesindeki ormanlar, bataklıklar, tarlalar ve göllerden ve nehirlerle ve bol su ile çevrili köyümü ziyaret ederek büyüdüm. Zaman geçtikçe hava değişmeye başladı, şiddetli yağışlar, kuvvetli rüzgarlar, artan sıcaklıklar, seller ve diğer felaketlerin yanı sıra, hava modelleri tahmin edilemez olmaya başladı, mevsimler değişti. Ailem, bu etkilerin bir kısmını, hayvanlar için su sağlayan akarsuları kurutan yükselen sıcaklıklar nedeniyle ekili alanlarımızı/bahçelerimizi ve hayvanlarımızı tamamen kaybettiğimiz ölçüde yaşadı.

Bütün bu etkiler biz iklim değişikliğini bilmeden gerçekleşti. Yaşam tarzımız değişti. Gelir kaynağımızı olan ekili alanları kaybettiğimiz için, birkaç ay okulu kaçırmak zorunda kaldım, çünkü babam borçlarını ödeyemedi. Kimsenin bu duruma düşmesini istemem ve bu nedenle 2017’deki iklim değişikliği hakkında bilgi sahibi olduğumda, hayatımı bir fark yaratmak için adamaya karar verdim. Greta‘nın parlamentonun önünde grev yaptığını görmem grevlerime başlamam için bana ilham kaynağı oldu.

‘Bir kız çocuğu olarak bunları yapmak çok zor’

Nasıl eylemler yapıyorsun ve ne tür bir tepki görüyorsun?

Ocak 2019’dan beri, önce tek başıma grev yaptım ve şimdi de arkadaşlarımla birlikte grev yapıyorum. İklim farkındalığı yaratmak amacıyla okullara, üniversitelere ve farklı gruplarla konuşmaya gidiyoruz.

Plastik kirliliğini sona erdirmeyi ve sulak alanları korumayı amaçlayan dünyanın ikinci büyük tatlı su alanı olan Victoria Gölü üzerinde bir kıyı temizleme faaliyeti başlattım.

Aktivizmimle ilgili hem olumlu hem de olumsuz tepkiler alıyorum. Bir kız çocuğu olarak, topluluğumda ortaya çıkmak ve haklarımız için taleplerde bulunup, mücadele etmek çok zor çünkü kızlar daha düşük bir cinsiyet olarak görülüyor ve gençlerin yaşlılardan bir şey yapmalarını istemeleri o kadar da kabul gören bir şey ​​değil.

Hükümetten talepleriniz neler ve ülkendeki “iklim farkındalık” durumu nedir?

Kısacası, hükümetin ülkede iklim değişikliğinden herkesin farkında olması için bir İklim Acil Durumu ilan etmelerini ve ardından somut eylemlerle iklim farkındalığını getirecek sürdürülebilir ve özverili karar vermelerini istiyoruz. Bu, Paris Anlaşması ve hedeflerine ulaşılması yönünde uyumlu olmalı.

‘Yalnızca gençlerin mücadelesiyle olmaz’

Sence içinde bulunduğumuz bu iklim krizini durdurmak için ne gerekiyor?

İklim kriziyle sadece gençler olarak mücadele edemeyiz. Bunu acil olarak ele almak için herkese ve her ülkeye ihtiyacımız var. Bu, iklim eylemini ciddiye almak ve bununla mücadele için daha somut adımlar atmak demek.

Ayrıca, hızlı olumlu çevresel etkileri teşvik eden belirleyici ve özverili kararlar alan hükümetler de buna dahil. Amaç insanları ve gezegeni, kâr amacının üstünde tutmak olmalı.

Kariyer ve iklim aktivizminde gelecek ile ilgili planların neler?

İklim Hareketi için grev yapan milyonlarca gence katıldım ve hayatımı buna adamaya karar verdim, FridaysForFuture Uganda’yı kurdum ve iklim grevlerine katılmak için her Cuma dersleri kaçırıyorum. Uganda’nın göllerini ve nehirlerini sık sık temizliyorum, kıyılarda yaşayan halklara yönelik, hem gölden hem de oradaki çöplerden toplanan atıklarla  briket yapmak gibi bazı sürdürülebilir uygulamalar ve faaliyetler başlatmayı planlıyorum. Kamuya, kurumsal şirketlere ve liderlere iklim acil durumu talep eden açık mektuplar yazan aktivistlerin bir parçası olmaya devam edeceğim, başaracağımız güne kadar savaşmayı bırakmayacağım.

Topluma ve dünyaya fayda sağlayacak sürdürülebilir becerilerimi geliştirmeye yardımcı olması amacıyla sürdürülebilir kalkınma konusunda yüksek lisans yapmayı planlıyorum.

Küresel Güney’in* daha fazla duyulması için ne yapılmalı?

Her düzeyde iklim adaletine ihtiyacımız var. Seslerimizi duyurun ve değerli kılın. Afrika ve Küresel Güney’deki aktivistlerin iklim değişikliğinden veya fosil yakıtların yakılmasından ya da sulak alanlarda bulunan veya gelişmiş ülkeler için uygun olmadığından ülkelerimize gönderilen çöplerinizden nasıl etkilendiğimizi size söylemesini beklememelisiniz. Sizin için uygun değilse, kesinlikle bizim için de uygun değildir.

İklim aktivistliği haricinde neler yapıyorsun? Hobilerin neler?

Doğayı seviyorum, sanatı seviyorum (çizimler ve resimler, tasarımlar). “Cömert olma” gibi bir hobi olup olmadığını bilmiyorum ama cömertlik yapmaktan hoşlanıyorum.

2020’den sonra iklim hareketinin nasıl değişeceğini düşünüyorsun?

İklim Hareketi devam ediyor, sizi izliyor ve yetişkinler çocuk gibi davranmaya devam ederse, biz de yetişkin gibi davranmaya devam edeceğiz.

İklim grevlerine başlamak isteyenler için ne önerirsin?

Katılmak için asla geç değildir. Doğru kararı verdiğinizi, bugün yaptığınız eylemlerin, yarın sizin ve ailenizin ne tür bir gelecek yaşayacağını belirleyeceğini söyleyebilirim.

 

*İklim değişikliğine sera gazı olarak katkıları düşük olmasına rağmen krizin sonuçlarından en fazla etkilenen düşük ve orta gelirli Asya, Afrika ve Latin Amerika’da yer alan ülkeleri ifade etmek için kullanıldı.

Kategori: İklim Krizi

News

Hilda Flavia: We faced the effects of climate crisis without knowing what it is [Climate Generation Talks-7]

Nakabuye Hilda Flavia, 23 year old Ugandan climate change and environmental rights activist, founder and organiser of Fridays For Future Uganda. She loves nature and therefore she has decided to fight for her only home “Earth” at any cost:

I am a victim of this whole climate crisis and I am not afraid to say so. Climate injustice forced me to risk my education and fight for everyone, I rather fail my examinations than fail my generation. Therefore, I am on a mission to fight for our future.”

Atlas: What was your inspiration to start climate striking? Do you face the effects of climate crisis in your daily life where you live?

Hilda: As a child, I grew up visiting my village in Masaka district with a good environment surrounded with forests, swamps, plantations and plenty of water from lakes and rivers. As time went by, the weather started changing, heavy rainfalls, strong winds, rising temperatures, floods, among other things, weather patterns started being unpredictable, seasons changed. My family experienced some of these effects as well to the extent that we lost our plantation/gardens completely and livestock due to the rising temperatures that dried out the streams where we used to fetch water for the animals.

All these effects happened without us knowing about climate change. Our life style changed because we lost our income source which was the plantation, I had to miss school for some months because my Dad couldn’t afford to pay for my tuition. I wouldn’t wish this to happen to anyone else and therefore, when I got to know about climate change in 2017, I decided to dedicate my life to make a difference. When I saw Greta striking out of her parliament, she inspired me to start the strikes as well.

‘Being a girl is challenging in my community’

How do you mobilize and what kind of reaction do you get about your activism?

Since January 2019, I and now together with my friends, have been striking. We move to different schools, universities, communities and different groups creating Climate awareness.

I started a lake shore clean up Activity on Lake Victoria which is the second largest fresh water body in the world that is aimed at Ending plastic pollution and preserving water bodies.

I get both positive and negative reactions towards my Activism. Being a girl child, it’s very hard to come out in my community and demand /fight for our rights because girls are seen as an inferior gender and it’s not so often that youth come out to demand elders to do something.

What are your demands from your government and what is the “climate awareness” situation in your country now?

Briefly, we demand government to declare a climate emergency in the country so that everyone is aware of Climate change, then make sustainable, selfless decision into concrete action that will bring about climate action. This should be in line with the Paris Agreement and achieving its goals.

What do you think is neccessary to stop this climate crisis we are living in? 

We cannot fight the climate crisis alone as youth, we need everyone and every country to treat Climate crisis as an emergency, this means taking climate action seriously and take more concrete steps towards combating it.

It also includes governments making decisive and selfless decisions that encourage rapid positive Environmental changes. This should include putting people and the planet before profit.

What are your future plans in career and climate activism?

I decided to dedicate my life and joined millions of young people striking for Climate Action, I founded FridaysForFuture Uganda and I miss classes every Friday to take part in the climate strikes. I also clean Uganda’s lakes and rivers often, I plan to start training lake shore communities some sustainable practices and activities such as making brickets out of garbage collected from both the lake and from there dumpings. I have been and will continue being part of Activists writing open letters to public, corporate organisations and leaders demanding urgent Climate Action, until it’s achieved, I will not stop fighting.

I plan to study a master’s degree in sustainable development to help train my community sustainable skills which will benefit the country and the world at large.

What should be done for Global South* to be heard more?

We need Climate Justice at all levels. Make our voices heard and count. You shouldn’t wait for activists from Africa and the Global South to tell you how we are affected by climate change, or by your burning of fossil fuels, or by your garbage that ends up in our water bodies or sent to our countries because it’s not good for your developed countries. If it’s not good for you, it definitely isn’t good for us either.

‘It is never too late to join’

What do you do apart from climate activism. What are your hobbies?

I like Nature, I like art(drawings and paintings, designs).  I don’t know if there’s such a hobby of being generous but I like doing acts of generosity.

How do you see the climate movement changing after 2020?

The Climate Movement is here to stay, it’s watching you and we will continue to act like adults if adults continue to act like children.

What would you suggest to the ones who want to start climate striking?

It’s never too late to join. You have made the right decision, your actions today will determine the kind of future you and your family live tomorrow so do your best.

* It was used to refer to countries in Asia and Africa and Latin America that are most affected by the consequences of climate crisis despite little contribution to greenhouse gas.

 

Kategori: News

İklim KriziManşet

Howey Ou: İklim grevi yaptığım için ailem, polis ve üniversiteler karşımda [İklim Kuşağı Konuşuyor-6]

Howey Ou 17 yaşında Çin‘in ilk iklim aktivisti, Guilin‘de yaşıyor. Büyük cesaretinden dolayı hayran olduğum Howey, Çin’de hiç kimsenin konuşmadığı iklim krizini anlatmak için tek başına iklim grevlerine başladı.

Bu süreçte ailesi tarafından uyarılarak eve kapatıldı, polisler tarafından defalarca sorgulandı. Şu anda ise üniversiteler onu tehlikeli gördüğü için grevleri bırakana kadar onu almayacaklarını söylüyor. Howey ülkesindeki şartlara rağmen iklim aktivistliğini sürdürüyor.

Atlas: Çin’deki ilk iklim aktivistisin. Nasıl aktivist oldun, protestolarına başlama sebebin ne idi ve aktivizmine nasıl devam ediyorsun?

Howey: Küçükken doğada arkadaşlarımla oynamayı severdim, yaşadığımız üniversitenin bahçesinde çimlerin üzerinde öylece oturup, güneşin tadını çıkarırdım. Kıvrımlı dağları ve suyu ile tanınan uluslararası bir turizm şehri olan Guilin’de ağaçlar ve çayırlarla dolu bir üniversitede doğduğum için çok şanslıyım. Ama sadece odadan çıkarken ışıkları kapatmak,  su tasarrufu yapmak için muslukları kapatmak üzerine eğitildim, neredeyse hiç kimsenin iklim hakkında konuştuğunu veya okulda bu konuda dersler aldığını duymadım.

Kimse bana iklimden bahsetmedi ve burada bu konuyu öğrenecek hiç bir yer yok. Bu yüzden 2015 Kasım’ında Başkan Xi, Paris Anlaşması’nı imzalamak için COP21’e gittiğinde garip gelmedi, hatta oraya uçup imzalamak gerçekten gerekli miydi, şüpheliyim. O sıralarda, toplumda Paris Anlaşması hakkında bazı tartışmalar vardı ve bir 7’nci sınıf öğrencisi olarak bunu ben de duymuş oldum. O zaman biyoloji ve coğrafya dersleri en yüksek notlarım arasında yer alıyordu. Ancak öğrenciler sadece ders çalışmayı ve derslere odaklanmayı öğreniyordu, ben hala National Geographic dergilerini okuma alışkanlığını koruyorum ve bu da doğa hakkındaki bilgilerimi geliştirmeye devam ediyor (National Geographic dergisine kıyasla, Çin’deki coğrafya dergiler nadiren iklim krizinden bahsediyordu).

‘Çin Hükümeti Paris Anlaşması ile uyumlu hareket edene kadar her gün grev yapmaya söz verdim. Yedinci günün sonunda Ulusal Güvenlik Bürosu tarafından gözaltına alınıp 4 saat boyunca sorgulandım’

‘İnsanların benimle hareket edip edemeyeceğini merak ettim’

Ancak, lise ilk dönemimin başları olan 2018 Aralık tarihinde Al Gore’un Uygunsuz Gerçek’ belgeselini seyredene kadar, iklim krizinin insan uygarlığı ve tüm ekosistem için en büyük tehdit olduğunu bilmiyordum. Aynı sıralarda Greta’nın hikayesini birçok Çin medyasında okumaya başlamıştım.  “Benim yaşımda bir kız dünyanın iyiliği için birçok şey yapabiliyor ve dünyanın dört bir yanındaki insanlar tarafından saygı görüyor” diye düşündüm. Biraz agresif olduğunu düşünsem de, aynı zamanda büyük saygı duymaya başladım.

Birkaç ay boyunca, zaman zaman Greta ve iklim krizini medyada duymaya devam ettim ve 120’den fazla ülkenin katıldığı 15 Mart İlk Küresel Okul Grev Günü‘nde Climate Reality Project’in  bülteni elime ulaştı. Belki de ilk defa bu müthiş küresel gençlik hareketinin bir parçası olabileceğimi hayal ettim. Bu düşünce beni de şok etti, daha fazla bilgi almak ve Çin’de yaşayan insanların benimle hareket edip edemeyeceğini öğrenmek istedim.

‘Yalnız hareket etmem gerektiğini anladım’

Daha sonra Wikipedia’da “İklim için Okul Grevi” başlığını kontrol ettim, katılan ülkeler oldukça uzun bir listeye sahipti, aşağı kaydırarak okumaya devam ettim, asırlar boyu zaman harcadım sanki içinde , ancak Çin Halk Cumhuriyet’ini listede bulamadım. İnanamadım ve ikinci kez taradım. Doğruydu. Dünyanın en büyük nüfusuna sahip en fazla karbon salan bu büyük ülkenin, nasıl bu derece ilham kaynağı ve şahane bir harekete katılmadığını anlayamadım.

Muhtemelen 24 Mayıs 2019’da yalnız hareket etmem gerektiği sonucunu kabullenmem birkaç saat sürdü. Kararımı verirken gerçekten tereddüt içinde ve heyecanlıydım. Gazetelerde daha önce hiç sivil toplum eylemi duymadım, görmedim. Kimse bana tavsiyede bulunamazdı. Bu sahneyi protesto tarihinden önce yüzlerce kez hayal ettim. Uluslararası iklim aktivistleriyle bağlantı kurmaya çalıştım ama internet kısıtlamaları yüzünden yapamadım, bu yüzden sadece insanlara soru sormak için İngilizce eğitim uygulaması Tandem’i kullandım. Arkadaşlarım ve ailem bana protestolarıma devam edersem vurulma ihtimalim olduğunu ve korkunç, dar bir hapishaneye kapatılabileceğimi söyledi.

Pankartlarında ne yazıyor ve ne anlama geliyor?

24 Mayıs 2019’da “İklim Krizi İnsan Uygarlığına En Büyük Tehdittir” yazdım “Guilin, Çin. Anakara Çin ilk kez birleşiyor ”, “Sana İhtiyacımız Var ”, “ 9 ayda, 1 kişiden 1,2 milyon kişiye çıktı”. 26-31 Mayıs 2019 tarihleri ​​arasında üst üste her gün grev yapınca, bir tane daha yazdım. Canva’da İklim için Okul Grevi pankartı hazırladım. Ulusal güvenlik bürosuna ait polis tarafından el konulan ve üzerinde “SS4C” yazan pankartımdan sonra bir tane daha yaptım, maalesef bu sefer de yenisine ailem tarafından el konuldu.

Çin’de destek bulmak için, STK’ları ve İklim ve Araştırma Merkezlerini, yenilikçi işletmelerin yanı sıra permakültür merkezlerini ziyaret ettiğimde – iklim ve sürdürülebilirlikle ilgili olan aktivistlerin, artık yemekleri yediğini ve 24 saat açık kitapçılar, FamilyMart gibi 24 saat açık dükkanlar, üniversite bankları, otel salonları, yurtların ikinci kat koridorları gibi sağda solda uyumak zorunda kaldıklarını gördüm. Hefei Departmanı, Nanjing Hükümeti, Şangay Hükümeti önünde protestolar yaptım ve buralarda beşinci yeni pankartımı taşıdım. Onu da Toronto Universitesinden Fridays For Future hareketinden üç arkadaşım ile beraber yaptık. (bundan dolayı çok heyecanlıyım ve gurur duyuyorum! :))

‘Ailem tepkili, beni eve kapadılar’

Ailen, arkadaşların veya STK’lardan destek görüyor musun?

Önce ailem bana protesto ve bunun gibi radikal şeyler yapmamamı hatırlattılar. Özellikle de polis tarafından benden hariç sorgulandıktan sonra, beni ciddi bir şekilde, protesto yapmamam konusunda uyardılar ve beni röportaj vb vermemem için “eve kapadılar”.

