Doğa MücadelesiManşetYerel

MUÇEP: Muğla kıyılarının özelleştirilmesi pazarlık konusu olamaz

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Muğla Valiliği ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı‘nın iştiraki Muçev Turizm Ticaret Ltd. Şti.’nin (MUÇEV) bünyesinde bulunan kıyıların işletmesinin özel bir şirkete verileceğine dair söylentiler hakkında açıklama yayınladı.

Yerel ve ulusal düzeyde çıkan haberlerde MUÇEV’in kıyı işletmesini 2017 yılında İMEAK Deniz Ticaret Odası tarafından kurulan Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi A.Ş’ye devredildiği belirtiliyordu. Şirket yaptığı açıklamada bu durumun gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Daha önce yapılan pazarlık sonuçsuz kalmıştı

Yapılan açıklamada MUÇEV’in hali hazırda kıyıları ticarileştirmenin ve halka kapatmanın bir aracısı olduğu belirtildi. Ayrıca kurumun faaliyetlerinin çoğu zaman gizli bir şekilde yürütüldüğü hatırlatıldı.

Kıyıların devredilmesiyle ilgili benzer söylentilerin daha önce de çıktığını belirten MUÇEP, “Aynı durum 2017’de de ortaya çıkmış, Şirket, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB) ile anlaşmaya varamadıklarını belirterek, kıyıların işgali pazarlığının sonuçsuz kaldığını ilan etmişti. Bu sonuçsuz girişimden sonra Muçev kendisine yüklenen işlevi yerine getirmeye bugüne kadar devam etti” dedi.

İhale bittiğinde yeniden gündeme geldi

Açıklamada bu konunun tam da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile MUÇEV arasındaki ihalenin sona ermesiyle tekrar gündeme gelmesi hakkında “gizli kapılar arkasında yeni pazarlıklar yürütüldüğünü düşündürüyor” ifadeleriyle değerlendirildi.

Söz konusu şirket hakkında bilgiler paylaşan MUÇEP “Bir ticaret şirketinin kendi ticari girişimini kâr amacı gütmeyen bir iş olarak tanımlaması, şirket denilen varlığın doğasına aykırı. Nitekim, Şirketin ana sözleşmesindeki kârın dağıtımı maddesi de kârın, yapılan basın açıklamasında söylenenin aksine, ortaklara dağıtılacağını gösteriyor. Bu söylemle devleti, şirket-devlet olarak gören yaklaşımın örtüştüğünden de kuşku yok” ifadelerini kullandı.

Şirket ‘sosyal sorumluluk’ diyor

Şirket tarafından yapılan açıklamada “sosyal sorumluluk” ifadesinin kullanılmasının eleştirildiği açıklamada Bir anlamda yüzlerce yıllık Roma Hukukunun “res communis” yani üzerinde özel mülkiyet kurulamaz saydığı doğal müştereklerden kıyılar, şirketlerin vergiden düşüreceği sosyal sorumluluk projelerine indirgenerek önemi gözlerden saklanıyor” denildi.

‘Halk talanın sorumlusu olarak gösteriliyor’

Şirket açıklamasında çevre örgütleri ile Halikarnas Balıkçısı ve Sadun Boro’yu sevip ananlara atıfta bulunulduğunu söyleyen MUÇEP, halkın ne düşündüğüne ise yer verilmediğini söyledi.

Açıklamada “Hatta halk, ‘artan nüfus’ denilerek kıyı talanının sorumlusu olarak gösteriliyor” ifadeleri kullanıldı. Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:

Kıyıların işletmesinin kendisine verilmesi için herhangi bir girişimde bulunmadığı, Şirket’in âtıl durumda olduğu açıklaması, “bir ticaret şirketi, oraya yatırılmış para 3 yıldır neden atıl tutulur?” sorusunu akla getiriyor. Ama, sorunun cevabı da basın açıklamasında var. “Bir görev verilirse yapmaya hazırız” deniyor. Yani, iki taraf da açıklamadığı için, nasıl olduğunu bilmiyoruz ama, Şirket hazır bekliyor! Kamuoyunun bilgi ve şeffaflık beklentisinin ise ÇŞB tarafından umursanmadığını görüyoruz.

Bütün bu gelişmelerin kıyıların işgalinin hangi şirket aracılığıyla yürütüleceğinin pazarlığının yapıldığını gösterdiğini söyleyen MUÇEP son olarak “Biz de MUÇEP olarak, ortak varlığımız olan kıyılarımızın işgal ve talan edilmesine, pazarlık konusu yapılmasına karşı durmaya, bütün meşru yollardan, sonuna kadar devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” dedi.