LGBTİ+Manşet

Muamma LGBTİ+’dan Gizem: Bizleri ne pandemi ne de nefret durdurabilir

Yeşil Gazete olarak Onur Haftası (22-28 Haziran) boyunca sayfalarımızı LGBTİ+ hareketinin içinden çeşitli isimlerle söyleşilere ayırıyoruz. Bugünkü konuğumuz Mersin‘den Gizem Derin.

Mersin Muamma LGBTİ+ Derneği’nden Gizem’le derneğin çalışmalarının karantinada nasıl dönüştüğünü, karantinanın zorluklarını ve Mersin’de yaşayan LGBTİ+’ların son aylarda kendilerini hedef alan nefret söyleminden nasıl etkilendiğini konuştuk.

Salgın ve karantina tedbirleri sizi nasıl etkiledi? Faaliyetlerinizi nasıl sürdürdünüz? 

Derneği pandemi ilan edilmesiyle yani Mart itibarıyla kapattık, evden çalışmaya başladık.

Pandemi süreci aslında örgütlülükle ilgili bir takım yenilikler getirmemizi, teknolojiyi daha aktif kullanmamızı -çünkü insanlara ulaşmamızın tek yolu dijital mecra oldu- sağladı, ama bu da dijital güvenlik sorununu beraberinde getirdi. Gündemimizde çok öncelikli olmayan dijital güvenlik meselesini artık daha kapsamlı bir şekilde araştırıyor ve kapasitemizi bu yönde güçlendiriyoruz.

Normalde derneğin ofisinde yapılan yüz yüze hukuki ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini çevrimiçi mecralara taşıdık. Ne yaptık? Haftalık ziyaret yapıyorduk, bunu değiştirmek zorunda kaldık ve Mart ayından itibaren, salı günleri hukuki destek, perşembe günleri psikososyal destek buluşmaları adı altında haftada iki gün grup çalışmaları yaptık. Bu şekilde yüzlerce kişiye ulaştık, hala da devam ediyoruz. Mersin sınırını aşmamıza imkan sağladı bu şekilde çalışmak, Türkiye dışından dahi bu etkinliklere dahil olan arkadaşlarımız oldu.

‘Eskiye göre daha fazla bir araya geldik’

Bunun dışında pazartesi ve cuma günleri yoga yaptık, sonra bir okuma grubumuz vardı, onu çevrimiçi platforma taşıdık. Bir de dışarı çıkamadığımız için sadece sohbet amaçlı Gullüm Kazanı adlı bir güvenli alan yarattık, orada da cuma günleri bir araya geliyoruz.

Böylece aslında neredeyse haftanın her günü dolu hale geldi ve fiziksel olarak bir aradayken daha sınırlı sayıda etkinlik yapıyorken, biraz da danışanlarımızın izini kaybetmemek için geçmişe nazaran daha fazla etkinlik yapmaya başladık. Çünkü bir çok danışanımız aileleriyle beraber yaşıyor ve onlarla iletişimimizi kaybetmekten, maruz kalacakları ayrımcılıklardan haberdar olamamaktan yana endişelerimiz vardı. O yüzden haftayı boş bırakmadan, danışanlarımızla birlikte planladığımız bir takvimle ilerledik.

Bununla birlikte şunu hatırlamalı, Zoom veya benzeri sosyal medya hesaplarına sahip olmayan, interneti aktif kullanmayan hatta evinde internet bağlantısı olmayan, akıllı telefon ya da bilgisayar sahibi olmayan özellikle mülteci LGBTİ+‘lar var. Bu arkadaşlarımız etkinliklere dahil olamadı, onlara psikososyal desteğimizi de eriştiremedik. Sürecin böyle dezavantajları da oldu. Yani ne kadar kapsayıcı olmak istesek de üzülerek imkanlar el vermediği için dışarıda kalanlar olduğunu gördük.

‘Ev içi şiddetin arttığını gördük’

Onur Haftası geliyor, hazır mısınız?

Altıncı Mersin Onur Haftası geldi çattı. Takvimi ve temayı belirledik, 6-12 Temmuz’da yapılacak, Maske temasıyla. Alternatifler olabilir mi, olabilir, her kapıyı açık bırakıyoruz.