İklimle ilgili belgesel seyretmemi destekliyorlar ama protesto konusunda değil. Arkadaşlarım #PlantFor Survival kampanyasında bana bir iki kez katıldılar. China Youth Climate Action ise görevi ajanları takip etmek olan Halk Güvenlik Polisinin beni sorgulaması sebebiyle tehlikeli bulduklarından, toplantılarına katılmama izin vermediler.

BM İklim Zirvesi NY’ye davet edildin, ama oraya hiç gitmedin. Neden?

Çünkü bir İngiliz pilotlar birliğinin Küresel İklim Eylem Haftası olan 27 Eylül 2019’da grev yapacağını gördüm. Bu yüzden New York’a yelken açmak için yeterli zaman yoktu ve uçmaktan utandım. Bu yüzden Küresel İklim Eylem Haftası’ndan itibaren Çin’in 70. Ulusal Bayramı’na kadar her gün 17 günlük bir süreçte ağaç dikmeye karar verdim.

İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’ne göre, 2030’dan önce dünya çapında 1 trilyon ağaç dikmek iklim krizi ile mücadelede en etkili yol. Herkes ortalama 150 dikmeli. Bu yüzden benim talebim de Çin Hükümeti’ni Ulusal Halkın Zorunlu Ağaç Dikim Kodlarına “yılda 18-20 ağaç dikme” ekleme yapmasını teşvik etmek.

‘Her cuma Yunnan’da ağaç dikiyorum ve tek başıma grev yapıyorum. Elektronik cihazlarıma ebeveynlerimin talebiyle öğretmenlerim el koydu. VPN olmadan haftada sadece 1 saat ücretsiz internet erişimim var (Bir kuyuya atılmış ve tüm aktivist arkadaşlarımdan kesilmiş gibi). Sadece arkadaşım ve aktivist Danny’e QQ aracılığıyla (VPN gerektirmeyen) fotoğrafları diğer platformlara gizlice göndermesi için sorabiliyorum.’

Çin’in dünyanın önde gelen karbon emisyonu salımı yapan ülkesi olduğunu biliyoruz, Çin halkının iklim krizi ile ilgili endişesi nedir? Çin’deki Z Kuşağı hakkında ne düşünüyorsun?

Çinli insanlar çevre hakkında konuşmazlar ve çevre sorunlarını pek düşünmezler, hatta neredeyse çoğu, ömür boyu iklim değişikliğinden hiç bahsetmez. En azından Guilin gibi küçük bir şehirde bu böyle. Şanghay gibi kıyı bölgelerinde, insanların farkındalığı artmaya başladı, bazı ilkokul öğrencileri iklim eğitimi alıyorlar, çünkü okullarla çevre STK’ları işbirliği içinde. Bence Çin’deki Z Kuşağı, uyanmaya ve uluslararası dünyaya uyum sağlamaya başlayan bir nesil.

‘Fark yaratmak için inatçı ve fedakar olmak gerek’

Gerçekleştirdiğin eylemlerle Çin’deki sistemi hangi yollarla değiştirebileceğini düşünüyorsun? Ve bir insanın sistemi değiştirmesi için ne yapması gerekir?

Şiddetsiz protesto ve lobicilik, şiddetsiz sivil itaatsizlik ve şiddetsiz müdahale ile Şiddetsiz İklim Aktivizmi gibi taktiklerin üzerinde, strateji çok önemli. Çin’deki diğer sivil toplum örgütleri ile kitlesel olarak işbirliği yapmalı, ortak geleceği kurtarmak ve açık bilimi yaymak için meşruiyetimizi göstermeliyiz. Özellikle iklim krizinden muzdarip yerel ve savunmasız çiftçiler ve köylülerle işbirliği yapılmalı.  Bir “fark yaratan”ın en temel karakteri yaşanabilir bir gelecek için cesur, inatçı ve fedakar bir canavar olmaktır.

‘Hayatınızdaki her karar önemlidir’

Gelecekte dünyayı nasıl hayal ediyorsun?

Geleceğimiz hakkında seçenekler bizim elimizde yani bu gezegende yaşayan tüm insanlara kalmış bence. Sevdiklerimizi kurtarmak amacıyla bu büyük tehditle yüzleşmek için kolektif zeka, muazzam dayanışma ve cesaret kullanarak, yanlış sistemi kırmak ve yaşanabilir bir dünya kurmak cesaret ister. Ya da birisinin ayağa kalkarak bizi kurtarmasını umarak bu konuyu başkalarına bırakabilir ve göz ardı edebilirsiniz – iklim krizi atmosferde karışıklığı tetikleyen, hastalıklı insanlığın göstergesi olan, karmaşık faktörlere sahip, büyük ve karmaşık sistemdir, bu bir matematik modelidir. Hepimiz Kelebek Etkisini biliyoruz, karmaşık bir sistemde, başlangıç ​​faktöründeki en ufak bir değişiklik sonuçta büyük farklılıklar yaratabilir. Şimdilik durum bu.

Şimdi yaptığımız her şey bu büyük modelde dikkate alınacak ve sonuçlar tamamen farklı olacak. Herkes önemlidir, hayatınızdaki her karar önemlidir, bize katılıp katılmamanız da önemlidir. Sevgi ve huzurlu bir dünya özlemi içimizde özümüzü oluşturduğu sürece mevcut toksik sistemi değiştirebiliriz.

‘Yaptığım ilk ölüm’e yatma (die-in) eylemi. Ailem ve diğer iki arkadaşım bu eylem için bana yardım etti. Onlara teşekkür borçluyum.’

‘Pandemi insani krizleri görünür kıldı’

İklim krizi ile Covid arasında ilişki kurabilir misin? Sence bir bağlantı var mı?

Hepimizin küresel olarak etkilendiği Covid-19 salgını elbette iklim krizinden kopuk değil. Pandemi en fakir ve en savunmasız kişilere acı veren bir darbe. Ayrıca bu pandemi sürmekte olan insani krizleri de görünür kıldı. Şimdiye kadar doğadaki değişiklikleri sıklıkla görmezden geldik. Geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki krizleri görmezden geldik. Bu salgın bizi tüm gezegenin çatışmalarına, adaletsizliklerine ve sorunlarına uyandırdı. Covid-19 salgınının tüm gezegen için sonuçları olduğu gibi, iklim krizinin de sonuçları olmaktadır. Bu, birbirimize ve doğaya olan bağımızı bize hatırlattı.

Her hükümetin iklim aktivistlerine karşı farklı algısı var, hükümetin eylemlerini nasıl algılıyor ve bu algı aktivizmini nasıl etkiliyor?

Ben sessizce otururken Guilin Halk Hükümeti‘nin, casusları  gözlemleyen, ulusal güvenlik bürosu tarafından 4 saat boyunca sorgulandım. Bana sessizce yaklaştılar ve tek bir fotoğrafımla bile tüm bilgilerimi bildikleri halde, bana ne yaptığımı sordular. Polis arabalarını ve polisi görmek,  FFF Çin’e katılan arkadaşların da bırakıp gitmesi, duygusal ve psikolojik olarak normal bir yaşam sürememek,  korku hissi verdi. Ancak aktivistlerin dayanışma göstermesi ve “biz birlikteyiz” demesi, baskı altındayken daha sık iletişim kurmaları, şiddet içermeyen gerekli ilkeler ile ilerlememiz: cesaret, sadakat, inat, şiddetsizlik ve asla itaat etmemek, gerçekten önemli.

 

Kategori: İklim Krizi

News

Howey Ou: First my parents, then the police warned me to stop striking. Now, the universities… [Climate Generation Talks-6]

Howey Ou, 17, China’s first climate activist, lives in Guilin. I admire her for the great courage she displays. Howey started climate strikes by herself to explain the climate crisis that no one spoke in China.

During this process, she was warned by her family and they closed her inside the house. She has been repeatedly questioned by the police.  Now, she says, universities will not take her until she stops striking because they see her dangerous. Despite the conditions in her country, she continues to be a climate activist.

Atlas: You are China’s first climate striker. How did you become an activist, what triggered your protests and how are you continuing your activism?

Howey: When I was little, I loved to play with my friends in nature or just simply sat and enjoyed the sunlight on the lawn in university I lived. I am so lucky to born in a uni with trees and lawns, in a international tourism city Guilin well-known as its meandering mountains and water. But I was only educated to turn off taps to save water and turn off the lights when I left the room, I almost never heard about anyone talked about the climate or have lessons about it in school.

No one talked about climate and nowhere to learn about it. So, it’s not strange when 2015 Nov, our President Xi went to COP21 to sign the Paris agreement, I even doubt that if it is really worthy for him to fly there and sign. At that time, there is some discussion in the society about Paris Agreement so me, as a 7th grade student, I heard about it as well. That time, my biology and geography is my best grade subjects of all and rank the top. But students only taught to study and focus on grades, but I still keep the habit to read magazines about geography and that keep enhancing my knowledge about nature (while many Chinese geographic magazine seldom talked about climate crisis compared to National Geographic).

‘I promised to strike every day until Chinese Govt Align in with Paris Agreement, protest for 7 days then interrogated for 4 hours by National Security Bureau’

‘I wondered if Chinese people can act with me’

However, only until 2018 Dec, my first semester in high school, I watch the An Inconvenient Truth by Al Gore, and it is the very first time, I realize the climate crisis is to the biggest threat to human civilization and entire ecosystem. At the same time, I read about Greta’s story in lots of Chinese medias, I felt like “Oh wow, a girl has same age as me can do so much for the world common goods and get respected by people around the world. I felt she is a little bit aggressive to me, but also received my highest respect.

Later a few months, I heard about her from time to time in medias, and I received the Climate Reality Project’s newsletter in 15th March the First Global School Strike Day, 120 plus countries joined. That’s the first time I thought maybe I can be part of the amazing world youth movement. This thought shocked myself as well, and I want to get more info and check if there is Chinese people can act with me.

‘I realized I have to act alone’

Later I checked Wikipedia about “School Strike For Climate”, it has a quite long list including all countries joined, I scrolled it down, spending like a century-long time, but didn’t find mainland China. I can’t believe and scrolled over it for a second time. It’s true. How can China as the biggest carbon emitter with largest population in the world don’t join such a inspiring and amazing movement? It take a few hours to accept the results and it means probably that I have to act alone on 24th May 2019. I am really hesitated and excited for the self-decision.

I haven’t seen any civil society actions before even never heard about it in newspapers. No one can give me advice. I imagined the scene of me protesting for hundreds of times before the date. I tried to connect with international climate activists but I can’t because the internet restrictions, so I can only use English study app Tandem to ask people. My friend and family told me I might got shoot if I protest there and might be arrested in some terrible narrow small jail.

In front of Nanjing People’s Govertment

What do your sings say and what do they mean?

In 24th May 2019 I wrote “Climate Crisis Is The Biggest Threat to Human Civilization” “Guilin, China. The First Time Mainland China joined” “We Need You” “1 person to 1.2million, in 9 months”. When I strike in a row from 26th to 31th May 2019, I wrote another one “School Strike for Climate in canva. I made another after the former confiscated by national security bureau’s police also writing “SS4C”, unfortunately, this confiscated by my parents.

When I drifting about in China to find support, visiting NGOs and Climate and Research Centers, innovative business as well as permaculture centers—just everywhere and every activists related to the climate and sustainability, eating leftovers and sleeping in everywhere. I can find like 24 hours bookstores, 24 hour shops like Family Mart, benches in universities, halls in the hotels, second floor corridor of youth hotel… I protest along the way in Hefei’s Department, Nanjing’s Government, Shanghai’s Government, I made a new one which is the fifth and it’s the one I am using now, it’s draw by three of my friends and me, one of the friend organised FFF as the first one  in Toronto University later (I am so excited and proud of that! :))

‘My parents locked me at home’

Do you have any support from your family, friends or any NGO’s?

First, my parents just remind me not to protest and do radical things in China. Especially when they were interrogated by the police separately (me as well), they warned me not to protest and “lock me at home” strictly avoiding me to receive interviews, etc. My family support my climate documentary screening but not protest. My friends used to join the #PlantForSurvival for some time once or twice. NGOs like China Youth Climate Action Network refused me to attend their meeting because they think I am dangerous, has been interrogated by the Public Security Bureau which’s duty is to monitor spies.

You were invited to UN Climate Summit NY, but you never went there. Why?

Because I saw a British pilots union would strike in 27th Sep 2019 which is our Global Climate Action Week as well. So I felt shamed to fly to New York while there is no enough time to sail there. So I decided to plant trees everyday from Global Climate Action Week to China’s 70th National Holiday, lasting for 17 days.

According to Swiss Federal Institute of Technology, to plant 1 trillion trees worldwide before 2030 is the most effective way to tackle the cc (climate crisis). Everyone should plant 150 in average. So my demand is to urge Chinese Government to put “planting 18-20 trees per year” in the National People’s Compulsory Tree Planting Codes.

‘Every Friday I am planting trees and striking alone in Yunnan. My electronic devices were confiscated by teachers under my parents demanding. I have free internet access only 1 hour a week without VPN (Like I was thrown to a well and was cut off from all my activists friends). I can only aski my friend and activist Danny to send it secretly to other platforms via QQ(no need for VPN)’

We know that China is the world’s leading greenhouse gas emitter, what is the level of concern of the Chinese people in relation with the climate crisis? What do you think about Generation Z in China?

Chinese people don’t talk about environment and not many times to think environmental issues and almost have never mentioned the climate change in lifetime. At least in small city like Guilin, it’s like this. And in coastal areas like Shanghai, people’s awareness begin to raise, some primary school students get climate education because there is environmental NGOs cooperate with the schools. I think Gen Z in China is a generation starting to wake up and align with international world.

In what ways do you think you may change the system in China with your actions? And what does it take for a person to do to change the system?

Nonviolent Climate Activism by nonviolent protest and lobbying, nonviolent civil disobedience and nonviolent interfering. This is the tactics, above the tactics is strategy. We need to cooperate massively with other civil societies in China and show our legitimacy to save the common future and spread the clear science. Especially cooperate with local and vulnerable farmers and peasants who suffering from cc already. The very basic character of a change maker is to be brave, persistent and sacrificial beast for a livable future.

‘Everyone and every decision in your life counts’

How do you envision the world in the future?

It’s still up to us, all the humans in this planet, to choose our own future. Whether to use collective intelligence and tremendous solidarity and courage to face the biggest threat to save our loved ones, daring to break the wrong system and build a livable world. Or to look away and left this issue to others, hoping someone will stand out and save us —cc is just a symptom of human’s society’s disorder that triggered the natural environment’s like atmosphere’s disorder, it is a massive complex system with the most complex factors, it’s a math model. We all know the Butterfly Effect, in a complex system, the initial factor’s slightest change can cause drastically differences in result. Now it is the situation. Everything we do now will taking to account in this big model and results as completely different. Everyone counts, every decision in your life counts, whether you join us or not counts. We can change the current toxic system because love and the eagerness to a peaceful world is the core.

‘The first Die-In. One of my parents and two friends helped me for this action. I feel really grateful for them.’

‘Covid-19 made humanitarian crises visible’

Can you relate between the climate crisis and Covid? Do you think there is a connection?

The Covid-19 pandemic that we have all been affected by around the world is not disconnected from the climate crisis. The pandemic is a painful strike to the poorest and the most vulnerable. It has made visible other ongoing humanitarian crises. We have often ignored changes in nature until now. We have ignored the crises of the past, the present and those that will come in the future. This pandemic has woken us up to the conflicts, injustices and problems of the whole planet. Just as the Covid-19 pandemic has consequences for the whole planet, so does the climate crisis. It is has reminded us of our connection to each other and to nature.

Every government has a different preception of climate activists, how does your government percieve your actions and how does it effect your activism?

I was interrogated by the national security bureau which monitors spies for 4 hours, taken from the Guilin People’s Govt when I was sitting in silently. They come to me silently as well, ask me what I am doing while they have known all my infos even by a single photo. It gave me a sense of fear, while seeing police cars and police, also make the friends who joined FFF China quitting and can’t live a normal life emotionally and psychologically. But it’s really important for activists to show solidarity and “we are together” and communicate more often while facing suppression, we need to keep the nonviolent principles: courage, staunch and unyielding, nonviolent and never render obedience.

Kategori: News

News

Isabelle Axelsson: The only reward we want is a future without climate crisis [Climate Generation Talks-4]

Interview: Atlas Sarrafoğlu

Isabelle Axelsson is a 19 years old Fridays For Future climate striker, organizer and coordinator from Stockholm, Sweden. She has school striked since December 2018 and currently studying a bachelors in human geography at Stockholm University.

Isabelle and her twin sister Sofia spoke on Greta Thunberg’s behalf and declined an environmental prize at an award ceremony in Stockholm for the regional inter-parliamentary Nordic Council’s prizes, reading a statement thanking the group for the honour last October.

Fotoğraf: Moa Karlberg

We learned that it was up to us to save the planet. It took quite a while longer for me to realise that the people that actually have the power to stop the emissions are the governments and the corporate world.

Atlas: How did you find out about the climate crisis and what made you start striking? 

Isabelle: I found out about the climate crisis slowly throughout my childhood through watching nature documentaries and thorough school. Becoming an activist for me was both natural and unnatural at the same time. I grew up around nature a lot with my paternal grandparents living on the country side just outside of Stockholm, so I had a lot of access to the forest.

When I was younger my parents didn’t really let me and my twin sister (who also strikes for the climate) watch TV besides on Fridays when we usually watched nature documentaries narrated by David Attenborough. My first real introduction to climate change and the destruction we are causing to our planet and wildlife, that I can remember, was through the first BBC BluePlanet box-set. The episode about over-fishing ended up being the one me and my sister watched the most times, I think at least. It was a long time ago but I have memories of always wanting to watch that episode, so that I could wrap my head around it. And I have never quite managed to grasp the scale of destruction.

‘We learned that it was up to us to save the planet’

Soon after that we were introduced to more climate related issues; the greenhouse effect and global warming. However, what we learned in school was mostly that we should turn lamps off when you leave the room and boil water in a kettle instead of a pot on the stove to conserve energy and skip eating beef once a week. We learned that it was up to us to save the planet. That it’s our individual actions that are creating the problems. It took quite a while longer for me to realise how deep-rooted the issues of climate and bad education are within the system and that the people that actually have the power to stop the emissions are the governments and the corporate world. 

