İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

Büyükada davasında dört hak savunucusuna hapis cezası

Koronavirus salgınına yönelik alınan önlemler gerekçesiyle izleyici alınmayan duruşmada her sanık için sadece bir avukata izin verilirken, her ülkenin yargılanan vatandaşları için o ülkelerin diplomatları da salona alındı.

19 hak örgütünden açıklama

19 hak örgütü, karar duruşması öncesi ortak bir açıklama yaptı. “Hukuka uygun şekilde verilebilecek tek karar 11 hak savunucusunun hiçbir istisna olmadan beraat etmesidir” denilen açıklamayı yapan kurumlar şunlar:

Civil Rights Defenders, Düşünce Suçu(!)na Karşı Girişim, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hak İnisiyatifi, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kadın Koalisyonu, Kaos GL, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği, Punto 24 Bağımsız Gazetecilik Derneği, Research Institute on Turkey, Sivil Alan Araştırmaları Derneği, SPoD LGBTİ+, TürkiyeAlmanya KültürForumu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Uluslararası Af Örgütü, Yurttaşlık Derneği. 

Duruşmada, toplantıya katıldığı için yargılananlardan Peter Steudtner ve Ali Gharavi, mütalaaya karşı beyanlarında sadece kendilerinin değil, yargılanan tüm hak savunucularının beraatını talep etti. Avukatı aracılığıyla, 2.5 yıldır yargılanananın kendileri değil, mensubu oldukları insan hakları camiası olduğunu söyleyen Özlem Dalkıran da şu ifadeleri kullandı:

Bu mütalaa ‘insan hakları için çalışmak, herkes için hak ve özgürlük talep etmek suçtur’ diyor.Hak savunucularının çalışmalarını ‘sivil toplum görüntüsü altında’ diyerek karalayıp terör bağlantılı suçlamalarla yargılamak, ‘terörle mücadele görüntüsü altında’ her türlü eleştirel sesi bastırmak, toplumu tamamen susturmak amacını taşıyor. Amaç, yıllardır döne döne izlediğimiz ve son yıllarda artık sistematikleşen yargısal tacizle, insan hakları toplumuna ve eleştirel seslere net bir uyarıda bulunmaktır.

Ben ve arkadaşlarım bu davadan başımız dik, vicdanımız rahat, özgür ve haklı olduğumuzu bilerek ayrılacağız. Mahkemenizin, uzun süredir devam eden döngüyü kırarak adaletten ve hukukun üstünlüğünden yana tutum alacağına ve bu davayı hepimizin hakkı olan beraat kararıyla sonuçlandıracağına inanıyorum. Beraatımı talep ediyorum.”

Toplantı gizli yapılmadı

Nalan Ekrem‘in avukatı Ali Koç da savunmada şunları söyledi:

“Toplantı şahıslar tarafından yapılmamıştır, insan hakları örgütleri tarafından yapılmıştır. Toplantı gizli yapılmamıştır. Bunlar ispatlanmıştır. Nitekim müvekkilim toplantıyı sosyal medyada paylaşmıştır, bunlar dosyaya ibraz edilmiştir. Toplantı yerine bakıldığında da bu husus açıklığa kavuşacaktır. Otel sorumlusu da kapının açık olduğunu belirtmiştir.”

Avukat Koç, önceki duruşmalarda çürütülmüş olmasına rağmen yine de mütalaaya eklenen suçlamaları hatırlatarak müvekkili Nalan Erkem’in beraatini istedi.

Savunmaların ardından duruşmaya saat 15.00’a kadar ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayana mahkeme heyeti, dört kişi için hapis cezasına hükmederken,  yedi kişi hakkında da beraat kararı verdi.

Ne olmuştu?

Uluslararası Af Örgütü’nün o dönemdeki Yönetim Kurulu Başkanı olan Taner Kılıç, 6 Haziran 2017’de sabaha karşı İzmir’deki evinden gözaltına alındı. Üç gün sonra, ‘Fethullahçı Terör Örgütü’ne üye olmakla suçlandı ve tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.

Yaklaşık bir ay sonra, 5 Temmuz 2017’de, Büyükada’da esenlik ve dijital güvenlik konulu bir çalıştaya katılan 10 insan hakları savunucusu, kaldıkları otelden gözaltına alındı. 18 Temmuz’da, neredeyse iki hafta gözaltında tutulduktan sonra “gizli bir toplantıya katılmakla” suçlanan 10 hak savunucusundan sekizi, tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.

İdil Eser, Günal Kurşun, Özlem Dalkıran, Veli Acu, Ali Gharavi, Peter Steudtner, Nalan Erkem ve İlknur Üstün 99 gün cezaevinde tutulduktan sonra, 25 Ekim 2017’de, İstanbul’da görülen ilk duruşmada adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Taner Kılıç hakkında ise 15 Ağustos 2018 günü tahliye kararı verildi.