EnerjiManşetTürkiye

HDP: Sinop Çernobil’e dönmesin, nükleer santralden vazgeçin

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, Sinop Nükleer Enerji Santrali projesinde, belirsizliklere rağmen kabul edilen ÇED raporunu ve santralin Sinop’a vereceği zararları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez‘e sordu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı duyurusunda, santral için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararını “halkın görüşleri ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu’nun çalışmaları” doğrultusunda verdiğini iddia etmişti.

Çepni önergesinde, halkın başvurulara rağmen ÇED süreciyle ilgili halkın katılımı toplantısına katılamadığını, durumu protesto edenlere de biber gazı kullanıldığını ve buna rağmen halkın katılımı toplantısının yapılmış sayıldığını hatırlattı.

1 milyon ağaç kesildi, balıkların üreme alanı tehlikede

HDP milletvikili, soru önergesinde Sinop’un doğa ve doğal varlıkları bakımından zengin, çeşitli orman ve bitki örtüsüyle kaplı tarihi ve turistik bir şehir olduğunu belirterek santral için bugüne kadar kesilen ağaç miktarının 1 milyonu bulduğunu söyledi. 

Santralin kurulması planlanan yerin, balıkların üreme alanı olduğunu belirten Çepni, şunları söyledi:

“Nükleer santral için kurulacak olan soğutma suyu sistemi gerek denizden çekilirken deniz suyu canlı barındırmaması için kimyasal uygulamalara maruz bırakılması gerekse reaktörler soğutulup denize deşarj edileceği için deniz sıcaklığının artması gibi nedenlerle deniz yaşamını olumsuz etkileyecek balık türlerinin azalmasına da neden olacaktır. Ayrıca ÇED olumlu raporunda da açıklandığı gibi 66 Milyon ton hafriyat oluşacaktır, inşaatın başlaması dahi Akkuyu‘daki gibi ekosistemsel bir bozulmaya neden olacaktır.”

Deprem ve heyelan riskine de dikkat çeken Çepni şu bilgileri paylaştı: 

“Deprem tehlikesine ek olarak Sinop’ta heyelan tehlikesinin bulunduğu geçmişte hazırlanan ÇED taslaklarında misal Semra Kutluay raporlarında görülmüştür. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca 15 Ocak 2019’da askıya çıkartılan Sinop İnceburun Yarımadasını ilgilendiren 1/100.000 çevre düzeni planındaki plan notunda da İnceburun Yarımadasında Nükleer Atık Depolama Tesisi tespit dilmiştir.  

Depolama alanında meydana gelecek bir olumsuzlukta ekosistem tahrip olup, radyoaktif atıklar yüzlerce yıl Sinop ve çevresine zarar verecektir. Sinop’un Fukuşima ya da Çernobil’e dönmemesi için projeden vazgeçilmelidir.”

‘Halktan yana politikalar üretmeyi düşünüyor musunuz?’  

HDP Milletvekili Çepni Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e şu soruları yöneltti:

  • Nükleer santrallerle enerji üretimi, bütün dünyada güvenliği tartışmalı bir konudur. Türkiye’nin Nükleer Güç Santraline enerji üretimi için ihtiyacı var mıdır? Mersin Akkuyuda’da inşası devam eden Nükleer Santral de göz önüne alınırsa Türkiye’nin en yeşil alanlarından olan ve doğa cenneti olarak kabul edilen Sinop’ta Nükleer Güç Santrali kurmakta neden ısrar edilmektedir? 
  • Kurulacak Nükleer Güç Santralin Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) tarafından kurulmuş olan EUAS International ICC tarafından hayata geçirilmiştir. Japon Mitsubishi Heavy Industries firması ile iş birliği devam etmekte midir?  Projenin inşası ve işletmesi için hangi Uluslararası ya da yerli firmalarla ortaklık yapılacaktır? Eğer iş birliği yapılacak firmalar ve proje süreci belli değilse ÇED raporunun kabul edilmesinin gerekçesi nedir? 
  • Japonya ile Türkiye Hükümetleri arasında yapılan anlaşma gereğince reaktrölerin inşaatı için görevlendirilen Mitsubishi şirketi projeden çekildikten sonra kurulmasına karar verilen Fransız Flamanville 3 tipindeki reaktörün inşaat sürecini hangi yabancı şirket üstlenecektir? Türkiye IC EUAŞ yalnızca ÇED’in yapılması için kullanılan bir isimdir, nükleer santral kurulması atık yönetimi gibi konularda teknik donanım, altyapı ve bilgiye haiz değildir.