As I grew older and learned more about, well everything, I couldn’t just sit by and watch. Before I got involved in FridaysForFuture most of my climate activism was the small individual changes I could make on my life, like “shop-stop”, and recycling and making sure the electricity we buy is from a company that only does renewables.

But when I found out about the school strikes in early December 2018, I couldn’t NOT get involved. It really woke me up and made me realise in a completely new way how much the climate crisis depends on the action of our politicians, and that it’s practically impossible for people to live climate neutrally in the system today. And then suddenly FFF took over my life and I was sucked into organising big demonstrations and coordinating in an international movement that has only grown and grown.

I don’t think many people really notice how much time goes into activism and organising these big events, or the energy it takes to be able to strike outside in the Swedish weather for about 7 hours every Friday. So while it’s incredibly exhausting and time consuming, it has also given me a lot of energy back. Before I struggled with many social aspects and I had to spend the majority of my time resting and recovering from school or hangouts with friends. But now I guess I have a different drive, and while social stuff still exhausts me I have a different type of energy keeping me going for activism related interactions. It’s hard to explain.

How do you see our FFF movement improving in the future?

I think that the movement will continue to grow. And strength is in numbers. With more people comes more perspectives and ideas, with more people comes more attention and more pressure on the politicians and people in power.

What were the major events in your activism in the last year? 

 I think the absolutely craziest thing we did were our strikes on the 20th and 27th of September. We had two big strikes, two Fridays in a row. On the 20th of September about 10 000 people joined the strike. A week later, on the 27th, approximately 50 000 people joined us. When we were leaving the starting point there was pretty much a march going in the opposite direction of us still trying to get there! And when we got to the end of the march where the stage was, we found out that the starting point was still FILLED with people. Understanding the amount of people that thad come to a strike that we had organised felt incredible and honestly quite unbelievable. It was one of the biggest demonstrations in Stockholm ever.

Of course, not all travels have the impact that I would have liked, but every person I meet I can learn from, and they can learn from me.

 

You have been to a lot of different summits and meetings around Europe in the last year. What is the aim for your travels and how can you make your voice be heard?

The times I have travelled to different parts of Europe (by train of course!) it has been because I have thought that it could help further the message of the climate crisis. Of course, not all travels have the impact that I would have liked, but every person I meet I can learn from, and they can learn from me. And I have made so many valuable connections across the continent making the bond between activists in the international movement stronger. Making sure that your voice is heard is incredibly difficult, a lot of it is about doing the right thing in the right place at the right time.

‘We shouldn’t be disappointed when we don’t achieve immediately’

I always try to stick to the facts, and not be afraid to put myself out there.I have been fortunate enough to have enough people interested in listening to what I have to say that my efforts are usually heard and appreciated by at least some people. And to me, every single person that learns something and acts and every single kilo of carbon that doesn’t make it into the atmosphere counts. We should always aim for as much as possible when we do stuff, but not be too disappointed when we don’t achieve it immediately. Unfortunately, things like this takes time when we have so little, which is why we have to be stubborn and continue.

Fotoğraf: Brita Olsson

‘Activism has affected most parts of my daily life’

How does activism affect your daily life? How can you cope with all the work you have to do?

I think activism has affected most parts of my daily life. There are only short periods of time that go by where I’m not thinking about the climate. And most of the time I’m not doing something for Fridays For Future  I’m thinking about what I should be doing or what I have to do.

I also have lots of studying to do, which I unfortunately have a tendency to push aside because I prioritise climate activism. Which does cause some unnecessary stress to be honest. But I feel like I have to prioritise the future of billions of lives over my own personal career.

My way of coping is trying to separate my personal life a bit from Fridays For Future and to spend more time with my family. I talk a lot about my experiences and feelings with my parents and they are so supporting and comforting and there for me when I need it.

Please tell us about the young voices taken out of the COP25 and how it made you feel. What do you think it was all about?

Unfortunately I couldn’t go to COP25, but from what I saw the voices of the many young people there were loud. The meeting might have ended catastrophically, but the youth showed their strength and the many activists there brought attention to the politicians failures.

I really, really hope that the world will be in a place where I, and the countless other activists, no longer need to be climate activists.

 How do you envision yourself and the world in 2030? 

This is the most difficult question! Honestly, I don’t know. I really, really hope that the world will be in a place where I, and the countless other activists, no longer need to be climate activists. I hope that our politicians and world leaders have understood the science and are acting accordingly. I hope that we can live normal lives without worry of what the future will bring. Unfortunately, that seems too good to be true, and I fear that we will not be on track to fulfil the (not even ambitious enough) goals we have set. Which means that I will still be a climate activist, and hopefully working within climate science or trying to make sure the facts get through to politicians, policy-makers and the public.

 

Kategori: News

Editörün Seçtikleriİklim KriziManşet

[İklim Kuşağı Konuşuyor-5] Isabelle Axelsson: İstediğimiz tek ödül iklim krizi olmayan bir gelecek

19 yaşındaki Isabelle Axelsson, Stockholm, İsveç’te yaşıyor, Fridays For Future iklim grevcisi, organizatör ve koordinatörlük gönüllü görevlerini sürdürüyor. Aralık 2018’den beri iklim için okul grevi yapıyor ve şu anda Stockholm Üniversitesi’nde “İnsan Coğrafyası” bölümünde lisans eğitimi alıyor.

Isabelle ve ikiz kız kardeşi Sofia, Greta Thunberg’in adına geçen Ekim ayında İskandinav Konseyi’nin bölgesel parlamentolar arası ödülleri için düzenlenen ödül töreninde gruba teşekkür eden bir bildiri okuyup çevre ödülünü reddettiklerini açıkladı.

Fotoğraf: Moa Karlberg

 Gezegeni kurtarmanın bize bağlı olduğunu öğrendik. Emisyonları durduracak güce sahip olan insanların, hükümetler ve kurumsal dünya olduğunu anlamam oldukça uzun sürdü.

Atlas Sarrafoğlu: İklim krizi hakkında nasıl bilgi edindin ve seni grev yapmaya iten ne idi?

Isabelle Axelsson: İklim krizi ile ilgili çocukluğumdan bu yana doğa belgeselleri ve okulda öğrendiklerimden dolayı bilgilenmiştim. Aktivist olmak benim için hem doğal hem de doğal olmayan bir kavramdı. Babamın ailesi Stokholm’ün hemen dışında ormana yakın bir evde yaşıyordu. Dolayısı ile doğanın içinde büyüdüm diyebilirim.

Küçük yaşlarımızda, ailem bana ve ikiz kardeşime (o da iklim için grev yapıyor) sadece Cuma akşamları David Attenborough yapımı doğa belgeselleri dışında televizyon izlememize izin vermiyordu. İklim değişikliği ve gezegenimizdeki vahşi yaşamda yol açtığımız tahribatı hatırlayabildiğim kadarıyla BBC Mavi Gezegen kutu seti ile öğrendim. Aşırı avlanma ile ilgili bölüm, ben ve kız kardeşimin en çok izlediği bölüm oldu. Çok uzun zaman önceydi ama daha iyi anlayabilmek için hep bu bölümü izlemek istediğimi de iyi hatırlıyorum.. Ancak yıkımın ölçeğini hiç bir zaman tam olarak kavrayamadım.

Bundan kısa süre sonra, sera etkisi ve küresel ısınma gibi iklimle alakalı daha fazla konuyla tanıştık. Ancak, okulda öğrendiklerimiz çoğunlukla odadan çıkarken lambaları kapatmanın önemi ve enerjiyi korumamız; haftada bir kez et yememek ve ocak üzerinde bir tencere yerine bir su ısıtıcısında suyu kaynatmamız gerektiğiydi. Gezegeni kurtarmanın bize bağlı olduğunu öğrendik. Sorunları yaratan bizim bireysel eylemlerimizdi. İklim ve kötü eğitim konularının sistem içinde ne kadar derin köklü olduğunu ve emisyonları durduracak güce sahip olan insanların, hükümetler ve kurumsal dünya olduğunu anlamam oldukça uzun sürdü.

Yaşım ilerledikçe ve hayat hakkında daha fazla şey öğrendikçe, sadece oturup bu durumu izleyemedim. FridaysForFuture’a katılmadan önce, iklim aktivizmimin çoğu, hayatımda yapabileceğim, “alışveriş yapmama”, geri dönüşüm yapmak ya da satın aldığımız elektriğin sadece yenilenebilir enerji üreten bir şirketten olduğundan emin olmak gibi değiştirilmiş, küçük bireysel tasarruflardı.

Ancak, Aralık 2018 başında okul grevleri hakkında bilgi sahibi olduğumda, sürece dahil olmadan yapamadım. Bu beni gerçekten uyandırdı ve iklim krizinin politikacılarımızın eylemlerine ne kadar bağlı olduğunu ve insanların iklim krizine karşı sistem içinde tarafsız bir şekilde yaşamalarının neredeyse imkansız olduğunu fark ettim. Ve sonra aniden FFF hayatımı ele geçirdi ve büyük gösteriler düzenlemeye ve sadece büyüyen ve daha da büyümekte olan uluslararası bir hareket içinde koordinasyon yapmaya doğru ilerledim.

‘Birçok insan grevler için harcanan enerjiyi fark etmiyor’

Birçok insanın, aktivizme ne kadar zaman harcandığını, bu büyük olayları nasıl organize ettiğimizi ya da soğuk İsveç hava şartları altında her Cuma yaklaşık 7 saat dışarıda grev yapmak için harcanan enerjiyi gerçekten fark ettiğini düşünmüyorum. İnanılmaz derecede yorucu ve zaman alan bir iş olsa da, aynı zamanda bana çok fazla enerji verdi. Daha önceden de sosyal açıdan birçok etkinliğin içindeydim, zamanımın çoğunu dinlenmek ve okuldan veya arkadaşlarla sohbet etmek için harcamak zorunda kalıyordum. Ama şimdi sanırım farklı bir itici gücüm var ve sosyal işler hala beni tüketirken, aktivizmle ilgili etkileşimlere devam etmemi sağlayan başka türlü bir enerjim var. Açıklaması gerçekten çok zor.

Gelecekte FFF hareketimizin nasıl geliştiğini görüyorsun?

Hareketin büyümeye devam edeceğini düşünüyorum. Ve güç; kalabalık sayılarda… Daha fazla insanla daha fazla perspektif ve fikir gelir, daha fazla insan politikacılara ve iktidardaki insanlara daha çok dikkat ve baskı getirir.

Geçen yılki aktivizmin boyunca senin için önemli olaylar nelerdi?

Yaptığımız en çılgın şeyin 20 ve 27 Eylül’deki grevlerimiz olduğunu düşünüyorum. Üst üste iki Cuma iki büyük grevimiz vardı. 20 Eylül’de greve yaklaşık 10.000 kişi katıldı. Bir hafta sonra 27’sinde ise yaklaşık 50.000 kişi bize katıldı. Biz başlangıç noktasından ayrılırken hala başlangıç noktasına ulaşmaya çalışan, bize ters yönde bir insan akını vardı! Ve yürüyüşün sonunda sahnenin olduğu yere geldiğimizde, başlangıç noktasının hala insanlarla dolu olduğunu öğrendik. Düzenlediğimiz bir greve gelen insanların sayısını kavramak şaşkınlık verici ve dürüst olmak gerekirse “inanılmazdı”. Stokholm’de yapılmış en büyük gösterilerden biriydi.

Tabii ki, tüm seyahatlerimin istediğim gibi etkisi olmadı, ancak tanıştığım herkesten bir şeyler öğrenebilirim ve onlar da benden öğrenebilir.

Geçen yıl Avrupa çapında birçok farklı zirve ve toplantıya katıldın. Seyahatlerinin amacı neydi ve sesini nasıl duyurabiliyorsun?

Avrupa’nın farklı bölgelerine seyahat etmenin (elbette trenle!) iklim krizi mesajını yaymayı kolaylaştırabileceğini düşündüm. Tabii ki, tüm seyahatlerimin istediğim gibi etkisi olmadı, ancak tanıştığım herkesten bir şeyler öğrenebilirim ve onlar da benden öğrenebilir. Kıta çapında, uluslararası hareketteki aktivistler arasındaki bağı daha da güçlendiren çok sayıda değerli bağlantı kurdum. Sesinizin duyulmasını sağlamak inanılmaz derecede zor, birçoğu doğru şeyi, doğru yerde, doğru zamanda yapmakla ilgili.

‘Her başarısızlıkta hayal kırıklığına uğramamalıyız’

Her zaman gerçeklere bağlı kalmaya çalışıyorum ve kendimi ortaya atmaktan korkmuyorum. Çabalarımın, genellikle söylemek zorunda olduğum şeyleri dinlemeye ilgi duyacak -en azından- bazı insanlar tarafından duyulduğunu ve takdir edildiğini bildiğim için şanslıyım. Bana göre, bir şey öğrenen ve ona göre davranan her insan; ayrıca atmosfere ulaşmayan her kilo karbon önemlidir. Bir şeyler yaparken daima olabildiğince iyiyi hedeflemeliyiz, ancak hemen başaramadığımızda da hayal kırıklığına uğramamalıyız. Ne yazık ki, bunun gibi şeyler zaman alır, üstelik çok az zamanımız kalmışken. Bu yüzden azimli olmalı ve devam etmeliyiz.

Fotoğraf: Brita Olsson

‘Aktivizm günlük hayatımın çoğunu etkiliyor’

Aktivizm günlük yaşamını nasıl etkiliyor? Yapman gereken tüm işlerle nasıl başa çıkabiliyorsun?

Aktivizm günlük hayatımın çoğunu etkiliyor. İklim hakkında düşünmediğim çok kısa bir süre var. Ve çoğu zaman Fridays For Future için bir şey yapmadığımda da ne yapmam gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca yapılacak çok dersim var, ancak maalesef dersleri bir kenara itme gibi bir eğilimim de var çünkü iklim aktivizmine öncelik veriyorum. Dürüst olmam gerekirse bu da gereksiz strese sebep oluyor. Ama sanırım kişisel kariyerim yerine milyarlarca hayatın geleceğine öncelik vermem gerektiğini hissediyorum.

Tüm bu işlerle başa çıkma yolum, kişisel hayatımı Fridays For Future’dan biraz ayırmaya ve ailemle daha fazla zaman geçirmeye çalışmak. Ailemle deneyimlerim ve duygularım hakkında çok konuşuyorum ve onlar da hep çok destekleyici ve rahatlatıcı davranışlarıyla ihtiyaç duyduğumda benim yanımda oluyorlar.

Lütfen bize COP25’ten dışarı çıkarılan genç sesler ve bunun seni nasıl hissettirdiğini anlatır mısın? Bunu neden yaptıklarını düşünüyorsun?

 Ne yazık ki COP25’e gidemedim, ama gördüğüm kadarıyla gençlerin sesleri oldukça yüksek çıkıyordu. Toplantı felaketle sonuçlanmış olabilir, ancak gençler güçlerini gösterdiler ve oradaki birçok aktivist politikacıların başarısızlıklarına dikkat çekti.

Gerçekten, gerçekten dünyanın ben ve sayısız diğer aktivistinin, artık aktivist olmak zorunda olmadığı bir yerde olmamızı umuyorum.

 2030’da kendini ve dünyayı nasıl ve nerede öngörüyorsun?

Bu en zor soruymuş! Dürüst olmak gerekirse, bilmiyorum. Gerçekten, gerçekten dünyanın ben ve sayısız diğer aktivistin artık aktivist olmak zorunda olmadığı bir yerde olmamızı umuyorum. Umarım siyasetçilerimiz ve dünya liderlerimiz bilimi anlamış ve buna göre hareket ediyor olurlar. Umarım geleceğin ne getireceğinden endişe etmeden normal hayatlar yaşayabiliriz.

Ne yazık ki, tüm bunlar gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor ve belirlediğimiz (yeterince iddialı olmayan) hedefleri yerine getirmek için doğru yolda olmayacağımızdan korkuyorum. Bu, hala bir iklim aktivisti olacağım ve umarım iklim bilimi alanında çalışacağım veya gerçeklerin politikacılara, karar alıcılara ve halka ulaşacağından emin olmaya çalışacağım anlamına da geliyor.

İklim KriziNews

Elsie Luna: Ecological breakdown has already started [Climate Generation Talks-4]

Interview: Atlas Sarrafoğlu

Elsie Luna is a British-Colombian-USer 11-year old. During the past 16 months, she has been a climate change activist, living in England, Germany, and Colombia. She is currently moving towards becoming an anti-capitalist and anti-fascist activist. She lives in Sunderland, England. We had met in Lausanne at the activists’ summer meeting with Elsie. Her mother Heather is my mom’s friend and she is also an Extinction Rebellion Trainer.

Climate and ecological breakdown has already started. People are already dying.

 Atlas:  Please tell us how you started to become aware of the climate crisis. And what triggered you to take action and become an extinction rebellion kid? 

Elsie: I got aware of the climate crisis because of Greta, mainly. I was inspired by what she was doing. I (think) I was the first striker in the UK, but I am home educated, so it was more a solidarity strike. My first strike was supported by Extinction Rebellion (XR). I learnt more and more about the crisis and went to the offices in London of the CEOs of fossil fuel companies to ask them to please, please have a change of heart, declare a climate emergency, and keep their fossil fuels in the ground.

I was doing lots with XR before the April 2019 rebellion in London. I worked in the office, doing “Regen”, which means helping the other activists feel relaxed and happy, like reminding them to walk, exercise, do yoga. I also worked with XR Youth then. But that was more for teenagers. I was also aware of XR Families, but that felt too young for me. So I started XR Kids, for the in-between, 8-12 year olds. It is independent from XR.

Since you are travelling a lot, can you tell us about your strikes at different locations. What is the most memorable thing in your activism?

Elsie. I was on strike in many locations after striking for the first time in London. I continued in my town where I lived, Scunthorpe, England. Then I moved to Germany and did many strikes there (in Essen and Berlin), but only once when I was in school was it an actual strike. I went to a big anti-coal march in Cologne. Then we moved back to England and I went on strike in Bristol.

