Doğa MücadelesiManşet

‘Efemçukuru altın madeni İzmir’i susuzluğa itiyor’

Çevre örgütleri İzmir‘in Menderes ilçesine bağlı Efemçukuru mahallesinde Kanada merkezli Eldorado Gold‘un işlettiği altına madenine karşı İzmir Vergi Dairesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

İzmir’in su sıkıntısının temel nedeninin bölgede bulunan altın madeni çalışmaları olduğunu söyleyen çevreciler maden dolayısıyla Çamlı havzasına yapılması planlanan ve 300 bin kişiye su sağlaması düşünülen Çamlı barajının inşa edilmesinden de vazgeçildiğini belirtti.

Açıklamaya EGEÇEP, İzmir Tabip Odası, İzmir Yaşam Alanları(İYA), Konak Kent Konseyi ve Gaziemir Çevre Platformu’nun yanı sıra TMMOB İzmir İlk Koordinasyon Kurulu katılım gösterdi.

‘Madencilik mi suyun korunması mı?’

Yapılan açıklamada “İzmir halkının temiz suyu, Kanada kökenli Eldorado Gold’a bağlı Tüprag altın madeni şirketinin çıkarları uğruna feda edilirken İzmir’in gereksindiği su, 130 km ötedeki Gördes barajından getirilmeye çalışılmaktadır. Bu barajın bir türlü su tutamaması bir yana, suyun farklı havzalara taşınması eylemi de ciddi bir ekolojik yanlışlıktır” denildi.

Madenin İzmir’in su havzası içi büyük risk yaratacağının birçok kez bilimsel raporlarla belgelendiğinin hatırlatıldığı açıklamada “Yıllardır soruyoruz, bir kez daha soracağız: Madencilik mi, suyun korunması mı?” ifadeleri kullanıldı.

‘Mahkeme iptallerine rağmen çalışma devam etti’

Maden hakkında mahkemelerin defalarca yürütmeyi durdurma kararı vermesine rağmen maden işletmesinin çalışmaya devam ettiğini belirten eylemciler “ Çünkü halkın sağlığını değil, madencilerin çıkarlarını gözeten iktidar, her seferinde bu Kanada şirketinin imdadına yetişerek, yaptığı yönetmelik değişiklikleri ile çalışmaya devam etmesini sağlamıştır” dedi.

Bu çerçevede madencilik için mutlak koruma alanının 300 metreden 100 metreye düşürüldüğü, içme ve kullanma suyu havzalarından 100 metre uzaklıkta madencilik yapılmasının önünün açıldığı hatırlatıldı.

‘İki ayrı ÇED Olumlu kararı’

Ayrıca ÇED raporlarının da gene mahkemece iptal edilmesine rağmen yeni ÇED düzenlemeleriyle madenin bugüne kadar kesintisiz çalışmasının sağlandığı belirtildi.

Proje hakkında 2012 ve 2015 yıllarına ait Bakanlık tarafından iki ÇED Olumlu raporu verildi. İkisine yönelik açılan iptal davaları sonucunda hangi ÇED Olumlu kararının uygulamada olduğuna yönelik ise bir belirsizlik mevcuttu.

‘İşletme hangi ÇED’i esas alıyor?’

En son gelen Danıştay 6’ncı Dairesi kararında ise geçerlilikte olan ÇED raporunun 2015 tarihli olduğu belirtiliyor. Bu karar üzerine çevre aktivistleri yaptıkları açıklamada şu soruları yanıt aradı:

  • İzmir Efemçukuru Altın Madeni, hangi ÇED’e göre işletilmeye devam etmektedir, 2012’ye göre mi 2015’e göre mi?
  • İptal edilen ÇED’lerle işletilme süreçlerindeki zararlar ve çevresel etkiler nasıl giderilecek, nasıl tazmin edilecektir?
  • Bu zararlardan dolayı ortaya çıkabilecek, başta kanser olmak üzere sağlık sorunlarının sorumlusu kim olacaktır?

Açıklama İzmir yöresindeki en temiz su havzası olduğu belirtilen Çamlı barajı havzasının koruma altına alınması ve Efemçukuru Altın Madeni’nin kapatılması talepleriyle sona erdi.