Editörün SeçtikleriEkolojiKazdağları GünlüğüManşetYerel

Kazdağları’nın birinci yıl dönümüne polis müdahalesi

Kazdağları’nda yapılmak istenen maden faaliyetlerine karşı Kirazlı‘da başlatılan çadır nöbetinin birinci yıl dönümünde yapılmak istenen basın açıklamasına polis müdahale etti.

25 Temmuz Cumartesi günü saat 21.00’de Çanakkale Merkez’de iskele önünde bir araya gelen eylemcilerden 16 kişi Çanakkale Valiliği’nin eylemden kısa süre önce getirdiği eylem yasağı gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.

Eylemciler sabah saatlerinde serbest bırakıldı

Polisin orantısız bir şekilde şiddet uyguladığı eylemde yerlerde sürüklenen ve cop darbeleri alan göstericiler de oldu. Gözaltına alınan kişiler 26 Temmuz günü sabah saat 05.00 sularında serbest bırakıldı.

Gözaltına alınan isimler şu şekilde: Serkan Kabak, Mehmet Oztürk, Deniz Oztürk, Melis Tantan, Ferzan Aktaş, Elif Başaran, Oruç Karacık, Güleda Erensoy, Alper Dönmez, Barış Ugan, İlke Bengü Çiçek, Kaan Meriç, Onur Uysal, Elaattin Demirbaş, Murat Bütüner ve Rıdvan Yüce.

Meriç: Polis şiddetini raporladık

Gözaltına alınan isimlerden Kaan Meriç Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada ifade verdikten sonra sabah saatlerinde serbest bırakıldıklarını, Savcı ile görüşmediklerini belirtti.

Gözaltı sırasında polis şiddetinden kaynaklanan yaralanmaları olduğunu belirten Meriç, bu yaralanmaların resimlerini çekerek kayıt altına aldıklarını söyledi. Hastane muayenesi sırasında usulsüz yöntemler kullanıldığını belirten Meriç, “Doktor ile yalnız bırakmaları gerekirken bunu yapmadılar. Sonuçlara müdahale edilmesi konusunda bir baskı görmedik ancak gözaltı yönetmeliği uygulanmamış oldu” dedi.

‘Dağılma uyarısı yapmadan müdahale ettiler’

Gözaltına alma biçimlerinin de usulsüz olduğunu belirten Meriç “Dağılma uyarısı yapmadan gözaltılara başladılar. Biz o sırada zaten dağılıyorduk. Valilik kararı sonrasında eylem yapmayacağımızı ancak oraya gelen kişilere kısa bir açıklama yapmamız gerektiğini söyledik. Başta bu açıklamaya izin vermediler. Daha sonra yapınca kitle alkışlamaya başlayınca da sorgusuz sualsiz gözaltına almaya başladılar” açıklamasını yaptı.

Fotoğraf: Her Yer Kazdağları

‘Koronavirüs gerekçesi oldukça manasız’

Valiliğin yasaklama gerekçesinde pandemi koşullarını ve Gelibolu’da çıkan yangını göstermesinin yasağın keyfiliğini gösterdiğini söyleyen Meriç “Koronavirüs gerekçesi son derece anlamsız bir gerekçe. Çarşıda insanlar dip dibe hiçbir sorun yok. İnsanlar yan yana gelip müzik yapıyor bir sorun yok. Ayasoyfa binlerce kişi yan yana Cuma namazı kılıyor bunda bir sorun yok. Ancak bizim maske takarak geldiğimiz eyleme koronavirüs diyorlar” dedi.

Çanakkale yolunda polis müdahalesi

Öte yandan aynı gün içerisinde İstanbul’dan Çanakkale’ye yola çıkan üç otobüs de jandarma tarafından Gelibolu’ya altı kilometre kala durduruldu. Valilik kararı gerekçesiyle eylem yasağı olduğunu belirten jandarma, seyahat yasağı olmadığı için kimlik kontrolü ardından aktivistleri serbest bırakacağını belirtti.