I do not consider myself to be a part of Fridays for Future or the climate strikes, even though I have attended around 10 in total. My main activism, so far, has been with XR and then XR Kids. As co-coordinator of XR Kids, I helped organise activities for XR’s October 2019 rebellion. My most memorable thing in my activism was meeting Greta at the Fridays for Future conference in Switzerland in the summer of 2019.

I want the future to be completely free of emissions, at least some day — not just net zero. I dream of a world free of racism, adultism, ageism, sexism, disablism, and classism.

I love your sign saying “Thank U for giving up your freeness for my laterness”. Please tell us what you mean by that and what do you dream of the future to be?

Elsie. That sign was for the Extinction Rebellion activists being arrested in April 2019. I was thanking people for being willing to make the sacrifice of being arrested in order to try to help me have a future.
I want the future to be completely free of emissions, at least some day — not just net zero. I dream of a world free of racism, adultism, ageism, sexism, disablism, and classism.

I know that you are being homeschooled so what do you think the benefits of this is related to your activism?

Elsie. It gives me more time to study activism-related things. In a way, it’s like striking every day!

If you were in a room full of politicians, what would you ask them?

Elsie. It seems like the politicians are all guilty, now, no matter what political party they’re from. I’d ask them all to step down. People need to start self-organising, building communities for whatever happens, making sure that everyone can have what they need, doing what was the job of the government, and to stop the companies through direct action.

Do you have anything to say to kids in Turkey who want to start climate actions. Any advice or tips you would like to share?

Don’t let the capitalists take advantage of you! Don’t let the fascists take advantage of you! Because they won’t actually do a good job. They’ll only pretend they are doing a good job and only say they are doing a good job.

Kategori: İklim Krizi

Editörün Seçtikleriİklim KriziManşetRöportaj

[İklim Kuşağı Konuşuyor-4] Elsie Luna: Ekolojik yıkım çoktan başladı, insanlar ölüyor

Elsie Luna, İngiliz-Kolombiya-ABD’li 11 yaşında bir Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion-XR) üyesi ve iklim değişikliği aktivisti. Son 16 ay boyunca İngiltere, Almanya ve Kolombiya’da yaşadı. Şu anda anti-kapitalist ve anti-faşist bir aktivist olmaya doğru ilerlediğini söylüyor. İngiltere Sunderland‘da yaşıyor. Geçtiğimiz yaz Lozan’da yapılan iklim aktivistleri buluşmasında tanışmıştık. Annesi Heather da annem ile arkadaş ve bir Yokoluş İsyanı eğitmeni.

İklim ve ekolojik yıkım çoktan başladı. İnsanlar zaten ölüyor”

Atlas Sarrafoğlu: . Lütfen iklim krizinden nasıl haberdar olmaya başladığını bize anlat.  Seni  harekete geçmeye ve bir yokoluş isyanı aktivisti olmaya iten nedir?

Elsie Luna: Başta Greta’dan dolayı iklim krizinden haberdar oldum. Yaptığı eylem biçiminden ilham aldım daha doğrusu. İngiltere’de ilk grevi yaptığımı düşünüyorum, ama evde eğitim aldığım için benim yaptığım daha çok bir dayanışma grevi oldu. İlk grevim Yokoluş İsyanı tarafından desteklenmişti. Kriz hakkında gittikçe daha fazla şey öğrendim ve fosil yakıt şirketlerinin CEO’ları ile görüşerek; niyetlerini ve hedeflerini değiştirip bir iklim acil durumu ilan etmelerini ve fosil yakıtlarını toprakta tutmalarını istemek için Londra’daki ofislerine birkaç kez ziyarete gittim.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında Londra‘da sokakların günlerce kapatılması ile gerçekleşen Yokoluş İsyanı eylemi öncesinde XR (Extinction Rebellion) ile çok eylem yapıyordum. Hatta bir ara XR ofisinde çalıştım ve diğer aktivistlere destek olmak amacıyla “Regen” (yenilenme) diye adlandırdığımız, aktivistlerin kendilerini rahat hissetmelerine ve yürüyerek, egzersiz ve yoga yaparak rahat ve mutlu hissetmelerine katkı yaptım.  O zamanlarda ağırlıklı olarak Genç Yokoluş İsyanı (XR Youth) ile de çalıştım. Ama bu daha fazla gençler içindi. XR ailelerini de biliyor ve tanıyordum. Bu yüzden de XR’dan bağımsız olarak 8-12 yaş arası çocuklar için Çocuk Yokoluş İsyanı’nı (XR Kids) başlattım.

Çok seyahat ettiğin için bize farklı konumlardaki grevlerinden bahseder misiniz? Gerçekleştirdiğin aktivizm eylemleri arasındaki en unutulmaz şey nedir?

Londra’da ilk grevim sonrasında, birçok farklı ülke ve şehirde iklim grevi yaptım. İngiltere’de yaşadığım kasaba olan Scunthorpe’da grevlerime devam ettim, Sonra Almanya‘ya taşındım ve orada Essen ve Berlin başta olmak üzere çok sayıda grev yaptım, ama sadece bir kez okuldayken, gerçek bir grev yapma şansına sahip oldum. Köln‘de büyük bir kömür karşıtı yürüyüşe gittim. Sonra İngiltere’ye döndük ve Bristol’de iklim grevlerine devam ettim.

Toplamda yaklaşık 10 farklı greve katılmış olsam da kendimi Fridays For Future veya iklim grevlerinin bir parçası olarak görmüyorum. Asıl aktivizmim, şimdiye kadar XR ve ardından XR Kids ile oldu. XR Kids’in koordinatörlerinden biri olarak, XR’ın ilk büyük eylemi olan Ekim 2019’de yaptığı isyan için etkinlikler düzenlemelerine yardımcı oldum. Aktivizme başladığımdan bu yana en unutamadığım şey ise, 2019 yazında İsviçre’de Fridays For Future’un bir haftalık toplantısında Greta ile buluşmaktı.

Geleceğin, emisyonlardan tamamen arındırılmış olmasını umuyorum, en azından bir gün – sadece net sıfır değil, ıIrkçılık, yetişkinlik, yaşçılık, cinsiyetçilik, engellilik ve sınıfçılıktan uzak bir dünya hayal ediyorum.”

Benim ‘sonram’ için kendi özgürlüğünden vazgeçtiğin için teşekkür ederim” diyen tabelanı çok seviyorum. Lütfen bize bununla ne demek istediğini ve geleceğin nasıl olmasını hayal ettiğini anlatır mısın?

Bu pankart Yokoluş İsyanı eylemcilerinin Nisan 2019’de tutuklanması üzerine hazırladığım bir pankarttı. İnsanlara, geleceğe yardım etmek için tutuklanarak fedakarlık ettikleri için teşekkür ediyordum. Geleceğin, emisyonlardan tamamen arındırılmış olmasını umuyorum, en azından bir gün – sadece net sıfır değil, ırkçılık, yetişkinlik, yaşçılık, cinsiyetçilik, engellilik ve sınıfçılıktan uzak bir dünya hayal ediyorum.

Evde eğitim aldığını biliyorum, bunun aktivizmine etkisi nedir?

Aktivizm ile ilgili şeyleri incelemem için bana daha fazla zaman veriyor. Bir bakıma, her gün grev yapmak gibi!

Bütün siyasetçilerden istifa etmelerini rica ediyorum. Hükümetin işini örgütlenerek insanlar yapmalı ve şirketleri doğrudan eylemle durdurmalı”

Politikacılarla dolu bir odada olsaydın onlara ne sorardın?

Siyasi partilerin nereden geldiklerine bakılmaksızın hepsi siyasetçidir. Hepsinden istifa etmelerini rica ediyorum. İnsanlar ne olursa olsun kendileri örgütlenmeye başlamalı, topluluklar kurmalı, herkes ihtiyaç duydukları şeye sahip olabileceğinden emin olmalı, hükümetin işini yapmalı ve şirketleri doğrudan eylemle durdurmalıdır.

Türkiye’de iklim eylemlerine başlamak isteyen çocuklara ne söylemek istersin? Paylaşmak istediğin herhangi bir öneri veya ipucu var mı?

Kapitalistlerin sizden faydalanmasına izin vermeyin! Faşistlerin sizden faydalanmasına izin vermeyin! Çünkü aslında iyi bir iş çıkarmayacaklarını biliyoruz. Sadece iyi bir iş yapıyormuş gibi yaparlar ve iyi iş yaptıklarını söylerler.

News

Finlay Pringle: If the oceans die, we die [Climate Generation Talks-3]

Lozan'daki SMILE etkinliğinde

Interview: Atlas Sarrafoğlu

Finlay Pringle is a 12-year old student, marine conservationist, climate change activist, Sea Shepherd and Ullapool Shark Ambassador from Ullapool, Scotland. He became the first Briton to go on a youth climate strike back in 2018 and he still continues his weekly strikes. Finlay is best known for his shark campaigns. Sharks are his all-time favourite marine creatures, most people call him Fin because of his shark enthusiasm.

 My generation hasn’t failed as we’ve only just arrived on the scene! We can turn this around yet.

‘My love of marine life made me see the major problems’

Atlas:  How did you start climate striking? What is your inspiration?

Finlay: I started climate striking on the 14 December 2018. I was inspired by what other European school kids like Greta were doing. I live next to the sea so my main inspiration is all around me. My love of marine life and spending time in the water connecting with it made me see what the major problems facing our oceans and the planet.

Jacques Cousteau famously said ‘We only protect what we love’. Well, I love the oceans and all the creatures that live there and I will fight to protect them from overexploitation, plastic pollution and climate change.

We are by no means perfect. But the world doesn’t need 1% of the population doing everything perfectly, we need 99% of the world trying their hardest to reduce their consumption of resources as much as possible.

How is climate striking effecting your life? What kind of changes happened in your life since you started your strikes?

 

Finlay: Since starting climate strikes the whole family has made lots of personal changes to our lifestyle. We all walk to school and work. We have removed all plastics from our bathroom, even the toothbrushes. We try to buy only local products and choose products with as little plastic packaging as possible. We avoid palm oil wherever possible.

Our energy provider sources their electric from renewable energy companies. We now eat an almost exclusively vegetarian diet and recently bought a hybrid electric car. We recycle as much as possible and try to buy second-hand clothes where possible. We are by no means perfect. But the world doesn’t need 1% of the population doing everything perfectly, we need 99% of the world trying their hardest to reduce their consumption of resources as much as possible.

 You are a shark ambassador for Sea Shepherd Conservation Society now, but you had been removed from your junior shark ambassador role by the American charity ‘Sharks4Kids’ for speaking out against Bear Grylls’. Can you tell us what was wrong to you with the whole situation?

Well, effectively Bear Grylls lent his name to a ‘high thrills’ adventure park where one of the entertainment activities was diving with sharks. The sharks were kept in a small tank into which members of the public are allowed to dive. Most sharks don’t do well in aquariums, finding it too stressful and so need replacing regularly from the wild as their lifespan is shortened and they do not breed.

The dive experience was advertised as being deadly and dangerous, even though more people are killed by lightning every year. I was very angry about this commercial exploitation of sharks and also the fact that it was perpetuating the myth about sharks and sending out completely the wrong message. I went on social media to complain about it, telling Bear Grylls that as Chief Scout he should be setting a better example to children about protecting the environment.

This led to me being removed from my ambassador role by Sharks4Kids as they were worried about the legal issues. When Captain Paul Watson heard what had happened, he made me his shark ambassador instead saying I had done the right thing to stand up and voice my opinion about the situation.

They need our protection; we should be ‘afraid for sharks not afraid of them’.

Why are you specialised on sharks? What is happening with the marine environment during the climate crisis?

I am focused on sharks because they are not the Hollywood monsters film makers make them out to be, this gives sharks a very negative image and makes people fear them. They have been around for 400 million years and as apex predators have helped to shape life in or oceans, but due to humans, through over fishing and climate change, they could easily become extinct in my lifetime. They need our protection; we should be ‘afraid for sharks not afraid of them’.

‘Everyday 8000 tonnes of plastic enters our oceans’

Our oceans are facing terrible times, from over exploitation, plastic pollution, increasing ocean temperatures and acidification, our oceans are also losing the ability to produce oxygen and store carbon dioxide. Every day 8000 tonnes of plastic enters our oceans; this cannot continue and we must reduce our reliance on single use plastic. Micro plastics are already entering the food chain with as yet unknown health implications.

Stoer Beach

‘If the oceans die, we die’

Last year we lost over 30% of the Great Barrier Reef due to ocean warming. Think about that for a moment, the largest, most complex, diverse organism on the planet is dying due to human activity. Our oceans cover of 70% of the planet and currently produce over 50% of the oxygen we breathe and absorb over 50% of man-made carbon dioxide.

They are the true lungs of the planet, more so than the rainforests. Our oceans have absorbed almost all the current planetary temperature rise created by human activity, but it is clear we are reaching a tipping point as the ice caps are melting and sea-levels rise. If we don’t look after the oceans there will be no life left on this planet. Put simply ‘If the oceans die, we die’.

Rhue Beach cleaning

 The thing to remember is that spreading the message is what is important not personalities or fame. We are doing this to raise awareness about the world’s problems so I always say to people what’s important is ‘ECO not EGO’

 How do you make your voice be heard?

I make my voice heard by climate striking every Friday in Ullapool or where ever I happen to be on the day. I recently completed my 60th week of striking having started in December 2018. I generate publicity for this by putting posts on social media (Twitter, Facebook and Instagram). This has helped to bring me to the attention of the media (Newspapers, Radio and TV) where, when interviewed, I can amplify my voice to tell everyone about our oceans and sharks.

I have been invited to the Scottish and European parliaments to speak directly with politicians about the climate emergency. I go to conferences and talk directly to lots of people about sharks and the climate. Recently I helped create some school resources about sharks and climate change with Twinkl a very large educational information provider. This has been downloaded and used in schools as far away as Italy and New Zealand.

The thing to remember is that spreading the message is what is important not personalities or fame. We are doing this to raise awareness about the world’s problems so I always say to people what’s important is ‘ECO not EGO’

… the whole point of the strikes is to highlight that what is the point of being educated if politicians won’t listen to the scientists and what use is education if we don’t have a liveable planet

You were the first student to start climate strikes in the UK. How are you coping with school alongside with climate activism?

I think we all have to find the balance between school, climate activism and our own personal lives. I am very busy as I not only campaign for the climate but also campaign about plastic pollution, sharks and wildlife.

At the moment I don’t have to worry about exams unlike some of my older climate activist friends. But the whole point of the strikes is to highlight that what is the point of being educated if politicians won’t listen to the scientists and what use is education if we don’t have a liveable planet? Perhaps in a few years’ time I will have to slow down a bit but at the moment my campaign work is all consuming. My parents are very good at managing my time and ensuring that I also do all the normal kid stuff too.

‘What we need is definite action, not words’

 What do you think the future holds for us? Do you think we will be able to tackle this crisis? What do you wish for 2020?

It all depends on what our politicians do now to tackle the climate crisis. What we need is definite action, not words.  Hence my hashtag #ActionNotWords. At the moment we have the most backward actions being done like building spaceports, expanding airports, opening new coal mines and funding oil exploration rather than investing properly in renewable energy. If world leaders do not take action on the climate now this will soon be a very hostile world to live on.

We can all make personal changes to the way we live to help the planet but to solve the climate emergency we need to make major system changes in the way countries are run and conduct business and we need to do that now. Our leaders need to develop a sense of urgency and stop ‘kicking the can down the road’ for future generations to deal with. We have ten years to turn this ship around before it is too late.

2020 is the year of the oceans so I am hopeful this will make people realise how important this hidden, little explored part of the world is for the health of our planet. COP26 is due to be held in Scotland in November, hopefully we can use this as an opportunity to force our country to take serious action on the climate emergency.

Strike with Greta Thunberg

 Remember to ‘walk the walk as well as talk the talk’ – set a good example to others in the way you live your own life, by what you eat, consume resources and the way you travel around.

‘Don’t be scared to start’

Do you have anything to say to people in Turkey who want to start climate actions. Any advice or tips you would like to share?

Don’t be scared to start. It is never too late to join the climate movement. As Greta says with action comes hope. Maybe start by going to your local climate strike and if you don’t have one do what I did and create your own. Stick with it, its hard work and requires a lot of tenacity. It can be lonely, reach out to other climate strikers and groups who can all offer support and help. Join in coordinated actions also help to make you feel less isolated. Remember to ‘walk the walk as well as talk the talk’ – set a good example to others in the way you live your own life, by what you eat, consume resources and the way you travel around.

 

Kategori: News

Editörün Seçtikleriİklim KriziManşet

[İklim Kuşağı Konuşuyor-3] Finlay Pringle: Denize olan sevgim sorunları görmemi sağladı

Finlay Pringle, Ullapool, İskoçya’dan 12 yaşında bir öğrenci, deniz koruma gönüllüsü, iklim aktivisti, Sea Shepherd ve Ullapool köpekbalığı temsilcisi. 2018’de iklim grevine başlayan ilk Britanyalı oldu ve hala haftalık grevlerine devam ediyor. Finlay en çok köpekbalığı kampanyalarıyla tanınıyor. Köpekbalıkları onun en sevdiği deniz canlısı, çoğu insan ona Fin diyor.

 Bizim neslimiz başarısız olmadı çünkü sahneye yeni çıktık! Ama bunu tersine çevirebiliriz.

‘Sadece sevdiğimizi koruyoruz’

Atlas Sarrafoğlu: İklim grevine nasıl başladın? İlham kaynağın nedir?

Finlay Pringle: İklim grevine 14 Aralık 2018’de başladım. Greta gibi diğer Avrupalı okul çocuklarının yaptıklarından ilham aldım. Denizin kıyısında yaşıyorum, bu yüzden ana ilham kaynağım tam da yanımda. Deniz yaşamına olan sevgim ve onunla bağlantım, suda zaman geçirmem, okyanuslarımız ve gezegenimizin karşı karşıya olduğu bu büyük sorunların ne olduğunu görmemi sağladı.

Jacques Cousteau ünlü bir sözünde ‘Sadece sevdiğimizi koruyoruz’ demiş. Okyanusları ve orada yaşayan tüm canlıları seviyorum ve onları aşırı sömürü, plastik kirliliği ve iklim değişikliğinden korumak için savaşacağım.

