Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

‘Tek kullanımlık korona çöpü gördüm’

Koronavirüs salgınının çevre üzerine olan etkisi hakkında olumlu ve olumsuz birçok şey yazıldı. Tüm yazılan ve çizilenlerin ortak noktası, doğanın pandemiden bir şekilde etkilendiği gerçeğiydi. Olumlu etkiler genel olarak geçici ve lokal kalırken, olumsuz olanlar tüm diğer olumsuz etkiler gibi küresel boyutta etkili oldu, olmaya da devam ediyor. Biz de bu olumsuz etkilerden en küresel olanını, ulusal çapta ortaya koymak ve bu konuda farkındalık yaratmak adına bir etkinlik başlattık.

Üç ay önce başlattığımız bu etkinlik kapsamında yurttaşlardan, çevrelerinde gördükleri koronavirüsten korunmak için kullanılan kişisel koruyucu ekipmanları rapor etmelerini istedik. Google formlar üzerinden oluşturduğumuz bilgi giriş formu aracılığıyla gördüklerine dair çeşitli verileri iletmelerini sağladık. Etkinliği #tekkullanımlıkkoronaçöpügördüm hashtag’i ile de sosyal medya platformlarında yaygınlaştırmaya çalıştık. Aradan geçen üç aylık süre sonunda elde ettiğimiz veriler korona döneminde kullanılan ekipmanların yaygın olarak çevreye gelişigüzel bir şekilde atıldığını ortaya koyuyor.

En yaygın ‘korona çöpü’ maske

Şimdiye kadar 33 ilden toplamda 227 ayrı bildirim ile 1532 adet korona dönemi kişisel koruyucu ekipmanın kontrolsüzce çevreye atıldığına dair bildirim aldık.

En çok bildirim Adana, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Samsun ve Ankara’dan yapıldı. Bildirimi en çok yapılan ekipman ise maske oldu. Toplamda bildirilen 1532 adet çöpün 753 tanesi maske, 371 tanesi eldiven ve 310 tanesi de ıslak mendil! Geri kalanlar da dezenfektan kutusu, koruyucu bariyer, çok kullanımlık maske ve bone olarak rapor edilmiş. Yani tüm korona ekipmanlarından oldukça fazla sayıda mevcut.

Bildirilen verilerde en dikkat çekici husus da ıslak mendil sayısı! Çünkü ıslak mendilin eğer ki özel olarak koronavirüse karşı etkili olacak şekilde üretilmemişse, herhangi bir koruyuculuk özelliği yok. Buna rağmen insanlar ciddi miktarda ıslak mendili kullanıp çevreye atıyor. Diğer bir dikkat çeken bilgi ise çok kullanımlık maske bildirimlerinin de yapılıyor olması.

Bu etkinlik hala devam ediyor. Etrafa başıboş şekilde atılmış kişisel koruyucu ekipman çöplerinin bildirimine siz de katılabilirsiniz. Böylelikle bir hayli yaygınlaşan bir problem olan ve çoğunluğu maskelerden oluşan çöpler hakkında oluşturmaya çalıştığımız farkındalığa katkı sağlar ve yetkilileri önlem alma konusunda harekete geçirmeye yardımcı olabilirsiniz.

Koruyucuların nasıl çöpe atılacağı da öğretilmeli 

Bu çöpler ciddi bir çevre problemi yaratıyor. Üstelik bu problem sadece görüntü kirliliğinden ibaret değil. Henüz yayınlanan çalışmalar bu çöplerden maskelerin ve ıslak mendillerin ciddi bir mikroplastik kaynağı olabileceğini; İstanbul’da kaydedilen bir görüntü de bize bu çöplerin diğer canlılar için de ciddi bir risk yaratabildiğini gösteriyor. Yani kendimizi virüsten korurken başka canlıların hayatını zora sokuyoruz.

Peki, bu duruma karşı bir önlem alınamaz mı? Elbette alınabilir. Bunun için öncelikli olarak insanlara maskeyi nasıl kullanacaklarını ve nasıl çöpe atacaklarını anlatan bilgileri aktarmak gerekiyor. Maskesiz çıkılmaması gerektiğine dair getirilen zorunluluklara maskenin nasıl atılması gerektiğinin bilgisi de eklenmelidir. Bunun kamu spotları yardımıyla yapılması ise istenilen etkinin yaratılmasına yardımcı olacaktır.

Diğer bir adım da insanların maskeleri atabilecekleri özel çöp kutularının yaygın olarak yerleştirilmesi ve kolayca erişilebilir hale getirilmesidir. Aksi takdirde maskeyi atacak özel bir yer olmazsa maskeyi nasıl atmaları gerektiğini anlatmanın da bir anlamı kalmaz. Bunun da sadece tavsiye veren genelgelerle değil zorunluluk gerektiren yönetmeliklerle çerçevesi belli bir şekilde yapılması gerekiyor.

Belli ki koronavirüs salgını yakın gelecekte son bulmayacak ve belki de artık bu virüs ile birlikte uzun süre yaşayacağız. O halde bu salgının yaratacağı çevresel etkileri de minimize etmeye yönelik yeni düzenlemelerin de bir an önce yapılması gerekmektedir. Aksi halde korona döneminin koruyucu ekipmanları önümüzdeki dönemin sigara izmaritleri gibi yaygın kirleticileri olacaktır.

