İklim KriziManşetTürkiye

İklim aktivisti gençlerden Brezilya Konsolosluğu önünde eylem

Fridays For Future Türkiye‘den (Gelecek için Cumalar) iklim aktivisti gençler Amazonlar için yapılan küresel çağrıya İstanbul’daki Brezilya Konsolosluğu önünden cevap verdi.

Amazon Ormanları’ndaki ormansızlaşmaya ve Amazon yerlilerinin salgın sırasında yaşadıkları hak ihlallerine dikkat çekmek için bir araya gelen genç aktivistler, Brezilya hükümetine  gerekli adımları bir an önce atması çağrısında bulundu.

‘Hayvan sömürüsü için ormanlar yakılıyor

Basın açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:

Bugün, “gezegenimizin ciğerleri” olan Amazon yağmur ormanları her zamankinden daha fazla duman ve alevler içinde. Kuzey Kutbu‘ndaki son orman yangınlarının aksine, Amazon’daki yangınların çoğu doğal değil, insanlardan kaynaklanıyor. Amazon Ormanları, tarım ve sığır yetiştiriciliği başta olmak üzere çeşitli amaçlarla araziyi temizlemek amacıyla ateşe verildi. Biz çocuklar Amazon’u yakmanın bir insan ve çevre suçu olduğuna inanıyoruz – ve yeni bir ticaret anlaşması ise bu yangınların üzerine benzin dökecektir.

Atlas Sarrafoğlu, (13)

‘Sadece bir ülkenin değil, dünyanın sorunu’

Amazon’daki ormanlık alanların yok edilmesinin en büyük sebeplerinden biri hayvancılık endüstrisi. Yakılan alanların yerinde şu anda otlaklar ve öncelikle hayvan yemi olarak kullanılan soya fasülyesi yetiştirmek için tarım alanları bulunuyor. Yumurta, et ve süt ürünlerini üretmek için kullandığımız yollar sürdürülebilir değil ve bunu desteklemek şirketlerin karı için doğayı ve hayvanları sömüren bir endüstrinin devamının sağlanması anlamına geliyor. İklim aktivistleri olarak bütün canlılara karşı hak ihlallerinde bulunan bu sistemi desteklemiyoruz.

Deniz Özaydın, (16)

Amazon Yağmur Ormanları’nın dünyanın geleceği için önemi çok büyük çünkü hem bu ormanlar dünyadaki biyolojik yapının yüzde onunu bünyesinde barındırıyor hem de Amazon bölgesindeki tropik ormanlar dünyadaki oksijenin yüzde 20’sini üretiyor.

Amazon bölgesinde varlıklarını sürdüren pek çok canlı türü, ilaç, gıda ve başka ürünlerin üretimi açısından çok ciddi derecede önemli bir yere sahip. Fakat eğer Amazon Yağmur Ormanları’nın yok oluşuna sessiz kalırsak, bunların bize ulaşabilmesi çok zor, imkansız olacak.

Amazon’da olan yangınlar, küresel ısınma gibi büyük sorunlar hem orada yaşayan yerli halka hem de biyoçeşitliliğe felaket boyutunda zarar veriyor. Ayrıca bu zarar sadece bir ülkenin, bir kıtanın sorunu değil, tüm dünyanın sorunu.

Melisa Akkuş, (15)

‘Paris’in on katı büyüklüğünde alan yandı’

Amazon’daki orman kaybının geçen yıla oranla yüzde 25 arttığı görüldü. Bununla birlikte, dünyanın akciğerlerinin en kötü yılını yaşadığı bu yılın ilk yarısında Paris‘in on katı büyüklüğündeki bir alan yok oldu. Yangınlar ve ormansızlaşma sadece Brezilya’yı ya da Güney Amerika’yı değil, tüm dünyayı etkileyebilecek potansiyele sahip.

Yasmin Sözeri, (19)

Ormanlarımızı koruyan Amazon yerlilerinin ölümleri, küresel boyutta sonuçlar da doğuracaktır. Çünkü Amazon yerli halkları, yağmur ormanlarının en büyük koruyucuları ve iklim değişikliğine karşı savaştaki temel güçlerden.

Duru Barbak (17)

‘İklim krizinin durdurulmasında büyük öneme sahip’

12 yaşındaki Deniz Çevikus neden burada olduğunu “Amazonlar’da şu an çok büyük yangınlar oluyor. Bunlar dünyanın akciğerleri, en büyük oksijen kaynaklarımız. Dolayısıyla FFF Türkiye olarak savaştığımız iklim krizinin durdurulmasında çok büyük öneme sahipler” sözleriyle anlatıyor. Talepleri ise şu şekilde:

Bu yangınların olmaması için daha sağlam önlemler alınmasını talep ediyoruz. Hava sıcaklıklarının iklim değişikliği dolayısıyla artması bu yangınlarda etken olabilir, ancak kasıtlı çıkan yangınlar da olduğuna inanıyoruz.