Lozan’daki SMILE etkinliğine Finlay ile birlikte katıldık

Hiçbir şekilde mükemmel değiliz. Ancak dünyanın nüfusun %1’inin her şeyi mükemmel bir şekilde yapmasına değil,  %99’unun kaynak tüketimini mümkün olduğunca azaltmak için ellerinden geleni yapmaya ihtiyaç var.

İklim grevleri hayatını nasıl etkiliyor? Grevlere başladığından beri hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

İklim grevleri yapmaya başladığımdan beri ailece yaşam tarzımızda birçok kişisel değişiklik yaptık. Hepimiz artık işe veya okula yürüyoruz. Banyolarımızdaki tüm plastikleri, hatta diş fırçalarını bile çıkardık. Sadece yerel ürünleri satın almaya ve mümkün olduğunca az plastik ambalajlı ürünleri seçmeye çalışıyoruz. Mümkün olduğunca palmiye yağı içeren ürünlerden kaçınıyoruz.

Enerji tedarikçimiz elektriğini yenilenebilir enerji şirketlerinden temin ediyor. Şimdi neredeyse tamamen vejetaryen bir diyet uyguluyoruz ve son zamanlarda hibrit bir elektrikli araba aldık. Mümkün olduğunca geri dönüşüm yapıyor ve mümkünse ikinci el kıyafetler almaya çalışıyoruz. Hiçbir şekilde mükemmel değiliz. Ancak dünyanın nüfusun %1’inin her şeyi mükemmel bir şekilde yapmasına değil, dünyanın% 99’unun kaynak tüketimini mümkün olduğunca azaltmak için ellerinden geleni yapmaya ihtiyaç var.

Sea Shepherd Conservation Society’de bir köpekbalığı elçisisin ancak Bear Grylls’e karşı konuştuğun için Amerikalı yardım kuruluşu ‘Sharks4Kids’ tarafından genç köpekbalığı elçisi rolünden çıkarılmıştın. Tam olarak sorunun ne olduğunu bize anlatabilir misin?

Aslında Bear Grylls, köpekbalıklarıyla dalış yapılan eğlence etkinliklerinden birinin de bulunduğu, ‘yüksek heyecan’ macera parkına adını vermişti. Ne var ki bu köpekbalıkları halkın dalış yapabildiği küçük bir tankta tutuluyorlardı. Köpekbalıkları akvaryumlarda yaşayamaz, onlar için oldukça stresli bir ortam ve bu nedenle ömürleri kısaldığı ve üreyemedikleri için vahşi doğadan düzenli olarak yenisiyle değiştirilmesi gerekir.

Her yıl yıldırım nedeniyle daha fazla insan ölse de, bu dalış deneyimi ölümcül ve tehlikeli olarak ilan ediliyordu. Köpekbalıklarının bu ticari sömürüsüne, köpekbalıkları hakkındaki kötü efsaneyi devam ettirmesine ve tamamen yanlış mesajı vermesine çok kızgındım.

Bear Grylls’e sosyal medyada, bir izci şefi olarak çevre korunması konusunda çocuklara daha iyi bir örnek olmamız gerektiğini anlatan bir şikayet metni yazdım. Bu, Sharks4Kids tarafından elçilik rolümden çıkarılmama yol açtı çünkü yasal konulardan endişe ediyorlardı. Kaptan Paul Watson olanları duyunca, durum hakkında fikrini dile getirip, doğru olanı yapmış olduğumu söylemek yerine, beni hemen köpekbalığı elçisi yaptı.

Bizim korumamıza ihtiyaçları var; köpekbalıklarından korkmak yerine, onlar için korkmalıyız.

Neden köpekbalıkları konusuyla ilgilisin bu kadar? İklim krizinin denizlerdeki etkisi ne oluyor?

Köpekbalıklarına odaklandım çünkü onlar film yapımcılarının gösterdiği gibi Hollywood canavarları değiller, bu onlar hakkında çok olumsuz bir izlenim veriyor ve insanları korkutuyor. Yaklaşık 400 milyon yıldır varlar ve en üst düzeyde avcılar. Okyanuslarda veya okyanuslarda yaşamın şekillenmesine yardımcı olduklarından, ancak insanlar nedeniyle, balıkçılık ve iklim değişikliği yoluyla, hayatım boyunca kolayca soyları tükenebilir. Bizim korumamıza ihtiyaçları var; köpek balıklarından korkmak yerine, köpekbalıkları için korkmalıyız.

‘Her gün 8 bin ton plastik okyanusa giriyor’

Okyanuslarımız aşırı sömürü, plastik kirliliği, artan okyanus sıcaklıkları ve asitleşmeden dolayı korkunç risklerle karşı karşıya. Oksijen üretme ve karbondioksit depolama yetisini kaybediyor. Her gün okyanuslarımıza 8.000 ton plastik giriyor; bu devam edemez. Tek kullanımlık plastiğe olan bağımlılığımızı azaltmalıyız. Gıda zincirine giren mikro plastikler, insanlar üzerinde henüz bilinmeyen sağlık sorunları ile sonuçlanıyor.

Stoer Sahili

‘Okyanuslar ölürse biz de ölürüz’

Geçen yıl, okyanus ısınması nedeniyle Büyük Set Resifi’nin % 30’undan fazlasını kaybettik. Bir an için, gezegendeki en büyük, en karmaşık organizmanın insan etkisi nedeniyle ölmekte olduğunu düşünün. Okyanuslarımız gezegenin %70’ini kaplar, şu anda soluduğumuz oksijenin %50’sinden fazlasını üretir ve insan kaynaklı karbondioksidin %50’sinden fazlasını emer.

Gezegenin, yağmur ormanlarına göre çok daha fazla; gerçek akciğerlerleridir. Okyanuslarımız, insan etkisinin yarattığı neredeyse tüm gezegenin sıcaklık artışını emdi, ancak buzulların eridikçe ve deniz seviyeleri yükseldikçe bir devrilme noktasına ulaştığımız açık. Biz okyanuslara iyi bakmak zorundayız yoksa bu gezegende hayat kalmayacak. Basitçe söylemek gerekirse: Okyanuslar ölürse, biz de ölürüz.

Rhue Sahili temizleme eyleminden

 

Hatırlanması gereken şey; önemli olanın kişiler veya şöhret değil, mesajın yayılıyor olmasıdır. Bunu dünyanın sorunları hakkında farkındalığı artırmak için yapıyoruz, bu yüzden insanlara her zaman önemli olan “EGO değil EKO(loji)’ diyorum.

 Sesini nasıl duyurabiliyorsun?

Sesim, her Cuma Ullapool’da veya o gün nerede olursam yaptığım iklim grevi ile duyuluyor. Geçenlerde Aralık 2018’de başladığım 60’ıncı grev haftamı tamamladım. Bunun için sosyal medyada (Twitter, Facebook ve Instagram) yayınlar yapıyorum. Bu bana röportajlar yaparak herkesi okyanuslarımız ve köpekbalıklarımız hakkında bilgilendirmek ve sesimi duyurabilmek için medyanın (gazeteler, radyo ve TV) dikkatini çekmemde yardımcı oldu.

İklim ve acil durum konusunda politikacılarla doğrudan konuşmalar yapmak için İskoç ve Avrupa parlamentolarına davet edildim. Konferanslara gidiyorum ve birçok insanla köpekbalıkları ve iklim hakkında doğrudan konuşuyorum. Son zamanlarda eğitim alanında çok önemli bir bilgi tedarikçisi olan Twinkl ile köpekbalıkları ve iklim değişikliği hakkında bazı okul kaynakları oluşturulmasına yardımcı oldum. Bu kaynaklar, İtalya ve Yeni Zelanda’ya kadar okullara ulaşarak kullanılmaya başlandı.

Hatırlanması gereken şey; “önemli olanın kişiler veya şöhret değil mesajın yayılılıyor” olmasıdır. Bunu dünyanın sorunları hakkında farkındalığı artırmak için yapıyoruz, bu yüzden insanlara her zaman önemli olan “EGO değil EKO(loji)’ diyorum.

 

… grevlerin asıl amacı, politikacılar bilim insanlarını dinlemezse eğitilmenin ne anlama geldiğini ve yaşanabilir bir gezegenimiz yoksa eğitimin ne faydası olduğunu sorgulamaktır.

Birleşik Krallık’ta iklim grevlerine başlayan ilk öğrenci sensin. İklim aktivizmi ile birlikte okulla nasıl başa çıkıyorsun?

Bence hepimiz okul, iklim aktivizmi ve kendi kişisel yaşamlarımız arasındaki dengeyi bulmalıyız. Sadece iklim için değil, aynı zamanda plastik kirliliği, köpekbalıkları ve vahşi yaşam için de kampanya yaptığım için çok meşgulüm.

Şu anda bazı yaşları daha büyük iklim aktivisti arkadaşlarımın aksine sınavlar hakkında endişelenmem gerekmiyor. Ancak grevlerin asıl amacı, politikacılar bilim adamlarını dinlemezse eğitilmenin ne anlama geldiğini ve yaşanabilir bir gezegenimiz yoksa eğitimin ne faydası olduğunu sorgulamaktır. Belki birkaç yıl içinde biraz yavaşlamak zorunda kalacağım ama şu anda kampanya işlerim oldukça zamanımı alıyor. Ailem, zamanımı yönetmekte ve normal çocuk işlerini de yapmamı sağlamakta çok başarılı.

‘İhtiyacımız olan kelimeler değil, eylem’

Geleceğin bizim için nasıl bir yer olduğunu düşünüyorsun? Bu krizle başa çıkabileceğimizi düşünüyor musun? 2020 için ne istiyorsun?

Her şey iklim kriziyle mücadele etmek için yöneticilerimizin şimdi ne yaptığıyla ilgili. İhtiyacımız olan kelimeler değil eylemdir. Bu nedenle hashtag’im #ActionNotWords.

Şu anda yenilenebilir enerjiye düzgün yatırımlar yapmak yerine, uzay istasyonları inşa etmek, havalimanlarını genişletmek, yeni kömür madenleri açmak ve petrol arama fonlarını finanse etmek gibi bizi geriletecek eylemler yapılmakta. Eğer dünya liderleri iklim için harekete geçmezlerse, çok yakında saldırganlıklarla dolu bir dünya olacak.

Hepimiz gezegene yardım etmek için yaşam şeklimizde kişisel değişiklikler yapabiliriz, ancak iklim acil durumunu çözmek için ülkelerin çalışma ve iş yapma biçiminde büyük sistem değişiklikleri yapmamız gerekiyor ve bunu “şimdi” yapmamız gerekiyor.

Liderlerimizin gelecek nesiller için bir aciliyet duygusu geliştirmesi ve “kutuyu tekmelemeyi bırakması” (sorumluluk almaktan ya da sonuçlarıyla karşılaşmaktan kaçınmak amacıyla ve verilmesi gereken kararın tercihen bir başkası tarafından verileceği ümidiyle ertelenmesi anlamında bir deyim) gerekiyor. Bu gemiyi çok geç olmadan geri döndürmek için on yılımız var.

2020 okyanusların yılıdır, bu yüzden umarım bu, dünyanın bu gizli, az keşfedilmiş bölümünün gezegenimizin sağlığı için ne kadar önemli olduğunu fark etmesini sağlayacaktır. COP26’nın Kasım ayında İskoçya’da yapılması bekleniyor, umarım bunu ülkemizi iklim acil durumu konusunda ciddi adımlar atmaya zorlamak için bir fırsat olarak kullanabiliriz.

Greta Thunberg ile birlikte iklim grevi

Konuştuğunuz gibi davranmayı unutmayın – kendi hayatınızı nasıl yaşadığınıza, ne yediğinize, kaynakları nasıl tükettiğinize ve nasıl seyahat ettiğiniz gibi konularda başkalarına iyi bir örnek olun.

‘Başlamaktan korkmayın’

Türkiye’de iklim eylemlerine başlamak isteyen insanlara söylemek istediğin bir şey var mı? Paylaşmak istediğin herhangi bir öneri veya ipucu var mı?

Başlamaktan korkmayın. İklim hareketine katılmak için asla geç değildir. Greta’nın dediği gibi eylemle umut gelir. Belki yerel iklim grevine giderek başlayın ve eğer çevrenizde bir grev yoksa yaptığım şeyi yapın ve kendinizinkini yaratın. Vazgeçmeyin, sıkı çalışın ve bu iş azim gerektirir. Yalnız kalmayın, size yardım ve destek verebilecek diğer iklim grevci ve gruplarına ulaşın. Koordine eylemlere katılmak, daha az yalnız hissetmenize yardımcı olur. Konuştuğunuz gibi davranmayı unutmayın – kendi hayatınızı nasıl yaşadığınıza, ne yediğinize, kaynakları nasıl tükettiğinize ve nasıl seyahat ettiğiniz gibi konularda başkalarına iyi bir örnek olun.

 

 

News

David Wicker: The disappearance of the Alps glaciers is not too far [Climate Generation Talks-2]

Interview: Atlas Sarrafoğlu

15 year old climate justice activist, David Wicker is a from the Susa Valley, in northern Italy and internationally with the purpose of asking governments all around the world to place the Climate Change issue as their top priority in their agendas and to start respecting the regulation of international agreements and treaties. David and I were both at SMILE last August for European activists meeting.

And finally I started to get scared. Scared because the warnings by climate scientists were so urging, while politicians seemed to be deaf.

Atlas Sarrafoğlu: Please tell us about your story. How did you first get involved? What inspired you to act?

David Wicker: I first started striking the first week of January in Turin. It was very strange. I knew what climate change was. I knew about it by “studying” it in school. I am putting braces on “studying”, because the way climate change is framed in school textbooks, it seems as it is already solved and that institutions are already taking care of it.

When I studied it, I didn’t think much of it. It was all summarized in only 2 pages of the geography book.

But then I saw Greta’s speech at the COP 24 in Katowich. I had wondered: “Why was the UN inviting a 15 year old to speak about something called climate emergency?”.

From that point forward, I started informing myself about what the climate emergency really was. I read the IPCC reports on the 1.5°C temperature rise, and watched documentaries from climate scientists and experts. And finally I started to get scared.

Scared because the warnings by climate scientists were so urging, while politicians seemed to be deaf.

Politicians and institutions were ignoring the biggest emergency humanity has ever faced, emergency which will have strong consequences on my future, and the future my children will live in.

So I had to do something. Anything.

How do you see the climate movement changing in 2020?

This decade must be the decade of climate action, starting from this year, 2020. We have wasted so much time already, we cannot afford to lose any more days of inactivity. This year, the Fridays for Future movement is going to hold many actions around the world, starting from the next global strike.

We are not going to slow down, but we are going to be stronger and stronger. More and more.

‘We must put life ahead of profit’

We are going to put more and more pressure on institutions and on leaders to respect the Paris Agreement and to raise their ambitions for the upcoming COP 26.

In this COP in fact, nations will have to present their new ambitions on carbon emissions reductions, yet,  no nation has yet prepared this new ambitions, and the next COP is getting closer and closer.

Political parties must put aside their rush for political power and collaborate. We must put life ahead of profit.

For this we NEED a just transition, climate justice IS social justice. If we do not acknowledge this, we have already failed.  The necessary ecological transition MUST NOT be a burden on society, and must be paid by those who are the real culprits of the climate crisis.

‘Italy is allowing climate science to be taught in schools by climate killers’

A few months back, we read Italy introduced mandatory climate change lessons in schools. So what should be the next step forward?

It is true that the former minister of education announced the mandatory climate science lessons in Italy. Unfortunately though, after his resignation, it now seems the lessons will be organized by ENI (National Entity of Hydrocarbons) through a deal made with the ANP (National Association of Headmasters/School principals) which states that the school teachers will be taught by ENI on the topics regarding climate change.

In summary, Italy is allowing climate science to be taught in schools by climate killers.

‘The disappearance of the Alps glaciers is not too far’

What is the biggest challenge in global warming for your country specifically? 

I live in northern Italy, thus I am concerned for the water crisis we will soon face, as well as incredibly high temperatures. The glaciers in the Alps have reduced by over 50% of their extension in the last 100 years, and over 70% of this 50% thawed ice, has been lost in the last 30 years. The disappearance of the Alps glaciers is not too far.

The reduction of glaciers expansion brings with it a major water crisis to northern Italy, as our main (and only) source of drinkable water are in fact the glaciers.

Also unusually high temperatures will have a strong impact on the entirety of Italy. Last summer many Italian cities reached temperatures of 45°C. This is extremely high for our countries, and is affecting many ecosystems, as well as the lives of the Italian citizens: In the Summer, many people have lost their lives due to the incredibly high heat wave.

What are your plans for the future? 

The movement will keep on putting pressure on local, regional and national institutions to push them to stick to the Paris Agreement and to raise their ambitions of carbon emissions reduction in order to contrast the climate emergency.

We are going to keep striking every friday, and each friday we are going to speak about different aspects of the climate emergency.

The local group I organize in,  FFF Turin, is already starting to plan for the next european Fridays For Future summit, which will take place around the beginning of August. (dates not confirmed yet).

What do you like to do apart from activism?

I am in the second year of high school at the moment, and I am trying to learn as much as I can, both in school and in online university courses.

I consider myself a privileged kid. Thus I must not waste the opportunities I get, and work hard so that in the future I’ll be able to apply what I am learning to work on mitigating the climate emergency – by the time I’ll have finished  my study courses, it will be already too late to prevent the climate emergency, all that will be left to do will be to work on adaptation and mitigation.

In the little free time I have left, I enjoy playing the piano or coding on my laptop. When I travel (by train/bus) I like to bring my camera with me so that I can practice photography as well.

27 Sept. Global Climate Strike- Torino

Tell us about the best experience that you’ve had through climate activism. What makes you keep going in these hard times?

There are a lot of incredible experiences I have lived within the movement. During the global strikes, seeing the oceans of people taking part in the demonstrations in Turin (over 100.000 people on the 27th September) brings back hope to me.

A moment I will never forget is the “occupation” of the European Parliament on the 25th May, just before the European Parliament. We bought tents, sleeping bags and we camped outside the doors of the parliament the night before the elections on the 26th May, to give a last push of pressure and awareness on the importance that those elections had in regards to the climate crisis.