Danışmanlıklar açısından neler değişti? “Evlerinde kalamayanların” süreçten çok etkilendiğini okuduk/işittik biraz anlatır mısın? 

Biz bu süreçte izleme çalışmaları yaptık. Aldığımız başvurularda, pandemi sürecindeki “evde kal” çağrısının LGBTİ+’lar için çok da güvenli olmadığını fark ettik. Ailesiyle kalan genç LGBTİ+’larla seks işçiliği yapan ve pandemi sürecinde çalışamayan trans kadınlar için pandemi sürecinde evde kalmak çok da güvenli  ve kolay olmadı. Aldığımız başvurularda da özellikle genç LGBTİ+’ların başvurularında ev içi şiddetin arttığını gördük.

Evlerini kapatan ya da evlerini birleştiren, hatta ailesinin yanına dönmek zorunda kalan trans seks işçisi kadın arkadaşlarımız oldu. Halihazırda psikososyal görüşmeleri devam eden ancak ailesinin yanına taşınınca bu koşulu sağlayamayan bir grup LGBTİ+’ya da ulaşamadık.

‘Mersin Belediyesi’yle ortak yardımlar yaptık’

Ekonomik olarak ihtiyaçlar gerçekten arttı, bu alanda biz sahada iki çalışma yürüttük. Bir ön çalışma yaparak, yarısını mülteci LGBTİ+’ların diğer yarısını Türkiyeli LGBTİ+’ların oluşturduğu ihtiyaç sahiplerini belirledik. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin gıda yardımından faydalanmalarını kolaylaştırmaya yönelik bir çalışmaydı bu, biz ihtiyaç sahiplerini listeleyip Belediye’ye bunları ilettik ve Belediye tarafından ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı yapıldı.

Bizim kendi yaptığımız diğer çalışmada ise yine bu listeden hareketle ihtiyaç sahibi 25 kişiye gıda, 25 kişiye kira yardımında bulunduk. Evlere yaptığımız ziyaretlerde sosyal mesafeye dikkat ettik, bu ziyaretlerde insanların aslında ne kadar büyük bir yoksullukla mücadele etmekte olduğunu gördük. 

Bunun dışında birebir LGBTİ+’larla dayanışmak isteyen kişiler için iletişim kanalları açtık.

‘Diyanet’in söylemi başvuruları çok etkiledi’

Nefret söylemi çok arttı. Diyanet, Netflix, siyasetçiler… Danışanlarınız etkilendi mi bundan?   

O hafta korkunçtu bizim için, hepimiz için (Diyanet İşleri Başkanlığı’nın nefret hutbesini kastediyor) Bu alanda destek alan ve örgütlü olanlar için dahi korkunçtu. Ben o haberi dinlediğimde ailemin evindeydim ve birkaç hafta uyuyamadım. Can güvenliğim risk altında değildi ama psikolojik olarak çok kötü etkilendim. Danışanlarda şöyle bir şey gözlemledik: Anksiyete ve korku başvuruları çok arttı bu süreçte ve bir  araya daha daha çok gelme ve bir an önce pandeminin bitmesi ve evden çıkma isteği daha da belirginleşti.

Bunun ifade özgürlüğü adı altında Anayasa’ya sığdırılması, bu mecralarda (Diyanet) nefretin kurumsallaştırılmasını politik açıdan çok korkunç buluyoruz. Hepimizi çok etkiledi bu söylem ve korku yarattı insanlarda. SPoD kendi danışmanlık hattı üzerinden hazırladığı raporda bu ifadelerin ardından ayrımcılık ve şiddet başvurularının yüzde yüz arttığını söylemişti. Bizde de benzer bir şekilde hissedildi bu.

Onur Haftası özel mesajın nedir?

Her durumda, her koşulda, bir şekilde bir yolunu bulup, görünürlüğümüzü şanlandırıyoruz. O yüzden de ne nefret ne pandemi bizi durdurabilir. Onur Haftamız kutlu olsun. Vardık, varız, var olacağız!

Kategori: LGBTİ+