Köşe YazılarıManşetYazarlar

[2021’in ardından] Çöpler, müsilaj, ithalat yasağı, lobi faaliyeti, Mersin polipropilen zaferi ve dahası…

Şüphesiz 2020 yılında olduğu gibi 2021 yılının da en önemli olayı Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını olmaya devam etti. Ancak ülkemizde 2021 yılında çok daha vahim başka olaylar gerçekleşti.  Ülke sathına yayılmış yangınlar, müsilaj, çöp ithalatı kısıtlamaları, orman tahribatı, patlayan maden havuzları ve daha niceleri 2021 yılının ekolojik açıdan tam bir felaket yılı olarak geçirmemize neden olmuştu.

Gelin birlikte bir 2021 fotoğrafı çekelim

Marmara Denizi müsilajı

2021 yılının en vahim olayı adeta bir çevre suçu olan müsilaj problemiydi. 50 yıldan fazladır tüm atık suların boca edildiği bir iç deniz olan Marmara, en sonunda dayanamadı ve içine boşalttığımız pisliği bize geri gönderdi.  Arıtılmayan evsel ve endüstriyel atık sular ile Marmara etrafındaki termik santrallerin soğutma suları yıllar içinde Marmara Denizi’ni bir foseptik çukuruna dönüştürmüş ve ortaya müsilaj problemi çıkmıştı. Göstermelik toplantılar ve su numunesi alan gemiler dışında dişe dokunur herhangi  bir şeyin olmadığı müsilaj sürecinde mesele sümen altı edildi ve her şeyde olduğu gibi gündemden düşürüldü. Olan Marmara’ya olmuş sorumlular ise ortadan kayboluverdi.

Avrupa’dan en çok çöp ithal eden ülke ve çöp ithalatında aç-kapa yönetmelik salvoları

2021 yılının şüphesiz en önemli olaylardan bir diğeri de çöp ithalatı üzerinde gerçekleşen karar ve yönetmelik salvolarıydı. Artık ayyuka çıkan, ithal çöplerin yasadışı dökümü neticesinde bakanlık radikal bir kararla Mayıs 2021’de etilen polimer tipteki plastik çöplerin ithalatını yasakladı ve beraberinde bir de sıkı yönetmelik getirdi.  Ardından da temmuz ayının başında daha karar uygulamaya gireli yedi gün olmuşken yasak kaldırıldı ancak getirilen sıkı denetimli yönetmelik ise kaldırılmadı. Bu geri adımda çöp lobisinin önemli bir payı vardı. Milyonlarca lira ile bir sürü ana akım medya kuruluşuna reklam verdirildi ve ek olarak da birkaç medya fenomeni gazeteciye kurmaca program yaptırıldı.  Sonuç da kendini yasağın geri çektirilmesiyle gösterdi.

Şu anda çöp ithalatı oldukça düşük olsa da son üç ayda yavaşça artan bir eğilim göstermekte ve 2022 yılında da böyle bir gündemimiz olacağına dair güçlü emareler taşımaktadır.

Polipropilen üretim fabrikaları

Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl da bu başlığı önemli bir konu olarak işlemiş ve Adana/Ceyhan ve Mersin/Karaduvar’da iki farklı polipropilen üretim fabrikası kurulacağından bahsetmiştik. İşte bunlardan bir tanesi yani Mersin/Karaduvar’da yapılması planlanan tesis yerel dinamiklerin Mersin’e sahip çıkması nedeniyle iptal ettirildi. Ancak Adana/Ceyhan’da kurulacak olan için Adana’daki yerel dinamiklerden herhangi bir ses çıkmadığı için inşaat temeli atıldı. Bunun yanında bir de Hatay/Erzin polipropilen tesisi planı ortaya çıktı ki Erzin’de Adana’nın aksine geniş halk muhalefeti de bu projenin kolay kolay ekosistemi tahrip etmesine izin vermeyecek gibi görünüyor. Nitekim ÇED halk toplantısının yapılmasını engellediler. Durum şimdilik mahkeme süreçlerinde. Aynı bölgedeki yeni termik santral planları, zihni sinir kimya vadisi girişimleri ve diğer tehlikeli kimyasal fabrikalarını da düşünürsek 2022 yılında da bu gündemin sıcaklığını koruyacağını düşünüyorum.

Geri dönüşüm fabrika yangınlarındaki rekor artış

2020 yılında yıl boyu 65 tane geri dönüşüm fabrikası yangını çıktığını bu köşeden çok defa dile getirmiştik. Bu sayının 2021 yılında neredeyse iki katına çıktığını ve 120’yi geçtiğini gördük.  Bu durumun kasıtlı ve bilinçli bir yangın çıkarmak suretiyle çöplerden kurtulma yöntemi olduğunu söylemek gerekiyor. Bu konuda bakanlığın ya da başka herhangi bir kurumun net bir denetimine de şahit olmadık. Şimdiye kadar savcılığın en az 10 defa resen soruşturma açması gerekiyordu ancak henüz buna dair bir girişimi de duymadık. Sadece bakanlıkça bir müfettiş görevlendirildiğini ve akabinde de “kasıt çıktığı tespit edilirse” şartına bağlı bir yasal düzenleme çıktığını duyduk. Ancak daha henüz fabrikasını yaktığı ya da yanmaması için önlem almadığı için fabrikası yanan bir işletme sahibine herhangi bir ceza kesilmedi.