We went through the night, singing all together, holding each other for warmth – it was very cold in the night – and hoping politicians would start acting on the emergency, soon.

Stop subsidies to fossil fuel companies! Respect the Paris Agreement and raise your emissions reduction ambitions (by a lot)! Stop spreading false information about the climate emergency!

If you had the attention of a room full of world leaders, what would you want to say to them?

I sometimes – more often than not – wonder why our “leaders” are not leading us through the climate emergency. How can they consider themselves leaders, if they are ignoring the most important emergency humanity has faced and, in some cases, even fueling it with corruption and subsidies!

It is time our “leaders” start acting as such and to take back their responsibilities into their own hands. The burden of the climate emergency cannot, must not, be left on the shoulders of the young (and future) generations.

*Stop subsidies to fossil fuel companies!

*Respect the Paris Agreement and raise your emissions reduction ambitions (by a lot)!

*Stop spreading false information about the climate emergency!

List the three people who have inspired you the most in the climate activist world and say a line or two about why that is. 

Luisa Neubauer: She is the activist who started the strikes in Germany. I followed her work since the beginning and she alongside Greta, pushed me to start striking in Italy as well. Soon later I got to work with her. She is incredibly determined and is great at getting the message through!

Greta Thunberg: We all know her story by now, so I won’t bother. She inspired me to skip school for the first time in order to raise awareness on the climate crisis. I am inspired by her strength and by how she is able to pull through everything that is thrown at her. I am honored to have had the opportunity to work with her on multiple occasions.

Vanessa Nakate: I never had the chance to meet her yet, but I am awed by her determination in making sure African voices and point of views are heard.

African countries will be greatly impacted by the effects of the climate emergency, and it is not acceptable that the voices of the young activists living in these countries are ignored.

Italy has been one of the most crowded countries for climate strikes in 2019. What do you think sparked this? 

The movement in Italy was born around the end of 2018. This gave us a lot of time to grow, and thus build up a solid community of climate activists all over the country.

There are many local Fridays For Future groups in Italy, and we make sure it is easy for everyone to start their own local group in their cities and connect with the rest of the movement. A list of all the groups can be found in https://fridaysforfutureitalia.it

We have had two national assemblies, which have helped us form a structure and think clearly about goals and strategy.

When we are planning a global strike, every local group works hard in spreading the voice about the demonstrations, and many, many local groups are able to organize their own marches. Often, some local groups work together in a joint march, to raise the number of people taking part.

We spread the voice of the strikes in the schools, making sure that students don’t join the strike only to skip school, but actually participate actively and consciously.

27 Sept. Global Climate Strike- Torino

Often you might get ignored, but it’s important to keep on and argue your arguments with facts.

Do you have anything to say to young people in Turkey who want to start climate actions. How can people get involved in climate actions, what should they know before they start?

It is not hard to start acting on climate. The first step is to understand what the climate emergency is about, what are its causes and the consequences. It’s important to look out for reliable sources, such as the IPCC.

The second step, is to help raise awareness by talking about the climate emergency with friends, family, school camarades. You can try talking with your parents, and consider options to lower your own carbon footprint.

Often you might get ignored, but it’s important to keep on and argue your arguments with facts.

Finally, you can join the strikes, and help put pressure on institutions.

 

 

 

 

Kategori: News

Editörün Seçtikleriİklim KriziManşet

[İklim Kuşağı Konuşuyor-2] David Wicker: Alp buzullarının kaybolması uzak değil

Haber: Atlas Sarrafoğlu

15 yaşındaki iklim adaleti aktivisti David Wicker, kuzey İtalya’nın Susa Vadisi‘nden ve uluslararası alanda dünyanın her yerinden hükümetlerden iklim değişikliği sorununa gündemlerine öncelik vermelerini ve uluslararası anlaşma düzenlemelerine saygı duymaya başlamalarını istiyor. David ve ben geçen Ağustos ayında Avrupalı eylemciler toplantısı için SMILE’deydik.

Ve sonunda korkmaya başladım. Korkmuştum çünkü iklim bilimcilerinin uyarıları aciliyeti işaret ederken, politikacılar bu durum karşısında sağır gibiydi.

Atlas Sarrafoğlu: Lütfen bize kendi aktivizm hikayeni anlatır mısın? İlk olarak okul grevlerine nasıl dahil oldun? Harekete geçmende sana ne ilham verdi?

David Wicker: 2019 Ocak ayının ilk haftasında Torino’da grev yapmaya başladım. Çok tuhaftı. İklim değişikliğinin ne olduğunu biliyordum. Bunu okulda “okuduklarımdan” biliyordum. İklim değişikliğinin okul ders kitaplarında çerçevelenme biçimi, halihazırda çözülmüş ve kurumların zaten bu konuyla ilgilendiği gibi göründüğü için “okuduklarımdan” kelimesine tırnak ekliyorum.

Okuduklarım üzerine çok fazla düşünmedim. Her şey coğrafya kitabının iki sayfasında özetlenmişti. Ama sonra Greta’nın Katowich’te, COP 24’deki konuşmasını gördüm. Merak ettim: “Birleşmiş Milletler neden 15 yaşında bir çocuğu iklim acil durumu denilen bir şey hakkında konuşmaya davet ediyordu?”

Bu noktaya gelince, iklim acil durumunun gerçekte ne olduğu hakkında kendi kendime bilgi toplamaya başladım. IPCC‘nin 1,5 °C sıcaklık artışı hakkındaki raporlarını okudum ve iklim bilimcilerinden ve uzmanlardan belgeseller izledim. Ve sonunda korkmaya başladım.

Korkmuştum çünkü iklim bilimcilerinin uyarıları aciliyeti işaret ederken, politikacılar bu durum karşısında sağır gibiydi. Politikacılar ve kurumlar, insanlığın karşılaştığı en büyük acil durumu, geleceğim üzerinde güçlü sonuçları olacak acil durumları ve çocuklarımın yaşayacağı geleceği görmezden geliyorlardı.

Bu yüzden bir şey yapmam gerekiyordu. Herhangi bir şey.

2020’de iklim hareketinin nasıl değişeceğini öngörüyorsun?

Önümüzdeki on yıl, 2020’den başlayarak iklim eyleminin on yılı olmalıdır. Zaten çok fazla zaman harcadık, daha fazla eylemsizlikle geçen zamanı kaybetmeyi göze alamayız. Bu yıl, Fridays For Future hareketi, bir sonraki küresel grevden itibaren dünya çapında birçok eylem gerçekleştirecek.
Yavaşlamayacağız, ama daha güçlü olacağız. Giderek daha da fazla. Paris Anlaşması’na saygı duymaları ve yaklaşmakta olan COP 26‘da taleplerimizi artırmak için kurumlar ve liderler üzerinde giderek daha fazla baskı yapacağız.

‘Yaşamı, kârın önüne koymalıyız’

Aslında COP 26’da, ülkelerin karbon emisyonlarını azaltma konusundaki yeni hedeflerini sunmaları gerekecek, ancak henüz hiçbir ülke bu yeni hedefleri hazırlamamış durumda ve bir sonraki COP gittikçe yaklaşıyor. Siyasi partiler, siyasi güç ve işbirliği için acele etmek zorundadır.

Yaşamı, kârın önüne koymalıyız.Bunun için adil bir geçiş GEREKLİ, iklim adaleti sosyal adalettir. Bunu kabul ettiremezsek, zaten başarısız olmuş oluruz. Gerekli ekolojik geçiş toplum üzerinde bir yük OLMAMALIDIR ve iklim krizinin gerçek suçluları tarafından ödenmelidir.

‘İklim bilimi iklim katilleri tarafından öğretilecek’

Birkaç ay önce İtalya’nın okullarda zorunlu iklim değişikliği dersleri başlattığını okuduk. Peki bir sonraki adım ne olmalı?

Eski eğitim bakanının İtalya’da, zorunlu olacak iklim bilimi derslerini açıkladığı doğrudur. Ne yazık ki, istifasından sonra, artık dersler ENI (Hidrokarbonların Ulusal Varlığı) tarafından, okul öğretmenlerinin iklim değişikliği ile ilgili konularda ENI tarafından eğitileceğini belirten ANP (Ulusal Müdürler / Okul müdürleri Birliği) ile yapılan bir anlaşma yoluyla düzenlenecek gibi görünüyor.

Özetle, İtalya iklim biliminin okullarda iklim katilleri tarafından öğretilmesine izin veriyor.

‘Alp buzullarının tamamen kaybolması çok uzak değil’

Özellikle ülken açısından küresel ısınmanın en büyük etkisi nedir?

Kuzey İtalya’da yaşıyorum, bu yüzden yakında karşılaşacağımız su krizi ve inanılmaz derecede yüksek sıcaklıklardan endişeliyim. Alplerdeki buzullar, son 100 yılda varlıklarının yüzde 50’sinden fazlasını kaybetti ve bu yüzde 50’nin yüzde 70’inden fazlası son 30 yılda kayboldu. Alp buzullarının tamamen kaybolması çok uzak değildir.

Buzulların erimesinin hızlanması, içilebilir su kaynağımızın aslında buzullar olması nedeniyle Kuzey İtalya’ya büyük bir su krizi getiriyor.

Ayrıca alışılmadık derecede yüksek sıcaklıkların İtalya’nın tamamı üzerinde güçlü bir etkisi olacak. Geçen yaz birçok İtalyan şehri 45 °C sıcaklığa ulaştı. Bu, son derece yüksek bir sıcaklık ve birçok ekosistemin yanı sıra İtalyan vatandaşlarının hayatlarını da etkiliyor. Yaz aylarında, birçok insan inanılmaz derecede yüksek sıcak dalgası nedeniyle hayatını kaybetti.

Gelecek için planların neler?

Hareketimiz yerel, bölgesel ve ulusal kurumlara, Paris Anlaşması‘na bağlı kalmaları ve iklim acil durumu karşısında, karbon emisyonlarını azaltma taleplerine uygun davranmaları için baskı yapmaya devam edecek.

Her Cuma günü grev yapmaya devam edeceğiz ve her Cuma iklim acil durumunun farklı yönleri hakkında konuşacağız. Organizasyonunda yer aldığım yerel grup FFF Torino, Ağustos ayı başlarında gerçekleşecek olan gelecek Fridays For Future Avrupa zirvesini planlıyor.

Aktivizm dışında ne yapmayı seviyorsun?

Şu anda lise ikinci sınıftayım ve hem okulda hem de online üniversite kurslarından olabildiğince fazla öğrenmeye çalışıyorum.

Kendimi ayrıcalıklı bir çocuk olarak görüyorum. Bu nedenle, elde ettiğim fırsatları boşa harcamamalı ve gelecekte iklim acil durumunun hafifletilmesi için öğrendiklerimi uygulamak üzere çok çalışmalıyım. Ben okulu bitirene kadar iklim acil durumunun önlenmesi için zaten çok geç olacak, tek yapmamız gereken adaptasyon ve hafifletme üzerinde çalışmak olacak.

Boş kalan az zamanımda, piyano çalmaktan ya da dizüstü bilgisayarımda kodlama yapmaktan zevk alıyorum. Seyahat ederken (trenle/otobüsle) fotoğrafçılığımı da geliştirmek için fotoğraf makinemi yanıma alıyorum.

27 Eylül Küresel İklim Grevi- Torino

İklim aktivizmi sırasında yaşadığın en unutamadığın deneyimi bize anlatır mısın?  Seni bu zor zamanlarda aktivizmi sürdürmeye iten nedir?

Hareket içinde yaşadığım birçok inanılmaz deneyim var. Küresel grevler sırasında, Torino’daki gösterilere insanların okyanuslar gibi katılımını görmek (27 Eylül’de 100.000’den fazla kişi) bana umut veriyor.

Asla unutmayacağım bir an da, 25 Mayıs’ta Avrupa Parlamentosu‘nun hemen önündeki “işgalimiz”di. Çadırlar, uyku tulumları satın aldık ve 26 Mayıs seçimlerinden önceki gece parlamentonun kapılarının önünde kamp kurduk; böylece bu seçimlerin iklim krizine ilişkin önemi hakkında son bir baskı ve farkındalık yarattık.

Geceyi hep birlikte şarkı söyleyerek, birbirimizi sıcak tutarak – gece çok soğuktu – ve politikacıların yakında iklim acil durumu için harekete geçmesini umarak geçirdik.

Fosil yakıt şirketlerine sübvansiyonları durdurun! Paris Anlaşması‘na saygı gösterin ve emisyon azaltma hedeflerinizi (çok fazla) yükseltin! İklim acil durumu hakkında yanlış bilgi yaymayı bırakın!

Dünya liderleriyle dolu bir odada ilgilerini çekmek isteseydin,  onlara ne söylemek isterdin?

Bazen – oldukça sıklıkla – “liderlerimizin” neden bizi acil durum haline taşımadıklarını merak ediyorum. İnsanlığın karşılaştığı en önemli acil durumları görmezden geliyorlarsa ve hatta bazı durumlarda yolsuzluk ve sübvansiyonlarla körüklüyorlarsa, kendilerini lider olarak nasıl değerlendirebilirler ki…

“Liderlerimizin” harekete geçme ve sorumluluklarını kendi ellerine geri alma zamanı gelmiştir. İklim acil durumunun yükü, genç (ve gelecek) nesillerin omuzlarında bırakılamaz, bırakılmamalıdır.

  • Fosil yakıt şirketlerine sübvansiyonları durdurun!
  • Paris Anlaşması’na saygı gösterin ve emisyon azaltma hedeflerinizi (çok fazla) yükseltin!
  • İklim acil durumu hakkında yanlış bilgi yaymayı bırakın!

İklim aktivistleri arasında sana en çok ilham veren üç kişiyi listeleyip nedenlerini kısaca anlatabilir misin? 

Luisa Neubauer: Almanya’daki grevleri başlatan aktivist. Yaptıklarını en başından beri takip ettim. Greta ile birlikte İtalya’da grev yapmama sebep olan kişidir. Kısa süre sonra onunla çalışmaya başladım. O inanılmaz derecede kararlı ve mesajı hedefe iletmekte başarılı biri.

Greta Thunberg: Hepimiz onun hikayesini biliyoruz, bu yüzden uzatmayacağım. İklim krizi konusunda farkındalığı artırmak için okulu ilk kez kırmamda bana ilham verdi. Onun gücünden ve üzerine atılan her şeye karşı sağlam durabilmesinden ilham alıyorum. Onunla birçok kez çalışma fırsatına sahip olduğum için onur duyuyorum.

Vanessa Nakate: Henüz onunla tanışma şansım olmadı, ama Afrika’nın seslerinin ve görüşlerinin duyulduğundan emin olma kararlılığı karşısında şaşkınım. Afrika ülkeleri iklim acil durumunun etkilerinden büyük ölçüde etkilenecek ve bu ülkelerde yaşayan genç aktivistlerin seslerinin göz ardı edilmesi kabul edilemez.

İtalya, 2019 yılında iklim grevleri açısından en kalabalık ülkelerden biri oldu. Sence bunu tetikleyen neydi?

İtalya’daki hareket 2018’in sonuna doğru doğdu. Bu, bize büyümek için oldukça zaman verdi ve böylece ülke çapında sağlam bir iklim aktivistleri topluluğu oluşturduk.

Fridays For Future, İtalya’da birçok yerel kollara sahip ve herkesin şehirlerinde kendi yerel gruplarını başlatmasını ve hareketin geri kalanıyla bağlantı kurmasını kolaylaştırdık. Tüm grupların listesini https://fridaysforfutureitalia.it adresinde bulabilirsiniz.

Bir yapıyı oluşturmamıza ve hedefler ve strateji hakkında net bir şekilde düşünmemize yardımcı olan iki ulusal meclisimiz oldu bugüne dek.

Küresel bir grev planlarken, her yerel grup eylemler hakkında seslerini duyurmak için çok çalışıyor ve birçok yerel grup kendi yürüyüşlerini organize edebiliyor. Çoğu zaman, bazı yerel gruplar katılan insan sayısını artırmak için ortak bir yürüyüş yapmak üzere birlikte çalışıyorlar.

Okullarda grevlerimizin bilinirliğini ve sesini yayıyoruz ve öğrencilerin sadece okulu kırmak için değil, aslında aktif ve bilinçli olarak greve katılmalarını sağlıyoruz.

Genellikle göz ardı edilebilirsiniz, ancak argümanlarınızı gerçeklerle sürdürmek ve tartışmak önemlidir.

27 Eylül Küresel İklim Grevi- Torino

Türkiye’de iklim grevlerine başlamak isteyen gençlere söyleyeceklerin var mı? İnsanlar iklim grevlerine nasıl dahil olmalılar, başlamadan önce neyi bilmeliler?

Hareket etmeye başlamak zor değil. İlk adım, iklim acil durumunun ne olduğunu, nedenlerini ve sonuçlarını anlamaktır. IPCC gibi güvenilir kaynaklara dikkat etmek önemlidir.

İkinci adım, arkadaşlar, aile, okul arkadaşları ile iklim acil durumu hakkında konuşarak farkındalığın artırılmasına yardımcı olmaktır. Ailenizle konuşmayı deneyebilir ve kendi karbon ayak izinizi azaltma seçeneklerini düşünebilirsiniz.

Genellikle göz ardı edilebilirsiniz, ancak argümanlarınızı gerçeklerle sürdürmek ve tartışmak önemlidir. Son olarak, grevlere katılabilir ve kurumlar üzerinde baskı kurabilirsiniz.

News

The voice of the voiceless: Licypriya Kangujam [Climate Generation Talks-1]

Interview: Atlas Sarrafoğlu

I first saw Licypriya Kangujam when I went to COP25 in Madrid. I did not know exactly what she was doing, but it was not difficult to understand that she did a lot of things for the climate crisis and succeeded in her work, the way she stood up and talked with the United Nations Secretary General Antonio Guterres.

Later, I learned that she founded the “Child Movement” when she was 6 years old in India. In addition to climate and environmental activism, she tries to be “the voice of the voiceless”.