  • ÇED duyurusunda Sinop halkının olumlu görüşü alındığı iddia edilmektedir.  Santralin kurulması ve işletilmesi aşamasında büyük mağduriyetler yaşayacak Sinop halkından kimlerin görüşü alınmıştır?  Hangi sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapılmıştır? 6 Şubat 2018 tarihinde yapılan ÇED toplantısına Nükleer Karşıtı Platformu üyelerinin alınmamasının ve halka karşı kolluk güçlerinin kullanılmasının gerekçesi nedir?  
  • Santralin Kabul edilen nihai ÇED raporunda proje bedeli 20 milyar ABD Doları olarak belirtilmiştir? Proje, daha önce öngörülen maliyetindeki artışlar nedeniyle durdurulmuştu. Projenin finansmanı nasıl sağlanacaktır? Bugüne kadar ne kadar harcama yapılmıştır? Öngörülen harcama miktarı için Dolardaki dalgalanmalar ve içinde bulunduğumuz ekonomik darboğaz dikkate alınmış mıdır?  
  • Santralin gündeme getirdiği en önemli sorun radyoaktif atıkların depolanması ve bertaraf edilmesidir. Santralin kurulacağı Sinop İnceburun yarımadasında radyoaktif depolama ve bertaraf tesisinin de kurulacağı iddiaları doğru mudur? ÇED olumlu raporunda bu faaliyetlerin Ön Güvenlik Analizi Raporu (ÖGAR) tarafından düzenleneceği ifade edilmiştir, ÇED olumlu raporu verilmeden önce düzenlenmesi gerekmez miydi, bu şekilde varsayımsal bir çalışma yapılmış olmuyor mu?  Aynı şekilde radyoaktif atıklar ne şekilde depolanıp ne şekilde bertaraf edilecektir? Bu hizmet için ihale yapılmış mıdır? 
  • İzmir/Gaziemir’de nükleer atıklarla ilgili olarak hiçbir önlem alınmazken Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) Sinop’taki nükleer atıkları sorunsuz depolayabileceğini nasıl iddia edebilmektedir? 
  • Santralde yakıt olarak uranyum dioksit (235UO2) kullanılacak olup, Proje’nin ilerleyen aşamalarında yapılacak uzun dönemli anlaşmalar ile Avustralya, Kuzey Amerika, Kazakistan, Rusya, Güney Afrika, Nijer ve Namibya gibi tedarikçi ülkelerden temin edileceği belirtilmektedir. Bu dışa bağımlılık değil midir? Santralin amacının enerjide dışa bağımlıktan kurtulmak olarak açıklanması ile yapılacak bu ticaret çelişmemekte midir? 
  • Santralın en az altı yıl süreceği öngörülen inşaat süresince yaklaşık 66 milyon ton hafriyat çıkacağı tahmin edilmektedir. Bu hafriyat, doğaya, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden ne şekilde bertaraf edilecektir?
  • Santralin işletilmesi aşamasında ortaya çıkacak katı atıklar çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden ne şekilde nerede bertaraf edilecektir? Bu konuda Belediye ile iş birliği yapılacak mıdır?  

