Editörün SeçtikleriKentManşetYerel

Bodrum’da bir milyon metrekarelik alan imara açılıyor

Muğla’nın Bodrum ilçesinde yer alan Ortakent Mahallesi’nde bulunan toplam 1 milyon 102 bin 306 metrekarelik alan imara açılarak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satılmasına karar verildi.

Konuyla ilgili görüşlerini Yeşil Gazete’ye paylaşan MUÇEP Bodrum Meclisi üyesi ve 20 yıldır Bodrum’da yaşamını sürdüren Rezzan Şebin, imara açılmak istenen arazinin içerisinde Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yer aldığı büyük bir araziyi kapladığını belirtti.

Yer yer makilerin bulunduğu arazi hakkında konuşan Şebin, “Doğal bitki örtüsünü koruyan el değmemiş bir bölge. İmara açılması Bodrum’daki yapılaşma sorununu daha üst bir seviyeye taşıyacak. Bu yüzden karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Karar Resmi Gazete’de yayınlandı

Konuyla ilgili 20 Ağustos tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 2836 numaralı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı karar ile birlikte imara açılması öngörülen alanlar şu şekilde sıralandı:

Muğla İli , Bodrum İlçesi, Ortakent Mahallesi, 353 Ada, 116 Parsel, 205.027 m2, 353 Ada, 134 Parsel, 50.917 m2, 353 Ada, 135 Parsel, 46.292 m2,  353 Ada 60 Parsel 278.157 m2, 353 Ada, 154 Parsel, 4.691 m2, 353 Ada, 61 Parsel 104.465 m2, 353 Ada, 62 Parsel, 186.781 m2, 353 Ada, 64 Parsel, 105.218 m2 353 Ada, 137 Parsel, 80.758 m2.

‘Daha önce de özelleştirilmek istendi’

Bölgenin neden özelleştirilmeye açılacağı ile ilgili ise herhangi somut bir açıklama bulunmuyor. Ancak MUÇEP Eş Sözcüsü Umay Karabaş Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada bölgenin özelleştirilmesi daha önce de gündeme geldiğini aktardı.

Karabaş’ın açıklamasına göre 2014 yılında, Mehmet Kocadon belediye başkanıyken, burası doğrudan TOKİ’ye devredilmek istenmiş. Fakat yine halkın tepkisi nedeniyle, Hazine’den Özelleştirme İdaresi’ne devredilmiş.

18 kilometrelik yol projesi

Umay Karabaş, söz konusu bölgeyi de etkileyecek bir çevre yolu projesinin varlığından bahsetti ve projeyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

Bu yol Torba ilçe kavşağının biraz aşağısından girip İslamhaneleri’nden çıkması planlanan Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait bir otoyol projesi. Ana hat yaklaşık 18 km. Viyadükler ve tüneller planlanıyor. Tabii bununla da kalmıyor. Bu yolun bir de bağlantı yolları olacak. Gümüşlük, Yalıkavak, Gündoğan ve Türkbükü’ne.

‘Proje belediyeye sunulmadı’

“Bu çevre yolu projesiyle ilgili epey enteresan ve aslında işleyiş açısından yanlış bir durum var” diyen Karabaş, projenin henüz net ve somut bir şekilde Karayolları Genel Müdürlüğü ya da Bölge Müdürlüğü tarafından belediyeye sunulmadığını söyledi.

Ancak Karabaş’ın aktardığına göre Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’ne bu yolun bir kavşağı ve birinci derece arkeolojik sit bölgesinden, Pedasa Antik Kenti’nin hemen yanından, geçen bir bölümü için görüş soruluyor ve onay alınıyor.

‘Önce rantı garantile, sonra yolu yap’

Yolun batı ucundaki milyonlarca metrekarelik orman arazileri hazineye devrediliyor. Bir önceki planda tamamı birinci derece doğal sit olan bölgede tam da yolun bir bölümüne denk gelen bölge sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı ilan ediliyor.

