Hayvan HaklarıManşet

Altı ayda en az 522 milyon 349 bin 599 hayvanın yaşam hakkı gasp edildi

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2020 yılının ilk altı ayında yaşanan hayvan hakkı ihlalleri raporunu online düzenlediği basın toplantısında açıkladı.

Rapora göre altı ay içerisinde en az 522 milyon 349 bin 599 hayvanın yaşam hakkı gasp edildi. En az 521 milyon 582 bin hindi ve tavuk eti için öldürüldü. En az 251 hayvan zehirlenerek öldürüldü. En az 726 hayvan avcılar tarafından katledildi.  764 bin 347 hayvan ihmal nedeniyle hayatını kaybetti. 2 bin 275 hayvan araç çarpması nedeniyle öldü.

2 milyon 36 bin 175 hayvan cinsel şiddet gördü

Raporda cinsel şiddete maruz kalan hayvanlara yönelik veriler de yer aldı. Buna göre en az 2 milyon 36 bin 175 hayvan cinsel şiddete maruz bırakıldı.  Bu vakaların bir milyon 468 bin 735’i hayvan suni tohumlama yöntemiyle, 567 bin 435’i hayvan elektro ejakülasyon yöntemiyle gerçekleşti.

Türkiye’de hayvana yönelik tecavüzün üstü örtülen suçlardan olduğu belirtilen raporda  bu dönemde beş cinsel şiddet vakasının raporlandığı aktarıldı.

Ayrıca 2020 yılının ilk altı ayında en az 221 hayvanın işkenceye maruz bırakıldığı belirtildi.

Biltekin: Amacımız acıyı görünür kılmak

Toplantı HAKİM’den Fatma Biltekin’in konuşması ile başladı. Pandemi döneminde artan hayvan hakkı ihlallerine dikkat çeken Biltekin “Hayvan hakkı ihlallerini raporlamamızdaki en temel amaç toplumun büyük bir kesimi tarafından yok sayılan hayvanların yaşadıkları acıyı görünür kılmaktı” dedi.

İhlallerin yargı ve yasamadaki yansımasına değinen Biltekin, hayvan hakkı ihlallerinin yoğun olduğu Ocak – Haziran 2020 tarihleri arasında yalnızca hayvan haklarıyla ilgili 2 kanun teklifi kaydı bulunduğunun altını çizdi.

Biltekin, “Meclis’te milletvekilleriyle yaptığımız görüşmelerde öncelikle hayvanlara bakış açısının değişmesini hedeflerken, aynı zamanda, mücadele edilmediği takdirde hayvanların aleyhine olacak şekilde yasaların hazırlanmasına engel olmak” dedi.

Akdağ: Hayvanlar ‘mal’ statüsünden çıkarılmalı

Biltekin’in ardından sözü devralan, Hayvan Hakları ve Etiği Derneği’nden Ezgi Akdağ “2020 yılının ilk 6 ayında “en az”  522 milyon 349 bin 599 yaşam hakkı gaspı raporlandı” dedi.

Akdağ, “Yaşamın bütün canlılar için değerli olduğunu, yaşam hakkının siyaset üstü bir mesele olduğunu tekrar hatırlatıyoruz” dedi.  Hayvanların insanlar tarafından gasp edilen haklarının bir an önce geri verilmesi gerektiğini belirten Akdağ, bunun için de hayvanların hukuksal olarak mal statüsünden çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

Akdağ konuşmasının devamında “Bu 6 aylık rapor, pek çok veriye ulaşamamıza rağmen, hayvanların yaşadıkları ihlallerin ne kadar derin ve toplumsal bir sorun olduğunu gösteriyor” dedi.

Turan: Hayvan hakları politik bir mesele

Basın toplantısı, raporun açıklanmasının ardından hayvan haklarının yasamadaki sürecini anlatmak üzere HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan’ın konuşması ile sürdü.

“Doğa üzerindeki her türlü saldırıyı kendine hak gören insanın bir demokrasi inşa edemeyeceğini görüyoruz” diyen Turan Meclis’in de bu gerçekliği görmesi ve yalnızca insanları değil tüm ekolojiyi kapsayacak şekilde çalışması gerektiğini söyledi.

Hayvan Hakları Kanunu’nun halen çıkmaması üzerine “Sosyal medya yasası, baro yasası geçti. Cumhurbaşkanın ‘ol’ demesi ile bu yasalar çıktı. Hayvan Hakları Kanunu’nun çıkması da benzer bir taleple çıkabilirdi, ancak bu yasama yılında da ertelendi. İstedikleri tüm yasaları istedikleri zaman çıkarıyor Meclis çoğunluğundan dolayı…” diyen Turan bu süreçte muhalefetin de eksikleri olduğunu belirtti, özeleştiri verdi.

‘Yasa bir an önce çıkmalı’

“Önümüzde yeni bir dönem var; sorunların çelişkilerin bir yumağa dönüştüğü ortada. Mezbahalar, yunus parkları, av, deneyler… Hepsini bir arada düşündüğümüzde sanki bu kurulu nizam hayvanları yok etme esası üzerine kurulmuş gibi görünüyor. Bunu kabul etmek mümkün değil” dedi ve yasanın acilen çıkması gerektiğini söyledi.

