Editörün SeçtikleriHayvan HaklarıManşet

Hayvana tecavüzde ceza yok, bahane çok

Hayvanlara yönelik şiddet, işkence ve tecavüz belki de toplumda en yaygın görülen ama çok duyulamayan sorunlardan. Ancak buna rağmen gündeme gelmeyi başarmış olaylarda da failler ya hiç ceza almadan ya da çok küçük cezalar ile serbest bırakılıyor.

Son olarak Ankara ve Hatay illerinde yaşanan iki olay ile hayvanlara yönelik kötü muamele yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Ankara ve Hatay’da köpek katliamı

Ankara’nın Çankaya ilçesinde Volkan Uzun isimli şahıs kendisine emanet edilen köpeğe tecavüz ederek köpeğin ölmesine sebep oldu. Evden gelen çığlıklarını duyan komşuların ihbarı üzerine gözaltına alınan fail, önce ifadesi alınarak serbest bırakıldı. Ancak yükselen büyük tepki üzerine akşam saatlerinde yeniden gözaltına alınarak, tutuklandı.

Başka bir köpek cinayeti de Hatay’ın Samandağ ilçesinde yaşanmıştı. Sinan Aydoğan isimli şahıs ‘Goldi‘ isimli köpeği bıçakla yaraladıktan sonra gözaltına alınmış ve daha sonra serbest bırakılmıştı. Serbest bırakılan Aydoğan, geri dönüp yeniden bıçaklayarak köpeğin ölümüne neden olmuştu.

Biltekin: Göründüğünden çok daha yaygın

Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden Fatma Billtekin Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada bu basına yansıyan olayların hayvan ihlallerinin yalnızca çok küçük bir bölümü olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Hayvana şiddetin suç kapsamına alınması yönünde çalışma başlattıklarında kendilerine yaşananların münferit olaylar olduğu söylenerek düzenlemeye gerek olmadığının söylendiğini belirten Billtekin “Biz de bu olayların aslında münferit olmadığını göstermek için hayvan hakları ihlallerini raporlamaya başladık” dedi.

‘Evlerin içinde ne oluyor, bilemiyoruz’

Biltekin “Raporlarımız bize tam da bizim düşündüğümüz gibi hayvana tecavüz ve işkencenin çok yaygın olduğunu gösterdi. Her yerden haberler geliyor. Ki gerçekte yaşananlar bizim yayınladığımız olayların kat ve katı. Evlerin içinde, mahalle aralarında neler olduğunu bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bazı bölgelerde ise yaşanan olayların üstünün özellikle örtüldüğünü dile getiren Biltekin “Çorum’da böyle bir olay oldu. Köylüler üstüne kapatmaya çalıştı. Çünkü yaşadıkları yerin ismini kötüye çıkaracağını düşündüler” dedi.

Ata tecavüz eden erkeğin bahanesi: Bana göz kırptı

Şiddet, tecavüz ve öldürme kanıtlandığı zaman da zanlılar akıl almaz bahaneler ile yaptıklarını meşrulaştırmaya çalışıyor. Biltekin en yaygın görülen bahaneler arasında “Bana göz kırptı”, “kadın yoktu ne yapayım?”, “Şeytana uydum” gibi ifadelerin yer aldığını belirtti.

Nisan ayında yaşanan bir olayı örnek veren Biltekin “Bir adam bakıcılığını üstlendiği bir ata tecavüz ediyor. Atın ‘sahibi’ durumdan şüphelendiği için ahıra kamera koyarak olayı kanıtlıyor. Adam ise açıklama olarak ‘at bana göz kırptı’ diyor” diye konuştu.

‘Salgını sırasında şiddet de arttı’

Koronavirüs salgını sırasında kendilerine bildirilen ihlal sayısında daha önce görülmemiş bir artış yaşandığını belirten Biltekin “Biz koronavirüs salgınında insanlar evlerinde durur, hayvanlar da biraz rahat eder diye seviniyorduk. Ancak sokakta gönüllülerin olmaması sebebiyle çok fazla şiddet yaşandığını görüyoruz. İnsan var oldukça hayvanlar şiddete uğramaya devam edecek” dedi.

Toplumda bu kadar yaygın bir sorun olmasına rağmen, ortaya çıkan ihlallerde de zanlılar ya hiç ceza almıyor ya da ufak para cezalarıyla kurtuluyor. 5199 numaralı Hayvanları Koruma Kanunu’nda hayvan ihlallerine yönelik en küçük ceza 181 lira tutarındaki ‘Sorumluluğunu üstlendiği hayvanın bakımını yapmamak” suçu. En yüksek ceza ise 9 bin 563 lira tutarındaki “Pitbull yuvalandırmak’.

4 aydan 3 yıla kadar hapis

Eğer hayvan ‘sahipli’ olarak geçiyorsa sorumluluğunu üstlenen kişi ihlali yapan kişiye ‘mala zarar’, ‘hırsızlık’ veya ‘malın değerini düşürmek’ gibi suçlamalar ile dava açabiliyor. Bu durumda da kişi 4 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

Biltekin, sokakta yaşayan hayvanlara yönelik ihlallerde ise bunların hiçbirinin uygulanamadığını belirtti. Ayrıca son değişikliklerle birlikte daha önce iki yılın altındaki cezalara verilen ‘ertelemeli hapis cezasının’ sınırının üçe çıkarıldığını aktaran Biltekin “Yani yargılandıktan sonra hapis cezası almaları mümkün olmuyor” dedi.

Salgın geldi, yasa beklemeye alındı

Sahipli sahipsiz hayvan ayrımının kaldırılması, hayvan dövüştürme gibi suçların hapis cezasına dönüştürülmesini öngören Hayvan Hakları Yasası üzerinde çalışıldığını belirten Biltekin bu çalışmaların salgın sebebiyle kesintiye uğradığını ve yasanın ne zaman çıkacağını bilmediklerini söyledi.

Biltekin’in vurguladığı bir konuda aslında Türkiye’de önleyici anlamda hiçbir çalışma yapılmaması. “Böyle bir çalışma olmadığı için biz de en azından caydırıcı olur diye cezaların artırılması için baskı yapmaya çalışıyoruz” diyen Biltekin hayvanlar için etkili bir koruma yönteminin önleyici ve caydırıcı yöntemlerin birlikte ele alınmasıyla olacağını vurguladı.