Kategori: Hafta Sonu

Hafta SonuHaftasonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Plastiksiz festivaller: Eğlenmenin çöpsüz yolu

Plastik kirliliği konusunda bireysel olarak nelerin yapılabileceğini son üç haftadır irdelemeye çalışıyorum. Bireylerin bu çevre suçuna olan ortaklığını azaltma amacı taşıyan bu yazıların, kişilerde etki yarattığına şüphe yok. En azından henüz olumsuz bir geri dönüş almadığımı söylemem gerekiyor. Peki, bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu toplulukların davranışlarından kaynaklı olarak meydana gelen plastik kirliliği için ne yapılabilir? Hazır mevsim de yavaş yavaş değişir ve festivaller için hazırlıklar da devam ederken festivallerin plastiklerden nasıl arındırılacağını konuşalım. Çoğunlukla eğlenmek amacıyla bir araya gelen binlerce insanın iki-üç gün gibi kısa bir sürede binlerce ton çöp ürettikleri bu etkinlikler ve diğer organizasyonlarda plastiksizleşmek mümkün müdür bir göz atalım?

İşte festival organize edecekler için plastik çöp miktarını azaltmalarına yarayacak 10 etkili çözüm yöntemi:

Plastiksiz afiş, matara, pipet…

1.Tüm duyuru ilan ve afişlerde, festivalin ilgili yılki temasının mümkün olduğunca az plastik kullanmak şekilde olacağını katılımcılara aktarmak ve bununla beraber katılımcılara kendi su mataralarını ve bardaklarını taşımalarını talep etmek. Basın bültenlerinde festivalin bu özelliğinin özellikle vurgulanmasını sağlamak, festivale gelen katılımcıların önden bilgilenmiş olarak gelmelerine yardımcı olacaktır. Bu da katılımcıların bu yeni temaya adaptasyonuna yardımcı olacaktır.

2. Festival alanının büyüklüğüne göre bir veya daha fazla alanda içme suyu dağıtım merkezleri oluşturmak ve gelenlerin buralarda mataralara su doldurmasını sağlamak, plastik şişe kirliliğini önemli düzeyde azaltacaktır. Bunu yaparken festival alanında pet şişe ile su satışının da engellenmesi bu önlemin amacına ulaşmasına yardımcı olacaktır.

3. Festival süresince özellikle plastik pipet kullanımının yasaklandığının duyurulması, bu konuda ilk ve en anlamlı adımlardan biri olacaktır. Ayrıca köpükten yapılma her türlü plastiğin yasaklanması da insanları farklı alternatiflere itecektir. Bu durum daha çok yeme içme stantlarını kuranların katkısıyla uygulanabilir olur; aksi takdirde uygulamanın amacına ulaşması mümkün olmayabilir.

4. Festival alanında her türlü plastik balon, konfeti ya da diğer materyallerin satışını engellemek önemli bir kirliliği, oluşmadan ortadan kaldıracaktır. Bunu da plastik kirliliğinin etkilerini anlatan bir yöntemle hem katılımcılara hem de stant kuruculara iletmek bu önlemin başarısını arttıracaktır.

5. Stant açan kuruluşların (özellikle gıda üzerine) ıslak mendil dağıtımı konusunda uyarılması ve eğer zaruri ise daha çevreci alternatiflere zorlanması da önemli bir kirlilik kaynağının daha oluşmadan önlenmesine yardımcı olacaktır.

6. Kullanılmasının önüne geçilemeyen plastikler için özel organize edilmiş geri dönüşüm noktaları kurmak ve mümkünse insanları çöplerini buralara atmak için yönlendirmek ve bunun için gerekli görsel materyalleri oluşturmak; festival alanının belli başlı noktalarına nerelerde geri dönüşüm kutuları olduğunu gösteren yönlendirici haritalar koymak bir nebze de olsa görüntü kirliliğini engelleyecektir.

Çok kullanımlık materyaller, ünlüler…

7. İnsanların festival alanlarında çok kullanımlık bardak ve mataralara erişim sağlayabileceği alternatif stantlar oluşturmak ve buralardan gerek promosyon gerekse de ücreti mukabilinde çok kullanımlık bardak ya da şişelerin dağıtımını gerçekleştirmek; plastiksiz festival hedefine ulaşılmasına yardımcı olacaktır. Bu konuda ilgili STK’lerle görüşerek stant kurmalarını sağlamak ve bunları da ilgili su dağıtım noktalarının yakınında konuşlandırmak da etkinin artmasına yardımcı olacaktır.

8. Festivale katılan ünlü figürler üzerinden plastiğin az kullanılmasına dair teşvik edici davranış ve açıklamalar yapılması farkındalığı arttıracaktır. Örneğin bez çanta, çok kullanımlık bardak ve termos/mataraların bu ünlü figürler tarafından kullanılması ve bunun da görünürlüğünün sağlanması önemli derecede etkili olacaktır.

9. Festival programında mümkünse açık havada, değilse kapalı alanda çevre temalı belgesellerin gösterilmesini sağlamak ve böylelikle plastiğin doğaya verdiği zararın da görünür kılınmasını sağlamak farkındalığın artmasına katkı sağlayacaktır. Buna ek olarak festival alanına plastiğin zararlarına ve doğaya olan etkilerine yönelik bilgilendirici görseller yerleştirmek de bu etkiyi arttıracaktır.

10. Festival afişlerinin plastik yerine bez ya da plastik olmayan diğer malzemelerden yapılması festivalin plastiksiz olma konseptiyle oldukça tutarlı olacaktır.

Kategori: Hafta Sonu