  • Santralin işletilmesi aşamasında gerekli olacak soğutma suyu, Karadeniz’den çekilecek ve yine tekrar Karadeniz’e deşarj edilecektir. Evsel ve endüstriyel nitelikli atık sular da derin deniz deşarjı ile Karadeniz’e verilecektir. Bu işlemlerin Karadeniz’in ekosistemine vereceği zarar araştırılmış mıdır? Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile iş birliği yapılacak mıdır?  Karadeniz’i kirletmesi Sinop için önemli olan turizme, tarıma ve balıkçılığa de zarar verecektir. Sinop halkının uğrayacağı zararı tazmin etmek için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?
  • İşletme Döneminde çevre halkın ve çalışanların radyasyona maruz kalmamaları için ne gibi önlemler alınacaktır? Halkı radyasyondan korumak için hangi kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılmaktadır?   
  • Nükleer santralin geri dönüşü olmayan tehlikelerinin yanında, inşaat faaliyetleri esnasında ortaya çıkacak sera gazları, toz, gürültü, titreşim ve tüm kirletici unsurlar, iş kazaları, trafik kazaları vs. nedeniyle Sinop kent merkezi ve 30 km çaplı alanda bulunan tüm karasal ve sucul yaşam alanları ve içerisindeki canlılar, tarihi ve kültürel varlıklar nasıl korunacaktır? 
  • Proje için 2018’de 650 binden fazla bugüne dek toplam 1 milyona ulaşan sayıda ağaç kesildiği basında yer almıştır. Bu ağaçların endüstriyel kesim amaçlı olduğu söylenegelmiştir ancak Sinop halkı endüstriyel kesimi bilmektedir. Bu ağaçların hiç büyümeyecek şekilde köklendiği ifade edilmektedir.  Bugüne kadar toplam kaç ağaç kesilmiştir? “Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi”ne göre; oldukça önemli ve korunması gereken biyolojik çeşitliliğe, bitki örtüsüne ve ağaç türlerine sahip olan İnceburun Yarımadası ormanının yok edilmesinin imza atılan uluslararası sözleşmeye aykırı olduğunu düşünmüyor musunuz? Doğal ortamın, Ağaçların, yaban hayatın ve biyolojik çeşitliliğin, Nükleer Güç Santralinin olası zararlarından korunması için ne gibi önlemler alınacaktır? 

  • Sinop nükleer enerji santralinde dört adet nükleer güç ünitesi kurulacağı her bir reaktörün kullanım ömrü işletmeye alınmalarından itibaren 60 yıl olduğu belirtilmiştir. Bu sürenin santralin inşaat aşamasında ve işletme aşamasında binlerce yılda oluşan doğal hayata, ormanlara ve biyolojik çeşitliliğe verdiği zarara değdiğini düşünüyor musunuz? 
  • Nükleer Santrallerden çıkan radyoaktif atıkların; rüzgar ve yağmur gibi doğal etkenlerle denizlere, göllere ve toprağa karıştığı bilinen bilimsel bir gerçektir. Sinop’ta yapılacak nükleer güç santralinin, halkın sağlığı üzerinde öldürücü ve kanser yapıcı etkilerinin engellenmesi için ne gibi önlemler alınacaktır? Hükümetiniz önlemler için ne gibi çalışmalar yapmaktadır?
  • Nükleer güç santralinin bölge halkının toplumsal yaşamına etkilerini değerlendirecek bir çalışma yapılmış mıdır? 
  • Çernobil Nükleer Güç Reaktörü’nde 26 Nisan 1986 günü meydana gelen patlama ve yıllarca süren sızıntı sonucunda sadece insanlar değil doğal hayat da binlerce yılda telafi edilemez şekilde zarar görmüştür. Sinop’ta olası nükleer kazada yaşamını yitirecek binlerce insanın yanında böylesi doğal felaketlerin de yaşanmaması için ne gibi önlemler alınacaktır? Halktan yana politikalar üreterek Sinop İnceburun Yarımadasına yapılması düşünülen nükleer güç santrali projesinden vazgeçmeyi düşünmüyor musunuz?

Kategori: Enerji