Deniz, Greta Thunberg‘den ilham aldığını söylüyor. Onu takip ederken iklim kriziyle giderek daha çok şey öğrenmiş. Bu sırada karşısına çıkan donmuş bir fok balığının fotoğrafı onu harekete geçiren şey olmuş:

O fokun ölümünden iklim krizinin sorumlu olması beni çok etkiledi. Bunun üzerine daha çok araştırmaya başladım. Bu krizin  durdurulmaması halinde bizim kuşağımızı ne kadar etkileyeceğini öğrendim. Böylece ilk küresel iklim grevine katılma kararı aldım. 15 Mart 2019’dan beri de her cuma İklim İçin Okul Grevi yapıyorum.

‘Dedim ki, bir şeyler yapmalıyım’

Duru Barbak ve Yasmin Sözeri, 17 ve 19 yaşlarında iki genç. İkili, salgın nedeniyle iptal edilen bir farkındalık festivali vesilesiyle, sosyal medya üzerinden tanışmış. Duru’yu harekete geçiren de hayvanlara duyduğu sevgi olmuş. İnternetten izlediği belgeseller, yaptığı okumalar neticesinde grevlere katılmaya başlamış:

O hayvanların ve bizim dünyamızın bizim yüzümüzden tehdit altında olduğunu öğrendim ve dedim ki bir şey yapmalıyım. Bunun üzerine bir Instagram hesabı açıp çevreyle alakalı paylaşımlar yapmaya bir yandan da iklim grevlerine düzenli olarak katılmaya başlamış.

Yasmin ise bugün ilk kez cuma grevine katılmış: “Çok güzel. Heyecanlıyım böyle bir şeye katıldığım için, çok mutluyum”

Yasmin FFF’den daha önceden haberdar olduğunu ancak katılmaya çekindiğini anlatıyor. Sosyal medya üzerinden Duru’ya ulaşmasının ardından gruba katılmış.

‘Bir şeyi bildiğiniz zaman onunla ilgili bir şeyler yapmak istiyorsunuz’

16 yaşındaki Deniz Özaydın da yaklaşık bir yıldır cuma grevlerine katılanlardan. Ekibe katılması ise 2019’un eylül ayında olmuş. İklimle ilgili hassasiyeti ise küçüklüğünden beri takip ettiği Açık Radyo‘da dinlediği programlardan geliyor. Üç yaşındayken ailesiyle birlikte Kyoto Anlaşması‘yla ilgili eylemlere gittiğini söyleyen Deniz, grevlere de ilk olarak Atlas‘ın (Sarrafoğlu) çağrısıyla katılmaya başlamış.

Paris İklim Anlaşması‘nı imzaladıkları halde petrol ve hayvancılık endüstrisi için Amazon Ormanları’nı yakan devletlerin iklim kriziyle mücadele politikalarının samimi olmadığını söylüyor.

Son olarak Türkiye’de iklim grevlerini ilk başlatan isim olan 13 yaşındaki iklim aktivisti Atlas’la konuşuyoruz. O da iklim krizini ilk kez Açık Radyo’daki bir programda duymuş. Çağrısını yaptığı ilk iklim grevinden bu güne iklimle ilgili neredeyse her eyleme katılmış.

Bir şeyi bildiğiniz zaman onunla ilgili bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Benim için bu daha az tüketmek oldu. Plastik olsun ya da herhangi bir şey, tüketimi azalttım. Anneme ve babama, evimize gelen misafirlere de bunu yansıttım, evdeki genel tüketimi azalttık. Ama bireysel çözümlerle bunu çözemeyeceğimizin farkındayız. İşte FFF’lerin kurulma amacı bu. Bireysel değil, organize olarak çıkıyoruz ve siyasilere, karar alıcılara derdimizi anlatıyoruz.

‘Greta neşe kaynağımızdı’

Atlas’ın iklim krizine karşı harekete geçme sürecini, eylemlere kendisiyle birlikte katılan annesi Nil Sarrafoğlu ise şu sözlerle anlatıyor:

Ben ilk Greta‘yı (Thunberg) duyduğumda Atlas’la paylaştım bunu, sonra bu evin içinde büyüyen bir neşe kaynağına dönüştü: “Greta bugün ne yaptı, Greta bugün ne söyledi”… Böyle bir süreçti.

Sonra Atlas kendisinin de iklim grevlerine katılmak istediğini söyledi. STK’ları araştırdık, benim konuştuğum STK’lar da bilmiyordu. Atlas her gün araştırıyor, bana soruyordu “yok” diyordum. Sonunda dedi ki “Bari bir çağrı yapıp ben başlatayım.”

Atlas’ın sosyal medyadan paylaştığı ilk videoyla yaptığı grev çağrısının ardından Bebek Parkı’nda 700 kişinin toplandığını anlatıyor. (15 Mart 2019)

Bugünkü eylem, o günkü gibi kalabalık değil. Bunda salgının, tatil zamanı olmasının ve sıcak hava şartlarının da payı var kuşkusuz. Ancak iklim krizi geçen yıl olduğundan da büyük ve giderek daha da yaklaşan bir tehlike. Gençlerse görünen o ki buna rağmen umudunu, inancını ve pozitifliğini korumaya devam ediyor.

Kategori: İklim Krizi