İklim KriziManşetYerel

Van Gölü’nde iklim krizi etkisi: Göl suyu 200 metre çekildi

Fotoğraf: Behçet Dalmaz /DHA

Van Gölü, küresel iklim değişikliği sebebiyle tehlike altında. Kuraklığın artmasıyla birlikte Türkiye’nin en büyük gölü olarak bilinen gölün yüzey alanı günden güne küçülüyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, DHA’ya yaptığı açıklamada gölün Edremit ilçesine bağlı Enginsu Mahallesi‘ndeki kıyı kesimlerinde 200 metreye yakın çekilme olduğunu belirtti.

Göllerin su seviyesinin mevsim şartlarına bağlı farklılık göstermesinin normal olduğunu belirten Prof. Dr. Alaeddinoğlu, geçmişe kıyasla bu seviye oranlarında ciddi değişikliklerin olduğuna işaret etti.

Fotoğraf: Behçet Dalmaz /DHA

‘İklim krizi gölleri de etkiliyor’

İklim krizinin tüm dünyada büyük ekolojik dengesizlikler yarattığını anlatan Alaeddinoğlu, “Tabi bu olumsuzluk şüphesiz okyanusları, denizleri etkilediği gibi, daha çok iç gölleri, yani kapalı gölleri etkiliyor. Yani denize ya da dışarıya akışı olmayan kapalı havzalardaki gölleri etkiliyor” dedi. Artan buharlaşmanın göllerin alanının küçülmesine sebep olduğunu belirten akademisyen şunları söyledi:

Geçmişte de kapalı göllerin şöyle bir özelliği vardı. Su sevileri yıl içinde, yağışlı dönemlerde yükselir, yağışın az olduğu yaz aylarında da yağışın azlığına bağlı olarak düşüş oluyor. Küresel iklim değişikliği aslında yağışın miktarında değişime neden olmadı. Fakat yağışın şeklinde, mevsimler arası o geçişgenlikte, yıl içindeki o periyotlarda bulunan farklılıklarda meydana gelen birtakım ciddi ve radikal değişiklikler var. Ancak, toplam miktar olarak havzaya düşen yağış oranı çok ciddi bir değişikliğe uğramadı.

Küresel ısınmaya bağlı dünyanın daha fazla ısınmasıyla birlikte yaşanan şey, artık buharlaşma. Yani geçmişteki buharlaşma yüzde 20, 30 yer yer 40’a varan bir artış kaydetti. Düşen yağış aynı, ancak buharlaşma daha fazla olduğu için düşen yağış buharlaşarak atmosfere tekrar geri dönüyor. Havzada kalmıyor. Göllerdeki seviye farkları da buna bağlı olarak, bugün bir metreye, hatta zaman bir metreyi aşan yıllık periyotlara işaret ediyor.

‘Gölde 200 metre çekilme var’

Enginsu Mahallesi hakkında konuşan Prof. Dr. Alaeddinoğlu, “Bu mahallede akarsu var. Bu akarsu şüphesiz göle malzeme taşıyor. Gölün kara ile birleştiği yer de bir sığlık yaratıyor. Bu sığlık bir metrelik periyotların çok daha bariz görünmesine neden oluyor. Burada yatayda 200 metreyi bulan bir çekilme var. Hatta ekim ayında şu an gördüğümüzden daha da ileriye gölde çekilme yaşanacak. Bu olağan bir şey mi? Hayır değil” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Orhan Asan / DHA

‘Van Gölü tehlikede’

Tehlike altında olan Van Gölü’nün taşıma su ile döndürülemeyeceğini de söyleyen Alaeddinoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Burada yağan yağış suları sadece burayı besliyor. Bu alandaki buharlaşma, gerçek bir buharlaşma. Van Gölü şu an tehlike altında. Uzun vadede Van Gölü, çok ciddi bir tehdit altında. Belki bunu 20 yıl ciddi bir tehdit olarak görmeyeceksiniz. Ama uzun yıllar, burası maalesef sürekli seviye kaybedecek. Geçmişte sonbaharda yağışlar ekimde başlıyordu, kış aylarına kadar yoğunlaşıyordu. Ama şu an öyle değil. Sonbaharda düşen yağışlar artık kış ve ilkbahara kalmış. Kar şeklinde düşen yağışlar da büyük şekilde sağanak yağmur şeklinde oluyor.

Bu aslında Van Gölü için değil, havzadaki bütün yerleşik alanlar için bir tehdit oluşturuyor.Çünkü buharlaşma sadece Van Gölü’ndeki su seviyesinin yok olmasına veya bu alana kaybetmek gibi ilişkili bir şey değil. Bu havzada yaşayan insanların içme ve kullanma suyunu da tehdit ediyor. Hızlı buharlaşmasından kaynaklı o akarsuların hızlıca göle dökülmesi, aslında  çiftçinin su ihtiyacını da Van Gölü’ne aktarıyor.

Kategori: İklim Krizi