Editörün SeçtikleriManşetTürkiyeVideo

Z kuşağı ne istiyor?

Video kurgu: Defne Sarıöz

Haber: Elif Ünal

Gençlerimizin enerjilerinin ve dünyalarının büyüklüğünün gayet iyi farkındayım. Gençlerimizin dünyalarına girmeye, onları anlamaya, hayallerini hayata geçirmeye gayret gösteriyoruz. İnşallah sizlerle birlikte bunu başaracak ve geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz.

Bu cümleler Gençlerle Video Konferans Buluşması ismi altında gerçekleştirdiği toplantı sırasında konuşan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait. Erdoğan, toplantı boyunca gençlerin sorunlarıyla yakından ilgilendikleri mesajını verdi.

Ancak söylenenler gençleri tatmin etmemiş olacak ki kısa süre içerisinde video 425 bin dislike (beğenmeme) aldı. Henüz koronavirüs pandemisi sırasında daha yeni lise ve üniversite sınavlarına girmek zorunda kalan öğrenciler canlı yayının yorum bölümünü “oy moy yok” ifadeleriyle doldurdu.

Biz de gençlerin neler istediğini gene gençlere sormak ‘Z kuşağı ne istiyor?’ sorusuna yanıt bulmak istedik.

Dural: Ne olacağımızı bile bilmiyoruz

Bu yıl üniversite sınavlarına giren Güneş Dural “Türkiye’de çok sorun var, say say bitmez. Kadın cinayetleri, işsizlik, doğa katliamı, hayvan cinayetleri… Bunların hepsi tabii Türkiye’de yaşamamızı zorlaştırıyor. Geleceksizlik. Nasıl olacağımızı ne olacağımızı bile bilmiyoruz” diyor.

Barış ve daha pek çok genç Türkiye’de yaşamanın zorluklarını çekiyor. Kaygıları arasında en başta geleni ise nasıl bir gelecekte yaşayacaklarını bilmemeleri.

Korkmaz: Bir sınavla geleceğimiz belirleniyor

Öncelikle liselere ve üniversitelere girişte sınava girmeleri gerekiyor.  Lise ikinci sınıf öğrencisi Özge Korkmaz “Dört sene emek veriyoruz ve sadece bir sınavla geleceğimiz belirleniyor. Bu çok ciddi bir konu. Mesleğimiz ve üniversitemiz bizim hayatımızı belirleyecek” ifadelerini kullanıyor.

2002-2019 yılları arasında eğitim sistemi 17 kez değişti. Her seferinde yeni bir sınav formatıyla karşı karşıya kalan gençler sınavlarda matematik, Türkçe, fen bilgisi ve sosyal bilimler gibi temel bilimlerden sorular ile karşılaşıyor. Özge’ye göre başarılarının bu alanlara hapsedilmesi de sorunlardan bir tanesi.

2020 YKS sınavı koronavirüs salgınına rağmen ertelenmedi.

Gören: Sosyal girişimcilik anlatılmıyor

Bu yıl üniversite okumak için ABD’ye gidecek Selin Gören de Türkiye’deki okullarda bilindik mesleklere hazırlanmalarını eleştiriyor. Okullarda sosyal girişimcilik gibi konulara yer verilmemesi gençlerin kendilerini geleceğe hazırlamasının önüne geçiyor.

Türkiye’deki eğitimi yeterli bulmayan çoğu gencin adresi ise Avrupa ve ABD’deki okullar.  2019 yılında Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2 artarak 330 bin 289 oldu.,

Elbette ki okuldan mezun olunca da doğrudan bir işe girme garantisi olmuyor. Mart 2020 TUİK Raporu’na göre 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 24.6. Yani her dört gençten birisi işsiz.

Birgeç: Güvende hissetmiyorum

Gençlerin istediği bir diğer şey ise kendilerini yaşadıkları ülkede güvende hissetmek. Üniversite 3’üncü sınıf öğrencisi Alper Birgeç gece saat 01.00’da arkadaşlarıyla dışarı çıkarken tedirgin hissettiğini söylüyor:

Kendimi güvende tabii ki hissetmiyorum. Ben erkek olduğum halde eğer gecenin birinde dışarıya çıktığımda tereddütle dışarı çıkıyorsam bu kendimi o ülkede güvende hissetmediğim anlamına geliyor.

Genç kadınlar için ise bu güvensiz ortam en üst safhaya çıkıyor. Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’ne göre Türkiye 153 ülke arasında 130’uncu sırada. Durum böyle olunca, “Bunu burada giyebilir miyim?”, “Şu yoldan mı gitsem?”, “Bu saatte burada nasıl gezerim?” gibi sorular da genç kadınların hayatının bir parçası haline geliyor.

Akkuş: İklim krizini kontrol edemezsek gelecek yok

Geleceğe dair güvensizliğin bir parçası da daha çok kendilerinden önceki jenerasyonların eseri olmasına rağmen en ağır sonuçlarına kendilerinin katlanacağı iklim krizi. 16 yaşındaki Melisa Akkuş iklim krizi konusunda adım atılmamasını büyük bir eksiklik olarak görüyor:

Eğer iklim krizini artık kontrol altına alamazsak biz ne geleceğimizde rahat rahat yaşayabileceğiz ne de aslında geleceğe gidebileceğiz. Şu an bu krizi bu kadar felaket boyutlarda yaşarken beş yıl sonrasını ben düşünemiyorum. Düşünmek de istemiyorum.

Türkiye en çok emisyon salımı yapan ülkeler arasında 15’inci sırada. Buna rağmen 2015 yılında imzaladığı ve karbon emisyonlarını azaltmayı öngören Paris Anlaşması’nı hala meclisten geçirmiş değil.

Gülşen: Fikirlerimizi sosyal medyadan belirtiyoruz

Bütün var olan bu sorunlar içerisinde gençleri en çok etkileyen durum ise taleplerinin dinlenmemesi. Lise ikinci sınıf öğrencisi Zeynep Gülşen, 29 Temmuz 2020’de meclisten geçen sosyal medya düzenlemesiyle birlikte seslerini duyuracak kanalların iyice azaldığı görüşünde:

Benim ve benim yaşıtlarım sosyal medyayı haber kaynağı ya da fikirlerimizi belirtmek için kullanıyoruz. Bunu kapattığınız zaman bizim sesimizi de kısmış oluyorlar aslında.