Fabrikalar hala yanmaya devam ediyor. Medya kuruluşları yangınları korkutan yangın, maddi hasar ya da gökyüzü siyaha büründü temalarıyla vermeye devam ediyor. 2021 yılında olduğun gibi 2022 yılında da geri dönüşüm fabrika yangınlarının problem olmaya devam edeceğini söyleyebilirim.

Türkiye Akdeniz’i plastikle en çok kirleten ülke olmaya devam etti

Daha önceki yıllarda da bu köşeden özellikle Doğu Akdeniz kıyılarındaki 1 km’lik sahil şeridine günde 31 kg plastik atık vurmasıyla en kirli sahiller olduğunu anlatmıştık. Bu durumun ana kaynağının hem Türkiye’nin kendi çöplerinin hem de akıntılar aracılığıyla diğer Akdeniz ülkeleri olduğunu da biliyorduk. Ancak yapılan son çalışmalar Türkiye’nin kendi çöpleriyle de Akdeniz’i en çok kirleten ülke olduğunu ortaya koydu. 2021 tarihli bu çalışmaya göre Türkiye topraklarından Akdeniz’e dökülen nehirler Akdeniz’i plastikle en çok kirleten nehirler olarak tespit edildi. Bu durumun Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük plastik çöp ithalatçısı olmasıyla bağlantısı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Atık yönetiminin çalışan tek halkasına yönelik baskılar

Türkiye’de atık yönetim alt yapısı olmadığını, tüm ülkenin çöplerinin ekserisinin karışık ve bir beceriksizlik örneği olan sokak konteynerları aracılığıyla toplandığını hepimiz yaşayarak görüyoruz. Bazı lokal örneklerle bu durumun çözülmeye çalışıldığına da çeşitli illerdeki çöpünü getir paranı al temalı girişimler üzerinden öğreniyoruz. Hepsi birbirinden kıymetli olan bu girişimlerin Türkiye’nin çöp yönetim problemini çözmek bir yana daha da zorlaştırdığını unutmamak lazım. Çünkü çöp ile ilgili ulusal bir strateji ve eylem olmadan yapılan tüm girişimler birbirinden bağımsız ve ilişkisiz palyatif çözümler olmaya mahkumdur. Palyatif olmayan çözümler için uygun olan alternatifler ve fırsatlar ise adeta yeraltına itilerek oyun dışı bırakılmak isteniyor.

İşte 2021 yılının belki de en trajik ve bir o kadar da oksimoron olayı kağıt toplayıcılara karşı yapılan operasyonlardı! Hemen her ilde karşılaştığımız ve neredeyse atık yönetimin işleyen ve ulusal ölçekli tek halkası olan kağıt toplayıcılarına karşı gerçekleşen bu yıldırma ve sistem dışına atma çabaları çöp meselesine 2021 yılında da para ve kar dışında herhangi bir perspektiften bakılmadığını ortaya koydu. Yaşanan olaylar sonucu kağıt toplayıcıları ile valilik ve bakanlık arasında bazı görüşmeler olduysa da sorun hala olduğu yerde duruyor. 2022 yılında da bu durumun tekrar gündem olacağını söylersek yanlış yapmış olmayız.

Sonuç olarak 2021 yılı Türkiye için de dünya için de bir ekolojik felaketler yılı oldu. Plastik kirliliği açısından gerek çöp ithalatı ve beraberindeki illegal faaliyetler, gerekse de ortaya konulan yeni çalışmalar, plastik kirliliği açısından Türkiye’nin geleceğinin çok da parlak olmadığını açığa çıkardı.  Hatırlarsanız bu durumun endüstrinin pespayeliğiyle ne derecede ilişkisi olduğunu açılan tek kullanımlık mağaza açma absürtlüğünde görmüştük. Yani ertelenen depozito iade sistemi, çöp ithal etme sevdalısı endüstrinin lobi faaliyetleri ve çöp yönetim altyapısızlığından kaynaklı ortaya çıkan en fazla kirleten ülke unvanı gelecek açısından kaygılarımızı doğruluyordu. Dolayısıyla 2021 yılı çöp ithalatının azalması ve Mersin polipropilen yatırım iptali dışında çok da iyi haberlerle anılmadı. Umarız 2022 yılı daha az çöple, daha az plastikle anılan bir yıl olur.