Licypriya with UN Secretary General Antonio Guterres

On 27 July 2019 she was awarded with a Dr. APJ Abdul Kalam Children Award by the Khwad Foundation. She received a World Children Peace Prize from Global Peace Index – Institute for Economics & Peace (IEP) on 31 August 2019. She also received an India Peace Prize, along with Gaur Gopal Das and Dinesh Subasinghe, from the International Youth Committee (IYC) at the World Youth Summit in 30 September 2019. On 2 October 2019, Licypriya was honored with the title Rising Star by Earth Day Network Headquarter based in Washington DC, USA.

While I was doing my interview with her she receieved the “Noble Citizen Award 2020” from the Minister of Social Development, Government of Nepal. These awards are just to name a few. We heard about her last when she told the media to stop calling her “Greta of India”. Such a brave and true remark from a child! So as a climate activist myself, I wanted to let her stroy and voice be heard first.

Stop calling me “Greta of India”. I am not doing my activism to look like Greta Thunberg. Yes, she is one of our Inspiration & great influencer. We have common goal but I have my own identity, story. I began my movement since July 2018 even before Greta was started.

Atlas: Please tell us how you learned about climate change and the story behind it.

Licypriya: Since my birth, I started attending various international conferences, meetings, seminars and workshops accompanying my father who was also a local activist. Adapting to social works and love and care for the environment is like in my blood. Various incident like Nepal Massive Earthquake of 2015, I accompanied my dad for fund raisings during that time as a child to help the victim’s children and families.

Then, went all the way from India to Kathmandu, Nepal, on the road carrying relief boxes and food items. I cry when I see children losing their parents and people becoming homeless due to danger of disasters. My heart feels sorrow for people who can’t help themselves when disaster strikes. And also i visited many areas of landslides since early childhood time. Many root causes of such natural disasters are the impact of Climate Change.

In July 2018 when I was just six years old, I got an opportunity to attend a meeting called 3rd Asia Ministerial Conference for Disaster Risks Reduction 2018 (AMCDRR 2018) in Ulaanbaatar, the capital city of Mongolia. I first raised my voice there to the world leaders. It was my life changing event.

During the conference, I met many great leaders and also thousands of delegates from various countries of the World. Many had highlighted various issues of disaster and climate change. It was my life changing event.

Just after return back home from Mongolia, I started an organization called “The Child Movement” on 10th July, 2018 to call on world leaders to take immediate climate action to save our environment, our planet and our future. I travel place to place to raise my concerns about climate change and disaster risks reduction. So far, I traveled over 32 countries till today as a part of my movement.  When i begin the movement, I was alone but today, I have thousands of loves and supporters across the globe.

What made you want to start your strikes? What was the reason for you to decide to sit with your placard in front of the Parliament in 2018?

My first parliament strike was on February 2, 2019. Before that I moved place to place to create awareness on climate change especially targeting young children and youth and also attended various important global meetings to raise my voice..

Greta Thunberg greatly influenced me in February 2019. Since then, at parliament house of India, I am standing and I am telling our Hon’ble Prime Minister of India Mr. Narendra Modi & our MPs to ratify in  climate change law in order to turn it into action. If they ratify in the climate law then we can control carbon emissions and green house gases. And also, it can bring accountability and transparency to the government.

Once they ratify in the climate change law, it will benefit millions of people in the country especially poor and marginalized communities who are already the victims of climate change.  I dropped out my school since February 2019 due to my protests every week in front of the parliament house.

What made you decide to drop out of school?

There are two main reasons. Firstly, my school is located in Bhubaneswar which is about 3000 km far from New Delhi where Parliament house is located. So, it’s impossible for me to travel every week to Delhi to protest every week in front of the parliament house of India due to financial burden so, I decided to leave Bhubaneswar and dropped out my school so that i can strengthen my movement and also help raise my voice to reach the whole world;

Secondly, many national, local and international organizations invited me to speak for various events. I received lots of emails everyday for various program invitations. It led to major issues in attending the school as i was in a very difficult situation where I was confused either to accept or to  reject their invitations. If i rejected, people are going to propaganda, i’m ego, etc. So, Most of my time in 2019 ends in my protests, movements and attending various events. This also leads to school dropouts. But I have home schooling during the period of school dropouts.

But since 2020 January, I have resumed my studies as I have decided to accept program invitations only on weekends and also holidays like summer and winter vacation except UN official events as it’s already scheduled annual events.

Child Movement

What is ‘Child Movement’ and how is it different from Fridays For Future strikes?

Child Movement is a voluntary movement of the children to raise our voice on any global issue which affect us. Issue can be anything starting from climate change to our rights. Till now, I focus mainly on Environment and Climate Change as it’s a pressing issue which is already affecting us and will have more catastrophic impacts to us after some years. If we don’t fight for it now then it will be too late when we finish our schooling.

And Fridays For Future is especially for Climate Change cause. Only difference is the Child Movement will take diverse issues which are all concern and related with children and Fridays For Future strikes will focus mainly on Climate Change. For example, sometimes we raise our voice for rape victims’ children for justice.

As I said earlier, simply protest, raising slogans on streets doesn’t make any sense to today’s leaders. We don’t achieve anything. But we can say it’s one of the way for awareness to public but isn’t effective at all until we do in action what we speak out or what we think. We should walk the talk at our home and working places otherwise no value to protest on this cause.

Overall, it’s a positive change in this world to save our environment, our planet and our future. However, we need to go ahead with a strategy to lobby them. Because there are many things in climate change which we can bring a change instead of only protest on streets with large number of children and youth.

A clear example; I requested Government of Rajasthan on January 9 to include climate change as a compulsory subject in the school education curriculum. They immediately took up the issue and I received a letter on 13 January (within a week) from Sachin Pilot, Deputy CM of Rajasthan that they have started process to do the same as requested.

This means only protest in streets is not going to achieve everything, i mean our demands. So, we need strategic approach and lobby and also at the same time sensitization to our leaders to understand the things. Now India is going to be second after Italy and first in Asia implementing  climate change as a compulsory subject in the school curriculum. Rajasthan now become the first state in India. This is a big change to bring for just an 8-years-old child. Now other states will follow.

Protests on streets must be kept as a last option when our leaders don’t listen our voice on request. However, I fully support FFF and Greta also supports me. We support each other.

Arguing with police for stopping the protest near the Parliament House

What’s the difference of the climate change situation in your country vs the rest of the world?

If you ask me what is climate change situation India and how it’s different from others then i want to reply like this way, Climate Change is everywhere. You can’t just see one state or a country. Some may have less impact but many have large impacts due to this climate change. We need to fight unitedly with global leaders.

Due to lack of trust amongst our leaders, now we are about to reach this catastrophic points. Many biodiversity hotpots become climate hotpots now. They must act now otherwise our future will be dying soon. What we want is not about today or tomorrow, it’s what needs to be done NOW.

Recently you have criticized the environment minister’s comments on Delhi’s air pollution. Do you think our lawmakers take climate change seriously?

It’s a very shameful statement from one of the respected environment minister of a country. This is a proof that our leaders never bother about our planet or our future. I heard this when i was in Madrid, Spain during the COP25. When my foreign colleagues told me about it, I suddenly felt shame for my country and left the place.

Our leaders must be very careful before they speak out anything to the public or the media. I am wondering how he could be our environment minister. More than 4.6 million children die every year due to air pollution but our minister is saying air pollution doesn’t effect our health and it doesn’t kill any people.

And also Our Hon’ble PM founded International Solar Alliance (ISA) in 2015 with French Government. But in the last 5 years, total coal import in India is increased by 13%. I appreciate the efforts but I want to question him; is this the green new deal to fight the climate change?

So, this is a clear example that our leaders are never serious about the climate change. They will say something and will do something else. I want to tell our Hon’ble Prime Minister Mr. Narendra Modi to stop buying coal from Australia. Instead of spending billions of dollars on buying coal, I want him to invest it on producing renewable energy which is cheaper. And also this can create millions of jobs for our youth.

…minimum 10 tree plantations for all students of India to pass the final exam. In India, we have 350 million students. If 350 million students plant minimum 10 trees every year then we will plant 3.5 billion trees a year. Trust me! India will be green in 5 years.

You say you expect “a system change, not climate change.” What do you expect to see?

I feel we need to change from grassroots to global levels to fight climate change. In the context of India, I am fighting to change the following three main policies:

Firstly, I want our government to enact the climate law so that we can regulate the carbon emissions and other greenhouse gases. And also this will bring transparency and accountability to our leaders. This will benefit especially millions of poor people in the country.

Secondly, compulsory inclusion of climate change as a subject in our school curriculum.

Thirdly, minimum 10 tree plantations for all students of India to pass the final exam. In india, we have 350 million students. If 350 million students plant minimum 10 trees every year then we will plant 3.5 billion trees a year. Trust me! India will be green in 5 years.

All the above three policies are possible to change and others countries of the world can follow the same. This can help to fight the climate change and also to change the system of the world.

Licypriya leading the historic Great October March 2019 with the biggest rural climate strike

What do you expect to see for the climate change law?

1) Complete ban of fossil fuel run vehicles by 2030 to cut carbon emissions & replace by solar and electric vehicles;

2) Strict law to stop cutting down of trees,

3) No new buildings if they don’t have space to grow minimum 20-30 trees,

4) Control of green house gases, etc.

What do you think of COP25?

I see this in two perspectives:

1) In individual perspective: I got lots of exposure and it’s another new learning experience for me. I got the chance to raise my voice. I met Greta Thunberg. I am happy for it.

2) In global perspective: I went there to tell the world leaders that this is real climate emergency. They must act now to save our planet and our future.

I also met United Nations Secretary General and Greta Thunberg during that program and also many world leaders there.

I also heard many speeches from our leaders that I will do this, we will do this, we are trying our best, we will tell them, we will not do, we will listen all your voice, we will, we will, we will…..…..

But at the end, COP25 was failed. Just waste of time and money of spending two weeks in this one of the most expensive city of the World.

Our leaders failing us for the last 25 years even before I was born. When I was born, our leaders already met 16 times in the COPs and the world already knew about the bad effects of climate change. Our policy makers from around the world just gather here in COPs and do nothing concrete for our future.

And also in the World Economic Forum 2020, we told our leaders to abandon the fossil fuel economy. Let’s stop telling and do something. Children are smarter and more concerned than our leaders. We want climate action now without wasting any more time. [I was one of the signatory in the letter issued to all participants of WEF 2020 to abandon fossil fuel economy among 19 others including Greta, Isabella, Luisa, Vanessa, etc]

 One important question is why children came out on streets instead of going to school? This is mainly due to inaction of our leaders. They are responsible for it. Children are smarter and more concerned for our planet and the future than our leaders.

What did it feel like to meet other young activists across the world as you fight for action on climate change?

We were sad when we met each other. Because our voices become useless due to our leaders inaction. But we sat, discussed and planned future course of action. Our leaders have ignored us and still ignoring us. And we have not achieved anything despite young people raised their voice for urgent climate action.

Do you think the responsibility of leading the fight against climate change should be on children?

Not exactly. If children have to fight then we have to give up many things like school dropouts, etc which is really not a good idea. One important question is why children came out on streets instead of going to school? This is mainly due to inaction of our leaders. They are responsible for it. Children are smarter and more concerned for our planet and the future than our leaders.

‘Media tries to differentiate us’

Lots of people heard you when you called out the media for calling you “Greta of India”. What do you want to say for this?

Yesterday in the morning when I search my name on Google, I found some national and international media referring my works as Greta of India. Actually, I already began a movement to fight climate change even before Greta started in August 2018.

We are good friends. If they address us this way, sometimes we feel shy in front of her when we meet her. Because we equally respect each other. Media seems like to differentiate us. But I want to ask on what ground or capacity. She is also a Climate Activist. I’m also a Climate Activist. We are same. We have millions of voices. We’re just one. So I feel its right time to address my concern otherwise in future it may lose my identity, my unique story, etc.

And also even in COP25, I traveled all the way from India to Europe by raising funds not to refer my news as Greta of India. I addressed the world leaders but some media highlighted as “India’s Greta urge world leaders to act on climate change”. I think such news headline is not fair. I want to question if they’re highlighting my voice or someone’s voice. As compared to Greta with me, she is already on another level as global voice with great recognition. That’s why I wrote in my Twitter:

If you call me Greta of India, you are not covering my story. You are deleting a story.

Few days back also, I went to address some conferences, instead of calling out my name, they call me out as Greta of India which it hurts me a lots. And people even when came to take my pictures, they asked me, “Are you Greta of India?” like this way. I think this is not fair.

This problem is everywhere. Every climate activist in any region or country of the world are referred to as Greta of those areas. They can’t voice against it to the media but we had several discussions in the past when we met. Because this deletes their unique story, identity, name and movement. Now from now on, all types of media will learn a new lesson and will be more cautious before writing a story so that unique stories of all climate activists of the World will come out.

 

Kategori: News

Editörün Seçtikleriİklim KriziManşetRöportaj

[İklim Kuşağı Konuşuyor-1] Licypriya Kangujam: Sessizlerin sesi olmaya çalışıyorum

Licypriya Kangujam’ı ilk olarak COP25’e gittiğimde gördüm. Tam olarak neler yaptığını bilmiyordum ancak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antnio Guterres ile görüşmesinden, duruş ve konuşmalarından iklim krizi için birşeyler yaptığı ve bu konuda başarılı olduğunu anlamak zor değildi.

Sonradan Hindistan’da altı yaşındayken Çocuk Hareketi‘ni (Child Movement)  kurduğunu öğrendim. İklim ve çevre aktivistliği yanında “sessizlerin sesi” de olmaya çalışıyor.

Licypriya BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile COP25’te, Aralık 2019

27 Temmuz 2019’da Khwad Vakfı tarafından Dr. APJ Abdul Kalam Çocuk Ödülü’nü kazanmış. Küresel Barış Endeksi – Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından 31 Ağustos’ta Dünya Çocukları Barış Ödülü’nü kazanmış. 30 Eylül 2019’da Dünya Gençlik Zirvesi’nde Gaur Gopal Das ve Dinesh Subasinghe ile birlikte Uluslararası Gençlik Komitesi tarafından Hindistan Barış Ödülü’nün sahibi olmuş. Washington DC’deki Earth Day Network Genel Merkezi tarafından 2 Ekim 2019 tarihinde Yükselen Yıldız ünvanına layık görülmüş. Birleşmiş Milletler’de konuşan en genç kişi olarak tarihe geçmiş.

Hindistan’ın Greta’sı değil, Licypriya Kangujam

Ben Licypriya ile röportajımı gerçekleştirdiğim sırada, 1 Şubat 2020’de Nepal hükümeti tarafından Şerefli Vatandaş Ödülü’ne layık görüldü. Saymakla bitmeyecek ödülleri var Licypriya’nın. Son olarak sesini medyaya “Hindistan’ın Greta’sı” demeyi bırakmasını söylediğinde duyduk. Bir çocuktan böyle cesur ve gerçek bir söz! Bu yüzden ben de bir iklim aktivisti olarak ilk ona hikayesini anlatması için sözü vermek istedim.

Bana “Hindistan’ın Gretası” demeyi bırakın. Greta Thunberg gibi görünmek için aktivizm yapmıyorum. Evet, bizim ilham kaynağımız ve bizi etkileyenlerden biri. Onunla ortak bir hedefimiz var ama benim kendi kimliğim, ve kendi hikayem var. Hareketime, Greta başlamadan daha önce Temmuz 2018 başladım.

Atlas Sarrafoğlu: İklim değişikliğini nasıl ve ne zaman öğrendiğin ve ardındaki hikayeyi bize anlatır mısın lütfen.

Licypriya Kangujam: Doğduğumdan beri, aynı zamanda yerel bir aktivist olan babama çeşitli uluslararası konferanslar, toplantılar, seminerler ve atölyelerde eşlik etmeye devam ediyorum. Sosyal çalışmalara adaptasyonumla çevreye olan sevgi ve özenin kanımda olduğunu düşünüyorum. 2015’te yaşanan Nepal Büyük Depremi gibi çeşitli olaylarda, kurbanların çocuklarına ve ailelerine yardım etmek için daha bir çocukken babamın topladığı bağışları ulaştırmak için ona eşlik ettim. Daha sonra yardım malzemeleri ve gıda ürünlerini taşıyarak Hindistan’dan Katmandu, Nepal‘e kadar karayolu ile gittik.

Afet tehlikesi nedeniyle çocukların ebeveynlerini kaybettiklerini ve insanların evsiz kaldıklarını gördüğümde ağlıyorum. Kalbim, felaket anında kendilerine yardım edemeyen insanlar için üzüntü duyuyor. Ayrıca erken çocukluk döneminden beri birçok toprak kayması alanını ziyaret ettim. Bu tür doğal afetlerin birçok temel nedeni iklim değişikliğinin etkisidir.

Licypriya Gajapati bölgesindeki 25 Ekim 2019’daki heyelan mağdurlarıyla birlikte

Temmuz 2018’de sadece altı yaşındayken, Moğolistan‘ın başkenti Ulaanbaatar‘da 3. Asya Afet Risklerini Azaltma Konferansı (AMCDRR 2018) adlı bir toplantıya katılma fırsatı buldum. Sesimi ilk olarak dünya liderlerine duyurdum. Bu benim hayatımı değiştiren olay oldu.

‘Çocuk Hareketi’ni başlattım’

Konferans sırasında dünyanın birçok ülkesinden birçok büyük lider ve binlerce delege ile tanıştım. Birçoğu çeşitli felaket ve iklim değişikliği konularını vurgulamıştı. Bu benim hayatımı değiştiren olaydı. Moğolistan’dan eve döndükten hemen sonra, 10 Temmuz 2018’de dünya liderlerini çevremizi, gezegenimizi ve geleceğimizi kurtarmak için hemen iklim eylemi gerçekleştirmeye çağıran “Çocuk Hareketi” adlı bir organizasyon başlattım.

İklim değişikliği ve afet risklerinin azaltılması ile ilgili kaygılarımı dile getirmek için her yere gidiyorum. Hareketimin bir parçası olarak bugüne kadar 32 ülkeyi gezdim. Harekete başladığımda yalnızdım ama bugün dünya çapında binlerce sevenim ve destekçim var.

Grevlerine başlamana sebep olan şey neydi peki? 2018’de pankartını alıp parlamento önünde oturmaya nasıl karar verdin?