Saatler boyunca yolda bekletilen eylemciler, Çanakkale’ye yürüyerek gitme kararı aldı. Bu sefer de polis müdahalesiyle karşılaşan eylemciler ile polis arasında arbede çıktı. Aralarında Kazdağları İstanbul Dayanışması’ndan Koray Türkali’nin de bulunduğu eylemciler polis tarafından gözaltına alınmak istedi.

Bu sırada polisin kolunda sakatlık bulunan Türkali’nin koluna büyük miktarda baskı uyguladığı kameralara yansıdı. Eylemcilerin tepkisi üzerine burada yakalanan kişiler serbest bırakıldı. Türkali sonrasında yaptığı açıklamada “Hep birlikte buradaki hukuksuzluğu haksızlığı ve ihanetin hesabını Kadıköy’de sormaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kadıköy’den Kazdağları ile dayanışma

26 Temmuz Pazar günü Türkiye’nin pek çok noktasında polis müdahalesini protesto etmek için eylemler düzenlendi.  İstanbul’da Kadıköy’de bir araya gelen yüzlerce eylemci hep bir ağızdan “Her yer Kazdağları” dedi.

‘Derdimiz ortak’

Burada gerçekleştirilen basın açıklamasında hem Çanakkale’ye gidiş yolunda hem de Çanakkale Merkez’de karşılaştıkları polis müdahalesine değinildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Kazdağları nöbetinin 1. yılında tüm Türkiye’den tek bir ses çıkıyor artık: Kazdağları Yalnız Değildir ve Her yer Kazdağları’dır. Artvin Cerattepe’den Alakır Nehri’ne, Efemçukuru’ndan, Munzur’dan Amanos Ormanları’na, Hasankeyf’ten Murat Dağı’na, Kaz Dağları’ndan Erzincan’a kadar neredeyse her dağın başında, her dere kenarında bir doğa katliamı ve o katliama direnen, suyunu doğasını koruyan yaşam savunucuları var.

Derdimiz büyük ama bir o kadar da ortak. Bunun için Kazdağları direnişi sadece Kazdağları için değildir artık, baskı altında tutulmaya çalışılan tüm ekoloji mücadeleleri için de bir umuttur. Kazdağları’ndan yükselen ses, sular altında bırakılan Hasankeyf’in çığlığıdır da…Tüm yeryüzü evimizdir.

Gökova’dan selam

Gökova Ekoloji Yaşam Derneği’nden aktivistler de polis müdahalelerine karşı dayanışma mesajı paylaştı. Ellerinde “Her yer Kazdağları” yazılı dövizler taşıyan aktivistler “Gökova’dan Kazdağları’na selam, yaşamı her yerde savunmaya devam” dedi.

Doğan: Engellemeler hukuksuzdur

Ekoloji Birliği sözcülerinden Süheyla Doğan Çanakkale Truva Atı önünden yaptığı açıklamada “Yapmak istediğimiz açıklamalar Çanakkale Valiliği tarafından engellendi. Bu engellemeler hukuksuzdur” dedi. Alamos Gold’un Kirazlı’yı terk etmesi gerektiğini belirten Doğan “Her Yer Kazdağları” mesajını paylaştı.

Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nden dayanışma

Mezopotamya Ekoloji Hareketi de Kazdağları ile dayanışma mesajı paylaştı. Açıklamada “halka yasak konulan doğa , madencilere açılmaktadır, doğa talanı hız kesmeden devam etmektedir” denildi.

Açıklamanın devamında “Hewsel’den, Hasankeyf’e,Munzur’a, Salda’ya , Roma Bostanlarına ve bugün Kaz Dağlarına sahip çıkan, savunan doğa savunucularının mücadelesini talan ve saldırı altında hiçbir toprak, dere, dağ, nehir kalmayacak inancıyla selamlıyor, dayanışma mesajını veriyoruz” ifadeleri kullanıldı.