Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşetYerel

Salihli köylüleri: Biyogaz tesisi istemiyoruz, saldırılara boyun eğmeyeceğiz

Manisa‘nın Salihli ilçesi Çapaklı Mahallesi‘ne yapılmak istenen Biyogaz Enerji Santrali‘nin faaliyetlerine karşı yolu kapatan köylüler, dört günlük direnişlerinin ardından geçtiğimiz cuma gözaltına alındı.

Santral’e karşı açılan davanın avukatı Salihli Çevre Derneği Başkanı Avukat Seçil Ege Değerli, kendisinin de katıldığı eylemde yapılan gözaltının iki nedenle hukuksuz olduğunu vurguluyor. Öncelikle, köylülerin, kendi arazilerinden geçen yolda mülkiyet hakkı kapsamında hakları bulunuyor, buna göre iş makinalarının geçişine izin vermemek de dahil. Öte yandan, ortada herhangi bir suç bulunmadığı için jandarmanın gelmesi hukuka aykırı.

Ancak cuma günü şirket, iş makinalarına ve yetkililerin araçlarına birer jandarma eri oturtarak sevkiyat yaptı; araçlar köylülerin arazilerinden geçti, engel olmaya çalışanlar ise Değerli’nin aktardığına göre “kalkanlar ve coplarla darp edilerek, yerlerde sürüklenerek, kolları ve bacakları ters çevirilerek” alandan uzaklaştırıldı.

Proje sahası, Gediz Ovası’nı sulayan boruların üzerinde

Peki köylüler neye karşı çıkıyor?

Santral hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca verilmiş ÇED olumlu kararına karşı Manisa İdari Mahkemesi‘nde açılmış olan iptal davası sürüyor. Davacılar Santral’in bölgedeki faaliyetlerine karşılık yürütmeyi durdurma kararı çıkarılmasını da talep etmişti. 30 Haziran’da mahkeme heyeti bilirkişilerle birlikte proje sahasına gelerek incelemeler yapmıştı. Halihazırda bu raporun sonuçları bekleniyor.

Değerli, mahkemedeki itiraz ettikleri temel noktaları şöyle özetliyor:

Proje sahasının 1. sınıf mutlak tarım arazisi olan bir bölgede yapılacak olması, etrafının zeytinlikler, meyve bahçeleri ve diğer tarım alanlarıyla çevrili olması, proje sahasının hemen altından Devlet Su İşleri‘nin üç tane ana sulama kanalının geçiyor olması -ki sadece Salihli’yi değil tüm Gediz Ovası’nın tarımsal sulamasında kullanılan ana hatlar- ve hemen altında da köyün merasının bulunuyor olması.

Su kanallarını patlatarak geçmişler

Dava dilekçesinde ayrıca, proje sahasına giden bir yol bulunmadığı belirtilmiş. Değerli’nin anlattığına göre, bunun ardından mevcut imar planında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca acil değişiklik yapılarak plana, vatandaşların tarlalarının arasından geçecek şekilde bir yol çizildi. Bununla birlikte proje sahası da tarım alanı vasfından çıkarıldı.

Bu değişikliğe karşı da İdare Mahkemesi‘ne dava açtıklarını söyleyen Değerli, 15 Temmuz’da tırların ve dozerlerin, resmiyeti bulunmayan bu imar plan değişikliğindeki yol çizimine dayanarak -su kanallarını patlatarak, tarlaları bozarak- iş makinalarını geçirmeye başladığını, köylülerin de buna engel olmaya çalıştığını anlatıyor.

Olayın ardından Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı‘na gidilerek suç duyurusunda bulunulmasının dışında verilecek zararların ivedilikle önlenmesi adına da Asliye Hukuk Mahkemesi’nden de ihtiyati tedbir talebinde bulunuldu. Geçen cuma günü de mahkemeden yol yapım çalışmasının yapılmaması ve yola çakıl dökülmemesi şeklinde karar çıktı.  Ama Değerli bunun için çok geç olduğunu çünkü şirketin 15 Temmuz’dan bu yana yol çalışmasına devam ettiğini anlatıyor. 

‘Sanki karşılarında düşman vardı’

Değerli’nin aktardığına göre sevkiyat şimdilik bitti ancak köylülerin direnişi süreceğe benziyor, görünen o ki yaşadıkları şiddeti de unutmayacaklar. Salihli Çevre Derneği, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) dün köy meydanında düzenlenen basın açıklamasında jandarmanın uyguladığı şiddetin asla kabul edilemeyeceği vurgulanırken, köylüler de kendilerine uygulanan sert muamele karşısında şaşkın. Hayatında ilk kez böyle bir şey yaşadığını söyleyen Seray Kayış, “sanki düşman vardı” diyerek hayretini anlatıyor. Çiftçi Ayşe Alınay ise “jandarmadan gördüğü şiddeti ömrü boyunca unutmayacağını söylüyor.

ÇED raporundan muaf tutuluyorlar

Yeşil Gazete yazarı Ahmet Soysal‘ın aktardığına göre, Salihli dışında Ege Bölgesi’nde yürütülen ve bazısı çalışmaya başlayan azımsanmayacak sayıda biyogaz tesisi bulunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesine ait Harmandalı Düzenli Katı Atık Depolama Tesisi’nde yapılan biyogaz tesisi çalışmaya başladı. Büyükşehir Belediyesi şimdi de yöre halkının itirazlarına rağmen Bergama, Ödemiş ve Menderes ilçelerinde de benzer tesisleri yapmaya çalışıyor. Tüm bu tesislerin ortak yanı ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ÇED raporundan muaf tutulmaları…

Tesislere karşı çıkan yöre halkının en büyük itiraz noktası taşınacak organik atıkların meydana getireceği koku ve başta atık sızıntı suları nedeniyle toprak ve yeraltı su kaynakları kirliliği… Yoğun tarım yapılan Gediz Havzası‘ndaki tarımsal alanlara tesisler için el konulması ve ortaya çıkabilecek su ve toprak kirliliği başlıca itiraz noktaları olmakla birlikte artacak trafik yoğunluğunun meydana getirdiği gürültü ve hava kirliliği, baca gazlarının yaratabileceği hava kirliliği de diğer sorunlar olarak belirtiliyor. 

Bütün bunlara karşın özel şirketlere verilen tarım arazileri üzerinde, açılan davaların sonuçları bile beklenmeden, kolluk gücü zoruyla alelacele yapılan çalışmalar yöre halkı tarafından büyük tepkiyle karşılanıyor.