İlk parlamento grevimi 2 Şubat 2019’da yaptım. Bundan önce, özellikle küçük çocukları ve gençleri hedef alan iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak için oradan oraya gittim ve sesimi duyurmak için çeşitli önemli küresel toplantılara katıldım.

Greta Thunberg Şubat 2019’da beni çok etkiledi. O zamandan beri, Hindistan parlamento binasının önünde duruyorum ve Hindistan Sayın Başbakanı Narendra Modi ve milletvekillerine iklim değişikliği yasasını kağıt üzerinde eyleme geçmelerini söylüyorum. İklim yasası geçerse karbon emisyonlarını ve sera gazlarını kontrol edebiliriz. Ayrıca hükümete hesap verebilirlik ve şeffaflık da getirebilir.

‘Okula gitmeyi bıraktım’

Bu iklim değişikliği yasasını kabul ettiklerinde, ülkede iklim değişikliğinin kurbanı olan özellikle yoksul ve ötekileştirilmiş topluluklardaki milyonlarca insana yarar sağlayacak. Parlamento binasındaki her hafta yaptığım protestolarım nedeniyle Şubat 2019’dan bu yana okula gitmiyorum.

Okulu bırakmaya nasıl karar verdin?

İki ana sebep var. Öncelikle, okulum Parlamento binasının bulunduğu Yeni Delhi‘ye yaklaşık 3000 km uzaklıktaki Bhubaneswar’da bulunuyor. Mali yükü nedeniyle ülkenin parlamento binasının önünde her hafta protesto edebilmem için her hafta Delhi’ye seyahat etmem mümkün değildi, bu yüzden okulumu bıraktım ve hareketimi güçlendirebilmek ve tüm dünyaya sesimi ulaştırmak için Bhubaneswar’dan ayrılmaya karar verdim.

İkinci olarak, birçok ulusal, yerel ve uluslararası kuruluş beni çeşitli etkinlikler için konuşmaya davet ediyordu. Çeşitli program davetiyeleri içeren çok sayıda e-posta alıyordum. Bu, davetleri kabul edip etmemekle ilgili kafamın karışıklığı, okula devam etmemde önemli sorunlara yol açtı. Eğer reddetseydim, insanlar propaganda yapacaklar, egomdan vb bahsedeceklerdi. Yani, 2019’daki zamanımın çoğu protestolarım, hareketlerim ve çeşitli etkinliklere katılmamla sona eriyor. Bu aynı zamanda okulu bırakmama da yol açtı. Ancak okulu bırakma döneminde evde eğitim alıyorum.

Ancak 2020 Ocak’tan bu yana, program davetlerini sadece sonu tatillerinde, BM resmi etkinlikleri dışında yaz ve kış tatili gibi tatillerde önceden planlanmış yıllık etkinlikleri kabul etmeye karar verdiğim için çalışmaya devam ediyorum.

‘Child Movement’ nedir ve Fridays For Future grevlerinden farkı nedir?

Child Movement, bizi etkileyen herhangi bir küresel konuda sesimizi duyurabilmek için çocukların gönüllü olduğu bir hareket. Konu, iklim değişikliğinden, haklarımıza kadar her şey olabilir. Şimdiye kadar, esas olarak çevre ve ilim değişikliğine odaklandım, çünkü zaten bizi etkiliyor ve birkaç yıl sonra bizim için daha da yıkıcı etkileri olacak. Şimdi bunun için savaşmazsak, okulumuzu bitirdiğimizde çok geç olacak.

Fridays For Future özellikle iklim değişikliği amacı için var. Tek fark, Child Movement’ın tüm endişe verici ve çocuklarla ilgili çeşitli konuları ele alması ve okul iklim grevinin esas olarak iklim değişikliğine odaklanması. Örneğin, bazen tecavüz kurbanlarının çocuklarına adalet için sesimizi duyurduk.

Daha önce de söylediğim gibi, protesto etmek, sokaklarda yükselen sloganlar bugünün liderleri için bir anlam ifade etmiyor. Hiçbir şey elde edemiyoruz. Ancak bunun kamuoyuna ifade edebilme yollarından biri olduğunu söyleyebiliriz ve ne konuştuğumuz ya da ne düşündüğümüz eyleme geçene kadar etkili değildir. Konuştuğumuzu evimizde ve çalışma yerlerinde uygulamalıyız, aksi takdirde bu davayı protesto etmenin hiçbir değeri yoktur.

Licypriya Hindistan’ın 13. Başkanı Pranab Mukherjeeile birlikte

Genel olarak, bu dünyada çevremizi, gezegenimizi ve geleceğimizi kurtarmak olumlu bir değişimdir. Ancak, bunu yapabilmek için lobi yapan bir stratejiyle devam etmeliyiz. Çünkü iklim değişikliğinde sadece çok sayıda çocuk ve gençlerin bulunduğu sokak protestoları yerine değişiklik getirebileceğimiz pek çok şey var.

Açık bir örnek olarak; 9 Ocak’ta Rajasthan hükümetinden iklim değişikliğini okul eğitim müfredatına zorunlu bir konu olarak dahil etmesini istedim. Hemen konuyu ele aldılar ve 13 Ocak’ta (bir hafta içinde) Rajasthan CM Milletvekili Sachin Pilot‘tan istendiği gibi yapmaya başladıklarına dair bir mektup aldım. Bu taleplerimizi sadece sokak protestoları ile kazanamayacağımız anlamına geliyor.

Bu nedenle, lobi odaklı stratejik bir yaklaşıma ve aynı zamanda anlattığımızı anlayacak liderlerimizin duyarlılığa ihtiyacımız var. Şimdi Hindistan İtalya‘dan sonra ikinci, Asya‘da ise okul müfredatında zorunlu olarak iklim değişikliğini ele alan ilk ülke olacak. Rajasthan, uygulamayı kabul eden Hindistan’daki ilk eyalet oldu. Bu, sadece 8 yaşında bir çocuğun getirdiği büyük bir değişiklik. Şimdi diğer eyaletler sırada.

Liderlerimiz taleplerimizi sesimizi duymadığında sokak protestoları son seçenek olarak tutulmalıdır. Ancak, FFF’yi tamamen destekliyorum ve Greta da beni destekliyor. Birbirimizi destekliyoruz.

Parlamento önünde yaptığı iklim grevi sırasında eylemi engellemeye çalışan polislerle konuşurken

Sence ülkenle, dünyanın geri kalanında iklim değişikliği durumundaki farklar nedir?

Bana Hindistan’daki iklim değişikliği durumunun ne olduğunu ve diğerlerinden nasıl farklı olduğunu soruyorsan, şu şekilde cevap vermek istiyorum, iklim değişikliği her yerde. Sadece bir eyalet veya ülkeye bakamazsın. Bazıları daha az etkiye sahip olabilir, ancak birçoğunun iklim değişikliği açısından etkileri büyüktür. Küresel liderlerle bir arada savaşmalıyız.

‘Önemli olan ŞİMDİ’

Liderlerimiz arasındaki güven eksikliği nedeniyle, şimdi bu felaket noktasına varmak üzereyiz. Birçok biyoçeşitlilik sıcak noktaları artık iklim sıcak noktaları haline geliyor. Şimdi harekete geçmeliler, aksi takdirde geleceğimiz yakında ölecek. İstediğimiz şey bugün veya yarın değil, ŞİMDİ ne yapılması gerektiği.

Kısa süre önce çevre bakanının Delhi’nin hava kirliliği hakkındaki yorumlarını eleştirmiştin. Kanun yapıcılar iklim değişikliğini ciddiye alıyor mu sence?

Bir ülkenin saygın çevre bakanlarından birinin çok utanç verici bir ifadesi bu. Liderlerimizin gezegenimiz veya geleceğimiz hakkında asla ilgilenmediğini kanıtı… COP25 sırasında İspanya’nın Madrid kentindeyken duydum. yabancı arkadaşlarım bana bunu anlattığında aniden ülkem için utanç hissettim ve oradan ayrıldım. Liderlerimiz halka veya medyaya herhangi bir şey söylemeden önce çok dikkatli olmalıdır. Nasıl çevre bakanımız olabildiğini merak ediyorum. Her yıl 4,6 milyondan fazla çocuk hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybediyor ancak bakanımız hava kirliliğinin sağlığımızı etkilemediğini ve hiç kimseyi öldürmediğini söylüyor.

Ayrıca Onurlu Başkabanımız, 2015 yılında Fransız Hükümeti ile International Solar Alliance’ı (ISA) kurdu. Ancak son 5 yılda, Hindistan’daki toplam kömür ithalatı yüzde 13 arttı. Çabaları takdir ediyorum ama iklim değişikliği ile mücadelede yeşil yeni anlaşma bu mu diye sormak istiyorum.

Bu, liderlerimizin iklim değişikliği konusunda asla ciddi olmadıklarının açık bir örneğidir. Bir şey söyleyecek, başka bir şey yapacaklar. Sayın Başbakanımız Narendra Modi‘ye Avustralya’dan kömür satın almayı bırakmasını söylemek istiyorum. Kömür satın almak için milyarlarca dolar harcamak yerine, daha ucuz olan yenilenebilir enerji üretmek için yatırım yapmasını istiyorum. Ayrıca bu, gençlerimiz için milyonlarca iş yaratabilir.

Hindistan’ın tüm öğrencilerinin bitirme sınavını geçmeleri için en az 10 ağaç dikmeleri… Hindistan’da 350 milyon öğrenci var. 350 milyon öğrenci her yıl en az 10 ağaç dikse yılda 3,5 milyar ağaç dikmiş olacağız.

“İklim değişikliği değil, sistem değişikliği” beklediğini söylemiştin. Görmeyi beklediğin değişiklikler nelerdir?

İklim değişikliği ile mücadele etmek için tabandan küresel düzeye geçmemiz gerektiğini hissediyorum. Hindistan bağlamında, aşağıdaki üç ana politikayı değiştirmek için mücadele ediyorum:

İlk olarak, karbon emisyonlarını ve diğer sera gazlarını düzenleyebilmemiz için hükümetimizin iklim yasasını çıkarmasını istiyorum. Ve bu da liderlerimize şeffaflık ve hesap verebilirlik getirecektir. Bu, özellikle ülkenin milyonlarca fakir insanına fayda sağlayacaktır.

İkincisi, iklim değişikliğinin okul müfredatımıza zorunlu olarak dahil edilmesi;

Üçüncüsü, Hindistan’ın tüm öğrencilerinin bitirme sınavını geçmeleri için en az 10 ağaç dikmeleri… Hindistan’da 350 milyon öğrencimiz var. 350 milyon öğrenci her yıl en az 10 ağaç dikse yılda 3,5 milyar ağaç dikmiş olacağız. İnan bana, Hindistan 5 yıl içinde yeşil olur.

Yukarıdaki üç politikanın tümü değiştirilebilir ve dünyanın diğer ülkeleri de bunu izleyebilir. Bu, iklim değişikliği ile mücadeleye ve aynı zamanda dünya sistemini değiştirmeye yardımcı olabilir.

Licypriya 2019 Ekim ayında gerçekleşen en büyük kırsal İklim Grevine liderlik yaparken

İklim değişikliği yasasının nasıl olmasını istiyorsun?

1) 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını azaltmak ve güneş ve elektrikli araçlarla değiştirmek için fosil yakıtlı araçların tamamen yasaklanması;

2) Ağaçların kesilmesini durdurmak için katı bir yasa,

3) Asgari 20-30 ağaç yetiştirecek alanı olmayan hiç bir yeni binaya izin verilmemesi,

4) Sera gazlarının kontrolü vb.

 COP25’e katılmıştın, ne düşünüyorsun?

Bunu iki açıdan görüyorum.

1) Bireysel bakış açısıyla: Çok fazla kişiyle tanıştım ve bu benim için yeni bir öğrenme deneyimi. Sesimi duyurabilme şansım oldu. Greta Thunberg ile tanıştım. Bunun için mutluyum.

2) Küresel bakış açısıyla: Dünya liderlerine bunun gerçek iklim acil durumu olduğunu söylemek için gittim. Şimdi gezegenimizi ve geleceğimizi kurtarmak için harekete geçmeliler.

Bu program sırasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Greta Thunberg ile ve ayrıca birçok dünya lideriyle de görüştüm.

‘COP25 başarısız oldu’

Liderlerimizden de bunu yapacakları konusunda birçok konuşma duydum, bunu yapacağız, elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz, onlara söyleyeceğiz, yapmayacağız, tüm sesinizi dinleyeceğiz, yapacağız, yapacağız, yapacağız…

Ama sonunda, COP25 başarısız oldu. Bu sadece dünyanın en pahalı şehrinde iki haftalık bir zaman ve para kaybı idi bence.

Liderlerimiz ben doğmadan önce bile, son 25 yıldır başarısız oluyor. Ben doğduğumda, liderlerimiz COP’larda 16 kez buluşmuş ve dünya iklim değişikliğinin kötü etkilerini zaten biliyorlardı. Dünyanın dört bir yanından karar alıcılar sadece COP’larda toplanıyor ve geleceğimiz için somut bir şey yapmıyorlar.

 

Ayrıca 2020 Dünya Ekonomik Forumu‘nda liderlerimize fosil yakıt ekonomisini terk etmelerini söyledik. Anlatmayı bırakıp bir şeyler yapmaya başlayalım. Çocuklar liderlerimizden daha akıllı ve daha fazla endişe duyuyorlar. Artık daha fazla zaman kaybetmeden iklim eylemi istiyoruz. [Greta, Isabella, Luisa, Vanessa vb. dahil olmak üzere 19 diğer iklim akitivstiyle birlikte, fosil yakıt ekonomilerini terk etmeleri için WEF 2020’nin tüm katılımcılarına verilen mektubun imzalacılarından biriydim]

Önemli olan soru; çocuklar o zaman neden okula gitmek yerine sokağa çıktılar? Bu esas olarak liderlerimizin hareketsizliğinden kaynaklanmakta. Bundan onlar sorumlu. Çocuklar gezegenimiz ve geleceğimiz için liderlerimizden daha akıllı ve endişeliler.

İklim değişikliği konusunda harekete geçen dünyadaki diğer genç aktivistlerle tanışmak nasıl bir şeydi?

Birbirimizle karşılaştığımızda üzgündük. Çünkü liderlerimizin eylemsizliği nedeniyle sesimiz işe yaramaz hale geliyor. Ama oturduk, tartıştık ve gelecekteki eylem planını hazırladık. Liderlerimiz bizi görmezden geldi ve hala görmezden geliyorlar. Ve gençlerin acil iklim eylemi için seslerini yükseltmesine rağmen hala hiçbir şey başaramadık.

Sence iklim değişikliğine karşı mücadele sorumluluğunun çocuklar üzerinde olması gerekir mi?

Tam olarak değil. Eğer çocuklar mücadele etmek zorunda kalırsa, eğitim gibi pek çok şeyden vazgeçmeleri gerekir, ki bu gerçekten iyi bir fikir değil. Önemli olan soru; çocuklar o zaman neden okula gitmek yerine sokağa çıktılar? Bu esas olarak liderlerimizin hareketsizliğinden kaynaklanmakta. Bundan onlar sorumlu. Çocuklar gezegenimiz ve geleceğimiz için liderlerimizden daha akıllı ve endişeliler.

Medyayı sana “Hindistan’ın Gretası” dediği için suçlamıştın. Bu konu hakkında ne söylemek istersin?

Mesajı attığım sabah Google’da adımı aradığımda, çalışmalarımdan Hindistanlı Greta olarak bahseden bazı ulusal ve uluslararası medya gördüm. Aslında, Ağustos 2018’de harika başlamadan önce bile iklim değişikliği ile mücadele için bir harekete başladım.

‘Medya bizi farklılaştırıyor’

Biz iyi arkadaşız. Birbirlerine bu şekilde hitap ederse, bazen onunla tanıştığımızda utangaç hissediyoruz. Çünkü birbirimize eşit saygı duyuyoruz. Medya bizi farklılaştırıyor gibi görünüyor. Ama hangi zeminde veya kapasitede olduğunu sormak istiyorum. Greta   iklim aktivisti. Ben de iklim aktivistiyim. Aynıyız. Milyonlarca sesimiz var. Biz sadece biriz. Bu yüzden endişemi gidermek için doğru zamanı hissediyorum, aksi takdirde gelecekte kimliğimi, benzersiz hikayemi vb. kaybedebilirim.

Ayrıca COP25’te bile, Hindistan’dan Greta olarak adlandırılmamak için fon toplayarak Hindistan’dan Avrupa’ya kadar seyahat ettim. Dünya liderlerine hitap ettim, ancak bazı medya kuruluşları “Hindistan’ın Gretası dünya liderlerini iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye çağırdı” diye vurguladı. Bence böyle bir haber başlığı adil değil. Sesimi mi ya da başkasının sesini mi öne çıkarmak istediklerini sorgulamak istiyorum. Greta zaten büyük bir üne sahip,  küresel bir ses olarak başka bir seviyede duruyor. Bu yüzden Twitter’ımda öyle yazdım:

Bana Hindistan’ın Greta’sı diyorsan, hikayemi kapsamıyorsun. Bir hikayeyi siliyorsun.

Birkaç gün önce, birkaç konferansa katıldım, adımı söylemek yerine, beni çok acı veren “Hindistan’ın Gretası” olarak çağırıyorlar. Ve insanlar fotoğraflarımı çekmeye geldiğinde bile, bana “Hindistan’ın Gretası mısın?” diye sordular.. Bence bu şekilde hitap edilmek hiç adil değil.

‘Kimliklerimiz siliniyor’

Bu sorun her yerde. Dünyanın herhangi bir bölgesindeki veya ülkesindeki her iklim aktivisti, ait olduğu bölgenin Gretası olarak adlandırılıyor. Medyaya karşı seslerini duyamıyorlar ama tanıştığımız zaman geçmişte birkaç kez konuştuk. Çünkü bu onların benzersiz hikayelerini, kimliklerini, isimlerini ve hareketlerini siliyor. Şimdi her medya üyesi yeni bir ders öğrenecek ve bir hikaye yazmadan önce daha dikkatli olacak, böylece Dünya’nın tüm iklim aktivistlerinin benzersiz hikayeleri ortaya çıkacak.