“Hayvan hakları politik bir mesele” diyen Turan, hayvan hakları savunucularla birlikte mücadele etmeye devam edeceklerini söyleyerek konuşmasını bitirdi. 

Ballı: Hayvanların kaybedecek zamanı kalmadı

Hayvanlara Adalet Derneği’nden Av. Melike Ballı, Hayvanları Koruma Kanunu’nundaki “sahipli-sahipsiz hayvan” ayrımı ve hayvana yönelik işlenen suçlardaki mevcut cezaları anlatarak başladı konuşmasına.

Av. Ballı, “Hayvana yönelik işlenen suçlarda hayvan sahipli ise 4 aydan 3 yıla kadar mala zarardan hapis cezası alabiliyor, sahipsiz ise cüzi miktarda para cezası ödüyor, siciline işlemiyor, fail aramıza karışıyor. Öncelikle bu ayrımın mutlaka kalkması lazım, ‘sahipli-sahipsiz hayvan’ ayrımını kabul etmiyoruz” dedi.

‘Ceza alt sınırı üç yıl olmalı’

Ballı, “Hayvana yönelik gerçekleştirilen öldürme, zalimce davranış, işkence, cinsel şiddet, hayvan dövüştürme, bir hayvan neslini yok etme fiillerine ceza alt sınırını, yeni infaz yasasından önce 2 yıl 1 aydan başlamak üzere hapis cezası yaptırımı getirilmesini talep ediyorduk. Ancak bu talebimiz yeni infaz yasası ile değişti çünkü bu talebimizin karşılığı yeni yasada 15 gün hapis cezası. Bu sebeple ceza alt sınırının 3 yıl olmasını talep ediyoruz” dedi ve yasal olan her şeyin meşru olmadığının altını çizdi.

Ballı sözlerine, “Biz herkes için adalet istiyoruz, toplumsal adaletin bir bütün olduğunu biliyoruz. Bunun için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek son verdi.

Yağcı: Marmaris’teki yunus parkı tamamen kapatılmalı

Toplantının son konuşmacısı Yunuslara Özgürlük Platformu’ndan Öykü Yağcı oldu. Yağcı güzel bir haberle başladı konuşmasına: “Marmaris Hayvan Hakları Derneği (MAHAKDER) ilçedeki yunus parkının işletmesini yapan şirketin satış ofisi ve gösteri merkezine kilit vurulduğunu açıkladı. Marmaris Belediyesi Meclis Üyesi ve Muğla Barosu Doğayı Koruma ve Hayvan Hakları Komisyonu Temsilcisi Avukat Ayşegül Mungan ve Marmaris Hayvan Hakları Derneği’nden Tülay Yıldız ile irtibat halindeyiz” ifadesiyle başladı.

Yağcı, “Marmaris Belediyesi’ne yapılan bilgi edinme başvurusu sonucu ortaya çıkan ruhsatla ilgili bir sorun nedeniyle tesisin faaliyetlerinin askıya alındığı tahmin ediyoruz” dedi ve önceki yıllarda yunus parklarına karşı gerçekleştirilen eylemleri hatırlattı.

TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nun nihai raporunda, 10 yıllık kapsamlı mücadelenin sonucu olarak, Türkiye’de yunus parklarının yasaklanması ve mevcutların kapatılması tavsiye kararı olarak sunulduğuna dikkat çeken Yağcı “Marmaris’teki yunus parkı bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır” dedi. Konuşmasının devamında ise şunları söyledi:

Marmaris’teki yunus gösteri ve terapi merkezi henüz tamamen kapatılmadı, belediye tarafından sadece mühürlendi. Bundan sonraki süreç çok daha önemli. Şu anda yunusların ve 1 bakıcının tesiste olduğunu öğrendik. Yasalarca tesisin ‘malı’ olarak görüldüklerinden bakım ve korunmalarından park sahipleri sorumlu.

Tutsak ettikleri hayvanlara ise bazı hallerde Tarım ve Orman Bakanlığı el koyabiliyor. El konulmazsa, ne yazık ki sezon içi ve dışında yaptıkları gibi bu hayvanları satabilirler. Şu anda biz koruma için çabalıyoruz. Bu yönde kurumlara başvurularımızı & takibini yapmaya başladık. Kaş ve Fethiye’den sonra bu tesisin de yasaklanması, yunus parklarının bulunduğu diğer şehir ve ilçelerde yereldeki mücadelelere ve tüm parkların kapatılması için TBMM’deki mücadelemize güç vermesi açısından çok önemli.

Özgüner: ‘Hayvan Hakları Yasası için yapılacak eyleme de herkesin destek vermesi gerekiyor’

Basın toplantısı, 9 Kasım 2019’da hayatını yitiren HAKİM kurucusu, hayvan hakları savunucusu Burak Özgüner’in annesi Eray Özgüner’in konuşmasının ardından sona erdi. Eray Özgüner, “Hayvan hakları aktivistleri Meclis’te de sokakta da yıllardır mücadele etti. Artık bu yasanın hayvanların lehine çıkması gerekiyor. Hayvan Hakları Yasası için yapılacak eyleme de herkesin destek vermesi gerekiyor” dedi.

 

 

Kategori: Hayvan Hakları