Köşe Yazıları

Kamil’in hiç mi suçu yok?

Orta-üst sınıf Türk gençlerinin en sevdiğim toplumsal bozukluklarından biri karşı cinsi Kamil ve Kezban diye adlandırmaları. Ne de güzel hepimiz birer psikolog, sosyolog ve daha nice -log olmuşuz da insanları gereksiz sınıflara böyle incelikle ayırabiliyoruz. Akıl sağlığımı korumak için artık bu tarz sınıflandırmaları okumuyorum. Cinsiyetçiliğe höşt diyemeyen erkek ve kadınların Kezban vs. Kamil sınıflandırmaları üzerinden de işi kadın ve erkek nefretine dökmelerini de mümkün mertebe görmezden gelmek istiyorum. Emekçilerin artık iş cinayetlerine kurban gitmediği, kadın katillerinin evlilik programlarına çıkarılmadığı, nefret cinayetlerinin bittiği bir Türkiye’de bu konulara da değineceğim. O zamana kadar delirin çocuklarım ve birbirinizi delirtin.

Yalnız bu Kezban muhabbetini taciz edilmiş bir kadını “suçlu” göstermek için yapmaya çalışmayın işte. Onu yapma artık.

Cumartesi gece 2’de İstiklal’de yürürken bir kadın tüm sokağı inleterek tacizci var diye bağırıyordu. Hemen size gelen tepkileri yazayım:

  • Ne böğürüyorsun deli gibi?
  • Ne var yani adam seni takip ettiyse?
  • Seni mi takip etti Kezban? Adam evine dönüyordu?
  • Öyle giyinirsen, bu saatte İstiklal’de gezersen, içki içersen olacağı bu?
  • Elledi mi? Eli çarpmıştır
  • Kezban, Kezban, Kezban

Yok tacizciye pek tepki gelmedi. Kadın ısrarla bağırmasaydı adamı yakalamaya sivil polis bile gelmeyecekti.

Polis abilerim tacizciyi salın gitsin, hatta şu kadını alın atın nezarete de aklı başına gelsin. Şu güzel ortamı bozdu.

Cumartesi gece daha erken saatlerde ise bir kadın verdiği pizza siparişini getiren pizzacının mesajıyla taciz ediliyordu.

Kadının ne Kezbanlığı kaldı, ne çirkinliği, ne orospuluğu, ne egoistli, ne sınıf ayırımcılığı. Bir sürü kişi mağduru suçlamak için üşüşürken taciz olayı için mazeretler sıralandı:

Ne var pizzacı iltifat etmiş

Capture3

Eğer mağdur bir sürü internet vasıfsızının kendisi hakkında sayfalarca yazı yazmasını, binlerce tweet atmasını, tacizlerini ve hakaretlerini göze alarak bu mesajdan rahatsızlığını bildirdiyse bunu iltifat olarak almadığı çok açık.

E ne yani flört de mi etmeyeceğiz?

Capture2

E edeceğiz herhâlde, kuruyup kalmayacağız. Yalnız flörtleşmek işteş bir eylemdir, dilbilgisi dersini hatırlayın, minimum iki kişi gerektirir. Eğer bu örnekteki gibi flörtleşme aracı kişinin paylaşmadığı cep telefonu numarasıysa, hatta kişinin paylaşmadığı ev adresini dahi biliyorsa durum biraz korkutucu oluyor, kabul edelim.

Ne olacak canım, altı üstü bir mesaj atmış, gülüp geçseydin

Capture

Tacizci için gülüp geçilebilir de -deneyim konuşuyor- taciz edilen o kadar da eğlenmiyor.

Başka ülkelerde bundan film çekilirdi

Capture4

Yahu ne zamandır masallar tacizle başladı? Böyle bir romantik komedi gördünüz mü siz? Sapık gibi telefon numaranızı edindim, adresinizi de biliyorum, çok romantik değil mi? Mum ışığı?

Ne yapsın çocuk, sevmiş işte

Ya biraz radikal bir fikir ama uygun ve hatta yasal olmayan bir şekilde edindiği cep telefonu numarasını kullanarak bir kadını taciz etmesin mesela?

Kimse tacizi çağırmaz. Ne giymiş olursa olsun, ne kadar içmiş olursa olsun, saat kaçta, nerede kimle olursa olsun kimse tacizi davet etmez. İnsanlar taciz vakalarını normalleştirdikçe veya savundukça mağdurların “bağırması” daha da zor oluyor. Ama yeter, Kezban, Kamil ayırımınızı da yemezler.