EkolojiManşet

BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri daha fazla çevresel yıkım için sis perdesi olabilir

*Zme Science’tan Fermin Koop tarafından yazılan makale Yeşil Gazete tarafından Türkçeye çevrildi. 

Çevre korumasını sosyoekonomik kalkınma ile uzlaştırması beklenen Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin (SKH) aslında biyolojik çeşitliliğin korunmasını sağlayamadığını öne süren yeni bir araştırma çıktı. Araştırma, SKH’nin daha fazla çevresel yıkım için bir sis perdesi olduğunu iddia ediyor.

BM tarafından 2015’te onaylanan SKH, süresi dolmuş Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin yerini alan geniş tabanlı ve bağımsız 17 amaç, 169 hedef ve 247 göstergeden oluşan bir çerçeve. Herkes için daha iyi ve daha sürdürülebilir bir gelecek için bir plan oluşuma amacıyla tasarlandılar.

Ancak; UQ, Ulusal Singapur Üniversitesi, Melbourne Üniversitesi ve Northern British Colombia Üniversitesi‘nden araştırmacılar tarafından yapılan bir araştırma, SKH’ler ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik gerçek ilerleme arasında önemli bir uyumsuzluk buldu.

‘Hatalar düzelmezse çevre tahribatını teşvik edebilir’

Araştırmanın yazarlarından James Watson yaptığı açıklamada, “SKH’ler herkes için daha sürdürülebilir bir geleceğin planlaması için kuruldu. Ancak biyoçeşitliliği koruma yeteneklerinde temel yetersizlikler var” dedi.

Watson, “Bu hatalar düzeltilmezse, SKH’ler farkında olmadan sürdürülebilir kalkınma adına çevresel tahribatı teşvik edebilir ifadelerini kullandı.

Ülkelerin performanslarını karşılaştırdılar

Çalışma, ülkelerin bir grup gösterge üzerinden performanslarını inceleyerek, diğer bağımsız ve köklü çevre koruma önlemleriyle karşılaştırdı. SDG ile bağımsız biyoçeşitlilik ve çevre korumaları arasındaki bağlantı yalnızca yüzde yedi pozitiflik gösterdi.

Bu arada derneklerin yüzde 14’ü negatif, çoğunluğu (yüzde 78) ise kayda değer değildi. Araştırmacılar, bu durumun pek çok SKH’nin aslında çevre koruma hedeflerine yönelik ilerlemeyi yeterince yansıtmadığını gösterdiğini ileri sürüyor. Örneğin, kaliteli, güvenilir, sürdürülebilir ve esnek altyapının geliştirilmesine odaklanan SKH 9.1’de durum böyle.

‘Altyapı gelişiminin çevresel etkisi hesaba katılmıyor’

Watson, “Bu SKH, üç kalkınma sütununu da kesiyor, ancak ilişkili göstergeleri, bu tür altyapı gelişiminin zararlı çevresel etkilerini hesaba katmadan yapılıyor. Yalnızca kırsal nüfusa erişilebilirlik, yolcu veya navlun hacimlerine odaklanarak sosyal ve ekonomik konulara öncelik veriyor” dedi.

Yazarlar, küresel olarak, doğaya yönelik tehditlerin son 50 yılda hızlandığını ve bunun da dünya yüzeyinin yüzde 75’inden fazlasında değişikliklere ve bir milyondan fazla türde nüfusun azalmasına neden olduğunu kaydetti.

‘Yeni bir çerçeve gerekli’

Daha güvenilir göstergeler geliştirilmesi gerektiğini söyleyen yazarlar, 2030 sonrası zamana daha uygulanabilir bir SKH’nin yeniden düzenlenmesini istedi. Yazarlara göre hükümetlerin biyoçeşitliliği korumak için daha güçlü küresel bir çerçeveyi benimsemesi gerekiyor.

Bu yıl Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nde yeni bir çerçeve benimsenmesi için görüşmeler yapılacaktı ancak pandemi nedeniyle kara ileri tarihe bırakıldı.

Araştırmanın baş yazarı Ulusal Singapur Üniversitesi’nden Zeng Yiwen, “SKH’ler ekonomik ve sosyal kalkınmayı Dünya’nın doğal varlıkları ve biyolojik çeşitliliğin korunması ile dengeleme ihtiyacıyla ortaya çıkmış olsa da ülkelerden gelen veriler bu dengeyi yansıtmıyor” dedi.

Kategori: Ekoloji