Bu son imar değişikliğine gelirsek, yola hemen komşu alanlarda, kentsel yeşil alan gözüken bölgeler, konut, ticaret ve otel için imara açılıyor. Karabaş bu yapılan hazırlakları “Durum çok net. Önce rantını garantile, sonra yolunu yap” şeklinde yorumluyor.

‘Trafik sorununu azaltmayacak’

Yol projesinin de çevredeki yapılaşmayı beraberinde getireceğini belirten Rezzan Şebin “Trafik sorununu azaltacağını iddia edebilirler. Ancak çevre yolu yapmak bu sorunu azaltsaydı üç tane köprüsü ve yapılan çevre yollarıyla İstanbul’daki trafik azaltılırdı. Demek ki etkili bir yöntem değil” dedi.

Umay Karabaş da yol projesine karşı olduklarını belirterek “Bodrum Kent Konseyi’in ve bizim MUÇEP olarak da bu konuda fikrimiz ve tavrımız net. ‘Yanlış’ ve ‘olmamalı’ diyoruz. Bodrum’a daha fazla yapılaşma ve yoğun nüfus getirecek her projeye karşıyız. Bodrum’un yapılaşma odaklı değil koruma odaklı projelere ve ivedilikle ihtiyacı vardır” değerlendirmesinde bulundu.

‘Bodrum’un ölüm fermanı’

Projeyi “Bodrum’un ölüm fermanı” olarak niteleyen Karabaş, “Yirmi küsur yıldır Muğla’nın doğasını ve ekolojisini çalışan Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu sayesinde biliyoruz ki Muğla 20 bin yıl önceki buzul çağının en şiddetli olduğu dönemde bile pek çok canlı türü için sığınak görevi görmüş, onları yaşatmış bir bölge. Bodrum bu bölgenin güney batı ucu ve kıyılardaki yapılaşma baskısı haricinde Bodrum’un tepelerinde bölünmemiş, doğal, yaşlı bir habitat var. Bu çok kıymetli” dedi.

Karabaş bölgenin biyoçeşitliliğine ilişkin “Biyolojik çeşitliliği ve gen çeşitliliği zengin, dolayısıyla gerek iklim krizi gerekse biyoçeşitlilik krizi bağlamlarında tüm canlılar için kurtarıcı olabilecek bir bölge” dedi. Karabaş konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

Bu bölgenin 10 milyon yıllık jeolojik geçmişi var ve bu peyzaj hala bozulmadan ayakta duruyor. 3000 yıl öncesinden, Karyalılar’ın yerleşim yerleri var. Pedasa Antik Kenti bunlardan bir tanesi ve çok emek verilerek ortaya çıkarılmış. Tüm bunları beraber değerlendirdiğimizde elimizde, bir insan ömrü içinde yok edilemeyecek kıymette tarih ve doğa kütüphanesi var.

Bu varlıklar bir kere kaybedildiğinde yerine konmaları mümkün değil. Bu yol projesi, ana hattı, bağlantı yolları, beraberinde getireceği yeni imar planları ile bu bölgeyi dümdüz edecek. İnsan dışındaki canlılar yaşam alanlarını kaybedecek ve bu denli betonlaşma sonucunda Bodrum insanlar için de yaşanmaz bir hale gelecek.

‘Bodrum’da adım atacak yer kalmadı’

Son yıllarda Bodrum’da artan yapılaşmaya da dikkat çeken Şebin, “Bodrum çok kötü bir durumda. Özellikle kıyılarda ve koylarda adım atacak yer kalmadı. Özel otellerin, özel iskeleleri, sitelerin özel iskeleleri… Kıyı koruma mesafeleri de hak getire. Şu anki imarlaşma gerçekleşirse şehrin yapılaşma sorunu çok daha artacak” değerlendirmesinde bulundu.

Konu yakından takip ettiklerini belirten Karabaş ise “Belediye’nin bir itiraz dosyası hazırladığını ve itiraza ret gelirse dava açacağını biliyoruz. MUÇEP’in platform olarak bir tüzel kişiliği olmadığı için bileşenlerimiz yoluyla ya da bireysel olarak bu sürece dahil olabiliriz. Şu an yakinen takip ediyoruz ve kamuoyu yaratımını sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.