EnerjiManşetTürkiye

‘Azerbeycan’ın hedef gösterdiği Metsamor Nükleer Santrali Türkiye’ye 16 km uzaklıkta’

Nükleer Karşıtı Platform, Azerbeycan’ın çatışma sırasında Ermenistan’da yer alan ve Türkiye’ye yalnızca 16 kilometre uzaklıkta olan Metsamor Nükleer Santrali’ni hedef göstermesine ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı.

Açıklamada “Karşılıklık tehditler ülkemiz ve sınır komşularımızın ulusal güvenliğini tehlikeye sokmuştur” ifadeleri kullanıldı.

İki ülke arasında karşılıklı tehditler

Ermenistan ordusunun, 12 Temmuz 2020 tarihinde Tovuz Bölgesi’nde Azerbaycan mevzilerini top atışlarına tutması ve Azerbaycan ordusunun karşılık vermesi üzerine iki ülke arasında çıkan çatışmalar giderek şiddetini arttırdı.

Ermenistan’ın Azerbaycan’daki Mingeçevir Barajı’nı vurma tehdidinin ardından, son olarak Azerbaycan da Metsamor Nükleer Santrali’ni hedef gösterdi.

‘Eski teknolojiyle inşa edildi, ömrü çoktan doldu’

Platform yaptığı açıklamada söz konusu nükleer santralin 1977 yılında Çernobil ve Fukuşima ile aynı teknoloji kullanılarak Rosatom tarafından inşa edildiğini ve 2005 yılında ömrünü tamamlamasına rağmen ısrarla faaliyetine devam ettirildiğini söyledi.

Açıklamada “Ermenistan ve Bulgaristan’da, Ülke sınırımızın hemen yanında, adeta görülmemiş güçte yıkıcı saatli bomba niteliği taşıyan santrallar, ulusal güvenliğimiz açısından büyük tehdit oluşturmaktadır” denildi.

‘Iğdır, Kars ve Ağrı için hayati bir tehlike’

Son derece eski teknolojiye sahip bu santrallerin çalışmasının bile büyük bir tehdit unsuru olduğunu belirten Platform “Metsamor’a olası bir saldırı sonucunda; Iğdır, Kars ve Ağrı illerimiz başta olmak üzere, Erivan, Nahçıvan, Gürcistan, İran gibi sınıra komşu ülkeler ve hatta Avrupa için de hayati tehlike oluşturacağı oldukça açıktır” dedi.

Böyle bir hedef göstermeyi kınadıklarını belirten Platform “Nükleer santralların barındırdığı risklerin sonucu, yaşanan büyük felaketlerle acı bedeller ödenerek tüm dünya kamuoyunca görülmüşken, ülkeler arasında çıkan savaşlarda saldırı hedefi olarak gösterilmesini kabul etmiyoruz” açıklamasını yaptı.

‘Tehdit etmek dahi suç’

Söz konusu tehdidin uluslararası hukuk kapsamında suç teşkil ettiğini belirten Platform “Ayrıca, Azerbaycan’ın Metsamor Nükleer Santrali’ni hedef alma tehdidinin uluslararası hukuk kurallarına özellikle de Cenevre Konvansiyonu Birinci Ek Protokolü’ne aykırılık teşkil ettiğini, ve uluslararası savaş konvansiyonu kapsamında suç işlendiğini hatırlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ortadoğu bölgesinde şiddetin giderek arttığına vurgu yapılan açıklamanın devamında Türkiye’de inşa edilmek istenen santrallerin de ülkeyi tehditlere açık hale getireceği belirtildi:

Ortadoğu bölgesinde Ülkemize komşu ülkelerde, her geçen gün emperyalist güçlerin, bazı örgütler eliyle tırmandırdığı şiddetin arttığı, çıkar savaşlarının giderek büyüdüğü bilinmektedir. Buna rağmen AKP hükümetlerinin tüm uyarılara rağmen; Mersin Akkuyu’da, Sinop İnceburun’da nükleer santral kurma girişimlerinden geri adım atmadığı görülmektedir.

Kapitalist dünyanın rekabet ortamında her an çıkarları çatışma noktasında ülkemizle karşı karşıya gelebilecek Rusya’nın ya da diğer yapımcı ülkelerin denetiminde ve kontrolünde Akkuyu başta olmak üzere belirlenen yerlerde faaliyete geçirilecek santral ile ulusal güvenliğimiz tehditlere açık hale getirilmekte; nükleer santrallarda yaşanacak olası bir kaza ya da düzenlenecek bir saldırıda yitirilecek büyük ölçekteki insan yaşamları ve doğal kaynaklar umursanmamaktadır.

‘Savaşa değil barışa ihtiyacımız var’

Ermenistan- Azerbaycan arasında yaşanan çatışmada bir nükleer santralın hedef konusu yapılmasının insani yönden kabul edilemezliğinin hatırlatıldığı açıklamanın devamında şu talepler dile getirildi:

 Bölgemizde savaşın değil, diplomasi, barış ve karşılıklı dayanışmayla kalkınmanın egemen kılınmasını istiyoruz. Dış politikamızın, bir an önce, çatışmacı politikalardan, Cumhuriyetimizin kuruluş ayarı olan ‘Yurtta barış, dünyada barı’ ilkesine dönmesini istiyoruz. Ülkemizin, pahalı, riskli, kirli ve dışa bağımlı nükleer santrallara ihtiyacı olmadığını biliyoruz. Ülke kaynaklarının, küresel finans-kapitalin piyasacı politikalarıyla, yandaş sermayeye peşkeş çekilerek, halkımızın karanlık bir geleceğe doğru sürüklenmesini istemiyoruz.

Toplumsal hiçbir yararı olmayan, aksine büyük yaşamsal riskler taşıyan nükleer güç santrallarından vazgeçilmesi çağrımızı bir kez daha yineliyoruz. Hayatımızın ve yaşam alanlarımızın tehdit altında bırakılması kabul etmiyor, kurulması planlanan nükleer santral projelerinin derhal durdurulmasını, Ülkemizde ve dünyada, hem bugün hem de gelecekte, nükleer santralların tamamen hayatımızdan çıkartılmasını istiyoruz.

Açıklama “AKP hükümetini, Azerbaycan’ın Metsamor Nükleer Santralı’na yönelik yapılacak bir saldırının Ülkemiz ve bölgemiz açısından doğuracağı ağır sonuçların hatırlatılmasına ilişkin göreve çağırıyor, Azerbaycan hükümetinin nükleer santrala yönelik tehditleri karşısında,  Dünya Atom Enerjisi Kurumunun ve Birleşmiş Milletlerin acilen önleyici tedbirler almasını talep ediyoruz” çağrısıyla sona erdi.

 

Kategori: Enerji